Temel DEMİRER

SANAT VE TİYATRO YA DA AŞK VE HAYAT[1]

Temel DEMİRER
  03-02-2024 11:53:00

TEMEL DEMİRER

 

"İnsan olduğunuzu hatırlayın.

Geriye kalan her şeyi unutsanız da olur."[2]

 

'Sanat ve Tiyatro ya da Aşk ve Hayat' insan(lık) varoluşuna mündemiçtir; sanatsız, tiyatrosuz ya da aşksız, hayatsız bir insan(lık) düşünülebilir mi? Tabii insan olmaktan çıkmamış ise!

İnsan olmak ve kalmak, kapitalist yabancılaşma yıkımının kollarında derinleşerek yaygınlaşan vahşet kesitinde bir Sisyphos çabasına dönüşmüşken; çıkışı(mızı) başkaldırımızı besleyen kanallarda/ kaynaklarda aramak zorundayız...

Belirtmem gerek: İnsan olmak ve kalmak, düşüncenin, iradenin, vicdanın gücüyle veya bunları olanaklı kılanlarla mümkündür. Malum Jean Paul Sartre'ın, "İnsan, uğrunda ölümü göze alabileceği bir şey bulmadığı müddetçe insan değildir," ifadesindeki üzeredir her şey...

Grigory Petrov'un, "Toplumun düşüncesi uykuda, cehalet zirvedeydi";[3] Fyodor Dostoyevski'nin, "Hiç insan öldürmediği hâlde, bir katilden daha cani insanlar gördüm, umudumuzu öldürenleri gördüm," deyişleriyle tarif ettiği hâlde insan(lık) yaşamak için geldiği dünyada yaşamadan ölüyor...

Evet, "- Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz?' dese herhâlde verecek cevap bulamayız,"[4] denilendir hatırlatmak istediğim...

Demem odur ki insan(lık)ı kendinden çaldığı derin yalnızlıkta "Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir."[5]

Bunu hayata geçirmenin kanallarından birisidir sanat ve aşk, tiyatro ve hayat...

O hâlde "Zamanımızın gerçek bireyleri, kitle kültürünün kof, şişkin kişilikleri değil, ele geçmemek ve ezilmemek için direnirken, acının ve alçalışın cehennemlerinden geçmiş fedailerdir"[6] gerçeğini unutmadan not edin lütfen Jack Kerouac'ın satırlarını:

"Benim ilgimi çeken insanlar deli olanlardır. Yaşamak için deli olan, konuşmak için deli olan, her şeye aynı anda ihtiras duyan, hiç bir zaman esnemeyen ya da sıradan bir şey söylemeyen..."

* * * * *

Yaşamak, konuşmak için "deli olan", her şeye aynı anda ihtiras duyan, hiç bir zaman esnemeyen ya da sıradan bir şey söylemeyen insan(lık)ı var eden sanat bir aşk; Turgut Uyar'ın, "bana seni hatırlatan,/ kıyıda köşede kalmış/ kimsesiz bir Fransız şarkısıdır," dizelerindeki tutkudur nihayetinde...

Evet, evet Eduardo Galeano'ya, "İlk öpücüğe ve ikinci kadeh şaraba kadar hepimiz ölümlüyüz," notunu düşürten "Amor Vincit Omnia/ Aşk her güçlüğü yener" ve "Amantium irae amoris integratio est/ Aşıkların öfkesi aşkı yeniden başlatır/ tazeler."

Gerçekten de Sigmund Freud'a, "Aşk insanı asilleştirir"; Thomas Mann'a, "Aşk güçlüdür, bir mucizedir, böyle gelir ve büyük mucizeler gerçekleştirir";[7] Halil Cibran'a, "Aşk, mevsimlerin yardımı olmadan büyüyüp açan tek çiçektir";[8] Oktay Akbal'a, "Aşksız bir insan nasıl yaşar, nasıl yer, nasıl dolaşır, neler düşünür diye merak ederdim"; Marcel Proust'a, "Aşk, bu varlığın kaplamış olduğu ve kaplayacağı uzam ve zamanın bütün noktalarına yayılmasıdır"; Robert Frost'a, "Aşk, dayanılmaz şekilde arzulanmayı dayanılmaz şekilde arzulamaktır," dedirten insani hâl yani "Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz 'etken ilgi'dir."[9]

Ve hepimiz ona, onunla anlamlanan sanata şimdilerde daha da çok muhtacız! Çünkü Bernard Stiegler'in altını çizdiği gibi, çağımız tam anlamıyla bir sevgisizlik (désamour) çağı...

Kapitalist yabancılaşmanın aşk ve sanatı tedavülden kaldırıp, metalaştırdığı tabloyu, olsa olsa, Bram Stoker'ın Dracula'sındaki gibi mutsuzluk ve şiddet kaplamıştır.

Şimdi çözüm aşk ve sanatın hakikâtine sarılarak, gerçekçi olmak ve imkânsızı istemektir.

Ve işte tam da bunun nedenle "Sanata sığınırız; hakikâtten ölmemek için, ama aynı zamanda hakikât ile yaşamak için..." der Jean-Luc Godard...

* * * * *

Albert Camus'nün, "İki şey var ki, yeryüzünde son insan kalıncaya dek yok olmayacak. Biri sanat, öteki isyan!" saptamasından kimsenin şüphesi olmamalı...

Kolay mı? Sanat her daim muhalif olduğu için iktidarları rahatsız etti, ediyor da. Yapısı/ doğası gereği hep böyle bir yerde duran; her zaman eleştirip, karşı çıkan, "Hayır" diyen sanat toplumun hafızası, vicdanı yani insan(lık)a ait her şeyidir...

Siyasetin yerkürede en sık kullandığı araçlardandır kültür-sanat; bilhassa da halkın en kolay manipüle edileceği araç olarak gören, popülizm yapan sağ politikacılar için... Sanatı iş âleminin ve iktidarların hizmetkârları gibi kullanmak bir yana, döndürülen çirkin dolapların bundan daha güzel paravanı olamazdı. Sanat kurumlarının içini boşaltarak, etrafı kıra döke yürütülen bu nobran siyaset, üstelik sağın doğal olarak en zayıf olduğu alanlardan birine işaret ediyordu. Memleketimizde de yıllardır kültür politikalarında şahit olduğumuz şey bundan muaf değilken;[10] Can Yücel'in, "Dilimizde akşamdan kalma bir küfür/ Salonlar piyasalar sanat seviciler/ Salonlar piyasalar sanat sevicileri, sanat sevicileri," dizeleri çok şeyi yeterince net açıklar...

Evet sanatçının derdi egemen rızanın inşası değil, doğanın ve insanın sürekli yeni bir formda yaratılması ya da yorumlanmasıyken; sanatçı "yalaka' olamaz"; olana da "sanatçı" denilemez![11]

Çürüten, yabancılaştıran kapitalist sistemde, "her koyun kendi bacağından asılır", "gemisini kurtaran kaptan"dır. Bu sistemde yetişen bireyin değerleri giderek yozlaşır, çürür. Komşularının yoksulluğu onu ilgilendirmez, maddi çıkarı için satmayacağı şey yoktur; dostlarını, ideallerini, hayallerini terk etmeye çoktan razıdır. Maddi imkânları ölçüsünde yaşam standartlarını geliştirmeye çalışır. Kimi aracının modelini, kimi telefonun modelini yenilemeyi hayatının amacı hâline getirir. Böylesi hedefler doğrultusunda kurgulanan hayatları idame edebilmek için tavizler art arda gelir. Dürüstlük, doğruluk, vicdan gibi kavramlar geçerliğini yitirir. Kimi rüşvet vererek gemisini yürütmeye çalışır, kimi rüşvet alarak zenginliğine zenginlik katmayı hedefler...

Bu talancı sistemi değiştirmek istiyorsak, değiştirilmesi gereken "insan(lık)"dır...

Peki, nasıl yapacağız? Akla hitap etmek yetmez; duygulara da hitap etmemiz gerekiyor. Eğitim sürecinin eksik yanlarını tamamlayacak, duygularımızı ve bilincimizi geliştirerek, olağan gördüğümüz şeylere başka bir gözle bakmamızı sağlayacak sanata ihtiyacımız var... İnsanlığımızı hatırlatacak, bireysel hırsın zavallılığını, toplumsal dayanışmanın gücünü gösterecek, bireyin ufkunu açacak sanata...

Dünyada olup bitenleri, tarihten alınacak dersleri, yeni düşünceleri insanlara sunarak onların duygu ve düşünce dünyasını geliştirecek sanata...

Farklı kültürlerin bir arada yaşamasının getirdiği zenginliği, kadın-erkek eşitliğinin erdemini, cehâletin, ırkçılığın, şovenizmin zararlarını gösteren sanata...

Sanatın gücünden yararlanmalıyız.[12] Tam da bunun için Pablo Picasso'nun, "Siz bir sanatçıyı ne sanıyorsunuz? Eğer bir ressamsa sadece gözleri olan, bir müzisyense sadece kulakları olan, bir şairse kalbinin her köşesinde sadece lir olan bir aptal mı? Tam tersine, dünyadaki ateşli, mutlu ya da korku verici olaylara karşı her an uyanık, bu gibi olayları yansıtmaya hep hazır siyasal bir varlıktır sanatçı. Tarafsız kalmak bahanesiyle, kendinizi yaşamdan nasıl koparabilirsiniz? Yaşantınıza böylesine çok şey katan diğer insanlarla ilgilenmemek nasıl mümkün olabilir? Hayır, resim evleri süslemek için yapılmaz. Düşmana karşı bir saldırı ve savunma aracıdır resim"...

Bernard Shaw'ın, "Sanat; davranışımızı, karakterimizi, adalet ve sempati hislerimizi rafine etmeli; kendi kendimizi tanımamızın, kendi kendimizi kontrol etmemizin, diğerleri için beslediğimiz saygı hislerimizin ve hareketlerimizin yücelmesine hizmet etmeli; bizi adiliğe, zulme, adaletsizliğe ve bayalığa tahammül etmeyecek şekilde geliştirmelidir"...

William Morris'in, "Sanatın en büyük düşmanı lükstür, sanat onun atmosferinde yaşayamaz"...

V. İ. Lenin'in, "Sanat, gerçekliğin pasif bir yansıması değil, aynı zamanda etkin bir biçimde yaratılmasıdır. Esas olan yansıtmak değil, yaratmaktır!" uyarıları daha yüksek sesle telaffuz edilmelidir!

Egemen düşünceye teslim olmuş piyasa sevicilerinin popüler sanat ve sanatçıları yaşadıkları dönemde burjuvazinin öne çıkardığı kişilerken; gerçek sanatçılar ise yapıtlarıyla tarih boyu anılanlar, unutulmayanlardır. Yapıtları kalıcıdır. Geçmiş ile gelecek arasında köprü görevi görürler. Yaratıcıdırlar, aşkla başkaldırırlar.

Çünkü sanat değişimlerin ivmesidir. Sanat hayal gücüdür. Üretkendir, aktarıcıdır, birikimdir. Harekete geçirendir. Daha iyiye ihtiyaç yaratandır. Kötüyü ve iyiyi, gerçeği ve hayali kavramaya, başka gözle görmeye vesiledir. Yorumlayandır. Gelişimin önünü açan, ilham ve cesaret verendir.

Kolay mı?

Sanat bir itirazı, bir karşı çıkışı, bir muhalifliği içerdiğinde anlam kazanır. Gerçek sanat güdüm kabul etmez, her türden yönlendirmeyi reddeder, çerçevelere sığmaz.

