Temel DEMİRER

ÖRNEKLERİYLE -OLMASI GEREKEN- AYKIRI[*]

Temel DEMİRER
  27-12-2020 19:13:00

TEMEL DEMİRER

 

"Bağımsız ve özgür ol! Bir asi ol!

Bir asi kimseye bağımlı değildir.

O kendi eşsizliğine saygı duyar."[1]

 

Çok önceleri Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin, "Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir ülkü edinen çok az. Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor: 'Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?' (...) İnsanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı. Herkes, yarın sabah çekip gidecekleri bir handaymış gibi yaşıyor. Herkes kendini düşünüyor. Kendisi kapabileceği kadar kapsın, geride kalanlar isterse açlıktan, soğuktan ölsün, vız geliyor,"[2] diye tarif ettiği hâli -çok sonraları- bugün(ümüz)de yaş(atıl)ıyoruz.

Ütopyalara sırt dönüp, başkaldırıya "Elveda" diyerek aykırıya düşmanlaş(tır)ılmış (rezalet) bir tablo bu.

"Olağan" (denilene) teslim olmuş -ütopyasız, başkaldırısız!- bu bataklıkta insan olmak (ve kalmak) fiilinin büyük hüneri, aykırı yaşamayı göze almaktır.

 "Olağan" (denilenin) ahlâki varsaydıkları, kendi ayıp ve kusurlarını ortaya koyan teslimiyetten başka bir şey değilken; sadece "Hayır" diyerek, gerçekten aykırı olabilirsiniz.[3]

Kolay mı? Yalan (ile yanlış)ın orta yerinde doğru, her zaman aykırıdır.

Aykırı olmak, "olağan" (denilenin) yüklerinden kurtulmaktır; küçük başlasa da büyük düşünüp, davranmaktır.

Doğrularından ödün vermeyenlerin beli bükülse de başı dik durur. Malum aykırı farklı olmak, farklı düşünmek cüretidir.

Aykırı, "olağan" (denilenin) binlerce hâline "Hayır" demekken; duruşunuzda aykırıya mündemiç tutku yoksa daha baştan yeniksiniz, hemen pes edersiniz.

Daha yaşanılabilir bir dünya için hayatta dik durmayı başarmak, egemene kafa tutmak devrimci olmaktır; "Ütopya neden bütün devrimci hareketlerin bir koşuludur? Çünkü az çok toplumsal bilincin içinde gömülü olan çokça tarihsel deneyim bize, şimdi erişilemez olan amaçlara, henüz erişilemez durumdayken telaffuz edilmedikleri hâlde, asla ulaşılamayacağını söyler. Belirli bir anda olanaksız olan şey, ancak olanaksız olduğu bir zamanda ifade edilerek olanaklı hâle gelebilir... Bir ütopyanın varlığı, onun sonunda bir ütopya olmaktan çıkmasının gerekli bir şartıdır," diyen Leszek Kolakowski'nin saptamasına ekler Yaşar Kemal:

"İnsanlar her şeye, her şeye başkaldırmalı... İnsanlar böyle uyudukça, böyle zulüm altında inlemeyi kabul ettikçe insanlığın bir sinekten ne farkı olur, eğer en küçük bir haksızlığa, bir zulme başkaldırmayı akıl etmezlerse, insanlık bundan böyle daha da beter hâle düşecektir... İnsan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun, kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak..."[4]

Tam da bunun için Şêrko Bêkes'in, "Çok şeyler var ki çürürler, unutulur, ölürler./ Saltanat tahtı, tacı, asası gibi./ Oysa bazı şeyler var ne çürürler, ne unutulur ne de ölürler,/ Charlie Chaplin'in şapkası, bastonu, ayakkabısı gibi," dizelerindeki aykırıya daha fazla muhtacız bugünlerde.

Hani Yılmaz Güney'in, "Ne kemik uğruna köpek olduk, nede menfaat uğruna çakal. Biz hayatımız boyunca hep dik durduk..."

Charles Bukowski'nin, "Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez. Ama yalnız ve dik durmak için, gerçekten çok şey gerekir..."

Stefano E. d'Anna'nın, "Dik dur ve hiç bir yere yaslanma! Kesinlikle kimsenin seni yorgun, ya da bitkin görmesine izin verme!"

Marcus Aurelius'ün, "Dimdik durmalısın, başkaları seni ayakta tutmasın," diye tarif ettiği türden ve bunu yaşama geçirenlerden mülhem...

 

TESLİM ALINAMAYAN CÜRET

 

Aykırı diz çök(ertile)meyen, teslim alın(a)mayan cürettir: Hallac-ı Mansur, Giordano Bruno, Metin Kurt gibi...

Görüşleri dönemin iktidarını ve (iktidar ile dirsek temasındaki) ilahiyat çevrelerini zorlayan Hallac-ı Mansur; mahkeme sözünde, davasından -asılsa, çarmıha gerilse, eli ayağı kesilse de- asla ve asla dönmeyeceğini haykıran bir cürettir.

"İnsanlar neden bu cennet dünyayı önce cehenneme çevirir ve sonra cennete gitmek için uğraşır?" sorunu dillendiren Hallac-ı Mansur, "Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir," uyarısıyla boyun eğdirilemeyenlerdendir.

Tıpkı İtalyan düşünür, matematikçi, ozan Giordano Bruno (1548-1600) gibi...

17 Şubat 1600'da Engizisyon'un "kararı" ile bilimsel düşüncelerinden ötürü Roma'daki meydanda - dili koparıldıktan sonra- yakılarak katledilen O, döneminin en cesur felsefe insanı ve özgürlük savunucusuydu.

Sekiz yıl boyunca işkence görmesine karşın görüşlerinden vazgeçmeyen Giordano Bruno'nun yakılıp, yok edildiği sanılan o yerde bugün anıtı yükselir ve meydanın adı da 'Çiçek Tarlası/ Campo de Fiori'dir

Kolay mı?

"Evren sonsuzdur..."

"Zaman her şeyi alır ve her şeyi verir..."

"Halkın çoğunluğu ona inansın inanmasın, gerçek değişmez..."

"Yaşamı ben de çok seviyorum; fakat gerçeklerim bunun üstündedir..."

"Ne gördüğüm gerçeği gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım..."

"Bilgisizliğin azgınlığına karşı savaştım. İnanın ki dünya ihtiyaçları ya da öz saygı için bu acıya katlanmıyorum..."

"Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz," diye haykıran bir cüretti, meydan okumaydı O...

"Meydan okuma" deyince Metin Kurt'u hatırlamamak mümkün mü?

"... 'Atılan her gol emekçinin kalesine atılan goldür,' diyen Onu dinlerken, ardında 20 senelik bir inceleme, düşünmenin yattığını bilmek lazım. 'Maç esnasında, sahadayken, tribündeki herkesin duyacağı tek bir cümle söyle' denseydi ona, tüm taraftarlara 'gelmeyin buraya' derdi," sözleriyle anıyor onu, Metin Kurt'un yakın arkadaşlarından Veysel Atayman.[5]

Galatasaray'dan ayrılma kararını verip, başka bir takıma daha büyük paralara transfer olabilecekken Kayserispor'u neden seçtiğini soran 'Milliyet Gazetesi'nden Nezih Alkış'a, "Maddi koşullar ötesinde beni fikirlerimle beraber istediler," yanıtını veren Metin Kurt ekler:

"Haklı bir davada tükürdüğümü yalayarak, Galatasaray'daki egemen olan çevrelere yaranarak Galatasaray'da kalmak, Galatasaray'a ve boğazımdaki lokmanın sahibi sayın sporseverlere ihanetten başka bir şey değildir."

Metin Kurt denince akla ilk gelen, "Futbol borsada değil arsada güzel", "Atılan her gol emekçinin kalesine" sözleriyken; "Oyunla spor aynı şey değildir. Örneğin, günümüzde sporların kralı (!) olarak bilinen futbolu ele alacak olursak; puan verme, gol averajı, kümeden düşme, kümeden çıkma vb. kurallar, futbol oyununda bulunmayan dış kurallardır. İşte futbol oyununun bu dış kurallar içine girerek kurumsallaşması futbol sporunu yani rantı oluşturur," derdi.

Paranın, şöhretin egemenliğince teslim alınamayan bir cüretti Onun ki...

 

DİK DURAN POLİTİKA

 

11 Eylül 1973 sabahı Şili'de "Akbabaların Günü"ydü.

Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger'in, ABD Başkanı Richard Nixon'a notunda, "Eğer Şili'deki kaynakların yeniden dağılımı konusunda başarılı olursa, diğer ülkeler de aynı şeyi yapar," uyarısının devreye soktuğu darbeyle Şili'nin en karanlık dönemini başlatıyordu.

Karşılarında sosyalist Başkan Salvador Allende vardı.

Hani "Bu koşullarda, sözlerim sadece işçilere: Teslim olmayacağım! Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim. Ve onlara, binlerce Şililinin tertemiz vicdanına serptiğimiz tohumların kuruyup gitmeyeceğinden şüphem olmadığını söyleyeceğim. Güçleri var, bizi ezebilirler. Ancak toplumsal dönüşümler ne suçla ne de güçle bastırılabilir. Tarih bizimdir, tarihi toplumlar yapar."

"Bunlar benim son sözlerim. Fedakârlığımın boşuna olmadığından eminim. Sonunda, en azından, suçu, alçaklığı ve ihaneti cezalandıracak bir ahlâk dersi olacak."

En son cümleleri buydu onun. José Martí'nin dizelerini hatırlatıyor bize hep: "Varsın hainleri gizlesinler soğuk bir taş altında/ Dürüstçe yaşadım ben, karşılığında/ Yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.

Elinde Fidel'in hediyesi Klaşinkof ile son radyo konuşmasında halka seslenen Salvador Allende, başkanlık sarayı bombalanarak darbeciler tarafından işgal edildiğinde, canlı ele geçirilemedi.

Son anda bile düşmanlarına büyük bir ahlâki ders veren Onun ölümü, kendisine bildirildiğinde cunta şefi Pinochet'nin tepkisi, "Cesedini bir tabuta koyun ve ailesiyle beraber Küba'ya gönderin, herifin ölüsü bile bize problem çıkarıyor," olmuştu.

Gerçekten de öyle. Ölüsü bile 'problem' oldu dünyadaki bütün faşistler için...

Çünkü O, yoksulların başkanıydı; aykırıydı...

Nelson Mandela gibi...

"Ben, tüm insanların uyum ve eşit fırsatlara sahip şekilde beraberce yaşadığı, demokratik ve özgür bir toplum idealini benimsedim. Bu, uğrunda yaşamak ve ulaşmak istediğim idealdir ama gerektiğinde bunun uğrunda ölürüm de," diyen O, tarihe damgasını vuranlardandı.

"Mücadele", "Barış", "Özgürlük", "Eşitlik", "Adalet" deyince hemencecik anımsananlardandı.

Yaşama, insanlığa kattığı değerlerle yerkürenin onurlarından, yani umuda can suyu olanlardı.

Mücadeleyle, zorluk, yoksulluk ve hapislerle geçen bir ömür onunki...

27 yılını demir parmaklıklar arasında geçirdikten sonra artan dış baskılar sonucu 11 Şubat 1990'da serbest bırakıldı.

Güney Afrika'da Madiba ismiyle anılan Mandela, anti-sömürgeci ve ırkçılıkla mücadelenin sembollerinden olurken; hepimize şunları öğretti:

"Ben bir komünist değilim ama söylemeliyim ki; bizi onlardan başka da anlayan olmadı..."

"Mücadele benim hayatımdır..."

"Büyük bir tepeyi aştığında insanın bulacağı şey; daha aşılacak çok tepenin olduğudur..."

"Cesur insan korku hissetmeyen değil, korkusunu fetheden insandır..."

"Tercihleriniz umutlarınızı yansıtsın, korkularınızı değil..."

"Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar..."

"Yapılana dek, her zaman imkânsız gözükür..."

"Kadınlar bütün baskı ve zulüm zincirlerinden kurtulmadıkça özgürlükten bahsedilemez..."

"Önemli olan teninin rengi değil, değerlerinin rengidir..."

"Hiç kimse ten renginden, geçmişinden ya da dininden dolayı bir diğerinden nefret ederek dünyaya gelmez..."

"Biz beyazlara karşı değiliz, beyazların üstünlüğüne karşıyız..."

"Özgür olmak, sadece birisinin zincirlerini kırması değildir. Ancak başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır..."

"Özgürlüğün kolay yolu yoktur. Çoğumuz arzularımıza ulaşmak için ölümün gölgesindeki vadiden tekrar tekrar geçmek zorundayız..."

"Özgürlüğün amacı onu başkaları için yaratmaktır..."

"Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Vicdanınızı satmayın yeter..."

Ve ısrarın, vazgeçmeyişin Türkçesi yani "İnsanın her davranışı ve düşüncesi, toplum içinde, toplumla birlikte, toplum için ve toplum olarak yaşamaktır," diyen Dr. Hikmet Kıvılcımlı...

 O, "Tarafsızlık bizim harcımız değil," vurgusuyla komünistler için bir düşünce davranış öğretmenidir.

Kolay mı?

"Kimseden proletarya doğruluğu ve yoldaşlığı dışında hiçbir şey beklemedik. Kimsenin de bizden başka şey istemesine göz yummadık..."

"Görev başında ömür merdiveninin son basamaklarına geldik. Kimsenin kara yahut mavi yahut yeşil, elâ gözü için yaşamadık..."

"Yeryüzünde en çok tartışılan bir sözcük varsa, o da sosyalizmdir..."

"Tarihin yörüngesi, en ufak ikircikliğe yer bırakmayacak ölçüde işçi sınıfının yörüngesine girmiştir..."

"İnsanlık bir adım geri, iki adım ileri de olsa, izafî olarak, her seferinde azıcık daha yol alarak, modern medeniyet basamağına doğru yükselir..."

 "Düşündüğü gibi yaşamak için güreşmeyen aydın, uşaktır..."

 "Parti kurmak turşu kurmaya benzemez," uyarıları güncelliğini taşıyan O; dik durmanın abidelerindendir...

Tıpkı Mihri Belli gibi...

Marksist-Leninist düşünce ve devrimci eylemlerle 1936'da iktisat okumaya gittiği Amerika'da tanıştı; Yunanistan iç savaşında, partizanların safında tabur komutanlığına kadar yükseldi "Kapetan Kemal". İki kez ağır şekilde yaralandı.

Mücadele dolu yıllarda, 12 Mart 1971 muhtırasının ardından yakalanmamak için yurt dışına çıktı. Bir süre Filistin Kurtuluş Örgütü'nün konuğu oldu.

7 Nisan 1979'da bir faşistin suikast girişiminde maruz kaldı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra, yine yurt dışına çıktı. Bir süre Ortadoğu'da kaldı.

Toplam 11 sene hapis, 18 sene zorunlu sürgün yaşayan Belli'yi 16 Ağustos 2011'de yitirdik.[6]

El özet O, "Dare a Cesare quel che è di Cesare/ Sezar'ın hakkı Sezar'a" dedirten hakikâtiyle "Devrimin Gezgin Şövalyesi"ydi.[7]

Sonra "Kişiler hakkında nasıl mı karar vereceksin? Hayatlarına bakarak. Bir insan, yaşadığı hayatın insanıdır." "Eğer bir şey yapılacaksa, onu iyi yapmak gerekir." "Sosyalist doğulmaz sosyalist yaşanır," diyen Behice Boran...

77 yıllık yaşamında O, "Hafızanın Onuru",[8] "İşçi Sınıfının Sosyoloğuydu",[9] örgütlü mücadeleydi...

"Boran toplumunu aydınlatmak ve değiştirmek için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği sorusunun yanıtını sosyolojide değil Marksizm'de bulmuştu. Kazanmaya başladığı sınıfsal bakış açısı onu neyin nasıl yapılması gerektiği konusunda aydınlatmıştı. Sonraları Lenin'i okuduğunda fikirle eylem arasındaki ilişkiyi, pratikte neyin nasıl yapılması gerektiğini kavramaya başladı. Artık Boran'a göre bir fikir sahibi olmak demek, o fikri hayata geçirmek demekti."[10]

Şu uyarıların takipçisi oldu her daim:

"İşçi sınıfı bu bilgileri, mücadele deneyimlerini, iktidar için gerekli yetenekleri ancak politik düzeyde örgütlenerek, partileşerek kazanabilir. Kendi bağımsız partisi aracılığıyla ancak iktidar olabilir ve iktidarda kalıp işleri yürütebilir..."[11]

"Toplumlar, tarihlerindeki gelişme ve ilerleme atılışlarının doruk noktalarından geçerek, bu doruk noktaları birbirine katışıp birikerek sosyalist çizgiye ve sosyalizm aşamasına gelirler..."

"Kurtuluş mücadele ile sağlanır boyun eğerek değil. Kurtuluş tek tek olmayacaktır. Hep birlikte kurtulacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Hep birlikte kazanacağız..."

"Kadın hareketi sınıf mücadelesiyle bütünleştirilmelidir..."

"İşçilerin kaybedeceği hiçbir şey yok, kazanacağı çok şey vardır. Dünyanın her memleketinde işçi sınıfı ileriliğin ve gelişmenin savunucusu olmuştur..."

"İşçi sınıfının mücadele ufku, ücret, ikramiye, kıdem tazminatı, referandum gibi ekonomik sorunlarla sınırlanmamalıdır..."

"İktidar şu partiye değil de, bu partiye sadece oy vermekle gerçekleşmez. İşçi sınıfımızın kendisi iktidar hazırlanmalıdır..."

Özetle "O yüzünü salt Türkiye'ye dönmemiş, 'Selam Türkiye'nin ve dünyanın aydınlık geleceğine' söylemiyle politik yaklaşımına evrensel bir boyut getirmişti."[12]

 

AYDIN(LATAN)LAR

 

"Farklı okumalara"[13] açık İbn-i Haldun yapıtlarıyla özellikle de 'Mukaddime'siyle önemlidir.

"İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur," diyen İbn-i Haldun'un sosyolojiye, siyaset bilimine "asabiye teorisi"yle[14] katkıları ile Karl Marx arasında "paralellik" kurulurken; 'Mukaddime' çevirmeni Zakir Kadiri Oğan, önsözde "Onun mülke ve sermayeye saygılı bir sosyalist olduğu iddiasını yazıya geçiriyor"ken;[15] gerçekten de önemli bir âlimdir İbn-i Haldun.

"Siyasal İslâm emperyalizmin baş işbirlikçisidir," diyen Samir Amin de çağının "İbn-i Haldun"larındandı...

O, "geleceğin her zaman açık olduğunu" savunanlardandı; "Analizimi ve önermelerimi üzerine kurduğum çelişki diyalektiği, 'geleceğin her zaman açık' olduğu, 'tarihin kendisinden önce tarihin yasalarının' olmadığı ve geleceğin henüz yaşanmamış olduğu anlamına gelir,"[16] derdi.

Karl Marx'ın, "Dünyayı anlamak yeterli değildir asıl olan onu değiştirmektir" tezine sahip çıkarken de "inşa etmek" için yola çıkanların yanı sıra, hepimize görev düştüğünü vurguluyor, "daha mütevazı biçimde bilincimiz elverdiği ölçüde kendisine katkı sunmak istediğimiz bir gelecek hayalini" savunuyordu.

Hepimizi hayata çağıran bu iyimserliğin kaynağında kapitalizmin geldiği aşamayı iyi bilmek yatıyordu. "Çağdaş kapitalizm, artık yalnızca bir sömürü ve emeğin bastırılması rejimi değildir, insanlığın düşmanı hâline gelmiş durumdadır," diyen Samir Amin, olumlu hiçbir yanı kalmayan, çürümüşlüğü birikimin yıkıcı boyutları tarafından belirlenen kapitalizmin gününü doldurmuş olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini savundu hep.[17]

Gerçekten de "6 yaşında, annemle arabadaydım, arabadan inince benim yaşımda yoksul giyimli, neredeyse ayakları çıplak bir çocuk gördüm, çöpü karıştırıyordu.

  Bu yazı 10081 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43