Temel DEMİRER

HUKUK(SUZLUK) "ADALET" Mİ(DİR)?!

Temel DEMİRER
  29-12-2024 13:03:00

TEMEL DEMİRER

 

"Devlet, kendi şiddetine 'hukuk'

bireyinkine ise 'suç' adını verir."[1]

 

"Hukuk mu?" sorusuna verilen mutad yanıt, "Haec sunt praecepta iuris: Honeste vivere, neminem laedere, suum cuique tribuere." Yani "Hukukun emirleri şunlardır: Şerefli yaşamak, kimseye zarar vermemek, herkese kendisinin olanı vermek"tir![2]

Ancak Jack London'ın, "Bütün bu kitaplar bana ne öğretir, bilir misiniz? Yasa başka şey, hak, adalet başka şey," vurgusu eşliğinde bu "yanıt"ın "es" geçtiği; George Bernard Shaw'ın, "Bir başkanın yurttaşını öldürmesine idam, bir yurttaşın başkanını öldürmesine suikast diyoruz"; Bertolt Brecht'in, "Yasa tek bir amaç için yapılmıştır. Onu anlamayanların veya çıplak sefalet yüzünden ona uymaktan alıkonulanların sömürülmesi için"; Friedrich Schiller'in, "Dünyayı haksızlık yönetiyor, adalet yalnız sahnede var"; Anatole France'ın, "Hukuk, o görkemli eşitçiliğiyle; köprü altında yatmayı, dilenmeyi ve ekmek çalmayı yoksula da zengine de yasaklar"; Eduardo Galeano'nun, "Adalet de tıpkı yılanlar gibi, yalnızca çıplak ayaklıları ısırıyor,"[3] satırlarıyla ifade ettikleri hakikâttir...

Örneğin "Burjuva hukuku, sömürülenler dâhil herkes tarafından tanınan yerleşik bir fiili olgudur. Artık ne bilmek hakkına ne de egemenlik hakkına gerekçe aramak söz konusu değildir. Sadece ve düpedüz yerleşik iktidarı organize etmek ve bu organizasyondan ve koruduğu sömürüden, kâr oranlarının düşme eğilimine karşı mücadelenin çarelerini çıkarmak söz konusudur"[4] ki,[5] bu da Thomas More'un, yüzyıllar önceki saptamasını doğrular:[6]

"Emin olun, hastalıkları tedavi etmedikçe, hırsızlığın önünü almak için uyguladığınız adaletle övünmenizin bir anlamı yok."[7] "Toplum her insana eşit bir güven sağlamadığı sürece bir insanı para çaldığı için öldürmek doğru değildir."[8]

* * * * *

O hâlde konuyla bağıntısı bağlamında girizgâhta altını çizdiklerimize ilişkin olarak, "adalet" kavramı üzerine konuşalım.

Öncelikle "adalet", "adaletsizlik"i kabullenen bir kavramdır; ve "adaletsizlik" yok edildiğinde "adalet"e de ihtiyaç kalmayacaktır.

Siz bakmayın Solon'un, "Adaleti ödül beklemeden yerine getir"; Hz. İsa'nın, "Sadece dindar olmak yetmez, adil olmak da gerekir"; Hz. Muhammed'in, "Bir saatlik adalet, yetmiş yıllık nafile ibadetin yerini tutar"; Maurice Maeterlinck'in, "Adalet akıldan doğar, ama iyilik bilgelikten gelir"; Sigmund Freud'ün, "Medeniyetin ilk şartı adalettir"; Ömer Hayyam'ın, "Adalet evrenin vicdanıdır"; Sadi Şirazi'nin, "Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış insanın susuzluğunu gidermeye yetmez"; Platon'un, "Adalet ve ilim, bütün faziletlerin prensibidir." "Adalet, insanın kendi üzerine düşeni yapmasıdır"; Euripides'in, "Adalet, karanlıkta bile görebilir"; Anatole France'ın, "Adalet ancak hakikâtten, saadet de ancak adaletten doğabilir"; Blaise Pascal'ın, "Güçten yoksun adalet düşkündür; adaletten yoksun güç ise zorba." "Adalet ve kuvvet bir araya getirilmeli; öyle ki, adil olan kuvvetli, kuvvetli olan da adil olabilsin," biçimindeki genellemelere...

Sınıflı sömürücü yaşam böylesi genellemelerle açıklanması mümkün ol(a)mayacak kadar somuttur.

Aurelius Augustinus'un, "Adalet olmayınca devlet büyük bir çeteden başka nedir ki?" betimlemesiyle maruf sınıflı sömürücü yapılarda adalet, ezilenler indinde her zaman rötar yapan bir trene benzer.

Michel de Montaigne'nın, "Adaletin olmadığı yerde ahlâk da yoktur,"[9] saptamasının müthiş bir değer arz ettiği böylesi yapılarda adaletsizliği yıkmadan adaletten söz edilemez.

Kaldı ki toplumsal ölçekte ezilenler için adaletin ölçüsü yasalar değil, gerçekler ve vicdandır. Çünkü ne kadar yüksekte olursa olsun, yasalar insan(lık)dan yüksekte değildir ve olmamalıdır da.

Albert Camus'nün, "Adalet olmadan düzen olmaz," ilkesinden hareketle, adaletin olmadığı yapılarda, beşeri manada değer verecek hiçbir şey kalmaz; Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'in, "Suç, beraberinde adaleti ve yasaları getirdi; adalet ise, giyotini..."[10] tarifindeki üzere...

Adaletsizliğin yasalarına boyun eğenler, ezilmeye, değersizleşmeye, kötü muameleye maruz kalmaya göz yumanlardır; oysa çözüm, "Adaletsizlik nihayete erdirilsin, isterse kıyamet kopsun!" tutumudur.

Adaletsizliği onun kurbanları olmadan ortadan kaldırmak imkânsızken; o ya nihayete erdirilir, ya da bu durumun yaratacağı felâket hiçbir şekilde düzeltilemez.

Özetle: Kapitalizm koşullarında "Adalet, bir imkânsızlık deneyimidir; imkânsızlığın deneyimidir," Jacques Derrida'nın altını çizdiği üzere...

* * * * *

"İyi de yasalar/hukuk" mu?

Evet, "Kanunlar adalet için vardır. Doğru olanın yanında olmakla övünür. Ama kim bilir kaç kanun, adaletsizlik için kullanılmıştır!";[11] hem de "Nullum crimen sine lege/ Kanun yoksa suç da yoktur; kanunsuz suç olmaz" ve "Nulla poena sine lege/ Kanunsuz ceza olmaz; kanun yoksa ceza da yoktur," ilkeleri çiğnenerek...

"Kanunlar daima egemenliğin verdiği kibri kırmalıdır,"[12] uyarısına rağmen; yasalar, büyük sineklerin geçtiği ve küçüklerinin yakalandığı örümcek ağlarından başka bir şey ol(a)mamıştır. Çünkü nihayetinde kanunları yapan da, uygulayan da, çiğneyen de egemenlerdir...

Pyotr Kropotkin'in, "Hukukun insan saygısına dair bir iddiası yoktur. Uygarlaştırıcı bir misyonu yoktur; tek amacı sömürüyü korumaktır." "Yasalar adalet duygusunu geliştirmemiştir, onu mahvetmiştir"; Ursula Le Guin'in, "Bir hırsız yaratmak için, bir sahip yaratın; suç yaratmak istiyorsanız, yasalar koyun"; Emma Goldman'ın, "Yarım düzine yumurta çaldığım için hapishaneye kapatıldım. Milyonları soyan bakanlar onurlandırılıyorlar"; Charles Dickens'in, "Yasanın insana işkence etmesi ağır bir ceza bence"; Anatole France'ın, "Ah kardeş, kanunları gördünüz ya! Bir milletin temsilcileri bir baskıcının çatısı altında oturmamalılar!"; François de la Rochefoucauld'un, "Çoğu insandaki adalet aşkı, kendisinin haksızlığa uğrayabileceği korkusundan bir şey değildir"; Hannah Arendt'in, "Yasalar insanı bir zerrecik olsun daha adil hâle getirmedi. Hatta yasalara duyulan saygı nedeniyle, iyi niyetli insanlar bile her gün adaletsizliğin aleti oluyor." "Haksız yasalar vardır. Onlara memnuniyetle itaat mi edelim, yoksa değiştirme çabasına mı girelim?" ifadelerindeki üzere...

Hayır! Ferdinand II'a maledilen, "Kral olmasına kralım, bunda kuşku yok ama, her aklıma geleni de yapamam ya..." sözleri kocaman bir yalandan başka bir şey değildir; tıpkı Ulpianus'un, "Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek," sözleri gibi...

Hukuk(suzluk), sınıflı sömürücü iktidarın egemenlik/ soygun araçlarındandır; ve malum üzere "Olağanüstü hâlin hukuk için taşıdığı anlam mucizenin ilahiyat için taşıdığı anlama benzer ve egemen olağanüstü hâle karar veren"dir.[13] Bu nedenledir ki, "Mevcut hukuk, kendisine meydan okuyanlar üzerinde şiddet uygulayarak kendini yeniden onaylar. Ama tam da bu şiddettir ki hukuktaki çürümüş bir şeyleri açığa çıkarır," der Walter Benjamin!

* * * * *

"İnsan onuru, hukukun koruduğu en yüce değerlerden biridir. Kişi özgürlüğü, insan onurunun ayrılmaz parçasıdır,"[14] gibi aslı olmayan şeyleri bir kenara bırakarak ilerlersek, meselenin şu olduğunu da görebiliriz:

"Hukukun dilsel kökeni 'lex'tir ('legere'; yorumlamak). Peki hukuku kim yorumlayabilir? Ve kim yaratabilir?"[15] Elbette egemen sınıf; bu da demektir ki egemeni ve yorumlayanı olmayan "genel" bir hukuk yoktur; çünkü, "Hukukun formalizmi, ancak hukukun kendisinde zorunlu olarak bulunmayan tanımlanmış içeriklere uygulandığı ölçüde anlamlıdır. Bu içerikler üretim ilişkileri ve bu ilişkilerin etkileridir."[16]

Modern devlet, güç kullanma tekelini elinde tutan otorite olarak, hukuk, siyaset, sosyoloji ve psikoloji başta olmak üzere tüm bilim dallarının yardımı ile bireylerin ve tüm toplumun yaşamını belirleyen ve yöneten bir siyasal model olmuştur. Michel Foucault da bu hâli, "Tahakkümü garantileyen en önemli birliktelik, bilgi/ iktidar birlikteliğidir," biçiminde tanımlar. Devlet otoritesi ya da bunu elinde tutan siyasal iktidar, her şeye nüfuz eder. Bunu güç kullanmanın tüm araçlarına dayanarak yapar.

Michel Foucault bu durumu, "İktidar sadece bireylere müdahaleyi değil aynı zamanda kendilerine ilişkin kurallar koymak suretiyle müdahale yetkisini meşrulaştırır. Bu yeni meşrulaştırma biçiminde iktidar, hak ve adalet kavramları arasında belirlenen yapılanmada devletin de kurallar ile sınırlanmış olduğu bir ilişkiden söz edilir," diye betimler.

Bunun sonucunda iktidar "yasal cezalandırma mekanizmalarının yalnızca ihlâllere değil, aynı zamanda bireylere de müdahale etmelerini meşrulaştırmak, yalnızca bireylerin değil kendilerinin ne olduklarına ve ne olacaklarına, ne olabileceklerine de müdahale etmelerini meşrulaştırmak" olanağına kavuşur. Bu bir tahakküm modelidir. Bu modelde toplumsal talep, hakikât ve rıza üretilir; Hannah Arendt'in, "Hakikât söylemleri olmadan iktidar işletilemez," ifadesindeki üzere...

"Burjuva hukuk(suzluğ)u" işte tam da bunun için vardır. Ve en önemlisi de, kapitalist hukuk(suzluk) adalet bekleyen ezilenlere Sisyphos'a verilen cezayı kesilmiştir. Yani onlar o en ağır kayayı yüklenip Sisypos kadar bile yukarı taşıyamadan, sürekli olumsuz müdahalelerle düşürüp, yeniden yüklenip yola çıkanlardır.

Özetle kapitalizmde adalet bir imkânsızlıktır; Aristoteles'in, "Nikomakhos'a Ahlâk" başlıklı yapıtında adaleti; "erdemin bir bölümü değil, bütünü", karşıtı olan adaletsizliği de "kötülüğün bir bölümü değil, bütünü" şeklinde tanımladığı antagonistik zıtlıkta...[17]

Bunların böyle olduğunun canlı kanıtı coğrafyamızdır; eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yargıcı Rıza Türmen, "Hukuk, muhalifleri cezalandırma aracı oldu" derken,[18] Salim Şen, "Hukukun bittiği yer"[19] gerçeğini hatırlatıp; Yücel Sayman ise "Hukuktan kopup despotizmin zirvesine ilerleyen serüven"e[20] dikkat çekiyor.

"Düşman ceza hukuku"na[21] yaslanan uygulamalarla maruf coğrafyamızda üretilen "milli yargı" söylemine dair Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz' değerlendirmeleri de şöyle:

"İktidarın milli yargı söylemi yaşadığımız birçok olaydan da gördüğümüz üzere hukukun herkese eşit uygulanmayacağının meşrulaştırılması anlamına gelebilir. Rejim kendine tehdit gördüğü her şeyi ufalamaya çalışıyor. Yargının önüne getirilecek 'milli' kelimesini ise hukuku, yapmaya niyetlendikleri yeni anayasayı kendi gelecekleri için tasarlarken buna kılıf olarak kullanıyorlar. Ancak bunun anlamı bir anlamda otoriterleşmeyi sürdüren rejimin faşizan bir yargı kanunu çabası."[22]

* * * * *

Toparlarsak: Sınıflı sömürücü toplumların hukuk(suzluk) gerçeği estetize edilmiş yalan(lar)la paketlenemez...

Hukukun temel ilkelerinden biri 'Adalet Tanrıçası Themis'in gözleri bağlı olması ve hukukçuların giydiği cübbenin düğmesi ve cebi olmamasıdır... derler! İnanalım mı?

"Hukuk, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür. Ahlâk ise insanın doğuştan sahip olduğu veya sonradan kazandığı bir takım tutum ve davranışların tümü olarak tanımlanır. Hukukla ahlâk arasında ilişki insanla kurulur. Hukuk toplumsal bir kurumdur. Hukukçular, hukuk ile ahlâkın birbirinden ayrılamayacağını savunurlar,"[23] diyorlar! Ciddiye alalım mı?

"Hukukun temel işlevlerinden biri ve belki de en önemlisi adaleti dağıtmaktır."[24]

"Hukuk, yaşam güvencesidir... Siyasal amaçların aracı asla değildir."[25]

"Hukuk, toplumsal ve kişisel yaşam düzeninin bilimsel güvencesidir."[26]

"Adalet yaşam aydınlığı ve güvencesidir, önünde bulut olmaz."[27]

"Adalet yaşam güneşidir. İnsan varlığının en sağlıklı güvencesi adalettir."[28]

"Hak ve hukukun kaynağı ve dayanağı olan adalet, özgürlük ve esenliğin güvencesidir. Yaşamı aydınlık ve düzen içinde tutan anlayış ve güçtür."[29]

"Uygar toplumlarda insan ilişkileri başta olmak üzere toplumsal düzeni sağlayan yaptırımları içeren kurallar hukuk düzenlemeleridir... Bu düzeni sağlayan bilim dalı hukuktur. İnsanlık için en etkin yaptırım odağı olan hukuk, toplumsal yaşamın kan damarıdır."[30]

"Yargı için yansızlık, duyarlık ve güven en yaşamsal koşullardır."[31]

"Yargı görevinin tartışılmaz özelliği, adalet kavramının benzersiz ve eşsiz değerini yaşama geçirmek işleminden gelmektedir. Yargı, vicdan terazisinin en duyarlı olduğu görev alanıdır,"[32] diyebilenler uzayda mı yaşıyorlar?

"Hukuk diye helvadan put yapmışsınız, acıkınca yiyorsunuz," diyen Selçuk Kozağaçlı ne kadar haklı, değil mi?

 

N O T L A R

[*] Kaldıraç Dergisi, No:281, Aralık 2024...

[1] Max Stirner.

[2] Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, Hukukta Latince Teknik Terimler Özlü Sözler, 2004.

[3] Eduardo Galeano, Tepetaklak-Tersine Dünya Okulu, çev: Bülent Kale, Çitlembik Yay., 2004

[4] Louis Althusser, Felsefede Marksist Olmak, çev: İsmet Birkan, Can Yay., 2018, s.120.

[5] Geçmişte DGM ve Tariş direnişlerini yaşayan, 12 Mart'ların, 12 Eylül'lerin içinden süzülüp gelen bizim kuşağımızla, bugünkü kuşakların deneyimlerini ortaklaştırmasının yararlı olacağına inanıyoruz.

Demokrasi mücadelesi için önemli derslerle dolu olan DGM direnişini, kısaca anımsayalım ve anımsatalım. 1970'li yıllarda, dünyadaki gelişmelere koşut olarak hızla örgütlenen ve giderek güçlenen emek hareketi, DİSK'i nicelik ve nitelik olarak çok etkin bir konuma getirmişti. Bundan rahatsızlık duyan dönemin siyasal iktidarı, hem emek hareketini ve hem de toplumsal muhalefeti sindirebilmek amacıyla, olağanüstü mahkemeler olan DGM'leri gündeme getirdi.

İşte işçiler, emekçiler, yurtseverler, bu antidemokratik mahkemelerin yasalaşmasına karşı çıktılar. Toplumsal muhalefetin ve halkın geniş kesiminin desteğini alan DİSK, bütün ülkede direnişe geçti. 16 Eylül'de başlayıp 20 Eylül'e kadar süren direniş başarıyla sonuçlandı. DGM yasası engellendi. (Mehmet Şakir Örs, "DGM'ler ve Demokrasi Mücadelesi", "Cumhuriyet, 17 Eylül 2015, s.18.)

[6] "Utopialıların başka uluslarda en çok ayıpladıkları şeylerden biri, sayısız hukuk kitabının ve yorumların bile yetmeyişidir. Bir insanın, ya okuyamayacağı kadar çok, ya da anlayamayacağı kadar karmaşık ve karanlık yasalarla bağlanmasını, hak ve adalete aykırı bulurlar. Herkesin kendi davasını savunmasını, avukatın söyleyeceklerini doğrudan doğruya yargıca söylenmesini daha doğru bulurlar." (Thomas More, Ütopya, çev: Sabahattin Eyyüpoğlu-Vedat Günyol-Mina Urgan, İş Bankası Kültür Yay., 2006, s.78.) "Orada hiçbir yargıç insana tepeden bakmaz, insanda korku uyandırmaz." (Thomas More, Ütopya, çev: Sabahattin Eyyüpoğlu-Vedat Günyol-Mina Urgan, İş Bankası Kültür Yay., 2006, s.78.)

[7] Thomas More, Ütopya, çev: Sabahattin Eyyüpoğlu-Vedat Günyol-Mina Urgan, İş Bankası Kültür Yay., 2006, s.70.

[8] Thomas More, Ütopya, çev: Sabahattin Eyyüpoğlu-Vedat Günyol-Mina Urgan, İş Bankası Kültür Yay., 2006, s.35

[9] Michel de Montaigne, Denemeler, çev: Sabahattin Eyüboğlu, Cem Yayınevi, 1984.

[10] Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Gülünç Bir Adamın Düşü, Çev: Hazal Yalın, Helikopter Yay., 2016.

[11] Shiro Hamao, Şeytanın Çırağı, çev: Nilay Çalşimşek, İthaki, 2021.

[12] Montesquieu, Kanunların Ruhu Üzerine, çev: Berna Günen, İş Bankası Kültür Yay., 2017.

[13] Carl Schmitt, Siyasi İlahiyat, çev: A. Emre Zeybekoğlu, Dost Yay., 2010.

[14] Enver Kumbasar, "Yargının Çığlığı ve İnsan Onuru", Cumhuriyet, 2 Aralık 2023, s.2.

[15] Javier Sáez, "Hukuk"... https://www.hukukkritik.com/projects/hukuk

[16] Nina Power, "Althusser: Hukuk, Polis ve Özne"... https://www.hukukkritik.com/projects/althusser%3A-hukuk%2C-polis-ve-%C3%B6zne

[17] Aristoteles, Nikomakhos'a Ahlâk, çev: Furkan Akderin, Say Yay., 2014.

[18] Zehra Özdilek, "İfade Özgürlüğü Vurgusu", Cumhuriyet, 6 Nisan 2021, s.5.

[19] Salim Şen, "Anayasal Hukuk Devleti mi? Otoriter Şahıs Devleti mi?", Cumhuriyet, 6 Nisan 2021, s.2.

[20] Yücel Sayman, "Terörle Mücadele Yasası ve Hukuk", Evrensel, 4 Nisan 2021, s.4.

[21] Alman Hukukçu Prof. Dr. Günther Jacobs tarafından tanımlanan düşman ceza hukuku, ülke vatandaşları ile ülke vatandaşı olmayan, düşman kabul edilen teröristlere ve muhaliflere karşı farklı uygulanan bir ceza hukuku ve yargılama sistemidir. Düşman ceza hukukunda, masumiyet karinesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, savunma hakkı, tabii hâkim ilkesi, yargı bağımsızlığı, kanıtların yasallığı, silahların eşitliği, orantılılık ilkesi gibi ilkeler yok sayılır.

[22] "... 'Milli' Yargıda Halka Adalet Yok", Birgün, 7 Eylül 2024, s.7.

[23] Erol Türk, "Hukuk ve Ahlâk İlişkisi", Cumhuriyet, 9 Haziran 2022, s.2.

[24] Ali Yılmaz Gürkan, "Hukuk Ne İçin Var", Cumhuriyet, 21 Ağustos 2023, s.2.

[25] Yekta Güngör Özden, "Hukuk", Sözcü, 17 Kasım 2022, s.12.

[26] Yekta Güngör Özden, "Hukuksuz Kalmak", Sözcü, 28 Haziran 2021, s.14.

[27] Yekta Güngör Özden, "Adalet Özlemi", Sözcü, 12 Ocak 2023, s.12.

[28] Yekta Güngör Özden, "Adalet! Adalet!", Sözcü, 5 Ocak 2023, s.12.

[29] Yekta Güngör Özden, "Adalet En Etkin Yaşam Güvencesidir", Sözcü, 1 Kasım 2021, s.12.

[30] Yekta Güngör Özden, "Hukuksuz En Yoğun Karanlık", Sözcü, 26 Ağustos 2021, s.14.

[31] Yekta Güngör Özden, "Hukuksal Yanlış", Sözcü, 14 Haziran 2021, s.14.

[32] Yekta Güngör Özden, "Yargı Görevinin Özelliği", Sözcü, 1 Mart 2021, s.12.

  

 

  Bu yazı 12601 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43