Rıza AYDIN

ARKADAŞ ISLIKLARI

Rıza AYDIN
  11-12-2019 16:04:00

Orhan Kemal’in ARKADAŞ ISLIKLARI adlı romanı Adana’da geçer. Roman ıslıklar çalarak anlaşan bir mahallenin çocukluklarını anlatır.

 

Biz Adana’da aynen öyle bir hayat yaşayan arkadaşlardık; ama bir yanımızda da Adana’nın kabadayı kültürü vardı. Her şeyi “ti” ye alan şen şakrak çocuklardık.

 

Sonra bizim o arkadaş gurubumuz olduğu gibi gönlünü sola verip devrimci oldu; o şamatacı, o gırgırcı, her şeyi “ti” ye alan  arkadaş gurubu olarak, devrimci mücadeleye gider, afiş asar, yazılamalar yapardık. Bu işleri yaparken sokak başlarına “erketeler” bırakırdık. Sokak başlarına gözcü olarak bıraktığımız erketeler, durumu kolaçan eder, gelişen duruma göre, değişik ıslıklar çalarak durumdan bizi haberdar ederlerdi; aynen o romanda olduğu gibi ıslıklarla anlaşırdık; polis tehlikesinin ıslığı ayrı, faşist tehlikesinin ıslığı ayrı olurdu, bizim ıslıklarla, kaş göz işaretiyle anlaşan,  kendi kendimize has, böylesi özel bir iletişim dilimiz vardı.

 

Halk yani mahalleli de bizim bu halinizi severdi; sevimli çocuklardık yani. Biz Adana Kabadayılarına has tavrımızla, “hükmü şahsiyetimizin geçtiği dayreyi mekan içinde, eroin, esrar işi gibi ahlaka mugayir işler yapmaz, yapılmasınada asla müsade etmezdik”. Bizim hükmü şahsiyetimizin geçtiği dayreyi mekan içinde, hırsızlık yapan, mahallenin karısına kızına musallat olanlar olursa, onları lisanı münasiple bir defaya mahsus olmak üzere uyarırdık; “hani ya günah bizden gitsin” diye.

 

Sonra bu arkadaş gurubu olarak sosyalist harekete katıldık.

 

Her şey güzeldi, moralimiz acayip, keyfimiz gıcırdı. Polis baskısı, faşistlerin sıkıntısı vız gelip tırıs gidiyordu bize. Islıklar çalıp, Ruhi Su’nun türkülerini mırıldanarak, sokak yazılamasına çıkar, gizliden gizliye çalışmalar yürütüyorduk. Belki bu gayri ciddi tavrımızdan dolayı poliste bizi ciddiye almazdı ama biz önemli işler yapar olmuştuk.

 

Sonra.

 

Sonra ne olduysa oldu, yukardan aşağıya sol bölünmeye başladı, soldaki bu bölünmeye bağlı olarak biz de bölündük, yukarda örgütler birbirleri ile sol içi  idişip, didişmeye başladılar, biz de o güzel arkadaşlığımızı unutup, birbirimizi dövmeye, hatta  öldürmeye başladık. Bu süreçte bizi de artık yukardan gelen örgüt kadroları yönetiyordu, insiyatif kendi elimizle merkezden gelenlere devretmiştik.

 

İşte ne olduysa bundan Sonra oldu.

 

Birden bire hayatımızın  tılısımı bozuldu, devrimciler olarak halkın gözünden düşmeye başladık, bizimde moral değerleriniz çöktü.

 

Bence bizim 12 Eylül darbecilerine psikolojik olarak yenilmemizin altında yatan asıl ruh hali budur; bence biz işte bu yüzden, 12 Eylül gelmeden  çok önce yenilmiştik zaten.

 

Hiç unutamam, Camal Altınbulduk, sol bir gurup tarafından öldürüldüğünde Adana askeri cezaevinde yatıyordum. Annemle beraber görüşüme gelen mahallenin kadınları, “Rıza çocuklarımızın solcu olmasına sen sebep oldun, bu başımıza gelen garabet  nedir, biz şimdi kimi lanetleyip, kime beddua edeceğiz?” dediler.

 

Hayatımda cevabını veremediğim tek soru budur.

 

Bu benim hayatımın dramıdır.

 

Rûhumun dinmeyen  sızısıdır

 

İşte bunların romanı yazılıp, bunların filmi çekilsin istiyorum

 

Aşk İle

Rıza Aydın. Haziran 2019 Kaymak Köyü

  Bu yazı 9616 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım