Solun Kronik Hasatlığı: Oportünizm
Mehmet Ali DEMİRÜlkemizin sol ve devrimci mücadelenin geçmişi hatırladığımızda, devrimci hareketlerin içerisinde oportünist tutumların her zaman önemli zaaflara yol açtığını yaşayarak gördük. Bu tutumun kimi durumlarda devrimci mücadele açısından son derece yıkıcı sonuçlara neden olduğunu da biliyoruz. Bu konuyu en başında ele alırsak Bernstein ve Kautsky örnekleri sanırım yeterli. Bernstein ve Kautsky, Marx’ın ölümünden sonra onun çalışmalarını toparlamaya ve yayına hazırlamaya çalışan Engels’in yardımcılarıydı. Ama yüreği son nefesine dek işçi sınıfının kurtuluşu için atan devrimci Engels’ten tamamen farklı olarak, Bernstein ve Kautsky revizyonizmin ve oportünizmin batağında kulaç attılar.
Türkiye’de 12 Eylül öncesinde faşizmin adım adım tırmandığı bir süreçte devrimciliği uyulması gerekken bir moda gibi gören reformist burjuva siyasetinin yancıları, faşizm iktidara geldiğinde ya önceden fark ettikleri için yurt dışına kaçtı ya da teslimiyeti seçip sözde devrimci mücadeleciyi öğrettiği halkı işçi sınıfını ortada bırakarakıp ya ajanlaştı yada ne sağcı nede solcuyum demeye başladılar.
Oportünizm kelime karşılığıyla fırsatçılık anlamına gelir. Fırsatçı yaklaşımların özellikle kapitalist toplumda yaşamın çeşitli alanlarında ve çeşitli biçimlerde karşımıza çıkan son derece yaygın bir eğilim oluşturduğunu biliyoruz. Siyasi mücadele söz konusu olduğunda da, oportünizm, aslında burjuva partilerden sol örgütlere dek tüm siyasi yapılanmalar içinde karşılaşılabilecek olan, ilkesiz ve hep kendi çıkarını gözeten fırsatçı döneklerin işi olmuştur. Küçük-burjuva nitelikli siyasal örgütlerin sınıfsal karakterleri nedeniyle, bunların fırsatçı politik tarz sergilemelerinde yadırganacak bir durum değil.
Sınıf mücadelesi içerisinde önemli kararlar alındığında zor görünen devrimci tavrı ve fedakârlığı göze alamayıp; Bedel ödeyerek faşizme karşı gerektiği yerde bedenini ortaya koyan devrimcileri eleştiren bu dönekler olağan dönemlerde kendini Marksist söylemin ardına saklamaya çalışsa da, devrimci duruş ve tavır sergileme sürecinde içsel niteliği, yani burjuvaziyle işçi sınıfı arasında uzlaşma arayan sınıf işbirlikçi karakteri kendini açığa çıkarmaktadır.
Bu dönekler içinde bulunduğu örgüt sayesinde uzun bir süre boyunca çevresini etkileyebilmişlerdir ta ki; Bu oportünist akımın gerçek yüzünü olağanüstü koşullar da açığa çıkana kadar. Emperyalist savaş, oportünizmin başlangıçta durduğu noktada duramayacağını, zamanla olgunlaşacağını ve burjuvaziye verilen ödünlerin oportünistleri bir gün açıkça burjuvazinin safına sürükleyebileceğini günümüzde de kendini kanıtladı.
Türkiye solu içerisinde kendine yer bulamamış rüyaları hayalleri eksik kamış bu hastalıklı beyinlerin takipçileri günümüzde halen ortalığın en keskin kalemcileri gibi görünür. Kendini dayatan, hayal edip yapmadığı o mücadeleyi yalan ve hikâyeleri üzerinde kurgulayıp halka anlatmaya çalışırlar ve zamanla kendi yalanlarına kendileri de inanır.
Ama şunu bilelim bunlar yere ve zamana göre fikir ve renk verir ve tarihte bunları böyle yazar.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















