Temel DEMİRER
  Güncelleme: 03-02-2024 11:53:00   03-02-2024 11:48:00

SANAT VE TİYATRO YA DA AŞK VE HAYAT[1]

TEMEL DEMİRER

 

"İnsan olduğunuzu hatırlayın.

Geriye kalan her şeyi unutsanız da olur."[2]

 

'Sanat ve Tiyatro ya da Aşk ve Hayat' insan(lık) varoluşuna mündemiçtir; sanatsız, tiyatrosuz ya da aşksız, hayatsız bir insan(lık) düşünülebilir mi? Tabii insan olmaktan çıkmamış ise!

İnsan olmak ve kalmak, kapitalist yabancılaşma yıkımının kollarında derinleşerek yaygınlaşan vahşet kesitinde bir Sisyphos çabasına dönüşmüşken; çıkışı(mızı) başkaldırımızı besleyen kanallarda/ kaynaklarda aramak zorundayız...

Belirtmem gerek: İnsan olmak ve kalmak, düşüncenin, iradenin, vicdanın gücüyle veya bunları olanaklı kılanlarla mümkündür. Malum Jean Paul Sartre'ın, "İnsan, uğrunda ölümü göze alabileceği bir şey bulmadığı müddetçe insan değildir," ifadesindeki üzeredir her şey...

Grigory Petrov'un, "Toplumun düşüncesi uykuda, cehalet zirvedeydi";[3] Fyodor Dostoyevski'nin, "Hiç insan öldürmediği hâlde, bir katilden daha cani insanlar gördüm, umudumuzu öldürenleri gördüm," deyişleriyle tarif ettiği hâlde insan(lık) yaşamak için geldiği dünyada yaşamadan ölüyor...

Evet, "- Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz?' dese herhâlde verecek cevap bulamayız,"[4] denilendir hatırlatmak istediğim...

Demem odur ki insan(lık)ı kendinden çaldığı derin yalnızlıkta "Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir."[5]

Bunu hayata geçirmenin kanallarından birisidir sanat ve aşk, tiyatro ve hayat...

O hâlde "Zamanımızın gerçek bireyleri, kitle kültürünün kof, şişkin kişilikleri değil, ele geçmemek ve ezilmemek için direnirken, acının ve alçalışın cehennemlerinden geçmiş fedailerdir"[6] gerçeğini unutmadan not edin lütfen Jack Kerouac'ın satırlarını:

"Benim ilgimi çeken insanlar deli olanlardır. Yaşamak için deli olan, konuşmak için deli olan, her şeye aynı anda ihtiras duyan, hiç bir zaman esnemeyen ya da sıradan bir şey söylemeyen..."

* * * * *

Yaşamak, konuşmak için "deli olan", her şeye aynı anda ihtiras duyan, hiç bir zaman esnemeyen ya da sıradan bir şey söylemeyen insan(lık)ı var eden sanat bir aşk; Turgut Uyar'ın, "bana seni hatırlatan,/ kıyıda köşede kalmış/ kimsesiz bir Fransız şarkısıdır," dizelerindeki tutkudur nihayetinde...

Evet, evet Eduardo Galeano'ya, "İlk öpücüğe ve ikinci kadeh şaraba kadar hepimiz ölümlüyüz," notunu düşürten "Amor Vincit Omnia/ Aşk her güçlüğü yener" ve "Amantium irae amoris integratio est/ Aşıkların öfkesi aşkı yeniden başlatır/ tazeler."

Gerçekten de Sigmund Freud'a, "Aşk insanı asilleştirir"; Thomas Mann'a, "Aşk güçlüdür, bir mucizedir, böyle gelir ve büyük mucizeler gerçekleştirir";[7] Halil Cibran'a, "Aşk, mevsimlerin yardımı olmadan büyüyüp açan tek çiçektir";[8] Oktay Akbal'a, "Aşksız bir insan nasıl yaşar, nasıl yer, nasıl dolaşır, neler düşünür diye merak ederdim"; Marcel Proust'a, "Aşk, bu varlığın kaplamış olduğu ve kaplayacağı uzam ve zamanın bütün noktalarına yayılmasıdır"; Robert Frost'a, "Aşk, dayanılmaz şekilde arzulanmayı dayanılmaz şekilde arzulamaktır," dedirten insani hâl yani "Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz 'etken ilgi'dir."[9]

Ve hepimiz ona, onunla anlamlanan sanata şimdilerde daha da çok muhtacız! Çünkü Bernard Stiegler'in altını çizdiği gibi, çağımız tam anlamıyla bir sevgisizlik (désamour) çağı...