Nereden gelirse gelsin sanat güdüm kabul etmez, özü gereği, muhalif kimliğiyle; baskıya, zulme, sömürüye, yasakçı ve tekçi zihniyete karşı olmak durumundadır.

Sanatçı muhalif bir kimliktir. Eleştirendir, eleştirel bakış açısıyla bakmasını bilendir. Böyle bir bakış, sadece benimsemediği iktidarı değil, kendi dünya görüşüne yakın bir yapı iktidar olduğu zaman da yanlış gördüklerini eleştirmekten geri durmayan bir bakıştır. Bu sanatçının aydın kimliği ve kişiliğinden kaynaklı bir özelliktir.

Sanatı siyasetin dümen suyuna sürmeye çalışmak, siyasetin bir aracı olarak görmek de siyaseten sekter bir tutumdur. Sözün özü; sanatçının konumlanacağı yer iktidarın yanı değil, her zaman mazlum ve mağdurun yanı olmalıyken[13] John Berger'in uyarısını kulağa küpe edilmelidir:

 "Akademizm, sanatın toplumsal ve sanatsal nedenlerden ötürü, doğal olarak bir merkezden uzaklaşma ve çeşitlenme eğilimini sergilediği bir zamanda, sanatı konformist ve birörnek yapmak isteyen bir çabadır. Akademizm, bazı durumlarda ilerici görülebilir, ama sanat adına her zaman öldürücüdür."[14]

* * * * *

Ve nihayet hayatın tercümanı tiyatro meselesinde ise Muhsin Ertuğrul'un, "Fırın açmayan ülkede insanlar aç kalır ölür. Ama tiyatro açmayan bir ülkede insanlar ruhen aç kalır, birbirini öldürür," betimlemesi bugünümüzü anlatırken; 2019-2021 yılları arasında toplam 501 adet tiyatro salonu kapandı. 2021 itibarıyla toplam salon sayısı TÜİK verilerine göre 400 adet idi.[15]

Bir şey daha: Bağımsız tiyatrolara yardımlar 1982 dışında yıllardır hep 100 TL devlet tiyatrolarına verildiyse, 2 TL bağımsız tiyatroların toplamına verilmiştir![16]

Yani hayatımız boyut katan tiyatro, egemenlerce yok ediliyor, insan(lar) da ruhen aç bırakılıp, ölüme mahkûm kılınıyor!

* * * * *

Şimdi insan(lık) varoluşuna mündemiç 'Sanat ve Tiyatro ya da Aşk ve Hayat' için ruhumuzu öldüren kapitalist yabancılaşmaya "Dur" deyip; "Bu haşat olmuş yüzyıldan çıkmamız lazım."[17]

Bunun riskli olduğunu biliyorum!

Ancak unutulmamalı: "Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir."[18] Bu bir...

İkinci: "İnsanın kendisi, bir ülkü uğrunda ıstırap çekmez ve ölmezse korkun, çünkü bu tek nitelik, insanın temelidir ve bu tek nitelik, insanı evrendeki bütün öteki şeylerden ayırır."[19]

Üçüncüsü de Cemal Süreya'nın dizelerinde: "Öyle birini sevin ki;/ Yüreğinin solda attığını hissettirsin, kavgada yiğit olsun, devrimci olsun.../ Ekmeğini eşitçe bölüşebilsin yok olanlarla...

Öyle birini sevin ki;/ Geride duracağına, elini tutup en öne çıksın senin ile kalabalıklarda./ Tv başında yorum yapacağına, orada olmalıyız desin...

Öyle birini sevin ki;/ Umudu iki kişilik olsun, acıdığı için değil yardım etmek istediği için diz çöksün başkasının önünde./ Suyunu, ekmeğini paylaşsın

Öyle birini sevin ki;/ Direnmelisin desin, kavgadayız desin, umuduz biz, geleceğiz desin...

