Temel DEMİRER

"DİNEN BİR FIRTINA"YI ANLA(T)MAK[1]

Temel DEMİRER
  27-06-2020 14:54:00
 

TEMEL DEMİRER

 

"Aldanmak ehemmiyetsiz bir cezadır.

Aldatmak mühim bir azap."[2]

 

"Aykırı" -olarak nitelenen- kafalardan biriydi.

13 Mart 1910-21 Nisan 1973 kesitinde yaşamış romancı, yazar, düşünür, senaryocuydu; hayatının önemli kısmını Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya hapishanelerinde geçirmişti.

Yazınımızda tarihsel roman, Cumhuriyet dönemi öncesi [Osmanlı] ve sonrası [TC] denince, akla gelen, gözlemci-araştırmacıydı.

Marksistti. Aziz Nesin ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın yakın arkadaşı. Harp Okulu Olayında, Nâzım Hikmet'le beraber 15 yıla mahkûm edilmişti.[3]

Dönemin yasaklısıydı ve kitapları toplatılmıştı. Ayrıca 12 Mart'ın gazabından da kurtulamamıştı.

'Demir Tahir', 'Bedri Eser', 'Cemalettin Mahir', 'Ta-Ka', 'Celal Dağlar', 'F.M' müstear isimleri ile de yazmıştı.

50'lerin ünlü Çağlayan Yayınları'nda Ertem Eğilmez ile birlikte takma isimle çeviri yapan, yayınladıkları 10 kitaplık çağlayan Feza Romanları serisiyle bilimkurgu tohumları atan, kitapları kesip biçerek, sayfa sayısı az geldiğinde yeni bölümler ekleyerek çeviren tarihçi ve yazar kişidir. Bu yüzden kendisini ilk bilimkurgu yazarı sayanlar da vardır.

Hakkında, "Avrupa'da doğsaydı James Joyce, Rusya'da doğsaydı Fyodor Dostoyevski olurdu," diyenler vardı. Ve hatta Onu "Türkiye'nin Ruhunu Arayan Aydın"[4] olarak niteleyenler de olmuştu.

Osmanlı elitinin İstanbul Türkçesi kadar, Çorum köylüsünün mahalli ağızlarını da romanlarında yansıtan Kemal Tahir'in 'Sağırdere', 'Körduman', 'Yediçınar Yaylası', 'Köyün Kamburu', 'Büyük Mal', 'Kelleci Memet'ten oluşan külliyata "İç Anadolu'dan (Çorum, Çankırı, Yozgat özellikle) insan manzaraları" denseydi kimsenin karşı çıkmazdı.

'Devlet Ana'sı da, 'Yorgun Savaşçı'sı da çok tartışılmıştı.

"Kemal Tahir'in belki de en çok tartışılan romanı 'Devlet Ana' oldu. Yazar, bu romanında Osmanlı geleneğinden kopuşun yanlışlığını vurguluyordu. Osmanlı toplum yapısının Batı toplumlarından farklı olduğunu, üretim biçiminin ve üretim ilişkilerinin gelişiminin kendine özgülüğünü savunan tarih tezi, Kemal Tahir romanlarının anahtarını oluşturdu."[5]

Tarihi gerçekleri değiştirmesi hep eleştirilmiş ('Yorgun Savaşçı'daki Sarıkamış Faciası'nın anlatılması) yazardı; "O külyutmaz tavrını, resmi görüşü altüst etmesini, sorunlara tersinden bakmasını çok arayacağız,"[6] dedirtendi.

Ancak farklı düşünenler de vardı: "Edebiyatımızda derin izler bırakan Kemal Tahir; eserleri ve fikirleri çok tartışılan yazarlardandı; Marksizmi, Osmanlıyı, Batıcılığı, tarihi bıkmadan usanmadan sorgulamış, hazır kalıplara hep karşı durmuş, Marksizmi bile yerli bir söyleme oturtmuştu. Osmanlı haritasına bakıp Evliya Çelebi'yi, Âşık Paşa'yı, Mevlit'i okuyan, Batı'ya barbar deyip Osmanlı'yı göğe çıkaran bir Marksisti anlamak tabii ki biraz güçtür."[7]

* * * * *

1910'da II. Abdülhamit'in hünkâr yaverlerinden Tahir beyin oğlu olarak İstanbul'da doğdu.

Galatasaray Lisesi'nin onuncu sınıfından ayrılarak Zonguldak Maden İşletmeleri'nde ambar memurluğu, İstanbul'da avukat kâtipliği yaptı. Edebiyata ilk adımını 1931'de şiirlerinin yayımlandığı 'İçtihat' dergisiyle attı. İlk başta hece ölçüsü ile yazan Tahir'in şiirleri Nâzım Hikmet'le tanıştıktan sonra evrildi. Yazar, toplumsal konulu serbest şiirler üretmeye başladı. Yaşamını kalemiyle kazanmak zorunda olan yazarlardan olması sebebiyle bu yıllarda mizah öyküleri, serüven romanları da yazdı.

Çeşitli gazete ve dergilerde düzeltmen, röportaj yazarı, çevirmen, sekreter olarak çalıştı. Nâzım Hikmet'in yargılandığı 'Bahriye Davası'nda suçlu bulunarak on beş yıla hüküm giydi. 1941'de hapisteyken Tan'da tefrika edilen öyküleriyle yazarlığının ilk dikkat çekici ürünlerini verdi. Edebiyat dünyasında beğeni toplayan pek çok romanını da cezaevindeyken yazdı.

1950 Affıyla hapisten çıktıktan sonra takma adlarla macera ve aşk romanları çevirdi, senaryolar yazdı. Bu tür çalışmaları arasında en ünlüsü belki de Mayk Hammer dizisi...[8]

1955'deki 6-7 Eylül olaylarının ardından yine tutuklanan aydınlar arasında oldu, 6 ay cezaevinde yattı.

Malum 6-7 Eylül olaylarından sonra bütün solcular toplanıp hapse atılır, aralarında Aziz Nesin ve Kemal Tahir de vardır. Aziz Nesin, 'Salkım Salkım Asılacak Adamlar' başlıklı yapıtında bundan söz ederken, "Kemal Tahir dünyanın en iyimser insanıydı. En aleyhimizde olan verileri bize zekâsıyla lehimize yorumlayarak, hemen bırakılacağımızı bağıra bağıra savunurdu. Kemal Tahir'e göre, hergün biz, ertesi gün, en çok iki gün sonra salıverilecektik. Biz o hücrelerde dört ay tutulduk. Dört ay değil de dört yıl tutulsaydık, inanıyorum ki Kemal Tahir, hergün bağıra bağıra ve söve saya en çok bir hafta içinde salıverileceğimizi söyleyecekti,"[9] der.

1955'de yazarın nihayet kendi adıyla yayımlanan ilk romanı 'Sağırdere' basıldı. Onu, 'Körduman' izledi. Kemal Tahir, Çankırı-Kastamonu, Çorum çevresinde geçen romanlarında köydeki yaşama biçimini, toplum yapısını, köylünün dünyasını işledi.

1973'de geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.

* * * * *

Çeşitli yapıtlarında "Görmek nispidir. Kaşınan yeri parmak, gözden iyi görür"...

"Yığını anlamak insanı anlamak değildir. İnsanı anlamayınca yığını anlıyorum sanmak, kendini aldatmaktır"...

"Bizim memleket ıstıraba katlanmasını iyi beceriyor da, ona karşı gelmesini bilmiyor"...

"Bir devletin gideri gelirini aştı mı, rezilliği, Hızır Peygamber gelse önleyemez"...

"Ahlâkını koruyamayan toplumlar eşkıyalara sarılırlar"

"Aslanın ölüsüne karşı söylenenler, dirisine karşı söylenemeyenlerdir"...

"Sen bu -Allah- sözünü beline silah etmeye çabalamaktasın, ama bu silah bize hiç sökmez"...

"Eski zaferlerden çok bahsediliyorsa, artık yeni zafer ümitleri kalmamış demektir," diyen O, coğrafyamızın en çok tartışılan romancılarından biriydi.

1955'de yayınlanan 'Sağırdere'den ölümüne dek 19 romanı (5'i ölümünden sonra) yayımlandı. Onu tartışılır kılan, romanlarını bir siyaset kuramı önerme aracı olarak kullanmasıydı. Önerdiği siyaset kuramı, Marksizan temelliydi. Fakat Kemal Tahir'in Osmanlı'ya sempatiyle yaklaşması, Batılılaşmaya karşı açık tavır alması ve devleti kutsaması, onu yaşadığı dönemde ve sonrasında hep tartışılır kıldı.

1938 Donanma Davası'ndan 12 yıl cezaevinde kaldı. 1955'deki 6-7 Eylül Vahşeti ardından tutuklanan aydınlar arasındaydı; 6 ay cezaevinde yattı.

Cezaevi koşullarında Anadolu insanı ile temas etmesi romancılığının en büyük kaynağı oldu. Osmanlı'yı savunan, hatta onu "Kerim Devlet" olarak niteleyen O solda pek kabul görmedi.

"Her ülkenin sosyalistleri, kendi yollarını kendileri bulmak, daha açıkçası sosyalizmlerini kendileri yaratmak zorundadırlar," diyerek yerelliğe vurgu yapan Kemal Tahir; . Osmanlı'ya duyduğu ve romanlarında gerekçelendirdiği sevgisi ve "güçlü devlet" mesajı ile sağcıları etkiledi. Ama din konusuna mesafesi ve her fırsatta vurguladığı "solculuğu"ndan ötürü onlara da kendini sevdiremedi.[10]

Özetle O; "Anadolu'ya uygun 'yerli' bir sol düşünce oluşturmaya çalıştı."[11]

Bu da Kemal Tahir'i, Bülent Ecevit'le "buluşturdu"! "Nasıl" mı?

Başbakan Bülent Ecevit, Osmanlı imparatorluğu'nun kuruluşunun 700. Yılı dolayısıyla, yönetmen Halit Refiğ'i Ankara'ya çağırarak, "Kemal Tahir'in 'Devlet Ana'sını sizin filme çekmenizi öneriyorum, kabul eder misiniz?" demiş. Refiğ de elbette, "Memnuniyetle..." biçiminde yanıtlamış.

Ecevit'in 'Devlet Ana' romanını çok sevdiği belirtiliyor. Romanın filme çekilmesini istemesinin nedeni de, devletin Osmanlı imparatorluğu'nda yatan köklerini arama, geçmişiyle barışma düşüncesi...

Bilindiği gibi Ecevit, Ocak 1968'da 'Devlet Ana' için özel sayı hazırlayan 'Dost' dergisinde bir yazı yazmış ve bu romanı yere göğe sığdıramayıp, "Devlet Ana, edebiyat tarihimizin de, tarih edebiyatımızın da önemli olaylarından biridir, " demişti.

Kemal Tahir'in çizdiği Osmanlı devleti öncesi Anadolu halkının güçlü, güvenli bir devlet arayışı, düpedüz bir yanılsamadır. Yazar burada kendi öznelliğini Anadolu insanının özlemleri yerine geçiriyorken; Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre'ye göre de, "Kemal Tahir'in etkileri olmasaydı Ecevit 1970'lerdeki yükselişi yakalayamazdı."[12]

* * * * *

Onu takdir edenlerden birisi Ecevit yanında, Attilâ İlhan gibi, "Türk aydını batı'nın manevi ajanıdır," notunu düşendi de...

Onu savunanlar, "Yerli ve milli" diyenlerdi; Kemal Tahir de bu nitelemeyi sonuna kadar hak edendi.

Ayrıca Onun en koyu fanlarından birisinin de Engin Ardıç olması ve romanlarından alıntılar yapıp ne kadar şahane bir yazar olduğundan dem vurması boşuna değildi.

ATÜT'cü (Asya Tipi Üretim Tarzı) Prof. Dr. Sencer Divitçioğlu'nun fikriyatından etkilendiği Kemal Tahir; Alev Alatlı'ya göre, "Türkiye'nin Lev Tolstoy"udur; Cemil Meriç de, "Kemal Tahir bir devrin yüz akıdır," derken; kimileri için de "Amin Maalouf'un Türkiye versiyonu"dur...

Bunların kimi abartılı tevatürler olsa da, söz konusu referanslar oldukça düşündürücüdür!

"Kemal Tahir büyük bir romancı olduğu kadar tekerlek izinden ayrılmasını bilmiş çağdaşları Cemil Meriç ve İdris Küçükömer gibi 'bir hakikât arayışçı' idi,"[13] denilebilirdi! Ama bu hangi hakikâtti, kimin içindi?

Yine "Kemal Tahir'in edebiyat ve düşünce dünyasında sakıncalı bir tarikatın mensubu gibi yurtsuz bırakılmaya çalışılması, yazarın düşünme biçiminin önü eleştirenlere göre bir ideolojik ikametgâhı olmamasındandır,"[14] saptamasındaki "ideolojisizlik" saçması da bir ideoloji değil miydi?

"Gerçek çok yönlü ve değişkendir," tekrarıyla "Sık sık fikir değiştirmesi ile bilinen yazar. Bu yüzden bütün kesimlerin sağlı sollu eleştirisine maruz kalmış. Fakat onun bu özelliğine bir tek Oğuz Atay yapıcı yaklaşmış. Oğuz Atay, Kemal Tahir'in bu özelliğini dinamik, kendini yenileyen, kendisiyle hesaplaşan bir yazar olmasına bağlamış"tı;[15] ama o da "Tutunamayan" Oğuz Atay'dı!

* * * * *

Yılmaz Güney'in, 'Umut' (1970) filmi için "Bu ne biçim iştir? Ne lüzumu var böyle at arabacısı filan? Endüstriyel bir dönem yaşıyoruz, sanayi devriminin içindeyiz. Bir şoförü ele alsaydı," sözleriyle tepkisini ortaya koyarken mantığının ucunu bizlere gösteren Kemal Tahir için "Sosyalizmin hazır kalıplarını Türkiye'ye uygulamak yerine, Türk toplum gerçeğinden yola çıkarak sosyalizme yaklaşmıştır,"[16] diyebilmek çubuğu abartılı biçimde bükmekle mümkündür!

Murat Belge'nin, "Olsa olsa sosyal demokrat" diyebiliriz diye betimlediği Kemal Tahir'e, Marksist cepheden önemli eleştiriler yöneltilmiştir. Mete Tuncay, Can Yücel de bu isimlerdendir.

Can Yücel, Kemal Tahir'in tarih tezlerinin sol çevrelerde benimsenmesinden rahatsız olmuş, "Tahiriler" ile epeyce mücadele etmiştir.

Marksist çevrelerden yöneltilen temel eleştiri, Kemal Tahir'in Osmanlı ve Türk devletini "Kerim Devlet", "Koruyan/ Kollayan Devlet" olarak sunmasıyla, tarihsel meselelerin/ gerçeklerin çarpıtmasıydı.

Aslı sorulursa "İslâmın şartı beş, Marksizmin şartı birdir; o da haddini bilmektir"...

"Marksizm, toplumumuzun gerçeklerine uydurulacak yerde, toplumumuzu kafamızdaki yarım yırtık yani aptallığımızın Marksizm'ine uydurmak istemişizdir...

Memleketimizde, 50 yıllık Marksizm çabalamalarının içine düşürüldüğü durum, Marksizmi tersine çevirdiğimizden ileri gelir...

Değişen şartlara göre değişen tedbirler gerekir. Dogmatizm, değişen durumların karşısına eski gerçeklere göre alınmış tedbirlerle çıkmaktır. Dünyada değişmez gerçek yoktur...

Batılı toplumlara benzemeyen doğulu toplumlarda durum daha da çapraşık sayılmalı, kesinliklerden, genellemelerden büsbütün kaçınılmalıdır. Bir durumun değiştirilebilmesi için onun genel gerçeklerini bilmek hiçbir işe yaramaz, özelliklerinden yola çıkılmadıkça hiçbir durum işe yaramaz..."

"Biz, batı'yla ergeç, ister istemez hesaplaşmak zorundayız! Bunu gerçekten yapmadıkça, batı'ya hizmet teklif etmekle belâyı başımızdan def edemeyiz!" diyen siyasi açıdan bakıldığında Kemal Tahir oku(t)mak, anla(t)mak netameli bir iştir...

* * * * *

"Kimseye kitap tavsiye etmem. Eğer tavsiye ettiğim kitaba lâyıksa onu araya araya kendisi bulur. Lâyık değilse hediye etsem okumaz, hatırım için okusa da anlamaz"...

"30 yaşındayım. Donkişot'u iki defa okudum. Üçüncü defa elli yaşında okuyacağım. İşte kitap budur"...

"Bence Türk romancısının ana ödevi, imparatorluk kurmak gücüne sahip Türk insanının geleceği kurtaracak cevherini, bu cevherin tarih boyu taşıdığı insancıl birikimi, bu birikimin gelecekte ise yarar yönünü bulup açıklamaktır," diyen Onun yazarlığı da önemli bir tartışma alanıdır...

"Kemal Tahir romanı, yazarının ideolojik-tarih anlayışının gölgesinde kalan, yazınsal niteliği zaman içinde eskimeye yazgılı bir romandır. Gelgelelim, farklı dünya görüşlerine sahip okurların tümünün ilgisini çekiyor, sürekli okunuyorsa, bunun nedenleri edebiyatın hangi özellikleriyle popüler kültürün ilgi alanına girebileceğine de ışık tutabilir"ken;[17] romancının biraz da sosyolog olması gerektiğini sözel olarak ifade etmesinin yanında, yapıtlarına bu görüşü yansıtmıştı. Ayrıca Karl Marx yorumcusu olduğu "iddia"sındaydı.

ATÜT görüşünden hareketle 'Devlet Ana'da Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatırken, Doğu-Batı sorununa göndermeler yapmıştı.

'Yorgun Savaşçı'da Cumhuriyeti kuran kadronun eski İttihatçılar olduğunu vurgularken, onların hatalarını gözler önüne sermişti.

Kurtuluş savaşı, onun ideolojisi ve Türk(iye) uluslaşması üzerindeki etkilerini 'Esir Şehrin İnsanları', 'Esir Şehrin Mahpusu' nda masaya yatırmıştı.

'Kurt Kanunu'nda, İttihatçıların Cumhuriyet'in ilanından sonraki dönemde içine düştükleri bunalımı ve Cumhuriyetin artık onlara ihtiyacı olmadığını anlatmıştı.

'Rahmet Yolları Kesti'de eşkıyalığın ne olursa olsun meşru olamayacağı savına yaslanmıştı.

'Esir Şehir' üçlemesininin ilk iki cildi 'Esir Şehrin İnsanları' ve 'Esir Şehrin Mahpusu' Anadolu'daki mücadeleye İstanbul'dan bir bakıştır. 'Yol Ayrımı' ise, zaferle sonuçlanan mücadeleden sonraki siyasi dalgalanmaları ele almıştı.

Anadolu köylüsünün genel durumunu 'Sağırdere', 'Kördüman', 'Yediçınar Yaylası', 'Köyün Kamburu', 'Büyük Mal'da gözden geçirmişti.

Cumhuriyet sonrası dönemde bürokrasinin zararlarını, köy enstitülerini, İttihatçıların tasfiyesini de 'Yol Ayrımı', 'Bozkırdaki Çekirdek' de anlamıştı.

Kısmen otobiyografik izler taşıyan (bazısı ölümünden sonra yayınlanan) notları da 'Karılar Koğuşu', 'Hür Şehrin İnsanları', 'Bir Mülkiyet Kalesi'ndeydi.

O, roman sanatına tarih, coğrafya, sosyoloji, iktisat, cinsellik, şive ve devleti yerleştiren bir yazardı; milliyetçi değildir ama milliyetçiler severdi, solcuydu ama solcuları sevmezdi...

Romanlarında sunduğu tezleri o kadar inanılmaz bir ustalıkla hikâyenin akışına gizler ki, okuyucunun düşünceleri kadar ters olursa olsun, rahatsızlık duymazdı.

Yapıtlarında diyalogların yeri ve önemi büyüktü. Diyalogsuz olay anlatılarına pek önem vermeden, olayı karakterler arasında diyaloglarla anlatmayı seçerdi.[18]

Onun yazarlığını "olumlayanlar" dışında, "Kemal Tahir romancılığını reddediyorum,"[19] diyenler de vardı.

Kimi bakış açılarına göre, romanlarında ve kişiliğinde Marksist tarih görüşü değil, "komplocu polis hafiyesi mantığı" egemendi.

Romanlarında insanların "cinsel açlığı, kadınların hafif meşrepliği, insanlara ve özellikle kadınlara karşı yoğun bir güvensizlik" söz konusuydu. Orhan Kemal ve "İnsan sevmeyen bir yazar," diyen Fethi Naci,[20] Onu bu açıdan eleştirmişlerdi.

* * * * *

"İyi de Kemal Tahir nedir" mi?

Tarihçiliği entelektüel çevrede eleştirilen O, edebiyat ve düşünce tarihinin özgün isimlerinden biridir.

Tezleri, romanları, Kemalizm'e mesafesi, sol düşünceyle ilişkisi klasik yaklaşımlardan çok farklı olmuştur; onlardan yer yer kopacak kadar.

Örneğin 'Devlet Ana' romanıyla yerlici Osmanlı tarih yazımının bütün alaturka numaralarını cerbezeli bir dille olumlamıştır. Hatta bunun da ötesinde estetize, idealize etmişti.

Kolay mı? Kemal Tahir romanlarında Türk(iye) toplumunda Batı'dakine benzer sınıf çatışmaları olmadığını ve sınıf yerine devletin birleştirici ve koruyucu güç olduğunu ifade ederdi.

'Yorgun Savaşçı' bunun örneğidir. I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin çöktüğü, ülkenin işgal altında kaldığı günlerde asker/ sivil bir grup aydının, yeni bir devlet arayışı hikâye edilir. Ona göre Batı'da devlet olmadığı zaman da, sınıfların ve onu temsil eden kilisenin varlığı sayesinde toplumlar dağılmaktan kurtulabilirdi; ama sınıfları olmayan Türk(iye) toplumu devletsiz kalırsa dağılır!

Kemal Tahir Türk(iye) tarihi üzerine yaptığı araştırmalardan çıkardığı sonuçları roman yolu ile duyurmak istemiştir...

Türk(iye) tarihine Marksizan bir yöntemle yaklaşan Onun hareket noktası, Osmanlı ve Doğu toplumlarının tarihin içindeki gelişmelerinin, batı toplumlarının klasik gelişiminden farklı olduğu olgusudur. Osmanlı toplumu, kölelik, feodalite, kapitalizm evrelerinden geçmemiştir ve bunun nedeni de Asya Tipi Üretim Tarzı'dır. (ATÜT) Başka bir deyişle Osmanlı'da üretim aracı olan toprağın sahibi devlettir ve özel toprak mülkiyeti olmadığı için servetin bireylerin elinde birikimi ve güçlü bir sınıfın oluşumu engellenmiştir...

"Osmanlı bürokrat sınıfının tarihi sürecin bir aşamasında batılılaşma siyaseti güderek imparatorluğun sorunluğuna çare araması tamamıyla yanlış bir siyasetti, çünkü daha sağlıklı olan Osmanlı toplum yapısını geliştirmek yerine insancıl olmayan ve bize uymayan bir yapıyı getirdi Türkiye'ye. Batı'nın sorunları da bulduğu çözümler de uymaz bize. 1920'den sonra da daha da hızlandırılan batılılaşma ve devrim hareketleri yine kopyacılıktır ve halka rağmen yapıldığı için tabana uymayan bir üst yapı değişiklikleri hem Türk aydını ile halkı arasındaki kopukluğu arttırmış hem de geçmişle aramızdaki bağı koparmıştır..."[21]

Özetle Kemal Tahir'e göre, Türklerin bir devlet kurma geleneği vardır; ancak Türklerde devleti hep bir "kadro" kurar. Bu kadro çok iyi yetişmiştir, halktan öndedir, bilgilidir, tecrübelidir. Halk tabii ki nitelikli ve asıldır ama kadro ile aralarında büyük bir "fark" vardır. Bu kadro ne zaman olursa olsun hep adaleti gözetir, halkı asla aldatmaz. Ne zaman halk aldatıldığını anlarsa devletin varlığı tehlikeye girer veya çöker; 'Yorgun Savaşçı'daki üzere...

Türkler adaleti esas alarak devlet kurarlardı; 'Devlet Ana'daki üzere...

Batıda ise devletler genelde sınıflar arası dengeler gözetilerek kurulur. Bunun açıklaması Kemal Tahir'e göre Türkler'de (Doğu'da) halkın (Osmanlı) günlük ihtiyacını görmekten öte malı yoktur. (Yani taşınmaz malı yoktur.) Neredeyse her şey devletindir. O zaman bu "her şeyin" kullanımı devlet tarafından adil olarak gerçekleştirilmelidir.

'Devlet Ana'daki satırlar ile Osmanlı'yı, "Kerim, güçlü, müspet eylemiştir"; Türkiye'de sağın devlet fikrine malzeme taşımış ve yataklık etmiştir!

Kendisini takip edenlere "Tahiriler" denir...

* * * * *

Ve nihayet Olcay Tunalı'nın aktardığına göre, ölümünün ardından hapishane arkadaşı Aziz Nesin, Onun için "Bir fırtına dindi!" demişti...

  Bu yazı 10401 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43