Kapitalist yabancılaşmanın aşk ve sanatı tedavülden kaldırıp, metalaştırdığı tabloyu, olsa olsa, Bram Stoker'ın Dracula'sındaki gibi mutsuzluk ve şiddet kaplamıştır.

Şimdi çözüm aşk ve sanatın hakikâtine sarılarak, gerçekçi olmak ve imkânsızı istemektir.

Ve işte tam da bunun nedenle "Sanata sığınırız; hakikâtten ölmemek için, ama aynı zamanda hakikât ile yaşamak için..." der Jean-Luc Godard...

* * * * *

Albert Camus'nün, "İki şey var ki, yeryüzünde son insan kalıncaya dek yok olmayacak. Biri sanat, öteki isyan!" saptamasından kimsenin şüphesi olmamalı...

Kolay mı? Sanat her daim muhalif olduğu için iktidarları rahatsız etti, ediyor da. Yapısı/ doğası gereği hep böyle bir yerde duran; her zaman eleştirip, karşı çıkan, "Hayır" diyen sanat toplumun hafızası, vicdanı yani insan(lık)a ait her şeyidir...

Siyasetin yerkürede en sık kullandığı araçlardandır kültür-sanat; bilhassa da halkın en kolay manipüle edileceği araç olarak gören, popülizm yapan sağ politikacılar için... Sanatı iş âleminin ve iktidarların hizmetkârları gibi kullanmak bir yana, döndürülen çirkin dolapların bundan daha güzel paravanı olamazdı. Sanat kurumlarının içini boşaltarak, etrafı kıra döke yürütülen bu nobran siyaset, üstelik sağın doğal olarak en zayıf olduğu alanlardan birine işaret ediyordu. Memleketimizde de yıllardır kültür politikalarında şahit olduğumuz şey bundan muaf değilken;[10] Can Yücel'in, "Dilimizde akşamdan kalma bir küfür/ Salonlar piyasalar sanat seviciler/ Salonlar piyasalar sanat sevicileri, sanat sevicileri," dizeleri çok şeyi yeterince net açıklar...

Evet sanatçının derdi egemen rızanın inşası değil, doğanın ve insanın sürekli yeni bir formda yaratılması ya da yorumlanmasıyken; sanatçı "yalaka' olamaz"; olana da "sanatçı" denilemez![11]

Çürüten, yabancılaştıran kapitalist sistemde, "her koyun kendi bacağından asılır", "gemisini kurtaran kaptan"dır. Bu sistemde yetişen bireyin değerleri giderek yozlaşır, çürür. Komşularının yoksulluğu onu ilgilendirmez, maddi çıkarı için satmayacağı şey yoktur; dostlarını, ideallerini, hayallerini terk etmeye çoktan razıdır. Maddi imkânları ölçüsünde yaşam standartlarını geliştirmeye çalışır. Kimi aracının modelini, kimi telefonun modelini yenilemeyi hayatının amacı hâline getirir. Böylesi hedefler doğrultusunda kurgulanan hayatları idame edebilmek için tavizler art arda gelir. Dürüstlük, doğruluk, vicdan gibi kavramlar geçerliğini yitirir. Kimi rüşvet vererek gemisini yürütmeye çalışır, kimi rüşvet alarak zenginliğine zenginlik katmayı hedefler...

Bu talancı sistemi değiştirmek istiyorsak, değiştirilmesi gereken "insan(lık)"dır...

Peki, nasıl yapacağız? Akla hitap etmek yetmez; duygulara da hitap etmemiz gerekiyor. Eğitim sürecinin eksik yanlarını tamamlayacak, duygularımızı ve bilincimizi geliştirerek, olağan gördüğümüz şeylere başka bir gözle bakmamızı sağlayacak sanata ihtiyacımız var... İnsanlığımızı hatırlatacak, bireysel hırsın zavallılığını, toplumsal dayanışmanın gücünü gösterecek, bireyin ufkunu açacak sanata...

Dünyada olup bitenleri, tarihten alınacak dersleri, yeni düşünceleri insanlara sunarak onların duygu ve düşünce dünyasını geliştirecek sanata...

Farklı kültürlerin bir arada yaşamasının getirdiği zenginliği, kadın-erkek eşitliğinin erdemini, cehâletin, ırkçılığın, şovenizmin zararlarını gösteren sanata...

Sanatın gücünden yararlanmalıyız.[12] Tam da bunun için Pablo Picasso'nun, "Siz bir sanatçıyı ne sanıyorsunuz? Eğer bir ressamsa sadece gözleri olan, bir müzisyense sadece kulakları olan, bir şairse kalbinin her köşesinde sadece lir olan bir aptal mı? Tam tersine, dünyadaki ateşli, mutlu ya da korku verici olaylara karşı her an uyanık, bu gibi olayları yansıtmaya hep hazır siyasal bir varlıktır sanatçı. Tarafsız kalmak bahanesiyle, kendinizi yaşamdan nasıl koparabilirsiniz? Yaşantınıza böylesine çok şey katan diğer insanlarla ilgilenmemek nasıl mümkün olabilir? Hayır, resim evleri süslemek için yapılmaz. Düşmana karşı bir saldırı ve savunma aracıdır resim"...

Bernard Shaw'ın, "Sanat; davranışımızı, karakterimizi, adalet ve sempati hislerimizi rafine etmeli; kendi kendimizi tanımamızın, kendi kendimizi kontrol etmemizin, diğerleri için beslediğimiz saygı hislerimizin ve hareketlerimizin yücelmesine hizmet etmeli; bizi adiliğe, zulme, adaletsizliğe ve bayalığa tahammül etmeyecek şekilde geliştirmelidir"...

William Morris'in, "Sanatın en büyük düşmanı lükstür, sanat onun atmosferinde yaşayamaz"...

V. İ. Lenin'in, "Sanat, gerçekliğin pasif bir yansıması değil, aynı zamanda etkin bir biçimde yaratılmasıdır. Esas olan yansıtmak değil, yaratmaktır!" uyarıları daha yüksek sesle telaffuz edilmelidir!

Egemen düşünceye teslim olmuş piyasa sevicilerinin popüler sanat ve sanatçıları yaşadıkları dönemde burjuvazinin öne çıkardığı kişilerken; gerçek sanatçılar ise yapıtlarıyla tarih boyu anılanlar, unutulmayanlardır. Yapıtları kalıcıdır. Geçmiş ile gelecek arasında köprü görevi görürler. Yaratıcıdırlar, aşkla başkaldırırlar.

Çünkü sanat değişimlerin ivmesidir. Sanat hayal gücüdür. Üretkendir, aktarıcıdır, birikimdir. Harekete geçirendir. Daha iyiye ihtiyaç yaratandır. Kötüyü ve iyiyi, gerçeği ve hayali kavramaya, başka gözle görmeye vesiledir. Yorumlayandır. Gelişimin önünü açan, ilham ve cesaret verendir.

Kolay mı?

Sanat bir itirazı, bir karşı çıkışı, bir muhalifliği içerdiğinde anlam kazanır. Gerçek sanat güdüm kabul etmez, her türden yönlendirmeyi reddeder, çerçevelere sığmaz.

Nereden gelirse gelsin sanat güdüm kabul etmez, özü gereği, muhalif kimliğiyle; baskıya, zulme, sömürüye, yasakçı ve tekçi zihniyete karşı olmak durumundadır.

Sanatçı muhalif bir kimliktir. Eleştirendir, eleştirel bakış açısıyla bakmasını bilendir. Böyle bir bakış, sadece benimsemediği iktidarı değil, kendi dünya görüşüne yakın bir yapı iktidar olduğu zaman da yanlış gördüklerini eleştirmekten geri durmayan bir bakıştır. Bu sanatçının aydın kimliği ve kişiliğinden kaynaklı bir özelliktir.

Sanatı siyasetin dümen suyuna sürmeye çalışmak, siyasetin bir aracı olarak görmek de siyaseten sekter bir tutumdur. Sözün özü; sanatçının konumlanacağı yer iktidarın yanı değil, her zaman mazlum ve mağdurun yanı olmalıyken[13] John Berger'in uyarısını kulağa küpe edilmelidir:

 "Akademizm, sanatın toplumsal ve sanatsal nedenlerden ötürü, doğal olarak bir merkezden uzaklaşma ve çeşitlenme eğilimini sergilediği bir zamanda, sanatı konformist ve birörnek yapmak isteyen bir çabadır. Akademizm, bazı durumlarda ilerici görülebilir, ama sanat adına her zaman öldürücüdür."[14]

* * * * *

Ve nihayet hayatın tercümanı tiyatro meselesinde ise Muhsin Ertuğrul'un, "Fırın açmayan ülkede insanlar aç kalır ölür. Ama tiyatro açmayan bir ülkede insanlar ruhen aç kalır, birbirini öldürür," betimlemesi bugünümüzü anlatırken; 2019-2021 yılları arasında toplam 501 adet tiyatro salonu kapandı. 2021 itibarıyla toplam salon sayısı TÜİK verilerine göre 400 adet idi.[15]

Bir şey daha: Bağımsız tiyatrolara yardımlar 1982 dışında yıllardır hep 100 TL devlet tiyatrolarına verildiyse, 2 TL bağımsız tiyatroların toplamına verilmiştir![16]

Yani hayatımız boyut katan tiyatro, egemenlerce yok ediliyor, insan(lar) da ruhen aç bırakılıp, ölüme mahkûm kılınıyor!

* * * * *

Şimdi insan(lık) varoluşuna mündemiç 'Sanat ve Tiyatro ya da Aşk ve Hayat' için ruhumuzu öldüren kapitalist yabancılaşmaya "Dur" deyip; "Bu haşat olmuş yüzyıldan çıkmamız lazım."[17]

Bunun riskli olduğunu biliyorum!

Ancak unutulmamalı: "Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir."[18] Bu bir...

İkinci: "İnsanın kendisi, bir ülkü uğrunda ıstırap çekmez ve ölmezse korkun, çünkü bu tek nitelik, insanın temelidir ve bu tek nitelik, insanı evrendeki bütün öteki şeylerden ayırır."[19]

Üçüncüsü de Cemal Süreya'nın dizelerinde: "Öyle birini sevin ki;/ Yüreğinin solda attığını hissettirsin, kavgada yiğit olsun, devrimci olsun.../ Ekmeğini eşitçe bölüşebilsin yok olanlarla...

Öyle birini sevin ki;/ Geride duracağına, elini tutup en öne çıksın senin ile kalabalıklarda./ Tv başında yorum yapacağına, orada olmalıyız desin...

Öyle birini sevin ki;/ Umudu iki kişilik olsun, acıdığı için değil yardım etmek istediği için diz çöksün başkasının önünde./ Suyunu, ekmeğini paylaşsın

Öyle birini sevin ki;/ Direnmelisin desin, kavgadayız desin, umuduz biz, geleceğiz desin...

Öyle birini sevin ki;/ Nâzım'ın Piraye'sini kıskandırsın severken.../ Severken bütün devrimleri anımsatsın göğüs kafesinde!

Öyle birini sevin ki;/ sosyalizm koksun her sözü, henüz yazılmamış bir kitap gibi baksın gözleri...

Öyle birini sevin ki;/ Sigarasını içerken bütün ölü şairler utansın yazdıklarından,

Öyle birini sevin ki;/ Sen devrimcisin, yoldaşın olsun ömür boyunca! Her direnişte, her kavgada, yanı başında..."

O hâlde Bertolt Brecht'in, "Sanat, dünyayı yansıtan bir ayna değil dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiçtir," vurgusu güzergâhında aşk ve hayat için yaşasın sanat ve tiyatro!..

  

N O T L A R

[1] Çeşme'de 19-23 Temmuz 2023 tarihleri arasında düzenlenen 16. Türkiye Tiyatro Buluşması'nda yapılan konuşma... İnsancıl Dergisi, Yıl:33, No: 397, Ağustos 2023...

[2] Albert Einstein.

[3] Grigory Petrov, Beyaz Zambaklar Ülkesi, çev: Göke Bozkurt, Sayfa Yay., 2013.

[4] Sabahattin Ali, Değirmen, YKY,  2016, s.37.

[5] George Orwell, 1984, çev: Celal Üster, Can Yay., 2000.

[6] Max Horkheimer, Akıl Tutulması, çev: Orhan Koçak, Metis Yay., 2005, s.177

[7] Thomas Mann, Aldanan Kadın, çev: Esen Tezel, Can Yay., 2012, s.86.

[8] Halil Cibran, Kırık Kanatlar, çev: Ersan Devrim, Kaknüs Yay., 2002.

[9] Erich Fromm, Sevme Sanatı,  çev: Yurdanur Salman, De Yay., 1977.

[10] Murat Beşer, "Sağcının Kültürü-Sanatı-Sepeti (1)", Birgün, 23 Mart 2023, s.15.

[11] Kültür-Sanat ve Sermaye-İktidar, Derleyen: Sacit Hadi Akdede, Alfa Yay., 2023

[12] Vecdi Sayar, "Sanata Özgürlük Kurumlarına Özerklik", Birgün, 7 Mayıs 2023, s.13.

[13] Hicri İzgören, "Seçimde Sanatçı Tavrı", Yeni Yaşam, 25 Mayıs 2023, s.11.

[14] "Akademiler, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devletin araçları olarak kurulur. Görevleri de sanata, devlet siyasetine uygun biçimde yön vermektir; bu yön verme, keyfi bir dikta'yla değil, devlet görüşlerini yansıtan geleneksel sanatı devam ettirecek sanat kurallarını bir sistem olarak tespit etmekle yapılır. Bu ideoloji tutucu da olabilir, ilerici de. Fakat, bütün akademik düzenlerin değişmez özelliği, teoriyi yapılandan ayrı tutmasıdır. Her şey kuralla başlayıp kuralla biter." (John Berger, Sanat ve Devrim, çev: Bige Berker, Yankı Yay., 1974.)

[15] "Kapanan Tiyatro Salonları: 2019-2021"... https://www.kartostat.com/tiyatro-salon/

[16] Eda Köprü Yılmayan, "Sacit Hadi Akdede: Sanatçı Kimsenin Yalakası Olamaz", Birgün, 5 Nisan 2023, s.15.

[17] John Steinbeck, Cennetin Doğusu, çev: Derin Çizer-Ömür Candaş, Remzi Kitabevi, 2012.

[18] Antoine de Saint Exupéry, Küçük Prens, çev: Fahrettin Arslan, Hece Yay., 2004.

[19] John Steinbeck, Gazap Üzümleri, çev: Ergün İlgin,  Halk Yay., 1974.

 

 

  Bu yazı 3063 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 38 33 2 3 92 26 102 +66
2 Fenerbahçe 38 31 1 6 99 31 99 +68
3 Trabzonspor 38 21 13 4 69 50 67 +19
4 Başakşehir FK 38 18 13 7 57 43 61 +14
5 Kasımpaşa 38 16 14 8 62 65 56 -3
6 Beşiktaş 38 16 14 8 52 47 56 +5
7 Sivasspor 38 14 12 12 47 54 54 -7
8 Alanyaspor 38 12 10 16 53 50 52 +3
9 Çaykur Rizespor 38 14 16 8 48 58 50 -10
10 Antalyaspor 38 12 13 13 44 49 49 -5
11 Gaziantep FK 38 12 18 8 50 57 44 -7
12 Adana Demirspor 38 10 14 14 54 61 44 -7
13 Samsunspor 38 11 17 10 42 52 43 -10
14 Kayserispor 38 11 15 12 44 57 42 -13
15 Hatayspor 38 9 15 14 45 52 41 -7
16 Konyaspor 38 9 15 14 40 53 41 -13
17 MKE Ankaragücü 38 8 14 16 46 52 40 -6
18 Fatih Karagümrük 38 10 18 10 49 52 40 -3
19 Pendikspor 38 9 19 10 42 73 37 -31
20 İstanbulspor 38 4 27 7 27 80 16 -53
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 34 24 7 3 77 31 75 +46
2 Göztepe 34 21 6 7 60 20 70 +40
3 Sakaryaspor 34 17 8 9 50 35 60 +15
4 Bodrumspor 34 15 7 12 43 22 57 +21
5 Çorum FK 34 16 10 8 55 36 56 +19
6 Kocaelispor 34 16 11 7 48 41 55 +7
7 Boluspor 34 15 11 8 33 35 53 -2
8 Gençlerbirliği 34 13 9 12 39 33 51 +6
9 Bandırmaspor 34 13 10 11 49 32 50 +17
10 Erzurumspor FK 34 12 11 11 30 34 44 -4
11 Ümraniyespor 34 12 15 7 40 47 43 -7
12 Manisa FK 34 9 12 13 40 40 40 0
13 Keçiörengücü 34 10 14 10 34 43 40 -9
14 Adanaspor 34 11 17 6 28 45 39 -17
15 Şanlıurfaspor 34 9 14 11 32 37 38 -5
16 Tuzlaspor 34 9 14 11 35 47 38 -12
17 Altay 34 5 25 4 16 76 10 -60
18 Giresunspor 34 2 28 4 16 71 7 -55
Takım O G M B A Y P AV
1 Esenler Erokspor 36 26 5 5 83 29 83 +54
2 Van Spor FK 36 24 6 6 63 37 75 +26
3 Bucaspor 1928 36 21 5 10 54 25 73 +29
4 1461 Trabzon FK 36 21 6 9 71 39 72 +32
5 Ankaraspor 36 15 8 13 45 35 58 +10
6 Yeni Mersin İdman Yurdu 36 16 10 10 50 36 58 +14
7 Beyoğlu Yeniçarşıspor 36 15 14 7 47 38 52 +9
8 Karacabey Belediye Spor 36 13 11 12 43 37 51 +6
9 Ankara Demirspor 36 15 16 5 43 46 50 -3
10 Diyarbekir Spor 36 12 15 9 39 41 45 -2
11 Kırklarelispor 36 11 14 11 33 41 44 -8
12 Altınordu 36 10 13 13 45 39 43 +6
13 Hes İlaç Afyonspor 36 10 14 12 25 38 42 -13
14 Serik Belediyespor 36 10 16 10 29 45 40 -16
15 Nazilli Belediyespor 36 11 16 9 38 57 39 -19
16 Zonguldak Kömürspor 36 11 17 8 41 57 38 -16
17 Kırşehir Futbol SK 36 5 23 8 38 76 23 -38
18 Bursaspor 36 6 22 8 28 64 23 -36
19 Adıyaman FK 36 4 25 7 28 63 19 -35
Takım O G M B A Y P AV
1 Kepezspor FAŞ 28 22 2 4 67 18 70 +49
2 Aliağa Futbol A.Ş. 28 19 0 9 60 18 66 +42
3 Ayvalıkgücü Belediyespor 28 15 6 7 40 25 52 +15
4 52 Orduspor FK 28 14 7 7 40 28 49 +12
5 İnegöl Kafkas GK 28 13 7 8 37 30 47 +7
6 Edirnespor 28 13 10 5 45 28 44 +17
7 Mardin 1969 Spor 28 12 11 5 40 34 41 +6
8 K.Çekmece Sinopspor 28 10 10 8 41 31 38 +10
9 Karabük İdmanyurdu Spor 28 10 13 5 27 44 35 -17
10 Artvin Hopaspor 28 9 12 7 33 29 34 +4
11 Talasgücü Belediyespor 28 10 14 4 34 45 34 -11
12 Kırıkkalegücü FK 28 8 15 5 31 42 29 -11
13 Gümüşhanespor 28 4 14 10 25 49 22 -24
14 Malatya Arguvanspor 28 3 21 4 21 57 13 -36
15 Tarsus İdman Yurdu 28 2 22 4 20 83 10 -63
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 09/08/2024 Alanyaspor vs Eyüpspor
 09/08/2024 Antalyaspor vs Göztepe
 09/08/2024 Bodrum FK vs Gaziantep FK
 09/08/2024 Çaykur Rizespor vs Başakşehir FK
 09/08/2024 Fenerbahçe vs Adana Demirspor
 09/08/2024 Galatasaray vs Hatayspor
 09/08/2024 Kasımpaşa vs Konyaspor
 09/08/2024 Samsunspor vs Beşiktaş
 09/08/2024 Sivasspor vs Trabzonspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/05/2024 Kocaelispor 0 - 2 Sakaryaspor
 11/05/2024 Erzurumspor FK 0 - 4 Eyüpspor
 11/05/2024 Boluspor 2 - 1 Çorum FK
 11/05/2024 Göztepe 1 - 1 Bodrum FK
 11/05/2024 Adanaspor 1 - 0 Bandırmaspor
 11/05/2024 Tuzlaspor 1 - 1 Gençlerbirliği
 11/05/2024 Şanlıurfaspor 2 - 0 Manisa FK
 10/05/2024 Giresunspor 1 - 2 Ümraniyespor
 10/05/2024 Keçiörengücü 1 - 1 Altay
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/04/2024 Malatya Arguvanspor 3 - 4 Talasgücü Belediyespor
 27/04/2024 Gümüşhanespor 2 - 4 Kepezspor FAŞ
 27/04/2024 Artvin Hopaspor 0 - 1 52 Orduspor FK
 27/04/2024 Mardin 1969 Spor 4 - 2 İnegöl Kafkas GK
 27/04/2024 Tarsus İdman Yurdu 1 - 1 Karabük İdmanyurdu Spor
 27/04/2024 Ayvalıkgücü Belediyespor 1 - 0 Edirnespor
 27/04/2024 Aliağa Futbol A.Ş. 6 - 3 Kırıkkalegücü FK
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI