FARKI FARK ETMEK
Rıza AYDINYaşar Kemal’e Türkiye’deki edebiyatın durumu nasıl diye sormuşlar da, sporun durumu nasılsa aynen öyle demiş.
Türkiye’de Kur’an’ı okuyup, bilerek, anlayarak Müslüman olanların oranı ne kadardır diye hiç düşündünüz mü?
Türkiye’de nasıl Kur’an okunup anlayarak müslüman olunmuyorsa tıpkı bunun gibi, Kapital okunup de okunup, Marksizm iyiden iyiye kavranıldıktan sonra Marksist olunmuyor. Ama kim sorsan kalubeladan beri Müslüman olduğumuzu söyler gibi,
gençliğimden beri Marksistim avvelallah diye övüne rastlıyorsun.
Devrimcilerin hakkını yemeyelim, okuyup kavrayarak Marksist olmanın, okuyup kavrayarak Müslüman olmaktan çok daha zor olduğunu biliyorum; çünkü Müslümanların kitabı olan Kur’an topu topu 250 bilemedin 300 sayfalık bir kitap ama Marksizm öyle değil ki; Marksizmi iyice kavramak için Hegelin mantığını kavradıktan sonra Kapitali okuyup onu mantığını kavramak gerekiyor; Buda essahtan çok uzun iş, buna herkes katlanamaz.
Bunu sadece ben demiyorum, bakın bu fikri benim aklıma düşüren Lenin, bunu bir asır önce nasıl anlatmış.
Lenin yıllar yıllar öce bu tehlikenin nedenini bize hissettirmek için “Felsefe Defterlerinde” şöyle anlatmış: “Marx (büyük M ile ) Mantık kitabı bırakmadı, ama “Kapital” in mantığını bıraktı bize; ve söz konusu sorunun çözümü için bu mantıktan sonuna kadar yararlanmak gerekir. Hegel’de değer taşıyan ne varsa almış ve ilerletmiş olan bir maddeciliğin mantığı, diyalektiğin ve bilgi teorisi [üç sözcüğe ihtiyaç yok aslında: üçü de aynı şeydir bunların] belli bir bilime uygulanmasıdır “Kapital” de. Sf:266
Aforizma: Hegel’in mantığının tümü iyice incelenmeksizin ve anlaşılmaksızın Marks’ın “Kapital”inin ve özelliklede Kapital’ in birinci bölümünü bütünüyle anlamak olanaksızdır. Şu halde hiçbir Marksist, ondan yarım yüzyıl sonra bile Marks’ı anlamış değildir.” (Sf : 146)
Hal böyle olsada Adana’da “icabında hepimiz Allah’ına kadar Marksistik”.
Hiç unutamadığım şu anımıda anlatıp, asıl metamıma geçeyim. Yıl 1977’di, ben arandığım için Osman Burgaç ile Mersin’e gittik. Mersin’de Etem abi gili bulacağız; o zamanlar bırak cep telefonunu evlerde bile telefon yok.
Etem abigil Demirtaş Mahallesinde oturuyor, Demirtaş Mahallesine varıp, devrimcilerin oturduğu kahveyi bulacağız. Oradan soracağız.
Demirtaş Mahallesinde dolmuştan indik caddede yürüyoruz. Karşımızdan üç tane delikanlı genç geliyor; Osman’a dedim ki, biraz hızlı git, şu karşıdan gelenlere sor bakalım devrimciler burda hangi kahveye gelip, gidiyormuş dedim.
Osman biraz ilerledi, o gençlerin yanına varıp, Adana delikanlılarının tavrıyla, “birader burada devrimcilerin takıldığı bir kahve varmış, orayı arıyoruz, ora nere biliyor musunuz” dedi. O gençlerden biri, bir bizim Osman’a dönüp baktı, aynen Osman’ın tavrıyla, “buyur birader” dedi, “icabında bizde o ayaktan gidiyoru, icabında bizede sorabilirsin” dedi.
Sağ ol birader dedi Osman bize o kahveyi göster yeter
Genç, “Bah” dedi, “birader, bu caddeden böle dimdirek gidiyorsun, şo asma varya, oraya varınca sola dönüyorsun sağdaki kahvehane ” dedi.
Biz hepimiz o ayaktan gitsekte, nedendir bilemem, okumaya karşı bir soğukluğumuz vardı ama okumasakta icabında hepimiz Allah’ına kadar marksisttik, Marksizmi biliyorduk.
Bende bunca hayatı yaşadıktan Sonra bu millete laf anlatmanın ne yaman bir iş olduğunu anlasamda icabında bu huyumdan vazgeçemiyorum.
Şimdi Muharrem ayındayız ya, şimdi her şeyi hakkıyla bilen abimiz, ablamız, kardeşimiz soruyor: “Yasla Matem aynı anlama geliyor, “Muharrem yası- matemi” demek tutarsızlık değil mi?
Dilim dönüp elim yettiğince anlatıyorum: tutarsızlık değil, etimolojik olarak Matem, bir ölünün etrafında toplanıp, deme deyip ağıt ağlamak demekmiş, Yassa, bir ölünün yada bir olayın, bir acının yıllar sonra yasını üzüntüsünü çekmek demekmiş; bu kavramlar bir birine yakın olsada arada belirli bir nüans farkı var, bunun için iki sözü birlikte kullanıyorlar diyorum ama anlatamıyorum.
Bu dünyada yaşamanın ne yaman bir iş olduğunu hissetmeye başlıyorum.
Aşk ile
Rıza Aydın
6 Eylül 2019 Kaymak Köyü
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ

