Öyle birini sevin ki;/ Nâzım'ın Piraye'sini kıskandırsın severken.../ Severken bütün devrimleri anımsatsın göğüs kafesinde!

Öyle birini sevin ki;/ sosyalizm koksun her sözü, henüz yazılmamış bir kitap gibi baksın gözleri...

Öyle birini sevin ki;/ Sigarasını içerken bütün ölü şairler utansın yazdıklarından,

Öyle birini sevin ki;/ Sen devrimcisin, yoldaşın olsun ömür boyunca! Her direnişte, her kavgada, yanı başında..."

O hâlde Bertolt Brecht'in, "Sanat, dünyayı yansıtan bir ayna değil dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiçtir," vurgusu güzergâhında aşk ve hayat için yaşasın sanat ve tiyatro!..

  

N O T L A R

[1] Çeşme'de 19-23 Temmuz 2023 tarihleri arasında düzenlenen 16. Türkiye Tiyatro Buluşması'nda yapılan konuşma... İnsancıl Dergisi, Yıl:33, No: 397, Ağustos 2023...

[2] Albert Einstein.

[3] Grigory Petrov, Beyaz Zambaklar Ülkesi, çev: Göke Bozkurt, Sayfa Yay., 2013.

[4] Sabahattin Ali, Değirmen, YKY,  2016, s.37.

[5] George Orwell, 1984, çev: Celal Üster, Can Yay., 2000.

[6] Max Horkheimer, Akıl Tutulması, çev: Orhan Koçak, Metis Yay., 2005, s.177

[7] Thomas Mann, Aldanan Kadın, çev: Esen Tezel, Can Yay., 2012, s.86.

[8] Halil Cibran, Kırık Kanatlar, çev: Ersan Devrim, Kaknüs Yay., 2002.

[9] Erich Fromm, Sevme Sanatı,  çev: Yurdanur Salman, De Yay., 1977.

[10] Murat Beşer, "Sağcının Kültürü-Sanatı-Sepeti (1)", Birgün, 23 Mart 2023, s.15.

[11] Kültür-Sanat ve Sermaye-İktidar, Derleyen: Sacit Hadi Akdede, Alfa Yay., 2023

[12] Vecdi Sayar, "Sanata Özgürlük Kurumlarına Özerklik", Birgün, 7 Mayıs 2023, s.13.

[13] Hicri İzgören, "Seçimde Sanatçı Tavrı", Yeni Yaşam, 25 Mayıs 2023, s.11.

[14] "Akademiler, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devletin araçları olarak kurulur. Görevleri de sanata, devlet siyasetine uygun biçimde yön vermektir; bu yön verme, keyfi bir dikta'yla değil, devlet görüşlerini yansıtan geleneksel sanatı devam ettirecek sanat kurallarını bir sistem olarak tespit etmekle yapılır. Bu ideoloji tutucu da olabilir, ilerici de. Fakat, bütün akademik düzenlerin değişmez özelliği, teoriyi yapılandan ayrı tutmasıdır. Her şey kuralla başlayıp kuralla biter." (John Berger, Sanat ve Devrim, çev: Bige Berker, Yankı Yay., 1974.)

[15] "Kapanan Tiyatro Salonları: 2019-2021"... https://www.kartostat.com/tiyatro-salon/

[16] Eda Köprü Yılmayan, "Sacit Hadi Akdede: Sanatçı Kimsenin Yalakası Olamaz", Birgün, 5 Nisan 2023, s.15.

[17] John Steinbeck, Cennetin Doğusu, çev: Derin Çizer-Ömür Candaş, Remzi Kitabevi, 2012.

[18] Antoine de Saint Exupéry, Küçük Prens, çev: Fahrettin Arslan, Hece Yay., 2004.

[19] John Steinbeck, Gazap Üzümleri, çev: Ergün İlgin,  Halk Yay., 1974.

 

 

  Bu yazı 8597 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 26.07.2026 20:02:36