Heybet AKDOĞAN

EVLİLİK MÜESSESESİ

Heybet AKDOĞAN
  10-09-2021 09:02:00

Müessese (kurum) sözlük anlamıyla; çoğunluğun aynı şekilde ve aynı sıklıkla ortaya koyduğu davranışların tümü demektir. Kelimenin farklı anlamlamlarını araştırdığımızda; aynı zamanda  ortak bir amaç için kurulmuş toplumsal anlaşmaların sağlandığı yer olarak anlatılmaktadır. Bir başka anlamı da, toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için  uygulanan yöntem olarak açıklanır. İşin özeti, müessese kelimesini hangi açıdan araştırırsak araştıralım anlamının her zaman  aynı adrese çıktığını görüyoruz.

Devletleşen toplumların yazılı ifadelerle birey olan erkeğin egemenliğini ve devletin egemenliğini  istikrarlı hale getirmek için oluşturduğu bütünsel işleve kurum denir. Ataerkil sisteme göre kurulmuş dünya devletlerinin tümünde, evlilik kurumlarının, evlilikleri  resmileştirdiklerini biliyoruz. Erkeğin  sömürgeci düzen içerisinde köleleştirilmesi ve bu köleliğin devamı için bilinçlice sistem tarafından erkeğin

görevlendirilmesi; yapılan evlilikler  sonucu oluşan ailelerde esir kadınların ve esir kız çocuklarının kölecil, ataerkil düzeni için büyütüldüğünü görüyoruz ve yaşıyoruz. Evliliğin resmileştirilmesiyle; nikah şahitleri huzurunda, nikah memuruyla bir saadetin kâğıtlara imzalı bir şekilde kayda geçirilmesi  aslın da yapılan işlemin özel mülkiyetle belirginleşip, anlam kazanmasıdır. Sınıflı toplumların sevgi duygusunu garanti altına alması, bireysel çıkarların yazı ile kaydedilmesi demektir. Evliliklerin boşanmayla bitmesi ise evli çiftlerin mal paylaşımını kendi güvenceleri için talep etmesi olarak, sevginin  menfaatler üzerine kurulduğunu evliliğin neticeleriyle ispatlamaktadır. Burada evlilik sonucu oluşan çocuklarında boşanma işlemlerinde, veliler tarafından; birer meta gibi görülüp paylaşıma tabi tutulduğuna her zaman şahit olmaktayız.

İnsanlığın yazıyı öğrenmesiyle bir çok işlerini kayıt altına aldıklarını tarihi kaynaklardan biliyoruz. Evlilik müessesesi de insanlığın yazıyı bulmasından sonra hayat birlikteliklerini belirli niyet ve amaçlar için, yazı yoluyla kayda geçirmesidir. Kurum kelimesinin kökenini açıklarken  çoğunluğun aynı şekilde, aynı amaçlar için bir araya gelerek oluşturduğu düzen olduğunu vurgulamıştım. İnsanlığın yerleşik hayata geçişinden sonra çoğunluğun ataerkil düzeni temsil etmesi, o günden bugüne evlilik müessesesi hakkında bir çok ipuçlarını bizlere veriyor. Tarihe dönüp baktığımızda, kadınların en çok ezilen çoğunluk olduğuna şahit oluyoruz. Örneğin: Sümerler tarihinde genç kızların tapınaklara adandığını ve tapınaklarda tanrıların temsilcileriyle beraber yaşadığını tarihsel kaynaklardan okuyabilmekteyiz. Sümerlerde  kocalarını aldatan kadınların öldürüldüğünü  ve çocuk sahibi olmayan kadınların  erkek tarafından boşatıldığını duymuşuzdur.

Ortadoğu tarihini okuduğumuzda, toplumsal hayatta kadınların ‘’hakeza’’ ezilen insanlar olduğuna ve söz hakkına sahip olmadığına tanıklık etmekteyiz. Genç kızların diri diri gömülmesi yaşanmış vahşetin en acıklı trajedisidir. Her ne kadar kutsal kitapların, kadınları övdüğü söylenilse ve iddia edilsede, kutsal kitapların içeriğinde kadını ne kadar dışladığını ve kadını; şeytancıl bir varlık olarak tasvir ettiğini  kimse inkâr edemez. Sabit ayet ve delillerle karşısında bu hakikati kimse çürütemez. Kutsal dinler ve yanısıra yaşanmış medeniyetler  kadın haklarını her  ne kadar savunsalarda, doğanın diyalektik sistemi, kadının ve erkeğin kendi kimliğiyle varolamadığını bilimsel bir şekilde açıkça ispatlıyor. "Sigmund Freud’un: Totem ve Tabu, Uygarlığın Huzursuzluğu" adlı yapıtlarını okuduğumuzda konumuzun özünü teşkil eden detaylı açıklamaları görebiliyoruz.

Sınıflı toplumlarda yaşanan aşk ilişkileri sonucunda yapılan evliliklerin her zaman kadın ve erkek nezdinde sömürülen ilişkiler taşıdığı uygarlık sürecimizin sınıfsal bir olgusudur. Ezen ve ezilen kavgasında, erkeğin de ataerkil düzende kullanılan bir araç olduğu sınıflı toplumun başka bir gerçeğidir. "Tefeci- Bezirgân" saltanatından, emperyalist düzenin gelişimine kadar kadın, erkek ilişkilerinin böylesine içler acısı köleleşmiş  yaşantılarını hâlâ görüyoruzve yaşıyoruz.

Konumuzun içeriği bakımından, aşk kavramının  kelime kökeninin araştırdığımızda; sınıflı toplumların nasıl bugüne geldiğini  biraz daha iyi anlayabliriz. Aşk kelimesi, Frasça bir kelime olup, "Aşekâ" kelimesinden türetilmiştir. Aşekâ; sarmaşık demektir. Sarmaşık bilindiği gibi, kuşattığı ağacın; suyuna, hayatına ortaktır. Ağaç hem kendisini, hem de sarmaşığı beslemek  zorunda olduğu için ömrü kısalmaktadır. Sarmaşığın, kuşattığı ağacın suyunu emmesi; ağacı soldurup, zayıflatması ve bazen de kurutması gibi, sevgide de;  sevenin sevdiğine  ‘’sinerji’’si  olmayan  tek taraflı çabayla ilgi göstermesi, çaba gösterenin zamanla tükenmesine  neden olan sonuçlar doğuruyor. Çünkü, sınıflı toplumların aşk ilişkilerinde kadın aktif sorumluluklardan uzaktır. Bu nedenle kadın sadece 'ritüel' olarak kendisine biçilmiş pasif görevleri yerine getirerek, beklentiler içinde yaşayan bir birey konuma sahiptir. Sınıflı toplumların, üretmiş olduğu bu ilişki dünyasına aşk denilmektedir. Dikkat edilirse aşk tek taraflı bir güçtür. Aşırı duygu yoğunluğunun bütün ilgiyi karşısındakine yoğunlaştırması, başlangıçların sonunu hazırlamaktadır.

Evliliklere baktığımızda, kadınların genelde beklentiler içinde  olması, karakterlerinin bencil ve toplumsal bütünlükten soyutlanmış  bir hale girmesine neden olmaktadır. Feodal sistemin bu konuda kadın doğasına ciddi zararlar verdiği inkâr edilemez.

***

Evlenmek, genç  yaşlarda  hepimizin söz birliği ve inancıydı. Erkeklerin ve kızların genç yaşlarda geleceğe yönelik hayat planlamaları içinde evlilik en önemli hedeflerden birisidir. Hiçbirimiz evlenmeden önce  evliliğin ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz.  Ebeveynlerimizden ve çevremizden gördüğümüz evlilikler, evliliği tanımak için tek kaynağımız. Etrafımızdaki ailelerin yaşamları ve çocuklarının varoluşu, yarınlara yönelik, ailelerin hedefler kurmaları

bizlere, evliliğin ne olduğunu anlamak için yeterli gelmektedir. Nitekim, kadın ve koca arasındaki problemleri ve çocukların bilinçaltlarında oluşan sorunları göremiyoruz. Birçok aile, sorunlarını dışa aksettirmediğinden dolayı , evli çiftlerin güler yüzleri ve yaramaz çocukları bizleri onların mutlu olduklarına ikna ettiriyor. Evliliği çocukken görmeye başlıyoruz. Çocukken aklımız  boş bir disket gibidir.  Hafızamız  her gördüğünü kaydeder.  Bizleri koruyan ve büyüten büyüklerimiz  bizi mutlu ve güçlü kılıyorlar. Onlar sayesinde küçük yaşta ayakta durabilip, hayata tutunabiliyoruz. Çocuk yaşımızda  anne ve babalarımızın mutsuz yanlarını göremeyişimizin sebebi  yanılmıyorsam bunun içindir. Çocuklar, güç aldıkları ve mutluluk duydukları her şeyi yaşamak isterler. Ailelerimizde bizler varolduğumuz için, güçlü ve mutlular. Onları da hayata  bizler bağlıyoruz.

Büyüklerimiz ezilen toplumun bireyleri. Örflerin, törelerin, geleneklerin, feodalizmin ve şimdide kapitalizmin kurbanları. Onlar birer doktor, mühendis, öğretmen olamadılar. Biz onlar için, onların olamadıkları; doktorlar, mühendisler, öğretmenler olacağız. Biraz da bu yüzden  bizler onlara güç ve mutluluk veriyoruz. İnsanoğlunun kapitalist sistemde çoğalmak isteyişinin  bir kutsal nedeni de bu olsa gerek diye düşünüyorum.

 Hayvanlar, düşünemeden; içgüdüleriyle çoğalıyorlar. İçgüdüsel de olsa her canlı kendisi gibi olana bilinçlice ya da  bilinçsizce ihitiyaç duyuyor. Kendisine olan muhtaçlığını, kendisi gibi olan canlıları çoğaltarak giderebiliyor. Biz insanlarda kendimiz gibi olanlara, isteyip de  yaşayamadığımız  hayatı yaşattırabilmek için çoğalmak istiyoruz. Hepimiz ezilmeyi, bizden sonraki nesillerin ezilmemesi  için, sabrederek dindirmeye çalışıyoruz. Bu yüzden insanlık tarihimizden bugüne  eziliyoruz.  İnsanlığın totem hayatında,  ezilen, sömürülen birey ve topluluklar yoktu. İnsanlar kendi iradeleriyle yönettiği bir hayatı yaşıyorlardı. Bu özgür yaşamın, devamı için çoğalmak  istiyorlardı. İnsanlığımız, uygarlık ve kutsal inançlarla tanışmadan önce, aileler bir kaç kişilik çekirdek

aileler değildi. İnsanlığımızın bir topluluk ailesi  vardı. Bu topluluk ailesinin evrensel  insanlık  bütünlüğü  mevcuttu.  Herkes biribirini bir bütünün parçası  olarak koruyordu, seviyordu. Bu insanın insanı sevmesi demekti. O zamanlar insanın  insanı sömürmesi  yoktu.  Özel  mülkiyet üzerine kurulu aileler de yoktu. İnsanlar yaşamın devamı için çoğalmak istiyorlardı. Üretmek, paylaşmak için yaşıyorlardı.

Tarihin seyri  içerisinde; önce parçalandık, evrensel ailemiz  bölündü. Gruplara ayrıldık. Tabular en büyüklerimiz oldu. Yetmedi!.. ırklara bölündük, krallar, peygamberler, padişahlar  liderlerimiz oldu. Gittikçe küçüldük, küçüldükçe çekirdek aile olduk. Erkeğin ve kadının ezildiği aileler olduk. Yaşamak için amaçlarımız, inançlarımız değişti. Krallar, peygamberler, padişahlar saltanatında ilk önce babalarımız kandırıldı. Liderler yükseldikçe, babalarımız  ezildi ve ezildikçe kendilerini ezen liderlere özendiler. Kadınını ve çocuğunu  koruyan babalar, onları bir meta gibi sahiplenmeye başladılar. Krallarda sevdiler, sahiplendiler.

Krallarda ezip, döverek halkını  sevip, sahipleniyorlardı.  Ve kralların, peygamberlerin, padişahların taht  gücü olan Tanrı da; eziyor, sömürüyor ve cezalandırıyor. Babalarımız, Adem babanın temsilcileri, analarımız ise Havva ananın temsilcileri; bizler de ademoğullarının kardeşleriyiz. Varettiğimiz bu sistemde köleleşen aileleriz. Ne babalarımız erkek olmanın mutluluğunu anlayabiliyorlar, ne de analarımız kadın olmanın mutluluğunu tadabiliyorlar.  Biz çocuklar da; çocukluğumuzu doyasıya yaşayamadan acılar içinde erken büyüyüp çocukluğumuzla erkenden vedalaşıp aile müessesemizi kuruyoruz.

***

Aile kurumlarımızla birlikte ortak amaçlar  için bir araya gelmiş topluluklardan, devletler kuruldu. Bezirgânlar zenginleşti. Bizlerden ordular kuruyorlar. Savaşlar yapıyorlar.  Evrensel ailenin  bölünmüş insanlarımız, farklı ırkların insanları olarak biribirlerine yabancılaşıyorlar. Bir ailenin içindeki insanlar kendilerine yabancılaştırılarak kardeş kavgasına katılıyorlar. Büyüyen savaşlarla sınırlar çiziliyor sadece bir tane olan dünyamızın içine. Böylece, suçlar ve suçlular üretiliyor. Bizler öldürülen, hapis yatan, işkence gören, sürgünlere gönderilenler oluyoruz.

Şehirler kuruyorlar bizleri  çalıştırıyorlar. Pazarlar çoğaltıyorlar, emeğimizi bizlere satıyorlar. Okullar inşa ediyorlar; bizleri ücretli, akıl ve kol işçileri olarak çalıştırıyorlar. Bizleri kendilerine sermaye yapıyorlar. Evlilik müessesemizle  ve ailelerimizle  bizleri,  kurumlaşmış köleler olarak, evlilik müessesesinin birer kadavraları olarak; sınıflı dünyanın koruyucuları olarak görevlendirmeye devam ediyorlar. Böylelikle, çoğunluğun yönetilmekte olan ortak davranışlarının birer parçası olarak, özgür irademizden yoksun bir şekilde bizler; egemenlerin refahı için, tesis edilmiş aile kurumlarının sivil çalışanları olarak yaşamaya ( sömürülmeye) devam ediyoruz.

HEYBET AKDOĞAN

 

 

 

                            

 

 

  Bu yazı 6599 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35