Sibel ÖZBUDUN

"TECAVÜZCÜ SENSİN!"[*]

Sibel ÖZBUDUN
  18-12-2022 11:45:00

 

SİBEL ÖZBUDUN

 

"Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu

Namussuz bir çağ bu biliyorsun."[1]

 

1981'de Karayip ada ülkelerinden Dominik'te düzenlenen Birinci Latin Amerika ve Karayip Kadınlar Kurultayı, bu ülkede diktatör Trujillo'ya karşı direnen Mirabal kız kardeşler Patria, Minerva ve Maria Teresa'nın katledildiği 25 Kasım'ı, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü" ilan etti.

Mirabal kardeşlerin katli, bir "aile içi şiddet" ya da "kadın cinayeti" vakası değil, bir devlet şiddetiydi.[2]

Rafael Leónidas Trujillo... 1930'da sahte seçimlerle iktidarı ele geçirip 1961'e kadar Dominik'e kan kusturan diktatör. Verimli topraklarının yüzde 60'ının, şeker sanayiinin ise yüzde 65'inin sahibi, ülkeyi tam tabiriyle "babasının çiftliği gibi" yöneten kanlı katil. "Kanlı katil" tabiri boşuna değil, iktidarı boyunca, kendisine karşı çıkanları acımasızca öldürtmesiyle ünlü. 31 yıllık yönetimi boyunca 50 binden fazla insanı katletmiş: Yalnızca 1932 Ekim'inde altı gün süren Perejil (maydanoz[3]) katliamında ülkenin kuzey sınırında askerlerine tüfekle, süngüyle, palayla katlettirdiği Haitili göçmen sayısı için verilen tahminler 12 ila 35 bin kişi arasında.

Diktatörün otuz küsur yıllık iktidarının sonunun üç kelebeğin elinden olacağını kim tahmin edebilirdi ki?

Üç kelebek (mariposa): Mirabal kardeşler... Dominikli orta hâlli bir çiftçi ailesinin dört kızından üçü. Patria, Minerva ve Maria Teresa... Öykülerini ayrıntılarıyla sağ kalan dördüncü kardeş, Belgica Adela (Dede)'dan öğreniyoruz.

Katolik bir okuldan yetişiyor kelebekler. Gencecik yaşlarında ülkeyi yöneten baskı, yolsuzluk ve terör rejiminin ayırdına varıyorlar.

1958 Latin Amerika kıtası için, Venezüellalı diktatör Marcos Perez Jimenez ile Kübalı diktatör Fulgencio Batista'nın devrildiği bir dönüm noktasıydı. Özellikle Küba'nın diktatörünün Che ve Fidel önderliğinde bir avuç devrimci eliyle iktidardan indirilmesi, büyük bölümü ABD destekli askeri rejimler altındaki kıta ülkelerinde devasa bir dalgalanma yaratacaktı. Hele ki Dominik'de...

1959 Ocağında bir grup genç eylemci diktatörlüğe son vermek için bir araya gelecekti: Minerva ile üniversitede tanışıp evlendiği, (kendisinden birkaç yıl sonra, 28 gerilla arkadaşıyla birlikte dağda öldürülecek olan) genç devrimci hukukçu Manuel Tavárez hareketin başını çekiyordu. Patria ve Maria Teresa da kız kardeşlerinin yanında. Hepsi Küba devriminin etkisi altındaydı. Özgürlük ve eşitliğe susamışlardı.

Grup, bir süre isimsiz olarak sürdürdü faaliyetlerini. Sonra 14 Haziran 1959'da Küba hükümetinin desteğiyle Dominik'e çıkartma yapmaya kalkışan ve her biri Trujillo güçlerinin elinde akıl almaz işkencelerle katledilen bir grup devrimcinin anısına, 14 Haziran Hareketi adını aldılar. Bildiriler dağıtıyor, kısa sürede toplanıp dağılan protesto gösterileri düzenliyor, ülke çapında örgütlenmeye çalışıyorlardı... Hareket kısa sürede kitleselleşti.

Dedim ya, hareketin başında Minerva vardı: Kod adı Mariposa (Kelebek)... Trujillo ile tanışıklığı biraz daha eskilere dayanıyordu. Güzelliğinin etkisine kapılan diktatör onu elde etmek istemiş -ülkenin her kadını onun doğal "haremi"ydi, fikrince- ve hiç beklemediği bir biçimde reddedilmişti. Mirabal'lara hıncı bu olaya dayanıyordu diktatörün. Babalarının mülklerine el koymak, öfkesi hafifletmemişti.

14 Haziran hareketi, Trujillo'nun Mirabal kardeşlerle ikinci karşı karşıya gelişiydi. "İki düşmanım var," diyordu Dominik diktatörü: "Kilise ve Mirabal Kardeşler"...

Hareket 10 Ocak 1960'ta bir mitingle açığa çıktı. Diktatörlüğe son verilmesini, demokrasi ve eşitlik istediklerini açıkça ilan ettiler. Ve Trujillo rejiminin ağır baskılarıyla karşılaştılar... Hareketin militanları tutuklanarak dehşetli işkencelere uğratılıyordu, birçoğu katledildi.

Ancak zulüm ile abad olunmaz... Rejimin muhaliflerine uyguladığı ağır baskıların duyulması, işkence haberleri uluslararası kamuoyunu harekete geçirdi. Amerika Devletleri Örgütü üyeleri Dominik'le diplomatik ilişkilerini kestiler. Ülkeye ekonomik ambargo uygulandı. ABD dahi Trujillo'dan desteğini çektiğini açıklamak zorunda kaldı. Bu kadar da değil; içeride o güne dek rejimin yanında yer alan Katolik Kilise bile Trujillo aleyhine döndü, papazlar kiliselerde insan hakları ihlallerine karşı çıkan vaazlar vermeye koyuldu...

Mirabal kardeşler de baskılardan paylarına düşeni aldılar. Eşleriyle birlikte tutuklanarak ağır işkencelerden geçtiler. Ancak uluslararası baskılar sonucu Patria, Minerva ve Maria Teresa ev hapsi koşuluyla serbest bırakıldı. Haftada bir gün evlerinin dışına çıkmalarına izin vardı, o günü de "La 40" olarak anılan özel cezaevinde tutulan eşlerini ziyarete ayırıyorlardı.

Bunun bir tuzak olduğunu bile bile... Nitekim, bir ziyaret dönüşü, 25 Kasım 1960 günü askerler araçlarını durdurdu. Kelebeklere önce tecavüz edip, ardından sopalarla döve döve katlettiler. Cinayete araba kazası süsü vermeyi ihmal etmeden...

Bu cinayet, Trujillo rejiminin sonunu getirecekti. "Kaza" tertibi kimseyi kandırmamıştı. Öfke büyüdükçe büyüdü... Sonunda genç bir subayın silahında kurşun olup Trujillo'nun beyninde patladı... 31 yıllık kanlı diktatörlük sona ermiş, Dominikliler ise zulme karşı direnmeyi öğrenmişlerdi...

* * *

Mirabal kardeşler kadına karşı devlet şiddeti üzerinde düşünmek için önemli veriler sunuyor bize...

Merkezi iktidar aygıtı olarak devlet, erildir. Çünkü iktidar (erk) erildir. Tarih sahnesine çıkışı, kurumsallaşması erkeklerin, kabilelerin yaşlı, erkek liderlerinin elinden olmuştur. Kabile liderleri, kabilenin savaş, barış, mübadele gibi dış, ürünlerin paylaştırılması ve anlaşmazlıkların giderilmesi gibi iç sorunlarını kararlaştırırken, gençler ve kadınların bedenleri ve emekleri üzerinde denetim uyguluyorlardı: sınıflı toplumlar ve devlet formasyonları bu modeli olduğu gibi devralıp kurumsallaştırdı...

Çocukların kime ait olduğu mülkün (önce kabile mülklerinin, ardından da özel mülkiyetin) sonraki kuşaklara devri sorunuyla birlikte "nesep sahihliği" önem kazandığı ölçüde, kadınların bedenleri/ cinsellikleri üzerindeki denetim, önem kazanacaktı. "Dışarıdan" (dışevlilik nedeniyle) gelen kadının doğurduğu çocuk, topraklarımı(zı), sürülerimi(zi) devralacaksa, onun "bizim" olduğundan emin olmak önemliydi. Kutsal bekâret!

Mezopotamya çevresinde biçimlenmiş ilk devletlerden kalan yasalarda görülen, kızların bekâretine, evli kadınların zinasına saplantılı vurgunun nedeni budur...

Evet, bekâret ve iffet, devlet(ler)in indinde önemlidir.

Ve devlet(ler) kadınları ikiye ayırır: iffetliler ve iffetsizler... İffetliler, baba ocağında dizini kırıp koca bekleyen kızlar, ya da kocasından başkasına gözünü çevirmeyen evli kadınlardır. (Hani bizde İslamcılar sıkça kullanırlar ya: "Örtüsüz kadın perdesi olmayan ev gibidir; ya satılıktır ya da kiralık...") Erkekler ve devlet, "iffetliler"i korumak ve kollamakla yükümlüdürler. (TCK'nın kadınların baskısıyla değiştirilene dek evli kadına tecavüz için "umumi" kadına tecavüzden çok daha yüksek ceza öngördüğünü hatırlayın!)

"İffetsizler" ise sokağın, herkesin kadınlarıdır... Herhangi bir korumayı hak etmezler, tam tersine, "iffetliler" onlardan korunmalıdır. Devletin onlara karşı en "hayırhah" tutumu, hoyrat bir umursamazlıktır.

Sorun şu ki, bir kadını neyin "iffetli", neyin "iffetsiz" kıldığı muğlak bir sorundur ve her zaman kiminle cinsel ilişkiye girdiğiyle bağlantılı değildir. İffetli/ iffetsiz sınıflandırması, bir dizi dikotomiyi altında hizalar: tesettürlü/ tesettürsüz; evli/ bekâr; çocuklu/ çocuk doğurmak istemeyen; evde oturan/ sokakta gezen; ev kadını/ çalışan kadın; sade giyinen/ süslü dolaşan; protestolara katılan/ uysal-suskun; hatta bağnazlık katsayısına göre ev kızı/öğrenci...

Devlet-özellikle çatışmalı alan ve momentlerde- kadınları bir başka bakımdan da ikiye ayırır: "Bizim" kadınlar ve "öteki" kadınlar. "Bizim" kadınlar: Ana, avrat, bacı, yar... Uğruna savaşılası, can verilesi... Devletlerin askerlerini ölüme sürerken motive etmek için yararlandığı... Korunması, zelil edilmemesi bir "namus" meselesi olan... İffetli, şefkatli, fedakâr kadınlar...

Bir de "öteki/düşman(ların) kadınlar(ı) var: Galiplerin savaş ganimeti, orta malı... Esir kamplarında topluca tecavüz edilecek, cariye pazarlarında satılacak, bir araya toplanıp galipler ordusu askerlerine genelev açılacak...

Eril zihniyette cinsellik yalnızca cinsellik değildir. Birbirini seven, arzulayan iki kişi arasında paylaşılacak bir sıcaklık, bir haz... Paylaştıkça çoğalan... Hayır, eril zihniyette cinsellik, çoğunluk bir savaş metaforudur. Bir yenen, bir de yenilen tarafın olduğu... Gerçek savaşın galiplerinin mağlupların kadınlarına başıboşça tecavüz etmelerinin nedeni budur. Yendiklerine, yenildiklerini belletmek... Yalnız bedenen değil, onurları ve moralleriyle yenik düştüklerini...

Savaşın tarihi, bir bakıma toplu tecavüzlerin de tarihidir... Kadınlar bunu bilirler... Bu nedenledir ki mağlup kadınlar galip erkekler karşısında topluca intiharı seçmiştir çoğu kez...

Örneğin Persli Harpagos'un işgal ettiği Xantos'da yenik düşen Likyalıların bir kaleye toplayıp ateşe verdiği kadınlar ve çocuklar... (İ.Ö. 6. Yüzyıl)

Örneğin Romalıların yendikleri Töton kralı Teutobod'dan savaş ganimeti olarak 300 evli kadın istemesi üzerine önce kendi çocuklarını öldürüp ardından birbirlerini boğan Töton kadınları... (İ.Ö. 2. yüzyıl)

Örneğin Hindistan'ın Rajput Krallığı'nda Chittor Kraliçesi Rani Padmini'nin yenilgiye uğradığında 700 kadar kadınla birlikte bir şenlik ateşi yakıp ateşe yürümesi, yani jauhar... (14. yüzyıl)

Örneğin, Yunanistan/ Epirus'da Osmanlı Ali Paşa ile giriştikleri Saoli savaşında yenilen yerel Yunan ve Arnavutların kadınlarının, çocuklarıyla beraber sığındıkları Zalongo tepelerinde şarkılar söyleyip dans ederek kendilerini aşağıya bırakmaları, ya da Zalongo dansı... (1803)

Örneğin Dersim Tertelesi'nde, askerlerin eline geçmemek için kendilerini Munzur'a bırakan kadınlar... (1938)

Diyorum ya, kadınlar savaşta yenilmenin kendileri için ne anlama geldiğini bilirler... Üstelik bu "anlam" bize tarih kadar uzak değil.

Êzîdî, Şabak, Türkmen, Hıristiyan kadınları cariye pazarlarında satışa çıkartan IŞİD, hemen yanı başımızda duruyor... Bosnalı kadınlar için "tecavüz kampları" kuran, tutsak kadınların Sırp askerlerden gebe kalması gibi bir "nüfus mühendisliği" uygulayan Sırbistan (1992-1995 Bosna Savaşı), HIV positif Hutu askerlerin Tutsi kadınları üzerine salındığı Ruanda, Boko Haram'ın militanlarının cinsel ihtiyaçları için yüzlerce kadını kaçırdığı Nijerya da öyle...

"İç düşmanlar"ına karşı "düşük yoğunluklu"da olsa savaş açan devletlerin de farklı bir şey yaptığı söylenmez. İran mollarşisi gözaltına alınan protestocu kadınlar için erkek adli mahkûmlara prezervatif dağıtıyor, örneğin... Şili'nin 2019 protestolarında kadınlar polis-asker taciz ve tecavüzlerine "Las Tesis" dansıyla karşılık veriyordu: "Tecavüzcü sensin, öldüren sensin, polisler, hâkimler, devlet ve başkan"... Ve Türkiye'de ("Çıplak arama yok" yaygarasıyla bir yerlerden "Aferin" kopartmaya çalışan "makbul" kadınlara ne derse desin) iktidar pervasızca çıplak aramayı dayatıyor, tutuklanan kadınlara...

Tecavüz, devletler indinde dış (ve iç) "düşmanlar"ı ama en çok da kadınları yola getirmenin araçlarından biri. Cinsel şiddet top gibi, tüfek gibi bir silah... Kadınları "mahremiyet" dışına itmenin, dolayısıyla "kadınlık"a yüklenen değerler silsilesinden (iffetli, namuslu, cefakâr, temiz, şefkatli, sadık, vakur...) dışlayarak kimliksizleştirmenin bir yolu...

Trujillo'nun "Kelebekler"i katletmekle yetinmeyip önce tecavüz ettirmesinin nedeni tam da bu...

Dünya kadınları, Şilili kadınlarla birlikte haykırmakta haksız mı: "Tecavüzcü sensin, öldüren sensin, polisler, hâkimler, devlet ve başkan"!

 

12 Kasım 2022 10:57:40, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] 23 Kasım 2022 tarihinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şube-Cemevi'nde yapılan konuşma... Alevîlerin Sesi, Avrupa Alevî Birlikleri Konfederasyonu Yayın Organı, 12/2022, No:272, ss.36-39...

[1] Cemal Süreya.

[2] "Minerva Mirabal'in kızı Minou Mirabal, siyasi bir cinayetin, daha çok aile içi bir şiddete karşı mücadeleye sembol seçilmesinin kendisi için hep bir 'paradoks' olduğunu söylüyor: 'Çünkü onlar siyasi bir suçun kurbanı oldular. Diktatörlüğe karşı savaşmak için bir parti kurdular, çeşitli seferlerde tutsak düştüler. Tiranın (Trujillo) kendisi de onları baskı altına almaya çalıştı. Bu politik şiddet eylemi, bugün kadına yönelik bir başka tür şiddetle, aile içi şiddetle mücadele etmek için bir örneğe, bir gerekçeye dönüştü.'" (Elif Görgü, "Mirabal: Annem Diktatörün Hem Tacizi Hem De Baskısıyla Mücadele Etti", https://www.evrensel.net/haber/265945/mirabal-annem-diktatorun-hem-tacizi-hem-baskisiyla-mucadele-etti)

[3] "Soykırım" olarak da değerlendirilen katliamın nedeni, ülkenin kuzeyindeki Haitili sığınmacıların Dominik'e girişini engellemekti. Adı ise, Haiti dilinin İspanyolca maydanoz" anlamına gelen perejil sözcüğünü telaffuza yatkın olmayışından kaynaklanır. Aktarıldığına göre Trujillo'nun askerleri, Afro-Haitilileri Afro-Dominiklilerden ayırt etmek için kurbanlarına bir tutam maydanoz gösterip ne olduğunu sorarlar, doğru telaffuz edemeyenleri katlederlermiş. (Wikipedia, "Parsley Massacre" https://en.wikipedia.org/wiki/Parsley_massacre)

 

 

  Bu yazı 6716 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35