Umut ŞENER

DEPREMİN ÜZERİNDEN 2 AY GEÇMİŞKEN-2; KENDİ KENDİNİN MEZAR KAZICISI OLANLARA KÜREK VEREBİLMEK!

Umut ŞENER
  12-04-2023 08:53:00

“Bir kapitalist, daima birçoklarının başını yer. Çalışma sürecinin, gitgide boyutları büyüyen kooperatif şekli, bilimin bilinçli teknik uygulaması, toprağın yöntemli bir biçimde işlenmesi, iş araçlarının ancak ortaklaşa kullanılabilir iş araçlarına dönüştürülmesi, bütün iş araçlarının bileşik toplumsal işin üretim araçları olarak kullanılmasıyla sağlanan tasarruf, bütün insanların dünya pazarları ağına sokulması ve böylece kapitalist rejimin uluslararası bir nitelik kazanması, bu merkezileşme ya da birçok kapitalistin birkaç kapitalist tarafından mülksüzleştirilmesi ile el ele gider.” (Kapital; C. I).

Depremden kısa bir süre sonra, 28 Şubat 2023’te Yunanistan’da ellinin üzerinde insanın hayatını kaybettiği bir tren kazası yaşandı. Peşinden halk sokağa döküldü, bu kaza değil katliamdır diye haykırdı ve ülkenin ulaştırma bakanının istifası açıklandı.

Bir çoğumuz adaletsiz kalan Çorlu tren katliamı davası, depremle ilgili resmi bir açıklama bile yapılmıyorken orada sorumluların anında istifa etmesi gibi karşılaştırmalarla olayı değerlendirdik.

Sadece bu olayın içindeki kodları bile ele alsak bizde neyin olmadığını göreceğiz diye düşünüyorum. Uzatmadan en belirleyici olanını söyleyeceğim, sokağa çıkmak!

Depremden sonra sokağa çıkmadık. Deprem oluşuyla bir süre geride tutulsa da sonra önümüze sürülen seçim gündeminin peşinden sürüklendik 2 aydır.

Okulları boykot etmedik!

Bakanlıkların önlerine gitmedik!

Kurtarılabilecekken ölüme terk edilenlerin yaşam hakkını savunmadık! Yakınlarının vedalaşma hakkını, mezar hakkını, yas tutma hakkını bile savunmadık; ölüm hepimiz için bir gerçek olduğu halde!

Kırkıncı günde -ki bu topraklarda 40. günün bir anlamı, değeri vardır- afetzedeler sokaktaydı yıkıntıların arasında. Bizler olduğumuz yerlerde hiçbir şey yapmadık. Ülkenin beşte biri yıkıldı ama yangın ülkeyi sarmadı, sarmıyor da…

Bu ülkede haklar ve özgürlükler mücadelesinin, yakın zamanda halkın ortak talebi haline gelen adalet talebinin somut, köklü bir geçmişi var. Fakat geçmişte yapılan birçok eylem biçimi, kullanılan ve meşruluğu halkın gözünde tartışmasız olan hiçbir yöntem kullanılmadı. Bunun nedenlerini faşist baskılarla açıklamak kolayımıza gelse de, bu ülkede faşizm de yeni değil. Devrimci demokrat güçlere yönelik baskılar 50 yıldır var. Bu koşullarda neler yapılabildiğinin en yaratıcı, en görkemli örnekleri de yine bu topraklarda var edildi.

Şunu açıklıkla söylemeliyiz ki; devlet için söylediğimiz birçok şey bizler açısından da geçerli. Evet, devlet afetin büyüklüğü karşısında bir bocalama yaşadı. Müdahale edebilecek, halk olarak yanyana gelmesi gereken güçler açısından da bu durum geçerlidir. Türkiye, bu depreme hazırlıksız yakalandı.

Bir afetin -deprem, sel, yangın, hatta savaş- kıyıma, katliama dönüşmemesini sağlayacak tek şey öncesinde yapılacaklarla bu sürece hazır olmaktır. Devlet yapmadı, hükümet yapmadı. Bizler de hazırlıksızdık. Evet, her şeye rağmen enkazlara koştuk fakat bu konudaki bilgisizliğimizi de insanlara yardım edememenin çaresizliği ve vicdani yıkımını yaşayarak görmüş olduk.

Buraya kadar da tamam. Fakat gün bugün olmuş ilgili örgütlerden başlayarak -birkaç istisna dışındahiçbir kurum, örgüt, topluluk arama-kurtarma-ilkyardım konusunda somut bir adım atmadı. Kapıda bekleyen yeni afetler, depremler söz konusu olduğu halde üstelik!

Yapılması gerekenler açısından doğrudan muhatap olanların en başında TMMOB vardı. Gelin görün ki, onlar bile bir heyet oluşturup afet bölgesinde inceleme yapmayı tam 1 ay geçtikten sonra yaptılar. Oysa, anında yapılan OHAL ilanının ve ortada olmayan devletin amacı başka birçok şeyin yanında bu süreci mümkün olduğunca kayıtsız bırakmaktı. Buna karşılık yapılması gereken de mühendis, hukukçu, sağlıkçı ve ilgililerden oluşan heyetlerle tüm bölgeye dağılıp olay yeri tespitlerinin belgeli hale getirilmesiydi. Yardımların ihtiyaç sahiplerine bugün bile ulaşmıyor olmasının nedenlerinden biri de sahadaki bu eksik pratiktir. Çünkü doğrudan sahada, ihtiyacı belirlemeye yönelik bir çalışma da yapılmadı.

Tüm bunlar ülkemize, tabloya bütünlüklü bakılmadığının göstergesidir. Deprem değil bir başka afette de, hatta günlük çalışma- yaşam ortamlarında bile can güvenliğimiz yoksa orada olay değil, yani sonuç değil, sebep tartışılmalıdır öncelikle.

19-22 Aralık 2000’de yapılan hapishaneler katliamını unutmasaydık ve hesabı sorulsaydı, Rönesans Rezidanstan yanmış cesetler toplamazdık.

Cizre bodrumlarında “su” diye inleyerek can verenleri unutmasaydık ve hesabı sorulsaydı, tek bir insanımızı susuz bırakamazlardı.

Soma’yı unutmasaydık ve hesabını sorulsaydı, meclisi sadece OHAL ilan etmek için açıp kapatamaz, hayatını kaybedenler için bir saygı duruşunu yapmamazlık edemezlerdi. (Saygı duruşu yapmayan sadece AKP değil, mecliste bulunan tüm partileridr.)

10 Ekim’i unutmasaydık ve hesabı sorulsaydı, çocuklarımıza öyle pervasızca kıyamazlardı.

Bizi hafızasız bırakmaya, 6 Şubat’tan sonrasını mümkün olduğunca kayıtsız hale getirmeye çalışmalarının nedeni bunlardır toplumsal tepkiye karşılık olarak. Hafızasızlık hesap sormayı, sınıf kinini törpülüyor hatta öldürüyor çünkü.

Bugün, afet bölgesinden gelen fotoğraflarda bir çadır bile verilmemiş, sera naylonlarının altında bir aileden kaç kişi hayatta kalmışsa acılı, yaralı, çoluk çocuk onlarca insanın barınmaya çalıştığı yerleri görüyoruz. Yıkım bölgelerinden gitme olanağı olmayan herkesin yerinde kaldığı bir gerçekken köylere, mahallelere ulaşım çok sınırlı, ihtiyaçlar karşılanmıyor.

Devlet, bu afet karşısında sınıfta kaldı. Fakat bizlerin, Türkiye halkları olarak birbirimize karşı sınıfta kalma lüksümüz yok. Sınıfı geçmek zorundayız.

Yaşam alanlarının yeniden oluşturulması için ve bir de sağlık hakkı için ilk günden bu yana sahada çalışan, çoğu aynı zamanda depremzede olanlar sayesinde yine de bir şeyler çok olumsuz koşullar söz konusu olsa da daha geriye gitmedi. Buradan ileriye taşımak, yaratılan örnekleri, ortaya konan çaba ve emeği büyütmek zorundayız.

Öncelikle; ülkenin gündeminin halkın hakları ve adalet talebi olduğunun farkında olarak, depremi aklımızdan çıkarmadan hareket etmeliyiz. Dayanışmayı kişisel olmaktan çıkarıp örgütlü hale getirmenin yollarını bulmalıyız.

6 Şubat’ta sadece evler değil, yaşama dair bütün her şey yıkıldı. Biz de yaşama dair diye bildiğimiz her konuda, öncelikleri belirleyerek, olanak ve güç ölçüsünde hareket etmeliyiz. Bu kapsamda pratik ve teoriyi birleştirmeyi hedeflemeliyiz. Barınma, beslenme, eğitim, sağlık, hukuk, kadın, çocuk, genç, üretim, çevre… gibi başlıklarda adına her ne diyeceksek örgütlü hareket etmeyi sağlayacak oluşumları yaratmalıyız.

Bu oluşumlar (komite, meclis, birlik,…) düzenli halk toplantıları ile işler ve işlevli kılınmalı.

Sahada olmalıyız. Değilsek, sahayla organik, dolaysız bağlar kurmalıyız. Bugüne kadar çok sınırlı olarak yapıldığı için saha verileri mutlaka çıkarılmalı ve ihtiyaçlar tek tek, kişi düzeyinde ele alınabilecek kadar ayrıntılandırılmalı. Bunun için heyetler, topluluklar oluşturulmalı.

Barınma öncelikli bir sorun olarak ele alınmalı, acil, geçici ve kalıcı barınma için; çadır, konteyner, konut planlamalarının halkın hakları da gözetilerek hayata geçirilmesi talep edilmelidir.

Çocuk (okul öncesi ve okul çağında) ve gençlik merkezleri, oyun ve okuma alanları, kadınlar için üretim ve rehabilitasyon alanları çoğaltılmalı, mümkün olduğunca kalıcı ya da uzun vadeli alanlar oluşturulmak hedeflenmeli.

Somut siyasi taleplerimiz olmalı.

Yıkımın yaşandığı bölgeler olağanüstü hâl bölgesi değil, yasalarda yer alan hakları sağlanmak üzere, afet bölgesi ilan edilmelidir. Afet riskli bölgeler için de hazırlık ve önlem çalışmaları yapılmalıdır.

Hukuki birçok sorunun şu anda da gerekçesi yapılan büyükşehir yasası iptal edilmelidir. Şehircilik bakanlığının ve tarım bakanlığının görev ve yetkileri yeniden düzenlenmelidir. Muhatap uzmanlardan oluşan Afet bakanlığı/ kurulları kurulmalıdır.

Özel durumlarda kurulan İstiklal mahkemeleri, DGM’ler gibi; afet suçları mahkemesi kurulmalı ve tüm sorumlular bu özel, uzman mahkemelerde yargılanmalıdır

Yaşamın yeniden kurulması noktasında kooperatifler sürecin ihtiyaçlarına cevap verecek bakış açısının ve örgütlenme biçiminin adıdır. Üretim ve tüketimin birlikte planlandığı kooperatifleri kurmak deprem karşısında sorumluluk hisseden hepimiz için hedef olmalıdır.

15 Mayıs başka sembolik anlamlar yüklense de depremin 100. günü olacak! Depremin üzerinden 100 gün geçtiğinde ülkenin her yerini bu depremin hesabını sormak için eylem alanına çevirelim. Haklarımızı isteyelim!

Mülksüz bırakanın mülkiyetinin azalması, hakların çoğalması ile aynı anlamdadır. İşte bunun için, sözü Marks’a bırakarak bitiriyorum:

“Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki sürekli azalmayla birlikte, sefalet, baskı, kölelik, soysuzlaşma, sömürü de alabildiğine artar; ama gene bununla birlikte, sayıları sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin kendi mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütlenen işçi sınıfının başkaldırmaları da genişler, yaygınlaşır.

Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği altında fışkırıp boy atan üretim tarzının ayak bağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve çalışmanın toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler“.(Kapital; C. I).

  Bu yazı 4046 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Amed6411--813
    2Galatasaray6411--313
    3Beşiktaş6402--712
    4Kocaelispor6402--312
    5Alanyaspor6321--211
    6Fenerbahçe6312--1010
    7Trabzonspor6312--810
    8Kasımpaşa6240--210
    9Rizespor6312--110
    10Gaziantep FK6222--08
    11Çorum FK6213--17
    12Başakşehir6213---17
    13Gençlerbirliği S.K.6213---87
    14Erzurumspor FK6213---87
    15Konyaspor6114---44
    16Samsunspor6114---64
    17Göztepe6033---43
    18Eyüpspor6105---143
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaGalatasaray20:00Kasımpaşa
    10 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.13:30Amed
    10 Ekim, CumartesiAlanyaspor16:00Erzurumspor FK
    10 Ekim, CumartesiSamsunspor16:00Trabzonspor
    10 Ekim, CumartesiRizespor19:00Fenerbahçe
    11 Ekim, PazarKonyaspor13:30Başakşehir
    11 Ekim, PazarGaziantep FK16:00Çorum FK
    11 Ekim, PazarBeşiktaş19:00Kocaelispor
    12 Ekim, PazartesiEyüpspor20:00Göztepe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor8611--1219
    2Bursaspor8611--919
    3Iğdır FK8512--516
    4Batman Petrolspor8512--216
    5Sarıyer8422--214
    6Keçiörengücü8341--713
    7Mardin 19698332--412
    8Antalyaspor8404--112
    9Fatih Karagümrük8332--112
    10Muğlaspor8251--111
    11Bandırmaspor8242--710
    12Pendikspor8242---310
    13Manisa F.K.8233--09
    14Bodrum FK8152--18
    15Sivasspor8152---28
    16Ümraniyespor8134---36
    17Esenler Erokspor8053---65
    18İstanbulspor8125---125
    19Vanspor FK8134---94
    20Boluspor8017---171
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaSivasspor17:00Pendikspor
    9 Ekim, CumaBodrum FK17:00Keçiörengücü
    9 Ekim, CumaÜmraniyespor20:00Sarıyer
    9 Ekim, CumaVanspor FK20:00Bandırmaspor
    10 Ekim, CumartesiBoluspor13:30Antalyaspor
    10 Ekim, CumartesiIğdır FK16:00Batman Petrolspor
    10 Ekim, CumartesiKayserispor19:00Manisa F.K.
    10 Ekim, Cumartesiİstanbulspor19:00Esenler Erokspor
    11 Ekim, PazarFatih Karagümrük16:00Muğlaspor
    11 Ekim, PazarBursaspor19:00Mardin 1969
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Elazığspor3300--99
    2Çorluspor 19473210--77
    3Muş Sport Klübü3210--67
    4Güzide Gebzespor3210--37
    5Aliağa FAŞ3201--06
    668 Aksaray Belediyespor3120--35
    7Şanlıurfaspor3120--15
    8Erbaaspor3111--04
    9Somaspor3111--04
    10İnegöl Kafkas Gençlik3111--04
    11Menemen FK3102---33
    12Ankaraspor3102---33
    13Sebat Gençlikspor3012---31
    14Isparta 32 Spor3012---31
    15Arnavutköy Belediyespor3003---60
    16Kastamonuspor3102---70
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    26 Eylül, CumartesiAnkaraspor15:30Somaspor
    26 Eylül, Cumartesiİnegöl Kafkas Gençlik16:00Kastamonuspor
    27 Eylül, PazarSebat Gençlikspor15:00Menemen FK
    27 Eylül, PazarHatayspor15:30Arnavutköy Belediyespor
    27 Eylül, PazarGüzide Gebzespor16:00Elazığspor
    27 Eylül, PazarÇorluspor 194716:00Isparta 32 Spor
    27 Eylül, PazarAdana Demirspor19:00Erbaaspor
    68 Aksaray BelediyesporAliağa FAŞ19:00Şanlıurfaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Bitlis Özgüzelderespor3300--79
    2Karaköprü Belediyespor3300--59
    3Yeşilyurt Belediyespor3300--49
    4Mazıdağı Fosfatspor3210--57
    5Talasgücü Belediyespor3210--27
    6Niğde Belediyesispor2200--46
    7Silifke Belediyespor3111--14
    8Adana Adaletgucu3102--23
    9Kırşehir Belediyespor2101--23
    10Osmaniyespor3102---13
    11Yeni Mersin Idmanyurdu3102---23
    12Yozgat Bld Bozokspor3102---53
    13Ağrı 19703012---21
    14Kırıkkale Büyük Anadolu3012---41
    15Diyarbekirspor3012---41
    16Karaman FK2002---60
    17Adanaspor3003---80
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    26 Eylül, CumartesiKaraköprü Belediyespor15:00Yozgat Bld Bozokspor
    26 Eylül, CumartesiMazıdağı Fosfatspor15:00Osmaniyespor
    27 Eylül, PazarKırşehir Belediyespor15:30Silifke Belediyespor
    27 Eylül, PazarKaraman FK15:30Ağrı 1970
    27 Eylül, PazarTalasgücü Belediyespor15:30Kırıkkale Büyük Anadolu
    27 Eylül, PazarAdana Adaletgucu15:30Yeni Malatyaspor
    27 Eylül, PazarYeşilyurt Belediyespor19:00Adanaspor
    27 Eylül, PazarYeni Mersin Idmanyurdu19:00Diyarbekirspor
    27 Eylül, PazarNiğde Belediyesispor19:00Bitlis Özgüzelderespor
    Son güncelleme: 21.09.2026 18:00:22