Rıza AYDIN

DERGAHLARLARIN GÖRÜLMEYEN YANI

Rıza AYDIN
  02-02-2020 00:39:00

Dergahlara gençlerin eğitime gönderilme geleneği ne zaman başladı?

Bu konuda kesin bir bilgiye sahip değilim.

Bu geleneğin etkinliği Timur’un Osmanlıdan aldığı savaş esirlerini Safevi Dergahına bağışlayıp, o esirler Safevi Dergahında eğitildikten sonra kendi yurtlarına yani Anadolu ‘ya gönderilmesiyle nitelik değiştiriyor.

Timur’un Safevi Dergahına bağışlayıp, orada eğitildikten sonra Anadolu’daki yurtlarına gelen insanlar, çocuklarını, torunlarını da eğitilmesi için Safevi Dergahına gönderiyorlar. Böylece Anadolu’daki Safevi Dergahının taraftarları etkinleşiyor.

Safevi Devleti kurulunca, işte bu kesim “Şaha Gidelim” şiarıyla Anadolu’daki yaşadıkları yerlerden kalkıp, göçüp Safevi Devletine göçüyorlar. Şah Kulu isyanı diye bilinen göçün önderi olan, Şah Kulunun dedesi Hasan Halife’de Safevi Dergahında eğitilen bu kuşaktan bir derviş. Pir Sultanın şiirlerinde “Şaha giden bir kervan gördüm / Ayrılmam katardan ben bundan gayrı” diyen dizeler görürsünüz işte bu şiirler bu süreci anlatır.

“Şaha Gitmek” tabirinin Pir Sultan öncesi Aşıklarlada olmayıp, bu dönemde olması bundan dolayıdır. Edebiyat topluma tutulan bir ayna gibi, yaşanılan hayatı yansıtır.

Sözün sırası gelmişken söyleyim, insanlar yaşadıkları gibi düşünür yaşadıklarının türküsünü yakarlar. Pir Sultan ABDAL da bu dönemde yaşadığı için bu ruhu yansıtmıştır; bu deyişler bilindiği halde, Pir Sultan’ın 6. yüzyılda yaşadığını savunanlara bile inananlar olduya yanarım da ona yanarım.

Baştaki konumuza geri dönecek okursak öncelikle şunu söylemek istiyorum. Alevi toplumunda sadece eğitilsin diye değil, gidip dergaha hizmet etsinler diye de çocuklar dergaha bağışlanırdı.

Benim aklım yeter, İbrahim Çabuş kızı Hürü’yü Hamdüllah Çelebi’nin türbesine gelenlere hizmet etsin diye dergaha bağışlamıştı. Hürü büyüyünce biriyle evermişler, onlar Avrupa’ya gitmiş, gezmeye köye gelmişlerdi.

Dün kardeşim Yusuf mavra gibi bir öykü anlattı ki üzerine roman yazılır, filim çekilir.

Yassıpınar Köyünde bir kişi Suriye’deki taliplerini görmeye giden dedeyle beraber Suriye’ye hizmete gittiklerinde Suriye’deki talipleri Hacı Bektaş Dergahına adağımız var kızımızı Dergaha götür diye 17-18 yaşlarında bir kızı dedenin yanına katıp Dergaha göndermiş.

Suriye’den Yassıpınar köyüne gelince bu bilgiyi Dergaha iletmişler. Dergahtakiler de haber göndermişler ki, burada yeteri kadar hizmet eden genç var, burada ihtiyaç yok, biz alıp kabul ettik o kızımızı siz orada münasip biriyle everin, düğün dernek yapın demişler. Sonuç olarak Suriye’den adak olarak gönderilen bu kız, Yassıpınar Köyünde evlendirilmiş, Yusuf bunların çocuklarını tanıyormuş, hazırladığı Emlek bölgesini anlattığı kitabında bunun öyküsünü uzunca anlatacakmış. Sanıyorum Aşık Veyselin ikinci kez evlendiği, Gülizar anada Yalıncak tekkesine bağışlanan böyle biriydi.

Dergahların Anadolu Alevisi ile bağını ilişkisini biz yeteri kadar bilmiyoruz.

Son sözüm bu olsun.

Aşk ile.
1 Şubat 2020

  Bu yazı 12015 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım