Yusuf KÖSE
  Güncelleme: 20-05-2020 08:34:00   19-05-2020 19:43:00

Cehennemin Giriş Kapısını Yıkan Kaypakkaya ve Öğrettikleri

Doğanın bahar üretkenliğiyle, işçi sınıfının sınıf ruhunu haykırdığı 1 Mayıs’ıyla; Mayıs ayı, Kaypakkaya ayı desek, diğer aylar gücenir mi bilmiyorum. Bilinen bir şey varsa, o da, Kaypakkaya’dan öğrenmenin ayı ve günü olmadığıdır.

Kaypakkaya’yı Türkiye Devrimci Hareketi (TDH) 40 yıldır okuyor ve ondan öğrenmeye devam ediyor. Bu ne bir abartı ne de bir övgü gereksinimidir. Bunun böyle olmasının nedeni: Kaypakkaya’nın felsefesi diyalektik materyalizm, bilimi ise tarihsel materyalizm oluşudur. Genç yaşına rağmen, bu bilgilerle ve içinde olduğu devrimci pratikle an ve an kendini geliştiren Kaypakkaya, MLM teroi ile donadıktan sonra, kendinden emin bir şekilde, ne yaptığını bilen ayaklarını sağlam yere basan birisiydi.

Kaypakkaya, 1970’lerin başında TDH içine bir ışık gibi sızmış, Türkiye işçi sınıf içindeki oportünizm ve revizyonizmin üzerine ise adeta bir meteor gibi düşmüştür. Ve bundan sonra, TDH içindeki ideolojik, siyasal ve teorik tartışmaların seyri de içeriği de değişmiştir. Materyalist epistomolojik tartışmanın niteliği ise küçük burjuva entellektüellerin akademik tartışma aracı olmaktan çıkarılıp, proletaryanın sınıf mücadelesini aydınlatır bir duruma getirilmiş; “devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz” Leninist ilkesi, yeniden, devrimci militanın kitleleri mücadeleye sevk etmenin yol gösterici ışığı olmuştur.

Marksizm, çeşitli milliyetlerden Türkiye işçi sınıfı hareketi içinde yerli yerine oturmaya başlamıştır.

Kaypakkaya; Marksist teoriyi, ülke içinde ayakları üstüne diken bir komünist önderdir, demek, öznelci bir yaklaşım değildir. Bunu, 1972’lere kadar TDH içinde tartışılan konular ve bunların içerikleri dikkate alınırsa, bu belirlemenin hiç de aşırıya kaçmadığı kendiliğinden anlaşılır.

Kaypakkaya’dan önce, reforumculuk ile sosyalizm arasında gidilip geliniyordu. Marksist teori, kah sosyal şovenizm güzergahında, kah Kemalizm şakşakçılığında kah ise sınıf uzlaşmacılığı bataklığında boğuluyordu. İşçi sınıfının ideolojik, siyasal ve örgütsel önderliği ise halkçılıkla yer değiştirmişti. Kaypakkaya’nın görüşlerinin gün yüzüne çıkmasıyla, TDH; bilimsel sosyalizm, işçi sınıfının ideolojik siyasal ve örgütsel önderliği, sınıf mücadelesinin kesintisiz sürdürülmesi ve özel mülkiyetçi sistemin bütünüyle ortadan kaldırılması tartışmalarıyla yakından tanışmıştır. Daha açıkçası, TDH içinde, Marksist bilgi teorisini kavrayış ve onun pratik anlamı gerçek yerine oturmaya başlamıştır.

TDH içinde yer alanlar, Kaypakkaya’ya kadar, “Kemalist Kadro Okulu”nun burjuva entellektüellerinden ve siyasetçilerinden ciddi bir şekilde etkilenmişlerdi. Özellikle o dönemin T”K”P’sinden devşirme “kadro”lar sayesinde, burjuva Türk devletinin niteliği “ilerici” ve hatta “devrimci” olarak ezberlettirilmişti. Kaypakkaya, bunalara bir set çekti. Bu düşüncelerin Marksist değil, burjuva düşünceler olduğunu açık bir şekilde ortaya koydu. Marksizm ile sınıf uzlaşmacılığını birbirinden ayırdı.

1970’lerin TDH, daha çok da, Kemalizm, burjuva devletin niteliği, Kürt ulusal sorunu gibi konularda, o güne kadar tanık olmadıkları bir düşünce sistematiği ile karşı karşıya kalarak, yer yer sert karşı koyuşlarla Kaypakkaya’yı dıştalamaya çalışmıştır. Ancak, süreç içinde, bazen utangaçca, bazen ise bilerek ve öğrenerek, kendi hata ve eksikliklerini, Kaypakkaya’nın doğrularıyla tamamlama yolunu seçmişlerdir. Bazıları ise, büyük “Marksistler” kisvesine bürünerek, onu görmezden gelip, ama onun düşüncelerini kendi düşünceleri olarak yarım-yamalak da olsa “teorilerine” eklemişlerdir.

1990’lardan sonra, bazıları da var ki; (bunlar, M. Suphi’den sonraki T”K”P gelenekçileri ve devamcılarıdır) sınıf uzlaşmacı teorileri terk etmeyerek, işçi sınıfı içine oportünist öğeleri itelemeye devam ediyorlar. Haksızlık etmemek için, bunlar da, “burjuva Kemal”in iç yüzünü, Türk devletinin niteliğini, Kürt ulusal sorununa bakışlarını, eskiye oranla kısmen de olsa olumlu anlamda değiştirdiler. Ancak, hala Kaypakkaya’yı “çok aşırı” bulmaya devam ediyorlar. Çünkü Kaypakkaya’da sınıf uzlaşmacılığı teorisi yoktur.

Bazıları da var ki; Kaypakkaya’nın “Maoculuğu”nu çok “iğreti” bulurlar. Bu tür argümanlar ve de teorik girişimler; Kaypakkaya’yı Kaypakkaya yapan en önemli ilkelerden birini Kaypakkaya’dan alarak içini boşaltama denemeleri ve küçük burjuva kırılmalarıdır.

Kaypakkya’nın TDH katkıları salt bunlarla sınırlı olmayıp, esas olarak da, işçi sınıfının öncülüğünü net olarak ortaya koyarken, proletaryanın öncü örgütü olmadan iktidarı alamayacağını; işçi sınıfının öncülüğünü halkçılığa indirgeyen ya da proleter öncüsüz halkçı devrimci anlayışları eleştirmiş ve anti-MLM olduğunu belirtmiştir. Kaypakkaya’nın en büyük katkılarından biri; Marksist teoriyi halkçı düzeye indirgeyen 50 yıllık revizyonist-oportünist anlayışı mahkum etmesidir. Bu bağlamda, Kaypakkaya, komünist ve devrimcilerin işçi sınıfına ideolojik-siyasal yabancılaşmasını kırmıştır.

Kaypakkaya’nın teorisi bütünlüklüdür. O'nda eklektizm yoktur.

Kaypakkaya; TDH’ne, “devrimci ihtilalciliğin”, işçi sınıfının teorisiyle donanmadığı zaman, halkçı devrimcilikten ileri gidemeyeceğini, anti-emperyalist ve “yurtseverlik”le sınırlı kalacağını da göstermiştir. Özellikle de, işçi sınıfıyla burjuva sınıfı arasındaki antagonist çelişmenin realitesinin, hayatın her alanına yansıdığının görülememesi, işçi sınıfının kendi sınıf realistesinin inkarı olmuştur. Kaypakkaya, 50 yıllık birikmiş ve küllenmiş bu inkarı kıran komünist bir önderdir.

TDH’nin bütün olumlu ve olumsuz yanlarına karşın, son 40 yıl içinde Kaypakkaya’dan çok şey öğrendikleri bir gerçektir. Bunu inkar edenler varsa, öğrenmediklerini açıklamaları gerekiyor.

Kaypakkaya, proletaryanın kızıl bayrağını hep yukarılarda taşıdı. Onun kızıl rengini lekelemek isteyenlere karşı Marksist Leninist Maoist teori ışığında proleter disiplin ve kararlılıkla karşı koydu.

Kaypakkaya, TDH içinde yetişmiş bir militan olarak, onun halkçı yanlarından etkilenerek devrimcileşmişti. O, Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’yu okudukça, görüşleri, süreç içinde, TDH’nin geleneksel görüşlerinden ayrılmaya, yerli yerine oturmaya başlamıştı. Marksist teorik derinliğin ve bilimsel bilginin kendisindeki gelişimine koşut olarak, Kaypakkaya’yı TDH’nin halkçı teorisinden kopuşu esas olarak 15-16 Haziran İşçi direnişi yaratmıştır.

Devlet zoruyla bastırılan işçi hareketi, Kaypakkaya’yı zorunluluğun bilincine vardırırken; özgürlüğünde, zulüm yuvası devletin, yine işçi sınıfı önderliğinde köylülerin ve tüm ezilen emekçilerin zoruyla yıkılarak kazanılabileceği bilincini yarattı. İşçi hareketinin bu gelişimi; Kaypakkya’da, devletin niteliğine, Kemalizme, ulusal soruna ve işçi sınıfının önderlik sorununa yaklaşımında, nitel bir bilinç sıçraması yarattı ve düşünceleri bütünüyle değişerek Marksist bir rotaya oturdu. Kaypakkaya’nın o süreçte, içinde yer aldığı (TİİKP)2 örgütüne karşı Marksist içerikli ilk ciddi eleştirileri bundan sonra başlamıştır

Nasıl Marx, işçi sınıfının biliminin yaratırken “bilimin eşiğinde, cehennemin giriş kapısında” bilinciyle hareket ettiyse, Kaypakkaya’da, 50 yıllık sınıf uzlaşmacı oportünist teoriler karşısında, cehennemin giriş kapısını kırarak adımını içeriye atmıştır. İşte bundan sonra, TDH’nin birçok temel ideolojik-siysal konularda ezberi bozulmuştur.

Nasıl ki, “maddi yaşamın üretim tarzı genel olarak toplumsal, siyasal ve entellektüel yaşam sürecini koşullandırıyorsa (Marx), komünist militanlığı belirleyen de; işçi sınıfının sınıf bilinciyle ve onun sınıf çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi ve bunu yaşama geçirmeyi zorunlu kılar.

Kaypakkaya’yı yaşadığı tarihsel mitin içinde bırakarak, onu ileri taşımamak, onun yaşayan düşünceleriyle çelişir. Çünkü o, işçi sınıfının alegorik bir miti değil, düşünceleriyle yaşayan bir öznesidir.

Kaypakkaya, okuyan, öğrenen ve öğrendiklerini pratiğe geçirmeye çalışan ve kendini kendi hataları üzerinde de eğiten komünist bir kişilikti. O, düşüncelerini yüksek sesle söyleyen ve hatalarını yüksek sesle kabul eden, doğruları ise anında alan bir işçi sınıfı militanıydı. O, kitlelerin hem öğretmeni hem de öğrencisiydi. O nedenle de hatalarını gördüğü anda düzeltme yolunu tereddütsüz seçmiştir.

Kaypakkaya, insanlığın, tarihin öte yanından alıp kendi boyunlarına takarak bugüne taşıdıkları kölelik halkası olan özel mülkiyet sistemini, işçi sınıfının gücü ve bilimiyle yıkılacağına inanmıştı. Düşmanın karşısına da bu inançla çıkarak, onu kendi ininde mağlup etmesini bilmiştir.

Kaypakkaya’dan öğrenmek; onu olduğu gibi savunmak değil, onun eksik ve hatalarını da ortaya koymaktan kaçınmamak olmalıdır. Kaypakkaya, kendinden önceki devrimci kuşağa aynen böyle yaklaşmıştır. Eksik ve hataları görmezden gelmeden, onların üstüne üstüne giderek, kendi doğrularını yaratabildi. Kaypakkaya, böyle bir özelliğe sahip olmasaydı, bugüne ulaşamazdı. Onu yaşatan, onu tartıştıran ve onun düşüncelerini devrimci-komünist militanlarda yol gösterici bir öğe yapan; hiç kuşkusuz, devrimci teorinin bir doğma değil, bir eylem kılavuzu olmasındandır.

Kaypakkaya’nın doğruları kadar eksikliklerini de ortaya koymak, onun öğretilerinin canlılığının bir gereğidir. Kaypakkaya’yı 40 yıl öncesinde dondurmak, Kaypakkaya’ya yapılan bir haksızlıktır.

Kaypakkaya’nın en büyük hatalarından biri, ülkeyi, “yarı-feodal” değerlendirmesidir. Kendi araştırması olan “Çorum ve Kürecik”in ekonomik araştırması ve analizleri, bilimsel bir yöntemle ele alınmasına karşın, Türkiye için aynı yöntemden hareket etmemiştir.

Sosyo-ekonomik yapıdan hareketle, ülkede devrimin yolunu “Halk Savaşı” olarak belirlemesi, öznelciliğin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda, Türkiye devriminin gelişimini Çin Devrimi gibi gelişeceğini varsayarak şablonculuğa düşmüştür.3

Kaypakkaya, o (12 Mart cuntası) süreçte siyasal durum değerlendirmesini ve özellikle de “işçi ve köylülerin büyük çoğunluğu silahlı mücadeleyi kavramıştır” saptaması, sosyal gerçeklikle uyuşmuyordu. Kaypakkaya’yı, yerelden bağımsız, böylesi öznelci saptamalara götüren, o günün dünya konjoktüründeki işçi, emekçi ve ezilen ulus hareketlerindeki gelişmelerdi.

Genç bir komünistin bu tür hatalar yapması anlaşılır bir şeydir. 24 yaşın son beş-altı yılını, okuyarak, yazarak, eylemlere katılarak; örgütlü mücadele içinde o günün sınıf mücadelesi tarihi onu öne çıkarmıştır. İşçi sınıfı hareketi içindeki oportünizme karşı mücadelesinin bir ürünü olarak, işçi sınıfının öncü örgütünün kurulmasına önderlik yapan bir komünistin, kendi teorisini sosyal gerçekliğin mihenk taşına aktaramadan, aktardıklarını ise sorgulayamadan katledilmesi; eksik ve hatalar ona değil, onun yükseklerde tuttuğu bayrağı taşıyanların hanesine yazılır.

Bu nedenle, Kaypakkaya’nın, kuru ve sosyal gerçeklikten uzak soyut övgülere gereksinimi yoktur. TDH içinde, çeşitli milliyetlerden Türkiye işçi sınıfı hareketi içinde onun yeri ölümsüzleşmiştir. Türkiye ve Kürdistan devriminin bayrağında Kaypakkaya’nın yeri her zaman olacaktır. Kaypakkaya’nın gereksinimi; onun sınıf bilinçli duruşunu anlamaya, düşüncelerini yaşayan bir organizma gibi eylem kılavuzu olarak ele alıp, ilerletmeye, bugüne ve yarınlara taşımaya gereksinimi vardır. Kaypakkaya, öğrencisi olduğu öğretmenlerine karşı böyle yaklaşmıştır. Kaypakkaya’nın öğrencilerinden de öğretmenlerine böyle yaklaşmak beklenir.

Yusuf KÖSE

02.05.2013

 

1 Bu makale, 7 yıl önce, 2013 Mayıs ayında yazıldı. Güncelliğini koruduğu için bugün yeniden olduğu gibi yayınlıyorum.

2 TİİKP (Türkiye İhtilalci İşçi-Köylü Partisi)

3 Kaypakkaya’nın bu hatalarını; “Tarihin önünde Yürümek” (EL Yayınları, Nisan 2013) kitabımda ele aldığım için burada kısa notlar halinde geçiyorum.

  Bu yazı 760 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 18 5 3 52 19 57 +33
2 Beşiktaş 25 17 5 3 56 26 54 +30
3 Fenerbahçe 25 16 6 3 47 27 51 +20
4 Trabzonspor 25 14 5 6 32 24 48 +8
5 Hatayspor 26 13 7 6 46 31 45 +15
6 Alanyaspor 26 12 8 6 40 26 42 +14
7 Gaziantep FK 26 10 6 10 37 29 40 +8
8 Fatih Karagümrük 26 11 8 7 41 34 40 +7
9 Antalyaspor 26 7 6 13 24 29 34 -5
10 Göztepe 25 8 9 8 35 31 32 +4
11 Sivasspor 25 7 7 11 28 29 32 -1
12 Konyaspor 25 8 10 7 32 30 31 +2
13 Yeni Malatyaspor 26 7 9 10 33 35 31 -2
14 Kasımpaşa 25 8 12 5 29 40 29 -11
15 Çaykur Rizespor 26 6 10 10 30 42 28 -12
16 Kayserispor 25 6 12 7 17 30 25 -13
17 Başakşehir FK 26 6 13 7 28 44 25 -16
18 BB Erzurumspor 26 6 13 7 24 41 25 -17
19 Denizlispor 26 5 15 6 23 46 21 -23
20 Gençlerbirliği 25 5 14 6 21 46 21 -25
21 MKE Ankaragücü 25 5 15 5 28 44 20 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 23 16 2 5 38 14 53 +24
2 Samsunspor 23 14 2 7 41 21 49 +20
3 Altınordu 24 13 6 5 36 30 44 +6
4 İstanbulspor 23 13 6 4 45 26 43 +19
5 Adana Demirspor 24 12 6 6 40 23 42 +17
6 Ankara Keçiörengücü 23 11 7 5 30 16 38 +14
7 Altay 23 12 9 2 39 28 38 +11
8 Tuzlaspor 23 11 7 5 31 28 38 +3
9 Bursaspor 23 9 10 4 35 36 31 -1
10 Bandırmaspor 24 9 11 4 28 29 31 -1
11 Ümraniyespor 24 8 9 7 27 32 31 -5
12 Adanaspor 23 7 11 5 32 33 26 -1
13 Menemenspor 23 6 9 8 28 37 26 -9
14 Balıkesirspor 23 6 11 6 23 32 24 -9
15 Boluspor 23 6 12 5 21 27 23 -6
16 Akhisarspor 23 5 14 4 20 39 19 -19
17 Ankaraspor 23 3 15 5 13 37 14 -24
18 Eskişehirspor 23 1 15 7 15 54 7 -39
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 25 18 2 5 57 18 59 +39
2 Van Spor 25 14 6 5 40 23 47 +17
3 Bodrumspor 25 13 6 6 56 34 45 +22
4 Sakaryaspor 25 12 4 9 41 26 45 +15
5 Kırşehir Belediyespor 25 12 6 7 33 19 43 +14
6 Turgutluspor 25 14 10 1 34 38 43 -4
7 Serik Belediyespor 25 10 6 9 40 32 39 +8
8 Kırklarelispor 25 9 5 11 29 21 38 +8
9 Etimesgut Belediyespor 25 10 8 7 33 25 37 +8
10 Tarsus İdman Yurdu 25 10 9 6 36 32 36 +4
11 Pendikspor 25 11 12 2 44 31 35 +13
12 Pazarspor 25 10 11 4 37 39 34 -2
13 Sivas Belediyespor 25 8 8 9 39 32 33 +7
14 Karacabey Belediyespor 25 9 10 6 31 30 33 +1
15 1922 Konyaspor 25 7 13 5 31 33 26 -2
16 Bayburt Özel İdare Spor 25 8 15 2 29 43 26 -14
17 Kastamonuspor 25 6 13 6 22 37 24 -15
18 Mamak FK 25 6 14 5 24 63 23 -39
19 Elazığspor 25 7 15 3 32 51 21 -19
20 Kardemir Karabükspor 25 1 22 2 10 71 2 -61
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 20 13 2 5 26 12 44 +14
2 1928 Bucaspor 20 12 2 6 38 14 42 +24
3 Yeşilyurt Belediyespor 20 13 5 2 32 13 41 +19
4 Arnavutköy Belediye 20 10 5 5 30 19 35 +11
5 Ofspor 20 9 5 6 27 24 33 +3
6 Belediye Derincespor 19 7 4 8 29 17 29 +12
7 Artvin Hopaspor 20 7 8 5 26 33 26 -7
8 Edirnespor 20 6 7 7 23 24 25 -1
9 Fatsa Belediyespor 19 6 7 6 15 19 24 -4
10 Kızılcabölükspor 20 5 8 7 19 24 22 -5
11 Payasspor 20 5 9 6 23 28 21 -5
12 Nevşehir Belediyespor 20 5 10 5 19 20 20 -1
13 Antalya Kemerspor 20 5 10 5 18 33 20 -15
14 1877 Alemdağspor 19 5 10 4 23 34 19 -11
15 Çankaya FK 19 5 11 3 13 29 18 -16
16 Manisaspor 20 1 11 8 14 32 11 -18
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Göztepe vs Kasımpaşa
 28/02/2021 Trabzonspor vs Fenerbahçe
 02/03/2021 Gaziantep FK vs Gençlerbirliği
 02/03/2021 Yeni Malatyaspor vs Beşiktaş
 03/03/2021 BB Erzurumspor vs Fatih Karagümrük
 03/03/2021 Başakşehir FK vs Konyaspor
 03/03/2021 Sivasspor vs Hatayspor
 03/03/2021 Kayserispor vs Çaykur Rizespor
 03/03/2021 MKE Ankaragücü vs Galatasaray
 04/03/2021 Alanyaspor vs Göztepe
 03/03/2021 MKE Ankaragücü - Galatasaray Galatasaray ligdeki son 8 maçını kazandı  Galatasaray kazanır
 04/03/2021 Kasımpaşa - Trabzonspor Trabzonspor ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 04/03/2021 Fenerbahçe - Antalyaspor Antalyaspor ligdeki son 11 maçında hiç kaybetmedi  Antalyaspor yenilmez
 06/03/2021 Denizlispor - Yeni Malatyaspor Yeni Malatyaspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Denizlispor yenilmez
 06/03/2021 Beşiktaş - Gaziantep FK Gaziantep FK ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Ankara Keçiörengücü vs Samsunspor
 28/02/2021 Bursaspor vs Akhisarspor
 28/02/2021 Eskişehirspor vs İstanbulspor
 28/02/2021 Giresunspor vs Altay
 01/03/2021 Tuzlaspor vs Adanaspor
 01/03/2021 Menemenspor vs Boluspor
 01/03/2021 Balıkesirspor vs Ankaraspor
 05/03/2021 İstanbulspor vs Ankara Keçiörengücü
 06/03/2021 Bandırmaspor vs Altınordu
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Kastamonuspor
 04/03/2021 Bodrumspor vs Van Spor
 04/03/2021 Elazığspor vs 1922 Konyaspor
 04/03/2021 Karacabey Belediyespor vs Pazarspor
 04/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Turgutluspor
 04/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Kırklarelispor
 04/03/2021 Mamak FK vs Tarsus İdman Yurdu
 04/03/2021 Pendikspor vs Eyüpspor
 04/03/2021 Serik Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 04/03/2021 Sivas Belediyespor vs Sakaryaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/03/2021 Artvin Hopaspor vs Arnavutköy Belediye
 03/03/2021 Çankaya FK vs Antalya Kemerspor
 03/03/2021 Fatsa Belediyespor vs Edirnespor
 03/03/2021 Kızılcabölükspor vs Diyarbekirspor
 03/03/2021 Nevşehir Belediyespor vs Belediye Derincespor
 03/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor vs Ofspor
 03/03/2021 1877 Alemdağspor vs Manisaspor
 03/03/2021 1928 Bucaspor vs Payasspor
 03/03/2021 Artvin Hopaspor - Arnavutköy Belediye Artvin Hopaspor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 03/03/2021 Çankaya FK - Antalya Kemerspor Çankaya FK ligde evindeki son 6 maçını kaybetti  Antalya Kemerspor kazanır
 03/03/2021 1877 Alemdağspor - Manisaspor 1877 Alemdağspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 03/03/2021 Kızılcabölükspor - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI