Temel DEMİRER

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ[*]

Temel DEMİRER
  19-06-2021 08:50:00

TEMEL DEMİRER

 

"İnsan hakkı olarak özgürlük,

insanın insana bağlılığına değil,

tersine insanın insandan ayrılışına dayanır."[1]

 

"Kolluğun Kötü Muamelesi, Ayrımcılığa, Cinsiyet Eşitsizliğine, Yaşama Hakkı ve Temel İnsan Hakları İhlâlleri", vb'leri meselesine dair ilk saptamam: Özgür ol(a)mayanların, hiçbir hakkı ol(a)madığı; yani haklarına sahip çıkabilmenin bir özgürlük eylemi olduğu/ olması gerektiği yönündedir. Çünkü, "İnsanın temel özgürlüğü, yaşamını daha iyi kılma özgürlüğüdür," diye uyarır hepimizi Bertolt Brecht!

İş bu nedenle de "hak(sızlık)lar" meselesinde konuşurken; "İnsanın acı çektiği her konu, insan hakkı"[2] ile hakların gaspı mekanizmasından söz etmek "olmazsa olmaz"dır.

O hâlde, hak(sız)lar başlıklı bir irdelemenin devletin/ iktidarın eleştirel değerlendirilmesinden başka anlamı yoktur ve olmamalıdır da.

Kolay mı?

'Uluslararası Af Örgütü' ile 'MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin 'İnsan Hakları Algısı Araştırması'na göre, nüfusun yüzde 82.1'inin, "temel hak ve özgürlüklerin ihlâl edildiği"ni ifade ettiği[3] tabloda yapılması gerekeni şöyle tarif eder Michel Foucault:

"Bizimki gibi bir toplumda asıl siyasi görev, hem tarafsız hem de bağımsız görünen kurumların işleyişini eleştirmek, onların üzerinden her zaman belirsiz bir şekilde uygulanan siyasal şiddetin maskesini düşürmektir. Ki böylece onlara karşı savaşabilmek mümkün olsun."[4]

* * * * *

Şimdi burada Karl Marx'ın, "Şayet şeylerin dış görünüşü ile özü aynı olsaydı, bütün bilim gereksiz bir şey olurdu," uyarısı eşliğinde kısa bir devlet parantezi açmak gerekiyor.

Emma Goldman'ın, "Devlet, hiç aksamadan vergi ödeyen bir makineye, hiç açık vermeyen bir hazineye ve iki duvar arasındaki düz çizgide mahcup bir şekilde yürüyen bir koyun sürüsü gibi monoton, itaatkâr, renksiz, ruhsuz bir halka ihtiyaç duyar," diye tarif ettiği tabloda Max Weber'in tanımıyla "Meşru şiddet tekelini elinde bulunduran tek aygıt" devlettir.[5] Şiddet tekelinin meşruiyetinin kaynak ve dayanakları devletten devlete, toplumdan topluma, güçlünün kim ve nasıl olduğuna göre değişirken; modern devlette şiddet daimidir.[6]

Zygmunt Bauman için de "Modern uygarlığın şiddet içermeyen karakteri tam bir yanılsamadır. Daha doğrusu onun, kendini kandırma ve kendini ilahlaştırmasının; kısacası, onun meşrulaştırıcı mitinin ayrılmaz bir parçasıdır."[7]

Michel Foucault da 'Hapishanenin Doğuşu'nda devletin modern ceza yöntemlerine başvurmasının bir nedeni olarak, o döneme kadar uygulanan ceza sistemlerinin suçlulardan daha vahşice yöntemler barındırması olduğuna dikkat çeker.[8]

Hasılı devlet şiddet tekelini elinde tutarken; şiddet tekelinin meşruiyetinden vazgeçmeye çağırmak, aslında modern devletin iflasına, dolayısıyla devletsizliğe davet anlamına gelebilir.

Bir zamanlar Süleyman Demirel'in "Devlet gerektiğinde rutinin dışına çıkar" lafı artık istisna değil. Türkiye'de devleti temsil edenler bir süredir hukuk dışılığı dışa vurmaktan çekinmiyor. Bu, "devleti kalıcı kılma" refleksinin bitip "kendi varlığını sürdürme" ihtiyacının öne geçtiğini gösterir.

Aslı sorulursa Jacques Vergès'in, "Devlet güçlü olduğu sürece adalet gerçekten bir devlet meselesidir; ama buhran içine düşmeye görsün, yeniden büyük harfli oluveren Adalet'e hesap vermek zorunda kalır,"[9] deyişini anımsatan tabloya eklenmesi gereken, Vittorio Alfiereri'nin, "Suçu toplum hazırlar birey işler" diye tanımladığı gerçektir.

"İyi de hukuk" mu?

Mihail Aleksandroviç Bakunin'in, "Hukuk iktidarın fahişesidir"; Pyotr  Kropotkin'in, "Yasalar adalet duygusunu geliştirmemiştir, onu mahvetmiştir"; Michel de Montaigne'in, "Adaletin yasalarında bile mutlaka adaletsiz bir taraf vardır"; Max Stirner'in, "Devlet, kendi şiddetine hukuk; bireyinkine ise suç adını verir," saptamaları soru(n)un yanıtıdır.

Friedrich Nietzsche'nin, "Bütün canavarların en soğuğuna devlet denir... 'Ben ulusum, milletim ben' işte böyle bağırır o soğuk canavar... Devlet, o heybetli eşitliğinde zengine de fakire de ekmek çalmayı ve köprü altında yaşamayı yasaklayan bir kurumdur,"[10] biçiminde tanımladığı baskı aygıtı örgütlü terördür; Thomas Hobbes'a göre, "Ejderha"dır; egemen(ler)in "tek meşru şiddet uygulayıcısıdır"!

Bir sınıfın diğerini ezmek için kullandığı aygıttır.

'Komünist Manifesto'daki sade anlatımla, "Modern devlet iktidarı tüm burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir kuruldan başka bir şey değil"ken;[11] Max Weber'in deyişiyle de, "Belli bir kara parçası üzerinde fiziksel gücü meşru olarak kullanma tekeli"nden hareket edendir.

Bu tanımların anlamı kabaca şudur: Bir kanunu ihlâl edersen, polis gelip seni bir güzel coplayabilir. Ama polis kanunu ihlâl ederse sen onu coplayamazsın. En fazla mahkemeye verirsin. Ama mahkemeyi kazansan da yine coplayamazsın. Ama ertesi gün tekrar kusurlu bir iş yaparsan o seni yine coplayabilir. Ama sen onu yine de coplayamazsın...

Devlet deyince; "Sonuçta korunması gerekenin birey, halk, tebaa, vatandaş değil, devlet olduğu fikri egemen olmuş. Yani karşımızda çağlar boyunca berkitilmiş, meşrulaştırılmış ve içselleştirilmiş bir 'kutsal devlet'[12] fikri var. Bir şey kutsal olunca da ona dokunanın canı yanar"ken;[13] egemen sınıfın[14] "hukuk devleti" yalanları ardına gizlenmek istediği devlet gerçeği budur; böyledir!

* * * * *

Devlet olduğu için insan hak(sızlık)ları varken; birey hak ve özgürlüklerinin en önemlisi olan "yaşam hakkı" yakın çağların ürünüdür.

Bu hak, ilk ve ortaçağlarda pek ciddiye alınan bir şey değildi. Bir hak olarak görüldüğü yerlerde ise hâkim sınıfların hakkıydı. Köleci toplumda, köle sahiplerinin yaşam hakkı vardı ama kölelerin yoktu. Ortaçağ'da derebeylerinin, asillerin tekelindeydi bu hak. Doğu'da da sultanların, şahların, padişahların iki dudağının arasındaydı çoğu kişinin yaşam hakkı...

Söz konusu hak, dünyada sırasıyla 1215 Magna Carta, 1628 ve 1689 İngiliz Haklar Bildirisi, 1776 Virginia İnsan Hakları Bildirisi ile defalarca gündeme geldi. İlginçtir, 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde[15] özgürlük, mülkiyet ve güvenlik gibi haklar sayılmasına rağmen yaşama hakkına açıkça değinilmemişti.

Yaşam hakkı en çok yönetenlerin haksızlıkları ve adaletsizlikleri karşısında yönetilenlerin başkaldırma, ayaklanma, devrim gibi aktif, sivil itaatsizlik gibi pasif yöntemlerle direnme hakkını kullanarak korunduğundan şüphe yoktur.

En genel anlatımla insan hakları, insanı insan yapan, dokunulmaması, vazgeçilmemesi gereken etik değerlerdir. Bu haklar; insanın değerini ve onurunu korur. İnsanın, insanca yaşaması için gerekli, zorunlu koşulları ifade eder.

İnsanın insan olmaktan kaynaklanan gereksinimlerini karşılamaya yönelik, maddi ve manevi varlığını korumayı, geliştirmeyi hedef edinen en temel değerlerdir.

İnsan haklarının kaynağı, insan doğası ve bu doğanın özünde var olan insan(lık) onurudur. Yani, insan hakları "evrenseldir.

Tam da bunun için Amin Maalouf , "Yeryüzündeki hiçbir halk kölelik, despotluk, zorbalık, cahillik, karanlıkçılık için ya da kadınların köle olması için yaratılmamıştır. Bu temel gerçeklik ne zaman yadsınsa, insanlığa ihanet edilmiş olur, kendine ihanet edilmiş olur,"[16] derken; insan hakları konusundaki ilerlemeler, egemen güçlerin hoşgörüsü ile değil ama toplumsal kesimlerin kendi haklarını elde etmek için verdikleri mücadelelerle sağlanabilmiştir.

Evet insan hakları mücadelesinde Magna Carta'nın açtığı çığırda adım adım yol alındı.

"Hak ve adaleti hiç kimseye satmayacağız, kimseden adaleti esirgemeyeceğiz, adaleti geciktirmeyeceğiz," diyen Magna Carta mutlak otoriteye karşı uzun savaşımının ilk meyvesiyken; 1688 İngiliz Devrimi'ne, 1789 Fransız İhtilali'ne, 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ne, 1917 Rus Devrimi'ne esin kaynağı olduğundan söz edilebilir

Daha sonra da "Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler," diyen 10 Aralık 1948'de BM'nin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edildi. Bildirge ile insanın sahip olduğu onur ve değerin insan haklarının kaynağı ve bu hakların evrensel olduğu fikri temel alındı. Ancak "Bugün, dünyada ve Türkiye'de Evrensel Bildirge'de yer alan hak ve özgürlüklere dayalı bir düzenin kurulduğunu söylemek, maalesef mümkün değildir."[17]

* * * * *

Doğaldır ki insan(lık)ın gelişme tarihi, çok önemli bir boyutuyla, insanın özgürleşmesi tarihidir. İnsan haklarıyla ilgili ulusal ve uluslararası bildiriler, aslında, insanın özgürleşmesinin belgeleridir. İnsan hakları bildirilerinin ülkelerin katılımıyla ortak bir sözleşmeye dönüşmesi ise oldukça yakın yılların ürünüdür. Bunlardan Türkiye'nin taraf olduğu ikisi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (1948) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi' (1953) olsa da; 28 Kasım 2019'da 'Din Şûrası'ndaki konuşmasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan şunları diyebilmektedir: 

"Ticaretten beşeri münasebetlere, eğitim öğretimden evliliğe, temizlikten kılık kıyafete, yaşantının her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz"...

"İslâm bize göre değil, biz İslâma göre hareket edeceğiz. Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz."

Bu ifadeler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile hiç uyuşmayıp, tam tersi çelişirken; sadece 2017 yılında 18 bin 507 hak ihlâli yaşandığı[18] coğrafyamızda ne hak kaldı ne hukuk...[19]

Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, 11 yılda cinayetler altı, yaralamalar yaklaşık beş, cinsel suçlar ise 10 kat arttı...[20]

Ayrıca İHD ve TİHV insan hakları karnesine göre, Türkiye insan hakları konusunda "sınıfta kaldı". Hak savunucuları, "Ağır hak ihlâlleri yaşanıyor... İnsan hakları araçsallaştırılmış durumda... İhlâller ile mücadele edenlerin bile kıskaca alındığı bir dönem,"den[21] geçtiğimize işaret ederken; şimdi zindana kapatılan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun, "Devletin baskıları ne kadar artsa da toplum demokrasi ve hukuk yolunda ilerleyecek. Ben son tahlilde çok karamsar değilim. Eskiden insan haklarını görmeyenler bunu görecek ve önü açılacak. Bugünde bu zulüm yapanlar yarın mutlaka hesap verecek. Ama gökten de zembille hiçbir şey inmeyecek bu, insanların mücadelesi ile olacak,"[22] saptaması anımsanmalı!

* * * * *

Diyeceklerimi tamamlıyorum: İnsan hak(sızlık)ları mücadelesi, onu gerekli kılan devlet şiddetine karşı tavır alan bir özgürlük mücadelesidir.

Bu uğurda Fidel Castro'nun, "Bir katilin, bir hırsızın başbakan olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek," sözlerini kulağımıza küpe ederek; "Başkalarını özgürleştirebilmek için, önce kendimizi özgürleştirmeliyiz."[23]

 

24 Mayıs 2021 16:36:19, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Görüş 21, Haziran 2021...

[1] Karl Marx.

[2] Metin Peker, "İnsan ve Dünya Hakları", Cumhuriyet, 10 Aralık 2019, s.2.

[3] "Yüzde 82: İnsan Hakları İhlâl Ediliyor", Yeni Yaşam, 11 Aralık 2019, s.5.

[4] Michel Foucault-Noam Chomsky, İnsan Doğası: İktidara Karşı Adalet, Noam Chomsky ile Michel Foucault Tartışıyor, çev: Tuncay Birkan, bgst Yay., 2012, s.44.

[5] Max Weber, Toplumsal ve Ekonomik Örgütlenme Kuramı, Cem Yay., 2014, s.98.

[6] Bkz: Temel Demirer, Terör Ne? Terörist Kim? (ABD Emperyalizmi ve Latin Amerika), Cilt:1 (Kolektif), Ütopya Yayınevi, 2000... Temel Demirer, Terör Ne? Terörist Kim? (Avrupa Asya ve Ortadoğu), Cilt:2 (Kolektif), Ütopya Yayınevi, 2000... Temel Demirer, Küreselleşme ve Terör (Terör Kavramı ve Gerçeği) I. Kitap (Kolektif), Ütopya Yayınevi, 2001... Temel Demirer, Küreselleşme ve Terör (Terörizm, Saldırganlık, Savaş) II. Kitap (Kolektif), Ütopya Yayınevi, 2001... Temel Demirer, "Devlet, Siyasal 'Suç', Hukuk(suzluk) ve Terör(ist)", Newroz, Yıl:7, No:247, 23 Şubat 2014...Temel Demirer, "Terörün Analizi", Almanak: 2004 Analizleri, Sosyal Araştırmalar Vakfı Yay., Kasım 2005... Temel Demirer, "Terör", Kavramlar Sözlüğü-Söylem ve Gerçek, Özgür Üniversite Kitaplığı: 54, Maki Yay., 2005...

[7] Zygmunt Bauman, Modernite ve Holocaust, çev: Süha Sertabiboğlu, Versus Kitap, 2007.

[8] Michel Foucault, Hapishanenin Doğuşu, çev: Mehmet Ali Kılıçbay, İmge Kitabevi, 2001.

[9] Jacques Vergès, Savunma Saldırıyor, çev: Vivet Kanetti, Metis Kitap, 4. Basım, 2013.

[10] Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt, çev: Mustafa Bahar, İskele Yay., 2009.

[11] Karl Marx-Friedrich Engels, Komünist Manifesto ve Komünizmin İlkeleri, çev: Muzaffer Erdost, Sol Yay., 1976.

[12] "Diyalektik felsefe karşısında hiçbir şey sonal, mutlak, kutsal değildir; bu felsefe, her şeyin geçici karakterini ve her şeydeki geçici karakteri ortaya çıkarır ve onun karşısında, kesintisiz oluş ve yok oluş sürecinden başka hiçbir şey yürürlükte kalamaz." (Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, çev: Sevim Belli, Sol Yay., 1976, s.13.)

[13] Ayşe Hür, "Leviathan'a Karşı Savaşı", Radikal, 16 Mart 2014, s.22-23.

[14] "Egemen sınıfın düşünceleri her çağda egemen düşünceler olmuştur. Yani toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda toplumun egemen entelektüel gücüdür. Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda zihinsel üretim araçlarını da kontrol eder. Öylesine ki, genel olarak konuşursak, zihinsel üretim araçlarından yoksun olanların düşünceleri egemen sınıfa bağımlıdır. Egemen düşünceler, egemen maddi ilişkilerin fikirsel ifadesinden başka bir şey değildir. Egemen düşünceler, fikirler biçiminde kavranan egemen maddi ilişkilerdir. O hâlde egemen düşünceler, bir sınıfı egemen sınıf yapan ilişkilerin ifadesidir, onun egemenliğinin fikirleridir." (Karl Marx-Friedrich Engels, Alman İdeolojisi, [Feuerbach], çev: Sevim Belli, Sol Yay., 1976.)

[15] "1789 burjuvasının talepleri, daha özgül olarak o yılki 'İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nde belgelenmiştir. Bu belge, soyluların imtiyazlarına dayanan hiyerarşik topluma karşı olmakla birlikte, demokratik ve eşitlikçi toplumdan yana bir bildirge değildi. İlk maddesi, 'İnsanlar eşit ve özgür doğar; yasalar karşısında eşit ve özgür yaşarlar' der; fakat aynı zamanda, 'ancak ortak yarar gerekçesiyle' olsa bile, toplumsal ayrımların varlığını şart koşmaktadır." (Eric J. Hobsbawm, Devrim Çağı 1789-1848, çev: Bahadır Sina Şener, Dost Kitabevi, 2000, s.87.)

[16] Amin Maalouf, Çivisi Çıkmış Dünya- Uygarlıklarımız Tükendiğinde, çev: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yay., 2009.

[17] Kemal Akkurt, "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 71. Yılı", Cumhuriyet, 10 Aralık 2019, s.2.

[18] "2017 Yılında 18 Bin 507 Hak İhlâli Yaşandı", Evrensel, 14 Şubat 2018, s.8.

[19] Bkz: Temel Demirer, Hak(sızlık), Hukuk(suzluk) mu? "Suçumuz İnsan Olmak"!, Kardelen Yay., 2009... Sibel Özbudun Temel Demirer, "Söylenecek Yalan Kalmadı" İnsan Hak(sızlık)ları, Ütopya Yay., 2008... Sibel Özbudun-Temel Demirer, "Hayır, Evet'ten Önce Gelir"! Hukuk(suzluk) Yazıları, Ütopya Yay., 2008...

[20] Hüseyin Şimşek, "Ne Hak Kaldı Ne Hukuk", Birgün, 10 Aralık 2020, s.7.

[21] Mehmet Kızmaz, "Ağır Hak İhlâlleri Sürüyor", Cumhuriyet, 10 Aralık 2019, s.9.

[22] Reyhan Hacıoğlu, "İnsan Hakları Gökten İnmeyecek", Yeni Yaşam, 6 Şubat 2020, s.8.

[23] Karl Marx, Yahudi Sorunu, çev: Sol Yayınları Yayın Kurulu, Sol Yay., 1997.

 

 
  Bu yazı 9439 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43