Temel DEMİRER

SİNEMANIN MÜSTESNA İSİM: METİN ERKSAN[*]

Temel DEMİRER
  17-05-2019 18:43:00

 

TEMEL DEMİRER

 

“Sinema bir kültürdür.”[1]

 

Fatma Girik’in, “Eyvah! O da mı gitti? Sinemaya hayatını adayanlar bir, bir gidiyor. Değerleri bilindi mi bilmiyorum,”[2] dediği O; coğrafyamız “sinemacılar kuşağı”nın usta yönetmenlerinden; ‘Susuz Yaz’ ile ilk büyük ödülü Altın Ayı’yı kazanan; aralarında ‘Sevmek Zamanı’, ‘Yılanları Öcü’ ve ‘Kuyu’nun da olduğu klasiklere imza atan Metin Erksan’dı ve 4 Ağustos 2012’de aramızdan ayrıldığında 83 yaşındaydı.

* * * * *

Zamanının çok ötesinde filmlerle Türkiye sinemasına damga vuran yönetmen Metin Erksan, toplumun geçmişini eşelerken, bugünü asla yitirmemişti. ‘Acı Hayat’, ‘Susuz Yaz’, ‘Suçlular Aramızda’ filmleri, toplumun yaşadığı sınıfsal eşitsizliği sergilerken; İtalya’da doruklarına ulaşan toplumsal gerçekçilik akımının tüm şifrelerini kullanarak anlatmış ve bu nedenle başı sansürle sürekli olarak belaya girmişti

 

Bu özellikleriyle O, coğrafyamız geleneksel sinema anlatısından ayrılmış -‘Sevmek Zamanı’nda olduğu gibi- yenilikçi yönetmenlerindendi.

 

Sinemamız uluslararası alanda yer bulduysa, bunda Metin Erksan’ın yeri büyüktür; kesin olan şu ki, sinema ona çok şey borçludur. Çünkü sansürün gazabına uğramış ve estetik kaygıları önemseyen yaklaşımı, kişiliğiyle sinemamıza damgasını vurmuştu. Yani “Erksan filmleri, kuşkusuz 50 yılda sinemanın kilometre taşlarıdır.”[3]

 

Hakkında; “Sinemacı, kültür ve düşün insanı olarak, her daim yaşadığı toplumun sorunları üzerinde kafa yoran bir Anadolu bilgesiydi,”[4] notu düşülen daha 30’lu yaşlarda kendi özgün sinema dilini ve biçemini yaratmış, coğrafyamız üzerine düşünen bir sinemacıydı; duayen bir isimdi…

 

“Sinemacılığını entelektüelliğiyle, tarihçiliğiyle besleyen, entelektüelliğini ve sosyologluğunu sinemacılığıyla besleyen bir düşünce insanı”ydı.[5] Kendi ifadesiyle, “ekonomik, toplumsal, politik, dinsel, kültürel, ruhsal, ümitsel yapısı”yla ilgilendi coğrafyamızın.

 

Sözünü ettiğim “ümitsel” vurgusuna şöyle açıklamıştı Metin Erksan: ‘Ümitsel yapı, bin bir örnekten biriyle şu demektir: Türkiye sinema seyircisinin değişmez bir tutkuyla sevdiği iki hikâye vardır: Biri Külkedisi-Cinderella, diğeri, Değişen Kız-Pygmalion... Kimse filmin kanını, canını, ruhunu düşünmüyor. Kerameti bir oyuncuda buluyor. (...) Toplumun devingen gücü kahramanlardır. Kahramanlar olmadan toplumlar hiçbir şey yapamaz. Toplumların kahraman yarattığı savı da bir palavradır. Bir aşağılık duygusu belirtisidir. Kahramanlar içinde bulundukları topluma rağmen oluşur. Fakat bu demek değildir ki, toplum da ara sıra kendi kahramanını yetiştirmez. Yetiştirir. Yalnız bu ‘genel bir kural’ değildir.”[6]

 

Yönetmen Derviş Zaim’in “Sinemanın müstesna bir isim olduğu”na dikkat çektiği; bir başka yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun da, “Sinemada dil ve üslup yaratma konusunda çok önemli katkılar sunduğu”nun altını çizdiği[7] ve yönetmen Ezel Akay’ın, “Varlığından sözü çıkarıp atın, geriye bir melek kalır,”[8] sözleriyle tanımladığı Metin Erksan’ın ayrıksı bir sinema dili söz konusuydu.

 

“Yaptığı çalışmalarda ‘kendi dilinde’ o kadar ısrar ediyordu ki, ticari nedenlerle çekmek zorunda kaldığı filmlerde bile o dili hissettirirdi. Kişiliğinin o çok renkli dünyası filmlerinin ifade tarzına yansırdı. Kendisi olmakta ısrar eden bir sanatçıydı. Bu açıdan, genel anlamda bizim sanatımızda ender bulunan bir şahsiyetti. Hepimize kendi dünyasının ipuçlarını miras bıraktı,”[9] derdi bu konuda Ali Özgentürk de…

* * * * *

Özetle “Sinemanın dünyaya açılmış bir mihenk taşıydı; “1950’lerde iş başına gelen bir kuşağın temellerini attığı Yeşilçam’ın en yaratıcı ve kişisel yönetmenlerinden biri ve hatta birincisiydi,”[10] Metin Erksan…

 

“Tutku, Erksan’ın kişiliğinin yapı taşlarındandı. Kendi kişiliğinden söküp aldığı tutkuyu sinemasına taşıdı. Ölümüne kara sevdalar, hırs, melankoli, yalnızlık onun filmlerinde yaşayan kadınların ve erkeklerin ruhlarına işlemişti.”[11]

 

Evet O; “Tutkulu bir insandı. Zaman zaman hırçınlığa, hatta gözü kara öfkeye fırlayıp giderdi.”[12]

 

“Huysuzdu, huzursuzdu. Öfkeliydi, sinemaya tutkuyla bağlı bir dâhiydi. Yalnızdı, yapayalnız. O mu seçmişti yalnızlığı yoksa yaşadığı ülke ve çevre mi yalnızlaştırmıştı onu? Galiba her ikisi de…

 

Öylesine tutkuyla bağlıydı ki sinemaya, daha fazla dayanamadı bıraktı… Kızgındı. Kırgındı. Ülkesine, meslektaşlarına ve en nihayetinde hayata! Küsmüştü sinemaya. Saplantı derecesinde bağlı olsa da film yapmıyordu artık…

 

Galiba Erksan ilk, sinema yapmayı bıraktığı gün öldü. Ve aslında ‘Sevmek Zamanı’nın suretine âşık sinemacısı Metin Erksan hiç ölmedi... Evet, bu topraklara aitti ama bu topraklardan fazlasıydı,”[13] diyordu Eyüp Can, Onun için… En olgun çağında bıraktı yönetmenliği; 53 yaşındaydı. Üretkenliğinin zirvesindeyken elini eteğini çekti mesleğinden ve küstü biraz da... Son 30 yılını hiç film yapmadan geçirdi…

* * * * *

Metin Erksan’ın birçok yapıtı sansüre maruz kalırken, bazı filmleri dağıtımcı bile bulamadı.

 

1 Ocak 1929’de Çanakale’da doğmuştu; ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı; Pertevniyal Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünden 1952’de ‘Tarihi Yarımada Suriçi/ Galata Suriçi İstanbul Hanları’ başlıklı lisans teziyle mezun oldu. 1950’de daha üniversitede okurken Atlas Film için Yusuf Ziya Ortaç’ın ‘Binnaz’ adlı oyununu senaryolaştırarak sinemaya adımını attı. Film Mümtaz Yener tarafından çekildi.

 

1948’de İstanbul’da gazetelere ve dergilere “Kamera” takma adıyla film eleştirileri ve sinema yazıları yazarak gazeteci/yazarlığa başladı. 1958’de de ‘Türk Sinema Sanatçıları Derneği’ni, 1962’de ‘Türk Sinema İşçileri Sendikası’nı, 1965’te ‘Türk Sinema ve Film Rejisörleri Birliği’ni kurdu.

 

23 ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu. İlk filmi ‘Âşık Veysel’in Hayatı/ Karanlık Dünya’ ile sadece yönetmenlik kariyerine adım atmakla kalmadı, aynı zamanda sinema kariyeri süresince başına sürekli bela olacak sansür mekanizmasıyla da tanışmış oldu.

 

İlk filminde 1960’larda da öne çıkacak gerçekçi anlayışının işaretlerini veren O, yapımcının müdahalesi ve aralarındaki çatışmalar nedeniyle bu ilk filmini tam anlamıyla sahiplenmedi. Üstelik film, Erksan’ın kariyeri boyunca yaşayacağı sansür sorunlarının da başlangıcı oldu. Erksan o dönemde yaşanan trajikomik sansür hikâyesini şu cümlelerle anlattı: “Filmde bir ara tarlalar görünüyordu. Boyları yirmi otuz santimdi. Üzerlerindeki buğday taneleri sayılıydı. Sansür, bu bölümün filmden çıkarılmasını istedi. ‘Türk tarlaları böyle olmaz’ dedi. Bu sahnelerin bereketli topraklarla içinde biçerdöverlerin traktörlerin çalıştığı tarlalarla değiştirilmesini önerdi.”

 

Bu deneyimin ardından sinema yazarlığına dönen Erksan, 1954’de Peyami Sefa’nın Server Bedi adında yazdığı bir romandan uyarlanan ‘Beyaz Cehennem/ Cingöz Recai’yi yönetti. Bunun takiben Halide Edip Adıvar’ın ‘Yol Palas Cinayeti’ni uyarladı. Askerden döndükten sonra, 1958’de Osmanlı hükümetine isyan ederek dağa çıkan Mehmet Efe’nin portresini sunduğu ‘Dokuz Dağın Efesi’ni yönetti. 1960 tarihli, geniş kitlelerce bilinen ‘Şoför Nebahat’ın senaryosunda üç büyük ismin imzası vardı: Attila İlhan, Atıf Yılmaz ve Metin Erksan...

 

1962’de Fakir Baykurt uyarlaması ‘Yılanların Öcü’yle sinemanın klasiklerinden birine imza attı. Ancak yine sansürle uğraşmak zorunda kaldı. Dönemin milletvekillerinin devreye girmesiyle Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel filmi özel olarak izlese de film yönetmenin sansürle başını en çok ağrıtan yapımlardan biri oldu. Erksan’a göre bu önemli çalışması cesaretle ilgiliydi:

“Filmde cesaret meselesini ele aldım. Müşküllerimizin çözülmesini istiyorsak, baskının her türlüsüne aldırmayıp, umutsuzluğu bir yana bırakıp, yasaların tanıdığı hakları sonuna kadar kullanmamız gerektiğini belirtmek amacını gütmüştüm.”

 

FİLMLERİ[14]

i) Karanlık Dünya/ Aşık Veysel’ın Hayatı (1952); ii) Beyaz Cehennem/ Cingöz Recai (1954); iii) Yol Palas Cinayeti (1955); iv) Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi (1956); v) Dokuz Dağın Efesi (1958); vi) Hicran Yarası (1959); vii) Gecelerin Ötesi (1960); viii) Şoför Nebahat (1960); ix) Mahalle Arkadaşları (1961); x) Oy Farfara Farfara (1961); xi) Sahte Nikah (1962); xii) Yılanların Öcü (1962); xiii) Acı Hayat (1962); xiv) Çifte Kumrular (1962); xv) İstanbul Kaldırımları (1964); xvi) Suçlular Aramızda (1964); xvii) Susuz Yaz (1964); xviii) Sevmek Zamanı (1965); xix) Ölmeyen Aşk (1966); xx) Ayrılsak da Beraberiz (1967); xxi) Kuyu (1968); xxii) İki Günahsız Kız (İki Hikâyeli Film) (1969); xxiii) Ateşli Çingene (1969); xxiv) Dağlar Kızı Reyhan (1969); xxv) Sevenler Ölmez (1970); xxvi) Eyvah (1970); xxvii) Hicran (1971); xxviii) Makber (1971); xxxix) Feride (1971); xxx) Keloğlan’la Can Kız (1972); xxxi) Süreyya (1972); xxxii) Bir İntihar (1973); xxxiii) Geçmiş Zaman Elbiseleri (1973); xxxiv) Hanende Melek (1973); xxxv) Müthiş Bir Tren (1973); xxxvi) Sazlık (1973); xxxvii) Dağdan İnme (1973); xxxviii) Şeytan (1974); xxxxix) İntikam Meleği/ Kadın Hamlet (1976); xl) Sensiz Yaşayamam (1977); xli) Preveze Öncesi (1982)

 

Tüm baskılara karşın ‘Yılanların Öcü’nden sonra, 1963’de en meşhur filmlerinden ‘Acı Hayat’ı çekti. Bu filmi, yurtdışındaki ilk büyük ödülü kazandıran ‘Susuz Yaz’ takip etti.

 

1963 tarihli yapıtı ‘Acı Hayat’ta başrollerde Türkan Şoray, Ayhan Işık ve Ekrem Bora vardı.  Bu filmde alışılmışın dışında bir aşk filmi yapmaya çalıştığını ifade eden Erksan, “Toplumda sınıf değiştirmenin kişinin davranışları üstündeki etkilerini ele aldım” diyecekti. Türkan Şoray ise yıllar sonra bu filmle ilgili olarak şunları söyledi: “Erksan’la ‘Acı Hayat’ gibi birkaç film daha niye yapmadım diye kendimi hiç affetmiyorum.”

 

Bu filmin ardından çektiği, 1963 yapımı Hülya Koçyiğit’in ilk filmi ‘Susuz Yaz’, Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ödülünü kazandı. Adaletsizliği, güç ilişkilerini ‘su hakkı’ gibi basit bir kavram etrafında inceleyen, hem sosyal düzenle hem de insan psikolojisiyle ilgili önemli gözlemleri olan bu film, Erksan’ın başyapıtlarından biri olarak karşılandı. Nitekim film çekilmesinden 45 yıl sonra, Martin Scorsese başkanlığındaki Dünya Sinema Vakfı tarafından Fatih Akın’ın girişimleriyle restore edildi ve 2008’de Cannes’ Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Koçyiğit, ileride Erksan’la ilgili olarak, “Sinema dilini ve tecrübesini iyi ki ilk defa böyle bir ustayla yaşamışım” diyecekti.

 

Değeri zaman geçtikçe anlaşılan ve en önemli filmlerinden birine dönüşen ‘Sevmek Zamanı’nı 1965’de yönetti. Suretine âşık olmak konusunu işleyen, başrollerini Müşfik Kenter ve Sema Özcan’ın paylaştığı, sisler altındaki sandal sahnesiyle akıllara kazınan film, Erksan’ın gerçeküstücülüğe yaklaşan anlayışıyla sinemanın başyapıtları arasına girdi.[15]

Son filmi ‘Kuyu’nun senaryosunu gazetedeki bir haberden yola çıkarak yazmıştı. Filmde belalısı tarafından kaçırılan bir kadının dramını anlatıyordu. Film sevmediği bir adama direnmeye çalışan kadın üzerinden “Kadın Sorunu”na odaklanıyordu.

 

* * * * *

 

“Metin Erksan’ın en güzel şiiri hangisiydi?”[16] sorusuna; yaşamı ve yarattıklarıyla tutturduğu düzeydi, yanıtını vererek; Uğur Vardan’ın altını çizdiği gerçekle noktalayalım Ona dair yazdıklarımızı:

 

“Vefatıyla birlikte basında hakkında çıkmış onca yazı, çizi, anı, anekdot, görüş vs... Bu bir vefanın ve kadir bilmişliğin ifadesi olsa gerek diye düşünüyorum. Amma velakin 7 Ağustos 2012 sabahı Lütfi Kırdar’daki son buluşmaya gelenlerin sayısı, bizi yeniden ‘gerçeğin çağrısı’yla buluşturuyor. Yaklaşık 200-250 kişi gelmiş vedalaşmaya… Sabahattin Çetin de bu manzarayı şöyle yorumladı: ‘Metin Erksan işte şimdi gerçekten öldü’...”[17]

 

18 Mayıs 2018 18:43:48, Çeşme Köyü.

 

N O T L A R

[*] Kaldıraç, No:206, Eylül 2018…

[1] Kurtuluş Kayalı, Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek, Tezkire Yay, 2004.

[2] “Erksan’ın Vasiyeti İçin Bakanlar Devrede”, Hürriyet, 6 Ağustos 2012, s.6.

[3] Sungu Çapan, “Sansürün Gazabına Uğradı”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[4] Güneş Özayten, “Öğrencisinin Gözünden Bir Sinema, Kültür ve Düşün Adamı: Metin Erksan”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.2.

[5] Kurtuluş Kayalı, Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek, Tezkire Yay, 2004.

[6] Metin Erksan, Sanat Olayı, No: 24, Mayıs 1984.

[7] “Erksan İçin Son Görev Yarın”, Radikal, 6 Ağustos 2012, s.32.

[8] Ezel Akay, “Karamanlı Huysuz İhtiyar ve Sopası”, Radikal, 8 Ağustos 2012, s.28-29.

[9] Ali Özgentürk, “Kendi Dilini Oluşturdu”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[10] Atilla Dorsay, “En Yaratıcı Yönetmen”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[11] Sadık Çelik, “Metin Erksan’ın Ardından”, Cumhuriyet, 11 Ağustos 2012, s.15.

[12] Selim İleri, “Metin Erksan’ın İçini Açan Söyleşi”, Hürriyet Kitap Sanat, Yıl:1, No:36, 27 Ekim 2017, s.8.

[13] Eyüp Can, “Bir İnsan Kaç Kez Ölür?”, Radikal, 7 Ağustos 2012, s.4.

[14] “Erksan’ın Vasiyeti İçin Bakanlar Devrede”, Hürriyet, 6 Ağustos 2012, s.6.

[15] Nil Kural, “Buruk Yaz”, Milliyet, 5 Ağustos 2012, s.7.

[16] Hakan Güngör, “Metin Erksan’ın En Güzel Şiiri Hangisiydi?”, Sanat ve Hayat, No:46/07, Bahar 2017, s.29-31

[17] Uğur Vardan, “Şimdi Gerçekten Öldü”, Radikal, 8 Ağustos 2012, s.31.

 

  Bu yazı 2900 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43