Heybet AKDOĞAN

İNSAN, MADDE ve İNANÇ

Heybet AKDOĞAN
  03-10-2020 11:34:00

Felsefe dünyasında düşünülen bir konudur: Madde mi düşünceyi biçimlendirir, yoksa düşünce mi maddeyi biçimlendirir?  İnsanlık tarihimizin köklerine kadar inen bu soru hayatın anlamını, varoluşun sebeplerini  açıklamamıza yardımcı olmaktadır. Tarihin diyalektik kanunlarını açıklayan bu konu; materyalist bakış açımıza delil olabilecek kanıtları bulmamızı sağlamaktadır. Aynı zamanda dini düşünceler  bakımından kutsallaştırılmış birçok konu ve yorumları soyut ve somut olarak ele almamızı ve materyalist bir inançla düşündüğümüzde soyut olanları, somut bir şekilde akılcı ve bilimsel argümanlarla ispatlamamıza yardımcı olmaktadır. İnsanlık tarihimizin bilimsel araştırmalarını okuduğumuzda, insanın madde karşısında anlam acizliği yaşayarak, soyut düşünceler birikimine sahip olduğunu anlamaktayız. Zaman içinde insanlık tarihimizin

doğa kanunları gereği ve yaşamını devam ettirebilmesi için, aşama aşama evrim geçirdiği sabitleşmiş bilimsel bir gerçektir.  İnsan, evrimi yaşadığı her aşamada maddeye biçim ve şekil vererek vahşi doğa karşısında, direnen ve us yetisini geliştiren bir varlıktır. Maddenin insanı düşünmeye yönlendirmesi, insanın aç kalma kaygısından kurtulup üretim aşamasına geçtiğini göstermektedir. Düşüncenin maddeyi anlamlandırması, insanın maddeye olan ihtiyacındandır. Maddenin düşünceyi  geliştirmesi ise; maddenin her bakımdan kendiliğinden bir değeri olduğunu kanıtlamaktadır. Doğa ve insanın etki- tepki süreci, doğanın ve insanın evriminin tarihsel kanunlar içerisinde birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu teorize etmiş bir doğrudur.  Mevcut olan bu teori şimdiye kadar çürütülmüş olsaydı, insanın hayvan konumundan insan konumuna geçmediği ve içgüdüleriyle hareket ettiği kanıtlanmış olurdu. İnsanın insan olma koşulu olan insanın doğa içinde madde ile savaşması,

insanın ve insanlığımızın varoluş sebeplerini açıklamaktadır. Hayatta kalabilmek  için düşünerek mücadele eden insanlığımız doğaya ihtiyaç duyarken, doğayla uyum içinde yaşamıştır. Fakat, insanlık tarihimizin üretim güçlerini geliştirmesiyle, doğada yaşamak için ihtiyacından fazlasını karşılaması, artık doğayla uyum sürecini bozan,  doğayı tüketmeye yönelen insanlık aşamamızı başlatmıştır. Gelişen bu farklılıkla birlikte insanlık tarihimizde soyut düşüncelerin kendini  göstermesi; özel mülkiyetle yaratıcılığını bir yaratana teslim eden düşünce serüvenimizin ilerlemesi olmuştur. Bu ilerlemeye birlikte, egemenlik ve sömürgecilik olayları toplumsal çöküşlerimizle, tarihcil devrimlerimizin başlangıcını hazırlamıştır. Böylelikle, yavaş yavaş bireysel karakterimizde oluşmuş ve toplumsal hayatımıza sirayet etmiş tabular ve  korkular, şiddet  olgularımızın kökleşmesine zemin sunmuştur. Savaşlarımızın ve kölelik sistemimizin nedenlerinde yaşanılan bu toplumsal gerçekliklerimiz her zaman

olagelmiştir. Bireysel ve toplumsal olarak yabancılaşma sürecimizin yaşanmasıyla gelişen; korku, tabu, ve egemenlik olguları, medeniyetler sürecinde toplumlarımızın birleşmiş tezahürleridirler.  Toplumsal bakımdan köleleştirilmemiz,  yaşadığımız yabancılaşmanın evrensel boyutta ezen- ezilen sınıflarımızın çoğalmasıdır.  Sınıfsal sorunlarımızın evrensel boyutta  gelişmesi, yeryüzü insanlığımızın komünal toplumdan, çekirdek aileye doğru parçalanarak, egemen sistem içinde sömürülen birey ve kitlelerimizin gerçeği olmuştur. Çekirdek aile içinde bireylerimizin ve ailelerimizin yaşadıkları huzursuzluklar  ve çatışmalar, komünal insanlığımızın  kaybettiği  toplumsal iradenin kendisidir. İnsanlık olarak tarihimizi incelemediğimiz müddetçe ve tarihin diyalektik kanunlarıyla birlikte, çelişkilerimizin  ana sebeplerini  saptamadığımız  müddetçe; birey ve toplumumuzun madde karşısındaki ezikliği ve inançlar nezdindeki köleliği, kapitalist sistem sayesinde günden güne artmaya devam

edecektir. Emperyalist düzenin toplumları egemenliği altına alması, düşünceyi biçimlendiren  maddenin zamanla bilinçleri yönetmesi ve toplumsal çöküşlerin başlaması demektir.  Bilinçlerimizin ilerlemesini sağlayan madde, tarihte ortak üretimimizle bizleri geliştirmiş ve toplumsal- düşünen bir varlık oluşumuzu bizlere kazandırmıştır.  Toplumsal düşünce gücümüzle birlikte maddeyi şekillendirmemiz ve toplumsal ihtiyaçları gereğinden fazla karşılamamız, ürettiğimiz yaşam ürünleri ve araçlarına karşı yabancılaşmamızı ve emeklerimize hakim olmamamızı sağlamıştır. Ne zaman ki toplumsal gereksinimlerimiz, ihtiyacı aşan bir üretimle ilerlemeye başladı; ihitiyaç dışı olan üretimimizde, emeklerimiz karşısında toplumsal hakimiyetimiz yitirildi ve köleleşmemizin ilk başlangıçları oluştu. Komünal birlğimizin içinden sivrilip, artı ürüne sahip olanlar tarafından ilk sömürü biçimleri bu şekilde başlamıştır. Ve sömürüyle birlikte şekillenen üstyapı

kurumumuzun inançsal bir hâli olan ve günlük hayatımız  içinde yaşanılmaya başlayan tesadüf ve kader aldatmacaları, böylelikle bizleri esir alan inançsal kurumlarımız olmaya devam etmektedir. Yabancılaşmayla içselleşmiş bu duruma insanlık tarihimizin gözüyle baktığımızda: İnsanlık tarihimizin ilkel sosyalist toplumlarının, ürettikleri ürünün ne olduğunu bildiklerini fark ediyoruz. Ürünlerini  aynı elden üretiklerini ve tüketiklerini anlıyoruz. Ürünlerin ilkel sosyalist toplumun elinden çıkmaması, ilkel komünal toplumlarının ürettiklerine hakimiyetini ve kendilerine yabancılaşmadıklarını belirtmektedir. Böylece, ilkel komünal toplumda tesadüf ve kader kavramlarının toplumsal bir karşılığı olmadığına inanabiliyoruz. Daha sonra medeniyetlerin başlamasıyla birlikte, ilkel sosyalist toplumun içinde yavaş yavaş iş bölümünün başlaması, üretim ve benimseme komünalliğini yitiren ilk toplumsal birlikteğin dağılmasına neden olmuştur.  Kişi olarak üretimi benimseme ve sahip olma, hakim güdü olarak

kendini göstermeye başlamıştır. Böylelikle kişisel dönüşümün ilk safhalarıyla birlikte, toplumsal dönüşümde başlamıştır.  Adım adım Bezirgân ekonomi biçimi baş göstermeye başlamış, böylelikle ekonomi politiğin tarihsel başlangıcı ve bilimsel boyutu da şekillenmiştir. Bezirgân ekonomi ile birlikte, tüketim için değilde, değişim için üretimin yapılmaya başlanması, insanın emeği karşısında yabancılaşmasını, emeğine yabancılaşan insanların kendilerine ve birbirlerine yabancılaşmasına neden olmuştur. Metaların fetişizmi komünal parçalanmayı bu şekilde başlatıp; toplumların kendilerinin üstünde sığınacağı güç ve güçleri doğurmasına sebep olmuştur. Bunun yanısıra, insanlık tarihimizin gelişen dönemlerinde maddenin üretim güçleriyle ilerlemesini incelediğimizde, toplumda üretici güçlerin gelişmesiyle; toplumların sanata ve bilime olan ilgilerinin azaldığını görmekteyiz. Toplumsal yapının sınıfsal çelişkilerle gelişimi, her çağın kendine özgü ileri ve gerici yanlarını anlamamızı sağlamaktadır. Keza, uygarlık

süreciyle birlikte, eski çağ insanlarının kültürel etkinliklerini araştırdığımızda, sanat ve bilim alanında ilerleme kaydettiklerini görüyoruz. Ortaçağ insanlarını araştırdığımızda ise, Ortaçağ insanlarının sanata ve bilime olan ilgilerinin çok az olduğunu görmekteyiz. Ortaçağ insanlarının içinde sanat  ve bilime ilgi duyan insanlarında; feodal sistem içerisinde her zaman engellendiğini  ve sansürlerle karşılaştıklarını tarihi kayıtlardan öğrenebiliyoruz. Örneğin; feodal sistemin, dini inançların tabularıyla beslenmesi,  ressamları tanrı gibi canlıya şekil verenler önyargısıyla karşı karşıya getirmiş ve ressamları feodal yönetim suçlu ilan etmiştir. Galileo’nun  ‘’dünya yuvarlaktır, dünya dönüyor’’  demesi  Galileo’nun, Engizisyon mahkemelerinde yargılanmasına neden olmuştur.  Feodal sistemin içinde bulunan bu tür dinsel engellerin ve yasakların özünde, özel mülkiyetin hakim rol oynadığını diyalektik bakış açısıyla tespit edebiliyoruz. Nitekim barbarlıktan  medeniyete geçiş,  Allah’ın malını ( topluma kutsalca

adanmış mülkiyetini) bezirganlık yolundan, özel kişi mülkü hâline geçirme; konumuzu niteleyen bir hakikattir. Teknik olarak maddenin imkanlarıyla ilerleyen toplum,  üstyapısını kültür, altyapısını ise teknik olarak belirleyip, tarihin gidiş aşamalarına yön verdirmiştir. Maddenin karşısında  kişi mülkiyetiyle gelişen toplumlar; dini, benliğine hakim kılarak yaşam çabalarına gerçeklikten uzak anlamlar yüklemişlerdir. Tarihte yaşanmış olan bütün din savaşlarına baktığımızda; özünde sınıf kavgalarını görmemizin nedeni budur. Konumuza bir örnek verecek olursak: İnsanlık tarihimizde efsaneleşmiş ve kutsal kitaplarda dahi delil kaynağı olarak gösterilen ‘’Habil- Kabil’’in kardeş kavgalarını materyalist bir tutumla  sorguladığımızda, yaşanılmış kavganın özünde ilahi bir boyut olmadığını ve halen günümüzde varlığını koruyan çiftçi ve çoban kavgaları olduğunu anlayabiliyoruz. Habil ve Kabil’in kavgası insanlık tarihimizin en eski ‘sosyo-ekonomik’ çatışmasıdır. İnsanlığın tarım

devrimini başlatması sonucu yaşanılan bu olay, komünal toplumun dağılması sonucu meydana gelen çiftçi ve çoban kavgalarının, özel mülkiyet iradesiyle oluşturmuş olduğu çatışmaların devamıdır. Çocukluk yıllarımda tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların buna benzer kavgalarına bir çok kez şahit olmuşumdur.  Toprağın hem bitki hem de hayvancılık alanında verimli olması sonucu bu tür kavgalar, üretici güçlerin daha tam olarak ilerleyemesinden ve sınıfsal bir sorun olan toprağın paylaşılamamasından kaynaklanmaktadır.

  İnsanlık hayatımızda asırlardır maddenin düşüncemizi yarattığını kabullenemeyişimiz, yaşamakta olduğumuz köleliğin ve asimilasyonun başlangıcıdır. Sınıflı bir dünyada yaşamamıza neden olan bu olgu bütün tarihsel birikimiyle bizleri sınıfsız bir dünyada varolmaktan alıkoyan ve insan kimliğimizi başkalaştıran temel nedendir. İnsan ve maddenin sınırsız birlikteliğinin çağlar boyunca toplumsal hayatımızda gerçek anlamıyla

anlaşılmaması, mitolojik ve dinsel birikimlerimizin bizleri uygarlık süreciyle köleleştirmesinin devamıdır. Tarihin insan ve madde konusunda diyalektik olarak kavranamayışı, insanlık tarihimizin ve bugünümüzün bilimsel olarak sorgulanmasını engelleyen ciddi bir yanılsamadır. Bizlerin ve maddenin materyalist bilimin dışında sentez ve teorilere konu olması; defalarca tekrarlanan toplumsal arayışlarımızın ve yıkımlarımızın uzantısı olacaktır. İnsan, madde ve inanç dünyamızın hakikat arayışında somut bir ölçüt olan sınıf bilinçli düşünme yetimiz, insanlık hayatımızın ve doğanın kurtuluşu için, hiçbir zaman çürütülemeyecek asıl rehberdir.

(Heybet Akdoğan)

  Bu yazı 5197 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35