Sibel ÖZBUDUN

KAHVERENGİ TONLU COVİD-19 GÜNLERİNDE (C)EZAEVLERİ[*]

Sibel ÖZBUDUN
  01-03-2021 22:49:00

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

"O çocuklar

O yapraklar

O şarabi eşkıyalar

Onlar da olmasalar

Gayri benim kimim var."[1]

 

Corona'yı; corona günlerinde (c)ezaevlerini; oradaki kardeşlerimizi konuş(tur)mak yürek ister ve 'Korona Günlerinde Mahpusluk-Tutsakların Korona Günlükleri'[2] bunun bir yanıtıdır.

Urfa-Siverek'in T Tipi Cezaevi A-6'dan "Doktor(umuz) Ayhan Kavak'ın, "Tutsakların maruz kaldıklarını görünür hâle getiren bu çalışmayı kamuoyuna duyurmanın ardından kitaplaştırarak tarihe not düşen Adil Okay, tutsakların sesi soluğu olmuştur. Zor zamanların dostu olan Okay ile Görülmüştür Kolektivitesi'ne şükranlarımı sunmak isterim,"[3] notunu düştüğü yapıtın değerini ifade etmekte -denir ya!- kelimeler kifayetsiz kalıyor...

Coğrafyamızın muhtelif zindanlarından 50 politik tutsağın Covid-19 salgınında kapatıldıkları mekânlardaki tanıklıklarına dair 40 makale ile 10 karikatürden oluşan yapıt; (c)ezaevlerindeki tecridi, karanlığı, insan hakları ihlâllerini -unutuşa inat- görünür kılıyor!

Tıpkı Erol Zavar'ın, "Virüs, kara kargalar, tabut gibi bir çatı. Her şeyin ölümü hatırlattığı bir ortam. Korku filminde kullanılabilecek metaforların çoğu mevcut. Lakin film o kadar yavaş ilerliyor ki, seyreden filmden kopuyor ya da her gün aynı filmi seyreden insanın artık ürperecek sahne bulamaması, her sahneyi çözdüğü için korkmaması gibi bir durum yaşanıyor. Hapishanenin şimdiki hâlinin uyandırdığı da böyle bir his. Bir tabutun içinde yaşadığınızı düşünüyorsunuz, leş kargaları dönenip duruyor tepenizde ve dünyanın en kolay bulaşan ölümcül virüsü sizi bulabilir. Ama korkmuyorsunuz," (s.82) satırlarındaki üzere...

Albert Camus'nün 'Veba'sındaki[4] korkusuz Doktor Rieux'yü anımsatan bu satırlar, bir çok şeyin özeti gibi...

Bilinir: Cezayir'in Oran kenti 1940'lı yıllarda, kendi hâlinde, kaygısız bir yaşam sürerken binlerce farenin sokaklarda, evlerde, meydanlarda ölmesine tanık olur. Önce izah edilemeyen bir tuhaflık olarak karşılanan ve belediye önlemleriyle atlatılmaya çalışılan bu ölümlerin ardından, veba salgını giderek artan dehşetiyle patlak verir. Roman bu süreci ve salgına karşı verilen mücadeleyi anlatıyor.

Başta hiçbir yetkili çok uzun süredir görülmeyen vebanın hortladığına inanmaz, inanmak istemez. Ama sonunda kamuoyuyla açıkça paylaşılan vaka ve ölüm sayılarının hızla artmasının yanı sıra bildiğini söylemekten asla vazgeçmeyen doktorlar sayesinde salgının adı konur.

O noktada da devreye gerekli önlemler girer. Bilgi, bilimsel bilgi sayesinde alınan bu önlemler, doktorlara işlerini iyi yapma, salgınla gerektiği gibi savaşma olanağını verir. Gericiliğin saldırmaktan hiç vazgeçmediği bilimsel bilgi, felaket geldiğinde insanlığın kurtarıcısı olur.

Bilginin, aydınlığın, işini iyi yapma sorumluluğunun simgesi olan Doktor Rieux'nün aynı zamanda anlatıcı rolünü de üstlendiği romanda, böyle bir felaket karşısında insanlık durumunun çeşitli çehreleri farklı kişilikler ve olaylar üzerinden mercek altına alınıyor.

Veba salgını, kendi hâlindeki kente hiç değişmez sandıkları o yaşamın aslında ne kadar çürük temellere dayandığını gösterirken, salgına karşı mücadeleye katılanlar da dayanışma içinde kendi kişisel kaygılarından daha üstün bir amaç için fedakârca uğraşarak ve kolektif davranış biçimleri geliştirerek hayatlarına yeni bir anlam katmaktadır. İnsanlık durumunun ve hastalığın absürdlüğü, bu koşulların yarattığı umursamazlık, değersizlik, toplumsal örgütlenme ve kolektif eylem içinde aşacaktır.

Diğer yanda, ateşli vaazlar veren bir rahip, bu salgının insanların işledikleri günahlar yüzünden Tanrı'nın verdiği bir ceza olduğunu, tek yapılması gerekenin dine yeniden sarılmak olduğunu haykırıp dururken, sonunda bilimin insanlık uğruna verdiği mücadele, kolektif eylemin de cazibesi sayesinde, onu da vebayla savaş saflarına çeker.

Roman 1947'de yayımlanmış ama Camus bu kitap üzerinde 1940'lı yıllar boyunca çalışmış. O yıllarda başka ne yapmış yazar? Cezayir'den tedavi için gittiği Fransa'da Alman işgali güneye doğru tüm yolları kesince, bir yandan Cezayir'de kalan eşinden ayrı düşmüş (romandaki Dr. Rieux gibi), diğer yandan da Fransız Direniş Hareketi'ne katılmış.

Yazar, Veba sadece veba mıdır tartışmasına 1955'te Roland Barthes'a yazdığı açık mektupla son noktayı koymuş: "Çeşitli açılardan okunabilmesini istediğim Veba'nın yine de gayet belirgin bir içeriği var: Avrupa'daki direnişin Nazizme karşı mücadelesi."[5]

"Kahverengi Veba" diye de adlandırılan Nazizm ile gericilik, cehalet, karanlık arka planıyla 'Veba' üzerinden kavramak, hem insan(lık)ın tepesine çöken felaketi, hem de korkusuz Dr. Rieux ve yoldaşlarının verdikleri mücadele açısından ilginç çağrışımlar yaratıyor; tıpkı coronalı günlerde yaşanan yıkım ve totaliter "demir ökçe" gibi...

* * * * *

Veba salgını, nasıl "Kahverengi Veba" diye de anılan Nazizm ile ilintiliyse; yaşanan coronalı yıkım ile totaliter "demir ökçe" (ve (c)ezaevleri) de birbirleriyle bağıntıdır; ve bunların hepsi sürdürülemez kapitalizm ile iç içedir...

Devin Özgür Çınar'ın, "Büyük bir çaresizlik. O çaresizlik ne kadar berbat şey... Çok korkunç bir dönemden geçiyoruz cidden";[6] Zeynep Oral'ın, "Covid-19'dan değilse de yalandan öleceğiz!"[7] notunu düştüğü "yeni (a)normal", tabiri caiz ise, "Modern tıbbın ortaçağı"dır.[8]

"Nasıl" mı?

"Eski(meyen) (a)normal"in 1655 Londra vebasında da hastalar, yakınlarıyla birlikte eve kapatılmakta ve bu kapatma zor yoluyla kontrol edilmektedir. Bu durumda hem ev halkı bulaşa açılmış hem de kapanma korkusu nedeniyle hastalık gizlenmişti."[9]

Şimdilerde de böyle; yani "değişen bir şey" yok gibi!

'Dünya Sağlık Örgütü' (WHO), dünya genelinde corona sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aşı bulunup yaygın biçimde kullanılana kadar 2 milyona ulaşabileceğini duyurduğu[10] tabloda insan(lık) Covid-19'la sinema ekranlarından taşan bir distopyanın içine düştü...

Kolay mı?

BM'ye bağlı 'Dünya Gıda Programı' (WFP) Direktörü David Beasley, dünyanın 2021'de son 75 yılın en kötü insani kriziyle karşı karşıya kalabileceği vurgusuyla, dört yılda silahlı çatışmalar yüzünden 80 milyondan 135 milyona yükselen açlık sınırında yaşayan insan sayısının, pandemiyle birlikte katlanıp 270 milyona çıktığını bildirdi.[11]

Özetle pandemi sürdürülemez kapitalist yıkımın yerküreyi ne hâle getirdiğini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Tel tel dökülen sağlık, eğitim sisteminin yanında domino taşı gibi yıkılan ekonomilere şahit olduk. Parası olmayan binlerce insanın hastanelere ulaşamadan evlerde, sokaklarda can çekişmesine tanık olduk. Devletlerin insanına ne kadar uzak olduğunu gördük. Pandemi kapitalizmin tüm çirkinliğini gösteren turnusol oldu; yükselen totalitarizm gibi...

Dünya üzerinde bugüne kadar yaklaşık 1 milyon 400 bine yakın insan Covid-19 pandemisi nedeniyle öldü. Ölenlerin çok önemli bölümünü ekonomik nedenlerden dolayı sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlananlar oluşturuyor. ABD, AB, Rusya ve Türkiye, yani kapitalist ülkeler için bu tablo çok değişmedi. Kapitalizmin ürettiği sonuç insanlara ölüm getirdi. Üstelik sadece pandemi nedeniyle değil. Oluşturulan kapitalist-emperyalist sistemin devamı için devasa bir güvenlik sistemi kuruldu. Rejim için tehdit olduğu düşünülen fikirler, kesimler devletler tarafından hep "özel" muameleye tabi tutuldu. Sosyalistler, demokratlar, işçiler, kadınlar, gençler, siyahlar, yerliler... Bir de (c)ezaevleri tabii... Bunlar ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de temel ayrım hep zengin ile yoksul oldu; öyle olmaya da devam ediyor. Pandemi bu eşitsizlik ve zorbalık üzerine, deyim yerindeyse "tüy dikti"!

Bir şey daha: Ortaya çıkan bir başka sonuç da neo-liberalizmle birlikte hayatımızı belirleyen "her koyun (insan) kendi bacağından asılır" anlayışının asılsız bir yalan olduğuydu...

Aktararak ilerlersek:

√ Küresel eşitsizlik Covid-19 salgınında da kendini gösterdi. Afrika Birliği Dönem Başkanı Ramaphosa, "Bazı ülkeler, halklarını aşılarken diğerleri bunu yapmıyorsa güvende değiliz," dedi...[12]

√ WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, yönetim kurulunun yıllık toplantısında 'aşı milliyetçiliği' yapıldığı ve Covid-19 aşılarının paylaşımında "feci bir ahlâki başarısızlığın" eşiğinde olunduğu uyarısında bulundu...[13]

√ Covid-19 aşısında feci bir ahlâki çöküşün eşiğindeki yerküre zenginlerinin "önce ben" hırsı artarak devam ediyor. DSÖ aşıda eşitliğin sadece ahlâki değil, stratejik ve ekonomik zorunluluk olduğunu belirterek bu açgözlü tutumun pandemiyi uzatacağı uyarısını tekrarlıyor. Bunu yaparken de en zengin 10 ülkeye anlayacakları dilden sesleniyor, aşıyı adil dağıtırlarsa 2021'de 153 milyar, 2025'e kadarsa 455 milyar dolar kârlı çıkacaklarını söylüyor...[14]

√ Pandemi, büyük şirketlerin kâr hırsının önüne geçemedi. Zengin ülkelerin daha şimdiden 4.2 milyar doz ile aşı siparişlerinin yüzde 74'ünü vermesi, küresel eşitsizliğin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya genelinde yoksul ülkeler ise sadece 675 milyon doz aşıyı garantiledi...[15]

√ Dünya nüfusunun büyük bölümü açısından aşının ulaşacağının garantisi yok. Zengin ülkeler, aşı geliştirme sürecine önderlik eden büyük şirketlerin üretimlerinin yarısını şimdiden "rezerve" etti bile...[16]

√ 'AstraZeneca' CEO'su Pascal Soriot, "Dünya nüfusunun yüzde 5'ine sahip olan Avrupa, aylık küresel tedarikimizin yüzde 17'sini alıyor," dedi...[17]

√ Coronovirüse karşı yüzde 90 etkili olduğu açıklanan Pfizer-BioNTech aşısı için adaletsiz bir yarış başladı. Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 14'ünü oluşturan zengin ülkeler 1 milyardan fazla dozu satın aldı...[18]

√ ABD'nin Los Angeles kentinde yüzlerce kişi çöpe atılacak coronavirüs aşıları için sağlık merkezleri önünde saatlerce bekliyor. Kedren Toplum Sağlığı Merkezi aşılama programını denetleyen doktor Jerry Abraham, Covid-19 aşısının bir kez açtıktan sonra altı saat içinde kullanılması gerektiğini söylüyor. Randevusu olanların sadece yüzde üçünün gelemediğini belirten Abraham, "Umutlu gençlerin sabah 2'de gelip saatler sonra aşı olmadan ayrıldığını görmek üzücü," diyor...[19]

√ 'Oxfam'ın 'Eşitsizlik Raporu'na göreyse, coronavirüs dünya çapındaki ekonomik eşitsizliği büyüttü. Dünyanın en zengin 10 kişisi, pandeminin başından bu yana toplam servetlerini yarım trilyon dolar arttırdığı ifade edilerek, bu rakamın dünyada herkesin coronavirüs aşısına ulaşabilmesini sağlayacağı ifade edildi...[20]

√ Küresel kurumların 2021 raporları yayınlandıkça Covid-19 salgınının dünya ekonomisinde yarattığı hasar netlik kazanıyor. Dünya ekonomisindeki daralma 2008/2009 küresel krizine göre çok daha sert (yüzde 4.3) gerçekleşti. ILO, Covid-19 salgınının emekçiler açısından yarattığı tahribatı açıkça ortaya koyuyor. Kurumun çalışma saatlerindeki kayıplar üzerinden yaptığı hesaplamaya göre 2020 yılında küresel çalışma saati 255 milyon tam zamanlı işe eşdeğer olarak yüzde 8.8 azaldı. ILO verilerine göre 2020'deki çalışma saati kayıpları, 2009'daki küresel mali krizden yaklaşık dört kat daha fazla gerçekleşti. Çalışma saatlerindeki bu kayıp küresel emek gelirinin yüzde 8.3 azalmasına neden oldu; bu azalış küresel gelirin yüzde 4.4'ü olan 3.7 trilyon dolara karşılık geliyor...[21]

√ İngiliz ekonomisi, 2020'de yeni Covid-19 salgınının etkisiyle yüzde 9.9 daralarak, Avrupa çapında aşırı soğukların ve donun görüldüğü 1709'dan beri yaşanan en sert daralmayı kaydetti...[22]

√ Almanya'da imalat sanayisinin toplam istihdamı, 2020'de Covid-19 pandemisinin etkisiyle 2010'dan beri en yüksek oranlı düşüşü göstererek 2019'a göre yüzde 2.2 azaldı; toplam istihdamı 2020'de 5 milyon 489 bine kadar geriledi...[23]

√ Krizle iç içe geçen pandemi yoksulları daha şiddetle vururken; 'Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü/ International Food Policy Research Institute' küresel üretimin yüzde 5 gerilemesi varsayımı altında, 80 milyonu Afrika ve 42 milyonu Güney Asya'da olmak üzere aşırı yoksul sayısının 140 milyon kişi artmasının muhtemel olduğunu açıkladı. Böylece 'Dünya Bankası'nın kötümser senaryosu ise, küresel aşırı yoksul sayısında 100 milyon artışa işaret etti...[24]

√ 'Derin Yoksulluk Ağı'nın 'Pandemide Derin Yoksullukla Mücadele' araştırmasına göre günlük ve gündelik işlerde çalışanların yüzde 86'sı pandemide işsiz kalmış. Mamasız, bezsiz kalan bebekler... Açlıktan sütleri kesilen anneler... Dünya Bankası Türkiye Masası'nın 2020 Ağustos raporu "2020'de yoksul nüfusu 1.2 milyon kişi daha artırabilir,"[25] dedi...

√ DİSK Genel-İş Sendikası 'Covid-19 Sürecinde Türkiye'de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk' raporuna göre pandemi sürecinde gelir eşitsizliği ve yoksulluk arttı: i) Avrupa ülkeleri içinde gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülke Türkiye oldu; ii) En zengin ile en yoksul arasındaki eşitsizlik 8.3 kata yükseldi.; iii) Halk 1 yılda yaklaşık 1.500 dolar fakirleşti; iv) Türkiye'de yoksul sayısı son 2 yılda yüzde 8.4 arttı!, v) Dünya'da çalışan yoksulluğu yüzde 9'u, Türkiye'de ise yüzde 14.4'ü buldu!; vi) Salgın döneminde çalışan yoksul sayısı 7.7 milyonu geçti; vii) Her 10 kişiden 7'si borçlu, halk temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle geldi; viii) Türkiye'de yoksulluk riski diğer ülkelere göre yüksek: kadınların yoksulluk riski, erkeklerden fazla! Her 2 çocuktan biri yoksulluk riski altında!"

√ BİSAM'ın 'Asgari Ücret Araştırması'na göre, simit fiyatının ortalama 2 lira olduğu Türkiye'de, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli emekçinin aylık 2 bin 320 liralık geliriyle bir öğün için kişi başına ayırabildiği para sadece 1.85 TL...[26]

√ 'Ipsos'un araştırmasına göre, "Her 3 kişiden 1'i ekonominin kötüleşmesini bekliyor"...[27]

Tüm bunlar bize; 2019 Nisan'ında Nobel ödüllü iktisatçı Joseph E. Stiglitz ile Arjun Jayadev ve Achal Prabhala'ın ortak makaledeki uyarıyı anımsatıyor: "Modern fikri mülkiyet rejiminin gerekli olduğu efsanesi bize uzun zamandır yutturuluyor. Covid-19 ölümleri artarken, her yıl milyonlarca insanın acı ve ölümüne sessiz kalan bir sistemin mantık ve ahlâkını sorgulamalıyız"![28]

* * * * *

İyi de (c)ezaevlerinden söz ederken neden mi buralara geldik!?

Gayet basit; corona yıkımı güncelliği kavranmadan, bundan daha da fazlası olan hapishanelerin güncelliği kavranabilir mi?

Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nden Ali Murat Çelik'in, "Görevliler sabah sayımına geliyorlar. Kendimi başka bir gezegende hissediyorum, zira uzay filmlerindeki gibi bembeyaz kıyafetler giymişler ve oldukça tuhaf görünüyorlar. Oysa tutsaklara ne maske, ne kolonya ne de eldiven verilmişti ve gün be gün hak ihlâlleri vardı. Hâliyle bu corona günlerinde mağduriyetler zirve yapıyor. Üstelik doktora gitmek yok, ziyaret yok, avukat yok, sevk yazma yok, matbu yok, sohbete çıkmak yok, berbere gitmek yok, spora çıkmak yok, radyo yok, dergi yok, yok oğlu yokla baş başa kalıyorum," (s.41) satırları corona vesileli totalitarizmin tablosunu en net biçimde sergiliyor.

Hepimiz "Tımarhane ve hapishane, tarihte iktidarların sopası olmuştur," diyen Michel Foucault'nun, "Hapishanelerin, fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere ve bütün bunların da hapishanelere benzemesi şaşırtıcı değil mi?"[29] vurgulu açıklamasını biliriz...

Kanımızca buna Charles Bukowski'nin, "- Hapis nedir? - Her şey hapistir," diyalogu da eklenmezse olmaz...[30]

Bunun en anlamlı teyidi Türk(iye) zindanlarına dair verileridir...

√ Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 5 yılda 94 ceza infaz kurumunun inşa edildiğini ve toplam ceza infaz kurumu sayısının 355 olduğunu açıkladı...[31]

√ 2021'de açılacak 39 yeni cezaevi ile toplam sayı 355'e çıkacak. 2014'da 14, 2015'de 18, 2016'da 38, 2017'de 12, 2018'de 15, 2019'da 26 ve 2020'de de 18 cezaevi yapıldı...[32]

√ Adalet Bakanlığı'na göre, "Haziran 2019 tarihi itibari ile Türkiye'de inşaatı devam eden 114 adet Ceza İnfaz Kurumu bulunmaktadır. Tamamlanması planlanan 137 cezaevinin toplam kapasitesi 88 bin 367 olacak"![33]

Figen Üstündağ'ın, "Corona ile tecrit"e[34] dikkat çekerken; "Tutukluların salgını konuştu"ğu[35] tabloda bunlar böyleyken şunları da hatırlatmamak ol(a)maz!

√ Cezaevlerindeki vakalara ilişkin günlerdir açıklama yapılmazken içeride yaşananlar da sır durumunda. Ülkedeki 8 cezaevinde vaka artışı olduğunu belirten milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, "Hapishaneler can pazarına dönüştü," dedi...[36]

√ Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, coronavirüs salgınında cezaevlerindeki duruma ilişkin bilgi edinme başvurusunu bugün itibarıyla tam 48 gün önce yapılan "bilgilendirme yazısını" gerekçe göstererek yanıtlamadı...[37]

√ İnfaz paketiyle birlikte cezaevlerinden 90 bin kişi tahliye edilirken, İHD verilerine göre coronavirüs salgını koşullarında cezaevlerinde 604'ü ağır olmak üzere toplam 1605 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor...[38]

 √ Metris R Tipi Cezaevi'nde kalan iki kolu olmayan ağır hasta tutuklu Ergin Aktaş'ın avukatı Gülizar Tuncer, 5 kez "Cezaevinde kalamaz," raporu verilmesine rağmen tahliye edilmeyen müvekkilinin ölüme terk edildiğini söyledi...[39]

√ Kürtçe mevlit okuduğu için hapsedilen hasta tutsak Ali Boçnak zindanda öldü...[40]

Tüm bunlara baskı, şiddet boyutu eklenmeli...

Evet Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nden Gülezar Akın'ın, "Coronalı günler dışarıdaki hayatı felç etti, biliyoruz. Bizi de etkilemedi değil, ama biz zaten hep öyle sınırlandırılmışlıklar içinde yaşıyorduk," (s.108) saptamasındaki üzere; sistematik biçimde "Hapishanelerde işkence ve hak ihlâlleri artıyor"ken;[41] "Hapishanelerde tutsakların yaşam hakkı yok"[42]

  Bu yazı 9240 defa okunmuştur. Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35