Sibel ÖZBUDUN

ROSA ÖZGÜRLÜĞÜN TA KENDİSİYDİ...[*]

Sibel ÖZBUDUN
  23-05-2023 13:55:00

SİBEL ÖZBUDUN

 

"Hareket etmeyenler, zincirlerin

ne kadar ağır olduğunu bilmezler."[1]

 

"... Bu zehirli kaltak, bir maymun kadar zeki olmakla birlikte sorumluluk duygusundan tümüyle yoksun olduğu ve tek motifi kendini haklı çıkarma yolunda neredeyse sapkınca bir istek olduğu için daha çok zarar verecek," diye yazıyordu Victor Adler August Bebel'e 5 Ağustos 1910 tarihli mektubunda.

Bebel ise 16 Ağustos 1910 tarihinde şöyle yanıtlıyordu Adler'i: "Bütün o rezil kadınca zehir püskürtmelerine karşın, partiyi onsuz bırakamam."[2]

Alman Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin bu iki ağır topunun sözünü ettiği "zehirli kaltak", Rosa Luxemburg'dan başkası değildi. Alman Sosyal Demokrat İşçi hareketine dahil olduğu andan itibaren, Bernstein'dan başlayarak partinin bütün köklü, yerleşik, müessesleşmiş, gerontokratik, reformist, parlamenterist, "âkil" yönetimine savaş açmaktan kaçınmayan o dikbaşlı, uzlaşmaz, uslanmaz, ateşli devrimci kadın.

Rozalia Luxenburg 5 Mart 1871'de, tüccar bir baba ve önde gelen bir haham ailesine mensup bir annenin beş çocuğunun en küçüğü olarak, o dönemde Rus İmparatorluğu'nun bir parçası olan Polonya'nın küçük bir kenti, Zamosc'da doğdu. Aile Yahudi Aydınlanması haskala'dan güçlü bir biçimde etkilenmişti, çocuklarını yurtsever Polonyalılar olarak yetiştirmeyi önemsiyorlardı.

Ailesi Rozalia iki yaşındayken Varşova'ya taşındı. Kendisini yaşamı boyunca aksak bırakacak bir kalça zedelenmesine karşın, sıcak, sevgi dolu bir ailenin içinde mutlu bir çocukluk geçirecekti.

Ama bu mutluluk onun Çar III. Alexander'ın Polonya üzerindeki demir yumruğunu hissetmekten ve tanık olduğu haksızlıklara başkaldırmaktan alakoymuyordu. Polonya 1863'de Rusya'ya karşı ayaklanmış ve yenilmişti. Çarlık o gün bugündür Polonyalılar üzerinde amansız bir Ruslaştırma siyaseti uygulamaktaydı. Yoğun antisemit tonlar içeren bir siyasa... 1881'de Varşova'daki pogroma çocuk gözleriyle tanık oldu. Polonyalı, Yahudi, kadın... Üçlü bir boyunduruk...

Boyun eğenlerden olmadı. Henüz lise yıllarında çarlık karşıtı çevrelere dahil olacaktı. Ama daha o yaşlarda eğilimi milliyetçilikten çok sınıflar savaşınaydı. Zenginlere ve muktedirlere öfke dolu şiirler dökülüyordu yeni yetme kaleminden... Okulu bitirir bitirmez devrimci sosyalist bir gruba katılacak ve kısa sürede çarlık gizli polisiyle tanışacaktı.

O yıllarda Polonya'da üniversite kapıları kadınlara kapalıydı. Pek çok Avrupa ülkesinde de öyle. İsviçre bir istisnaydı; Rozalia ağabeyi Jozef'in yanına yerleşerek Zürih Üniversitesi'ne kayıt oldu. Burada felsefe, tarih, politika, ekonomi, botanik, zooloji ve matematik öğrenimi gördü, 1897'de Polonya'da sanayinin gelişimi üzerine teziyle doktorasını tamamladı.

Ama İsviçre onun için üniversite öğreniminden ibaret değildi. Kent, Avrupa'nın dört bir yanından gelme politik göçmen ve ilticacılarla kaynıyordu. İçlerinden biri, yaşam boyu yoldaşı ve yaşamının bir kesitinde sevgilisi oldu: Litvanyalı Yahudi devrimci Leo Jogiches'le tanışması Zürih'teki ilk yıllarında olmalı. Adını Rosa Luxemburg'a çevirmesi de bu yıllara rastlar. Jogiches ile birlikte Polonya Krallığı Sosyal Demokrasi Partisi'ni (SDKP) kurması da öyle (1893 - Bu parti gelecekte Polonya Komünist Partisi'ne dönüşecekti). 18. yüzyıl sonlarında ülkelerini paylaşan Avusturya, Almanya ve Rusya karşısına Polonya'nın bağımsızlığı talebiyle dikilmeyen "aykırı" bir parti. Bağımsızlık burjuva talebiydi. Bunun yerine, SDKP'ye göre Polonya çokuluslu Avrupa sosyalist devletinin bir parçası olmalıydı.

Ulusların Kaderini Tayin Hakkı'na karşı duruşu onu dönemin sosyal-demokrat intelligentsia'sıyla karşı karşıya getiren itirazlarının ilkiydi. Bu tutumunu yaşamının sonuna dek sürdürecek, bu konuda Lenin ve Bolşeviklerle ters düşmekten geri durmayacaktı.[3]

Rosa Sosyalist Enternasyonal toplantılarında partisini temsil ediyor, İsviçre ve Paris'te partinin gazetesini yayınlıyordu. 1898'de anlaşmalı bir evlilikle Almanya'ya göçüp Berlin'e yerleşti... Ve yerleşir yerleşmez de (o dönemler dünyanın en güçlü sınıf hareketi olan) Alman işçi hareketinin saflarına katıldı. Teorisyendi, eylemciydi, sözünü sakınmaz bir eleştirmendi; sosyalist devrim hedefinden sapan, düzenle uzlaşıyı seçen hiçbir politik figür, adı ne denli büyük olursa olsun, onun "zehir püskürten" dilinden kaçınamıyordu. "İnsanları bir gök gürültüsü gibi etkilemek istiyorum," diyordu Leo Jogiches'e mektubunda. "süslü sözcüklerle değil, görümün genişliği, kanaatlerimin gücü ve ifademin kudreti ile..."[4]

Almanya'daki ilk hedefi, "kapitalizmin temelde bir dönüşümü gerçekleştirdiğini, büyük kriz ve savaşların bu nedenle artık söz konusu olmayacağını, sosyalizme geçişin artık devrimi gerektirmediğini, bunun reformlarla mümkün olacağını"[5] öne sürerek Marx'ı "revize eden" Bernstein çizgisiydi. "Reform ya da Devrim"i, Bernstein'ın revizyonist görüşlerine karşı sert bir polemik niteliği taşıyordu.

SPD'nin ağır topları, yaklaşan tehlikeyi sezinlemiş olmalılar ki[6] onu "kadın sorunu"nda tecrit etmek istediler, başlangıçta.[7] Sığmadı, sığmak istemedi, sığamazdı.

Rosa feminist çevrelerce kadın sorununa, revizyonizme ve reformizme karşı omuz omuza mücadele ettiği arkadaşı, yoldaşı Clara Zetkin gibi kafa yormamakla eleştirilmiştir.[8] Gerçekten de kadın sorunu üzerine, pek de özgün sayılmayacak, dönemin seçme-seçilme hakkının işçi sınıfı kadınlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini savunan bir yazısı[9] dışında kadınların kurtuluşu üzerine fazla yazıp çizdiği söylenemez. O, "kadınların kurtuluşu"nu, bu özet yaşamöyküsünde izlemeye çalıştığımız üzere, hem bireysel yaşamında hem de toplumsal mücadelesinde yaşamıştır.

Rosa izleyen yıllarda Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) önde gelen siyasal figürlerinden biri oldu ve Karl Kautsky, August Bebel, Clara Zetkin gibi liderlerle yakın ilişkiler geliştirdi. Aynı zamanda yüzyıl başında Litvanya'daki dengiyle birleşerek SDKPiL adını alan Polonya partisinin önde gelen kuramcısıydı.

1905'te Rusya'da patlak veren ve Çarlık rejimini kökünden sarsan devrim, Polonya'yı da derinden etkilemişti. 1905 kalkışması Rosa için salt bir burjuva devrimi değil, aynı zamanda proleter devrimlerin öncüsüydü. Ve "geri" Rusya proletaryası işçi sınıfının artık grevlerle ve sendikal mücadeleyle yetinmeyip sokağa inmesi, kitlesel gösterilere yönelmesi gerektiğini gösteriyordu, "ileri" ülkelerin proleterlerine. Kitlesel Grev, Parti ve Sendikalar'da (1906) kitlelerin kendiliğinden eylemlerinin düşüncelerinde kazanmaya başladığı öncelik, belirgindir. Parlamentarizme ve bürokratizme belenmiş sendikacılık anlayışına karşı kitlelerin kendiliğinden eylemini ve radikal çıkışlarını sahiplenişi, onun Paylaşım savaşına destek vererek "dönek" yaftasını yemesinden çok önce, Karl Kautsky ile karşı karşıya getirecekti.

Jogiches, kaynayan Polonya'dadır o sıralar. Hem o, hem de SPD yöneticileri, Polonya'nın "bir kadın için" güvenli bir yer olmadığına ikna etmeye çalışırlar. Ama Rosa pek kulak asmaz. 30 Aralık 1905 günü, Polonya'dadır ve Dunayevskaya'nın deyişiyle, "manifestolar, makaleler, bildiriler ve broşürler kaleme alıp elinde tabanca, matbaacıyı bunları basmaya ikna etmeye, grev ve gösterilere katılmaktan fabrika kapılarında sonsuz konuşmalar yapmaya"[10] yapmadığı şey kalmaz. Ve tutuklanır - Leo Jogiches ile birlikte. Ancak Almanya'daki yoldaşlarının nüfuzu sayesinde birkaç ay içinde serbest kalacaktır. Jogiches ise Sibirya'ya sürgüne gönderilir.

Luxemburg 1906-1914 yıllarını Parti okulunda eğitim verip, çok sayıda kuramsal yapıt ürettiği Berlin'de geçirdi. Bu yapıtlar arasında en önemlisi, 1913'te yayınlanan ve Marx'ın Kapital'i ile bir tartışma yürüttüğü Sermaye Birikimi: Emperyalizmin İktisadi Açıklamasına Katkı idi. Kapitalist sermaye birikiminin kapitalist-olmayan dünyadan değer aktarmaksızın mümkün olamayacağı savıyla bu çalışma, yalnızca 1960'larda yazan Andre Gunther Frank, Immanuel Wallerstein gibi "dünya sistemi" kuramcılarının değil, emperyalizm konusundaki tüm sosyalist yazının öncüsüdür. (Lenin Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması'nı 1916'da kaleme alacaktı.)

Bu yıllarda Rosa'nın emperyalizm üzerinde odaklanan ilgisi, onu Avrupa'nın tepesinde sallanan paylaşım savaşı tehdidine karşı duyarlı kılıyordu. Avrupalı Sosyalist liderlerin kararlılıkla savaşa karşı çıkıp kapitalizmin ve otokrasinin çöküşü için savaşmayı taahhüt ettikleri Enternasyonal Sosyalist Kongre'nin 1907 tarihli "Stuttgart Kararı"na yaşamı boyunca sadık kalacaktı. 1913'de Alman işçilerine savaş durumunda Fransız ya da Britanyalı sınıf kardeşlerine silah doğrultmayı reddetmeleri çağrısı yaptığı konuşmanın ardından tutuklandı. İddianamesinde kaçma riski olduğunu söyleyen savcıya yanıtı, tarihe geçen cümleleri arasındaydı: "Savcı bey, sanırım kaçacak olan sizsiniz, bir sosyal demokrat asla kaçmaz. İşinin başında kalır ve sizin hükmünüze gülüp geçer. Şimdi verin hükmünüzü!"

Rosa birkaç yoldaşıyla birlikte (Karl Liebnecht, Franz Mehring, Clara Zetkin, Leo Jogiches...) Stuttgart Kararı'na sadık kaldı, ama Avrupalı sosyal demokrat liderlerden çoğu, çark edecekti. Savaş başlar başlar başlamaz, birbiri ardısıra hükümetlerinin savaş politikalarına desteklerini açıkladılar.

İhanete uğramış, yalnız kalmışlardı. Rosa'nın ilk düşüncesi, partisinin kararını protesto için intihar etmek oldu; ama hızla vazgeçti. Bunun yerine, sonradan Spartakist Liga'ya dönüşecek olan Enternasyonal Grubu örgütledi. Savaş karşıtı eylemlerinin sonucu kovuşturmalar ve hapis cezaları olacaktı; Rosa neredeyse tüm savaşı cezaevinde geçirdi. Ama ne yapıp edip düşüncelerini ve mücadelesini dışarıya aktarmayı başarıyordu: "Savaş metodik, örgütlü, devasa bir cinayettir," diyordu dışarıya sızdırmayı başardığı Junius broşüründe (1915).

1917 Şubat devrimini cezaevinde coşkuyla, Ekim devrimini ise eleştirel tonu biraz daha yüksek bir coşkuyla cezaevinde karşıladı... 1918'de yayınladığı Rus Devrimi'nde Brest Litovsk Barış Anlaşmasını, Bolşeviklerin toprak ve milliyet politikalarını ve Lenin ile Troçki'nin muhaliflerine karşı antidemokratik uygulamalarını eleştiriyordu: "Yalnızca hükümet destekçileri için özgürlük, -sayıları ne kadar çok olursa olsun- yalnızca bir partinin üyeleri için özgürlük, özgürlük değildir. Özgürlük her zaman ve münhasıran farklı düşünenin özgürlüğüdür."

Kasım 1918'de, savaşın yıkıcı ve Sovyet devriminin esinleyici etkileriyle Alman proletaryası ayaklanır; Kaiser II. Wilhelm'i devirerek cumhuriyetin ilanını sağlar. Devrim tüm siyasal tutsakları serbest bırakacaktır, Rosa dahil. Özgürlüğünün ikinci günü, Rosa, 1917'de SPD'den ayrılan Alman Bağımsız Sosyal Demokrat Partisi (USPD)'nin radikal kanadı Spartakist Liga'nın başında, görevdedir.

1918 Kalkışması, Luxemburg'un parti okulundan öğrencisi Friedrich Ebert başkanlığındaki SPD'yi iktidara getirmiştir, ama iyiden iyiye evcilleşmiş, düzen-içileşmiş bir SPD'yi. SPD iktidarının soldan tek muhalifi, bir süre sonra USPD'den koparak Almanya Komünist Partisi (KPD) adını alacak olan Spartakist Liga'ydı.

Alman işçi hareketi yeni kurulan Komünist Parti'ye kulak verdi... Ocak ayı başında asker ve denizci konseyleri Reich'ın başkanlık binasını kuşatarak hükümeti rehin aldı. 5 Ocak 1919 günü Berlin'de 200 bin işçi Genelkurmay'la ittifak hâlinde isyanı bastırmaya çalışan SPD iktidarına karşı yürüdü. SPD yayın organı Vorwärts'ın işgaliyle başlayan "Spartakist hafta" aşağıdan gelen, kendiliğinden bir kitle patlamasıydı; hazırlıksız ve zamansız olduğunu düşünen Rosa'nın kalkışmaya tümüyle destek vermekten başka bir seçeneği yoktu... Öngördüğü ve savunduğu gibi, kitleler inisyatifi ele almıştı...

Karşı devrim ise, dişinden tırnağa silahlı ve hazırlıklıydı. Ebert'in savunma bakanı Noske üç bin kişilik freikorps birliğiyle Berlin'e yürüdü. Yüzün üzerinde isyancıyı öldürüp binlercesini yaralayarak. "Spartakist ayaklanma", bastırılmış, Berlin'de "düzen sağlanmıştı"...

" 'Berlin'de düzen hüküm sürüyor!' Siz budala uşaklar. 'Düzen'iniz kum üzerine kurulu. Yarın devrim bir kez daha başını kaldıracak ve sizi dehşete salarak haykıracak: Vardım, varım, var olacağım!"

Bunlar kayda geçen son sözleri. 15 Ocak'ta Rosa ve KarlLiebknecht tutuklandılar. Ve vahşice katledildiler. Rosa'nın bedeni, aylar sonra atıldığı kanalda bulunacaktı...

* * *

Yukarıda bir yerde değindim, bir kez daha vurgulayayım. Rosa Luxemburg -Clara Zetkin'le yakın dostluğu ve pek çok konuda aynı görüşü paylaşması dışında- bir "kadın sorunu kuramcısı" değildi, olmadı. Ama emekçi kadınlar tarafından bayraklaştırılmasını gerektiren başka bir şeyi gerçekleştirdi. O safını emekçilerden, ezilenlerden yana seçtiği lise yıllarından itibaren, bizatihi "kadınların kurtuluşu"nu hayata geçirdi. Yaşamını, sevgilisi ve yoldaşı Jogiches dahil, kimsenin iradesine teslim etmeden, özgürce yaşadı... Düşüncelerini hiçbir çekinceye tabi kılmadan, her türlü bedeli göze alarak açıklamaktan çekinmedi. Uzun süre militanı olduğu SPD'nin hiçbir "put"u önünde eğilmedi, Bernstein'lara, Kautsky'lere kafa tutmaktan çekinmedi. Yeri geldi Marx'ın "sermaye birikimi", yeri geldi Lenin'in "ulusal sorun" konusunda yanıldığını öne sürdü; Bolşeviklerle "muhaliflerini bastırdıkları" için sert polemiklere girişti. Ve hep devrimin saflarında oldu; Freikorps'un sopalarıyla hurdahaş edilen bedeni kanala atılana dek. Ve sonrasında da...

O, özgürleşmeyi başarmış bir kadın, Lenin'in Üçüncü Enternasyonal'in açılış konuşmasında belirttiği üzere, "Bütün hatalarına rağmen bir kartaldı ve bir kartal olarak kalacaktır..."

Gölgesi özgürlüğün peşindeki kadınların üzerinden eksik olmasın...

N O T L A R

[*] Alevîlerin Sesi, No:276, Nisan 2023...

[1] Rosa Luxemburg.

[2] Akt. Raya Dunayevskaya, Rosa Luxemburg, Women's Liberation and Marx's Philosophy of Revolution. Sussex: Harvester Press Ltd. 1982: 27.

[3] 1918 yılında kaleme aldığı "Rus Devrimi" başlıklı kitabın üçüncü bölümü, Bolşeviklerin "ulusal sorun" ve "ulusların kendi kaderini tayin hakkı" üzerine görüş ve uygulamalarının sert bir eleştirisini içerir. Bkz.: https://www.marxists.org/archive/luxemburg/1918/russian-revolution/ch03.htm

[4] Rory Castle, "Rosa Luxemburg: A Revolutionary Life", Rosa Remix, Stefanie Ehmsen ve Albert Scharenberg (der.), Rosa Luxemburg Stiftung, New York, 2016: 15. Rosa'nın biyografisinde Raya Dunayevskaya'nın birinci dipnotta zikredilen kitabının yanı sıra, bu makaleyi esas aldım.

[5] Hilal Onur İnce, "Rosa Luxemburg 150 Yaşında ve Hâlâ Genç", Bianet, 5 Mart 2021, https://m.bianet.org/bianet/toplum/240326-rosa-luxemburg-150-yasinda-ve-hala-genc

[6] Karl Kautsky 1913'de Bebel'i, Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin'i kast ederek, "bu iki kadın ve izleyicileri tüm merkez pozisyonlara saldırmayı planlıyorlar," diye uyaracaktı. (Dunayevskaya, a.y. s.27)

[7] Dunayevskaya, a.y. s.2.

[8] Bkz. Nancy Holmstrom, "Rosa Luxemburg: A Legacy for Feminists?", Socialist Studies/ Études socialistes 12 (1) Bahar 2017 ss.187-190.

[9] Bkz. "Women's Suffrage and Class Struggle"(1908), https://www.marxists.org/archive/luxemburg/ 1912/05/12.htm

[10] Dunayevskaya, a.y. s.5.

  Bu yazı 6827 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35