Temel DEMİRER
  08-02-2024 18:00:00

ZORBAYA KARŞI AYAĞA KALKMA ÖZGÜRLÜĞÜ[*]

TEMEL DEMİRER

 

"Uğrunda yaşama mücadelesi vereceğim

hiçbir şeyim kalmadıktan sonra

bilgi, bilim, felsefe neye yarar?

Onursuz bir hayatın ne anlamı olur."[1]

 

i) Yaşamı, insan(lık)ın karşılıklı sorumluluk duygusu/ dayanışmasının biçimlendirmesi için, devrim(ciler) açısından sınıflı sömürücü iktidarın dayatmalarıyla asla uzlaşıl(a)maz.

ii) Devrim yaşamın meselesidir; o, insanın ufkunu açıp toplumsallaşmış mücadeleyi yaratan eşitlik hedefidir. "11. Tez"deki üzere "Gerçek"i değiştirmenin, sadece teorinin değil, cüretkâr eylemin, yani hayatın meselesi olduğu bir an olsun akıldan çıkartılmamalıdır.

iii) Bu uğurda mücadele veren "son insan"a dek başkaldırı asla yok olmayacaktır. Çünkü insan(lar) katledilse de, uğruna ölmeyi bildikleri sürece özgürlük hep gündemde kalacaktır. Yani despotların zulmüne inat, hiçbir şey kalıcı değildir; bilinçli, örgütlü, cüretkâr bir mücadele "olmazsa olmaz"ken.

iv) Elbette kıran kırana özellikleriyle sınıf(lar) mücadelesinde her şey mümkündür ve gerçek, bir örnekle açıklanamaz; "İyi şeylerin bozulması en kötü şeylerin ortaya çıkmasına neden olur," notundaki üzere David Hume'in.

Ayrıca zayıflık, korku, melankoli, cehalet zayıflığın; bilinç, umut, öfke, coşku, itiraz güçlülüğün kaynaklarıdır; "Reddetme özgürlüğü olmadığı sürece seçme özgürlüğü diye bir şey yoktur," diye uyarır David Hume.

Ancak örgütlü mücadelenin hayalleri/ hedefleri asla olanaksız değildir; hiçbir şey insan(lık)ın dünyayı değiştirmeye taraf olan hayal gücü kadar özgür olamaz.

v) Bir şey daha: Dünyayı değiştirme mücadelesinde dogma(lar) özgürlüğün düşmanları; insanları toptan "sevmek" yollu hümanizm ise imkânsızdır.

Sınıflı-sömürücü yerkürede sınıf gerçeğini konuşmak kadar zor, "sınıflar üstü" yalakalığı kadar kolay bir şey yokken; zenginlikleri ezilenlerin yoksulluğunu büyüten egemen sınıfın insan(cık)larını sevmek, anlamak, bağışlamak mümkün olabilir mi? Elbette asla!

Ayrıca çoğunluk açken, azınlığın her şeye sahip olması caniliği karşısında devreye giren ezilenlerin şiddetini, sömürücü devletin örgütlü şiddetinin doğurduğu da unutulmamalı.

vi) Malum: Ordular, polisler, mahkemeler ve hapishaneler kesintisiz biçimde insan(lar)ın sömürü düzenine uyumlaştırılması içindir.

Yasa(lar), egemen(lik) iradesinin dışavurumu; özel mülkiyet de olanaksız bir yanılgıdır. Bunun karşısında sadece eylemin önünü açıp, "yasalara" boyun eğmeyen düşüncelerin, değeri olmuştur; Friedrich Nietzsche'nin, "Yasa koyucu olmak daha yüceltilmiş bir tiranlık biçimidir," sözündeki üzere...

Söz konusu düzen(sizlik)de emeğin kurtuluşu mümkün değilken; davranışı devrimcileştirmeyen "bilgi" de nafiledir. Ve de tarihin tek değişmezi, her şeyin değiştiği hakikâti olduğu içindir ki, sınıf/ sömürü zorbalığı karşısında eşitlik, ancak burjuvalara rağmen sağlanabilir.

vii) Bu uğurda hayal kurmak ölümsüzleştirir kişiyi; toplumsallaştırılması gereken özgürleşme, sınıflı sömürücü dayatmalara itirazın cüretkâr bilinciyle başlar.

Kolay mı? İfade, ezenlerin duymak istemediklerini söylemek cüreti anlamına gelmiyorsa, hiçbir şey değilken; "Zorbalık karşısında duyarsız kalan bir toplum zehirlenmiş demektir," diye ekler Fyodor Dostoyevski.

Bu noktada unutulmaması gerekiyor: Sınıflı sömürücü iktidar koyun sürüsü gibi tekdüze, itaatkâr, itiraz etmeyen bir halka ihtiyaç duyar duymasına; oysa yerkürede tek bir köle kalmayana dek özgürlük/ eşitlik ol(a)maz.

Elbette emekçi insanların dayanışması, kapitalist yıkımın kanlı çizgilerini dünyanın ufkunda silecektir; Emma Goldman'ın, "El ele verin ve bu bozuk, hastalıklı sistemin yıkılmasına katkıda bulunun," ifadesindeki duruşla.

viii) Bunların kolay ve "kendiliğinden" olacağını zannetmek, elbette mümkün değil.

Devrim(cilik) bir yaşam biçimidir ve başkaldırının acıda/ cürette saklı olduğu bilinciyle hakikâte tutkuyla bağlanmayı, en önemlisi de, sadece yanıtları bulunabilen sorular sormakla yetinmemeyi gerektirir.

Onun içinde gemileri yakarak geri dönemeyenlerin; ölmeyi göze alabilenlerin düşünce ve davranışlarına muhtacız.

John Steinbeck'in, "İnsanlar ikiye ayrılırlar: Başkaları için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar," biçiminde formüle ettiği bir dünyaya dair, "İnsan olmak kolay değildir, hele ki 'insanca' yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!" notunu eklediği tabloda diktatör(ler), yönettiklerinden korkarlar; bu nedenledir ki insan(lık)ın, eşit ve özgür yaşayabilmesine yönelik umut tükenmemeli, aksine durmadan çoğaltılmalıdır...

ix) Kapitalist devletin, insan(lık)ı köleleştiren zorbalığı karanlıklarla el eleyken; eşitlikçi-özgürlük elzemdir; "Meyvelerin herkese ait olduğunu ve toprağın hiç kimseye ait olmadığını unutursanız bittiniz demektir," uyarısındaki üzere Jean-Jacques Rousseau'nun.

Özetle: Sömürücü iktidar, emeğin köleliğiyle oluşturulur; köleliğe itiraz ise toplumsal özgürlüğün de yolunu açar. Boyun eğmenin bittiği yerde sömürü de, zorbalık da sona erecektir; itaat sona erdiğinde iktidarın da sona erme sürecine gireceği gibi.

Söz konusu perspektifte, hangi nedenle olursa olsun, hiçbir şey kutsallaştırılmamalıdır. Çünkü "kutsal" insan(lık) için bir boyunduruktur; Max Stirner'in, "Devlet, kendi şiddetine hukuk, bireyinkine ise 'suç' adını verir," tanımındaki üzere.

Hayır, reformistlerin mucidi olduğu "kısmi özgürlük", özgürlük değildir, olamaz da. Hakikât emeğin özgürlüğüdür, hakikâtin ötesi yalandır ya da hiç...

x) Şikâyetçi bir dil, "iyilikten anlamaz ve iyilikbilmez"likle malûl nankör zihin yapısıyla, hayal gücünü devreye sokmadan yorumlayıp/ sunmak hiçbir şeye yaramaz.

Şüphe yok: İnsan(lık)ı köleleştirmek, onu katletmektir; "büyük" denilenler/ sanılanlar, ezilenler diz çöktüğü için böyledirler.

Ayağa kalmak gerek. Zorbalığı yenmektir özgürlük.

Ya zafer kazanacağız ya da sefalet çukurunda boğulacağız. Başka seçenek yoktur.

xi) Son söz de Sigmund Freud'dan: "Bir gün geriye dönüp baktığınızda, mücadele yıllarınız, sizin en güzel zamanlarınız olarak hatırlanacaktır." 

N O T L A R

[*] Kaldıraç Dergisi, No:270, Ocak 2024...

[1] August Strindberg.

 

  Bu yazı 2803 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 38 33 2 3 92 26 102 +66
2 Fenerbahçe 38 31 1 6 99 31 99 +68
3 Trabzonspor 38 21 13 4 69 50 67 +19
4 Başakşehir FK 38 18 13 7 57 43 61 +14
5 Kasımpaşa 38 16 14 8 62 65 56 -3
6 Beşiktaş 38 16 14 8 52 47 56 +5
7 Sivasspor 38 14 12 12 47 54 54 -7
8 Alanyaspor 38 12 10 16 53 50 52 +3
9 Çaykur Rizespor 38 14 16 8 48 58 50 -10
10 Antalyaspor 38 12 13 13 44 49 49 -5
11 Gaziantep FK 38 12 18 8 50 57 44 -7
12 Adana Demirspor 38 10 14 14 54 61 44 -7
13 Samsunspor 38 11 17 10 42 52 43 -10
14 Kayserispor 38 11 15 12 44 57 42 -13
15 Hatayspor 38 9 15 14 45 52 41 -7
16 Konyaspor 38 9 15 14 40 53 41 -13
17 MKE Ankaragücü 38 8 14 16 46 52 40 -6
18 Fatih Karagümrük 38 10 18 10 49 52 40 -3
19 Pendikspor 38 9 19 10 42 73 37 -31
20 İstanbulspor 38 4 27 7 27 80 16 -53
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 34 24 7 3 77 31 75 +46
2 Göztepe 34 21 6 7 60 20 70 +40
3 Sakaryaspor 34 17 8 9 50 35 60 +15
4 Bodrumspor 34 15 7 12 43 22 57 +21
5 Çorum FK 34 16 10 8 55 36 56 +19
6 Kocaelispor 34 16 11 7 48 41 55 +7
7 Boluspor 34 15 11 8 33 35 53 -2
8 Gençlerbirliği 34 13 9 12 39 33 51 +6
9 Bandırmaspor 34 13 10 11 49 32 50 +17
10 Erzurumspor FK 34 12 11 11 30 34 44 -4
11 Ümraniyespor 34 12 15 7 40 47 43 -7
12 Manisa FK 34 9 12 13 40 40 40 0
13 Keçiörengücü 34 10 14 10 34 43 40 -9
14 Adanaspor 34 11 17 6 28 45 39 -17
15 Şanlıurfaspor 34 9 14 11 32 37 38 -5
16 Tuzlaspor 34 9 14 11 35 47 38 -12
17 Altay 34 5 25 4 16 76 10 -60
18 Giresunspor 34 2 28 4 16 71 7 -55
Takım O G M B A Y P AV
1 Esenler Erokspor 36 26 5 5 83 29 83 +54
2 Van Spor FK 36 24 6 6 63 37 75 +26
3 Bucaspor 1928 36 21 5 10 54 25 73 +29
4 1461 Trabzon FK 36 21 6 9 71 39 72 +32
5 Ankaraspor 36 15 8 13 45 35 58 +10
6 Yeni Mersin İdman Yurdu 36 16 10 10 50 36 58 +14
7 Beyoğlu Yeniçarşıspor 36 15 14 7 47 38 52 +9
8 Karacabey Belediye Spor 36 13 11 12 43 37 51 +6
9 Ankara Demirspor 36 15 16 5 43 46 50 -3
10 Diyarbekir Spor 36 12 15 9 39 41 45 -2
11 Kırklarelispor 36 11 14 11 33 41 44 -8
12 Altınordu 36 10 13 13 45 39 43 +6
13 Hes İlaç Afyonspor 36 10 14 12 25 38 42 -13
14 Serik Belediyespor 36 10 16 10 29 45 40 -16
15 Nazilli Belediyespor 36 11 16 9 38 57 39 -19
16 Zonguldak Kömürspor 36 11 17 8 41 57 38 -16
17 Kırşehir Futbol SK 36 5 23 8 38 76 23 -38
18 Bursaspor 36 6 22 8 28 64 23 -36
19 Adıyaman FK 36 4 25 7 28 63 19 -35
Takım O G M B A Y P AV
1 Kepezspor FAŞ 28 22 2 4 67 18 70 +49
2 Aliağa Futbol A.Ş. 28 19 0 9 60 18 66 +42
3 Ayvalıkgücü Belediyespor 28 15 6 7 40 25 52 +15
4 52 Orduspor FK 28 14 7 7 40 28 49 +12
5 İnegöl Kafkas GK 28 13 7 8 37 30 47 +7
6 Edirnespor 28 13 10 5 45 28 44 +17
7 Mardin 1969 Spor 28 12 11 5 40 34 41 +6
8 K.Çekmece Sinopspor 28 10 10 8 41 31 38 +10
9 Karabük İdmanyurdu Spor 28 10 13 5 27 44 35 -17
10 Artvin Hopaspor 28 9 12 7 33 29 34 +4
11 Talasgücü Belediyespor 28 10 14 4 34 45 34 -11
12 Kırıkkalegücü FK 28 8 15 5 31 42 29 -11
13 Gümüşhanespor 28 4 14 10 25 49 22 -24
14 Malatya Arguvanspor 28 3 21 4 21 57 13 -36
15 Tarsus İdman Yurdu 28 2 22 4 20 83 10 -63
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 09/08/2024 Alanyaspor vs Eyüpspor
 09/08/2024 Antalyaspor vs Göztepe
 09/08/2024 Bodrum FK vs Gaziantep FK
 09/08/2024 Çaykur Rizespor vs Başakşehir FK
 09/08/2024 Fenerbahçe vs Adana Demirspor
 09/08/2024 Galatasaray vs Hatayspor
 09/08/2024 Kasımpaşa vs Konyaspor
 09/08/2024 Samsunspor vs Beşiktaş
 09/08/2024 Sivasspor vs Trabzonspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/05/2024 Kocaelispor 0 - 2 Sakaryaspor
 11/05/2024 Erzurumspor FK 0 - 4 Eyüpspor
 11/05/2024 Boluspor 2 - 1 Çorum FK
 11/05/2024 Göztepe 1 - 1 Bodrum FK
 11/05/2024 Adanaspor 1 - 0 Bandırmaspor
 11/05/2024 Tuzlaspor 1 - 1 Gençlerbirliği
 11/05/2024 Şanlıurfaspor 2 - 0 Manisa FK
 10/05/2024 Giresunspor 1 - 2 Ümraniyespor
 10/05/2024 Keçiörengücü 1 - 1 Altay
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI