Sibel ÖZBUDUN

"HAPİSHANELER"İ BİLİYORUZ! PEKİ YA "TIMARHANELER"İ?

Sibel ÖZBUDUN
  01-08-2025 06:44:00

 

SİBEL ÖZBUDUN

 

"Bilgi, öngörü ve bakım kurumları, örneğin tıp,

siyasi iktidarı desteklemeye yardımcı olur.

Psikiyatriyle ilgili kimi vakalarda bu,

skandala varacak ölçüde barizdir."[1]

 

Hapishaneleri biliyoruz... Bu topraklarda hiç tükenmeyen bir "mahpushane yazını geleneği"nin "bereketli" ürünlerinden (yolu mahpushaneden geçmemiş yazar sayısı azdır bu coğrafyada...), tutsak kardeşlerimizin yılmadan, usanmadan dışarıya seslerini ulaştırma çabalarından, tutsak ailelerinin çırpınışlarından, İHD'nin, TİHV'nın çabalarından, ÇHD'nin, ÖHD'nin, bazı baroların, TTB'nin kamuoyuna sunduğu raporlardan, muhalif medya organlarından...

İktidarın CHP'li belediyelere art arda düzenlediği operasyonların ardından hapishaneler daha da görünür hâle geldi kamuoyunun en azından bir bölümü nezdinde... O güne dek hapishanelerde yalnızca "katillerin, hırsızların, teröristlerin" filan tutulduğunu düşünen, ama günlerini "asla bizim başımıza gelmez" umursamazlığında geçiren kimi tuzu kuruların da akıllarına gelmeyen, başlarına geldi. Tutuklu ya da ziyaretçi olarak yolları sık sık düşer oldu Silivri'ye, Sincan'a, F Tiplerine, "Kuyu" Tiplerine...

Diyeceğim o ki, hapishaneler ve tutsakların sorunları giderek daha yaygın bir kamuoyunun ilgi alanına giriyor. Bu ilginin kısa sürede toplumun daha geniş kesimlerinde, daha yüksek sesli tepkilere evrilmesi, insan haklarının en pervasız biçimde çiğnendiği alanlar olma özelliğini taşıyan hapishane sisteminde köklü bir değişime gidilmesi, umudumuzdur.

Ama infaz sisteminde bir "kör alan" var ki, pek azımız orada neler olup bittiğinden haberdarız.

Resul Kocatürk, kendi 22 günlük deneyiminden hareketle işte o "kör alan"a ışık tutuyor, görmek isteyen gözler, duymak isteyen kulaklar, bilmek isteyen akıllar için. Resmî adıyla, "Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi Adlî Servis(ler)i"... Resul, "tımarhane" diyor. Haksız mı? Hayır. Ama neyi, nasıl "tımar" ettikleri, son derece tartışmalı...

Anlattıkları tüyler ürpertici. Ama öncelikle Resul Kocatürk kim, ona bakalım. Resul, yurdun muhtelif mahpushanelerinde 31 yılını doldurmuş bir devrimci mahpus. Hapiste bunca yılını geçiren çoğunluk gibi, o da bir hasta tutsak. 2000 Aralık "Hayata Dönüş" katliamı ile sonlanan F Tiplerine karşı direnişten kalma Wernicke Korsakoff sendromunun yanısıra, astımal bronşit, mide ülseri, kronik bel, baş, boyun, sırt ağrıları, hipotiroid, irritabl kolon vb. hastalıklarla ve kanser olasılığıyla boğuşuyor.[2]

İnfazını tamamlamış olmasına ve giderek ağırlaşan sağlık durumuna karşın, daha yeni Kırıkkale/Hacılar'dan Buca "Yüksek Güvenlikli" ye (hani şu "kuyu tipi" diye bilinenlerden) sevk edildi.[3] "Hapishanede Türkiye devrimci hareketinden benden başka kimse yok gerekçesiyle koca hapishanenin bir köşesinde tek başımayım. Bu hapishane sisteminde hücrelerin müstakil havalandırması bulunmadığından, koridor başlarına yaptıkları havalandırmaya iki saat süre ile tek başıma çıkarılıyorum. Normalde yasaya göre gün boyu havalandırmadan yararlanmam gerekiyor ama, hak-hukuk ihlalleri hep olduğu üzere öncelikli olarak buralarda yaşam buluyor!", diyor mektubunda[4]... Onca hastalıktan mustarip bir mahpushane kıdemlisinin tek başına bırakılması infaza yasadışı bir başka cezanın eklenmesi değilse, nedir?

Resul Kocatürk, Wernicke Korsakoff'a bağlı şikayetlerinden dolayı, Bakırköy Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi'nin Adlî Servis'ine sevk edilerek 22 gün boyunca müşahede altında tutulmuş. Ve buradaki tanıklık, gözlem ve izlenimlerini 'Tımarhanede 22 Gün-"Çarmıhtaki Hasta Mahpuslar' başlığı altında kitaplaştırmış.[5] (Parantez açmaya değer bir konu: Bu kitap yayınlandıktan sonra uzun bir süre "sakıncalı" olduğu gerekçesiyle, cezaevi yönetimi tarafından Resul'e verilmedi. Sorun Buca'da aşılmış olmalı ki, imzalı ve "görülmüştür" damgalı bir nüshasını bize gönderme inceliğini gösterdi.)

Tımarhane, büyük bölümü yoksul,[6] çoğu Kürt ailelerin çocukları[7] olan, neredeyse tümü uyuşturucu bağımlısı adlî mahkûmlara ve onlara Bakırköy Adlî'de reva görülen hukuk, etik, hepsinden vazgeçtik, insanlık dışı muamelelere dair sinir bozucu bir anlatı.

Bakırköy Hastanesi Adli servisi, "taburcu" edilenin yeniden mahpushaneye döneceğine çocuklar gibi sevindiği bir yer: "Burası toplum dışına itilmiş ve sinek muamelesi gören hasta mahpusların 'tedavi' edildikleri bir toplama kampı aslında. İki kişilik hücreler beş- altı metrekare... Tekli hücreler ise iki buçuk-üç metrekare civarında. Ranzalar arasında iki karış, ayak tarafında ise yarım metre kadar boşluk var." (s.56).

Hastanede insanlar tedavi edilir; değil mi? En azından kuramsal olarak... Kocatürk'ün tanıklığında, Bakırköy Adlî'de mahkûmlar tedavi filan edilmiyor. En iyi ihtimalle sürekli ilaçla uyuşturularak denetim altında tutuluyor, ya da dayak, çarmıh ve EKT ile "disipline ediliyor"...

Dayak "tedavi"si: "Az önce şahit olduğum olay karşısında kanım dondu ve müdahale etmemek için dişlerimi, yumruklarımı sıkıp durdum. Bu izbe mekânın en ciddi hasta mahpuslarından Ali'den söz etmiştim. Ali, kendi kendine konuşurken, bazen kafasını sağa sola sallayıp tükürüyor. On dakika önce maltada dolaşan Ali, kafasını sallayıp tükürmüş. O sırada koca kafalı genç gardiyan, Ali'nin yanından geçiyormuş. Sürekli küfürler, hakaretler ederek bağırmasından anlaşıldığı kadarıyla Ali, yüzüne tükürüp kaçmış. (...) Ali'yi yere yıkmışlar ve üzerinde bir süre tepindikten sonra, iki gardiyan kollarını arkaya bükmüş. Onu döve döve hücrenin önünden geçirirlerken maltaya çıktım. Ablak, sarı yüzü kızarmış, gözü dönmüş genç gardiyan bir taraftan Ali'nin annesine küfrederken bir taraftan da tekmeler savuruyordu. (...) Hücresinin önüne getirdiklerinde yine küfürler ve hakaretler eşliğinde ensesine kafasına yumruklar, kıçına, ayaklarına tekmeler indirerek yüzükoyun hücresinin içine atıp kapısını kilitlediler." (ss.104-105)

Kendini asarak intihara kalkışan hasta mahkûma uygulanan "tedavi": "Üzerinde külot dışında giysi bırakmadılar Mehmet Selim'in. Götürüp tekli hücreye kapattılar. (...) Kapattıkları hücredeki battaniye, yastık gibi şeyleri alıp götürdüler. Görünen o ki, buz gibi bir ortamda çıplak sabahlayacak. Acı ki ne acı..." (s.86)

Çarmıh "tedavi"si: "Öfkesi bir türlü dinmeyen (...) genç bir gardiyan, 'Benim suçum yok, anama sövdü!' diyen Reşat'ın üzerinde 'Ananın da, bacının da...' diye başlayan küfürler eşliğinde bir süre daha tepinip durdu. Az sonra sağlıkçılar geldi ve kollarından bacaklarından tutup havaya kaldırarak yataksız ranzaya sırt üstü attılar onu. Özel hazırlanmış kemerlerle çarmıha gerer gibi el ve ayak bileklerinden ranzanın köşelerine bağladılar. Belinden de sıkıca bağladıktan sonra elinde şırıngayla hazır bekleyen uzun saçlı, sakallı sağlıkçı, iğneyi giysilerinin üzerinden Reşat'ın baldırına sapladı. (...) Bu işkencenin adı 'tespit'miş. Hastayı o hâlde ne kadar süre tutacaklarına artık tanrılar karar verecek."(s.48). Çarmıhtaki hastalara tuvalet izni yok, ihtiyaçlarını kendi üstlerinde gideriyorlar...

EKT "tedavi"si: "İki gün öncesine kadar ortalıkta dolanan, sohbet edip gülen Osman bir anda robota dönüştü. Daha sonra öğrendim ki, EKT (Elektroşok) denen 'tedavi' uygulanıyormuş Osman'a. (...) Osman'ın sanki tüm hafızası silinmiş, benliğini kaybetmiş gibi bir hâli var. Ağzı sürekli açık ve salyaları akıyor. Hemen her işini hücre arkadaşı ve diğer mahpuslar yapıyor. Hangi hücrede kaldığından bile bihaber. Hücre arkadaşı ya da o an yanında kim varsa elinden tutup hücresine, yemeğe, çaya ve hatta tuvalete götürüyor. Etkisi üç dört gün sürüyormuş." (s.76)...

Evet, günün her saati maruz kaldıkları hakaretler, yedikleri dayak, "tedavi" kisvesi altında uygulanan işkence seansları, yaşamak zorunda bırakıldıkları sefil koşullar, içinde debelendikleri pislikle "insan" değil böcek muamelesi görüyorlar...

"Bugün uzayan tırnaklarından kurtulmak isteyen insanların nasıl aşağılandığına tanık oldum. (...) İhtiyacı olan mahpuslar havalandırmaya açılan pencerelerden birini tıklatarak tırnak çakısı istiyorlar ve hemen orada toplanan üç beş kişi sırayla işlerini bitirip iade ediyorlar. Çoğu mahkûmun naylon terlikler içindeki çıplak ayakları parmak kalınlığında nasırlaşmış. Birçoğunun tırnakları mantar hastalığından çürümüş durumda. İnsanların birbirlerine başta mantar olmak üzere kan yoluyla farklı hastalıklar bulaştırabileceklerini hiç umursamıyorlar, dahası müstahak görüyorlar." (s.65)

Böcekler gibi...

"... Şu ana kadar burada yapılan 'tedavi'den fayda gördüğünü ve kendisini iyi hissettiğini söyleyen tek bir kişiye rastlamadım. (...) Sözüm ona, hapishanelerden buraya tedavi olmaları için gönderiyorlar. (...) İlaçlar, iğneler ve EKG ile posaları çıkarılan insanlar, taburcu edilerek tekrar hapishanelere gönderiliyorlar. Bir süre sonra daha kötü bir hâle geliyorlar ve hapishane idaresi onlarla başa çıkamadığı için tekrar ring aracına atıp buralara gönderiliyorlar. Böylece bir süre için beladan kurtulmuş oluyorlar... (ss.83-84)

Franz Kafka bize anlatmıştı: Eğer sürekli böcek muamelesi görürseniz, böcekleşirsiniz. Mahkûmların bilinçsiz biçimde yaptıkları tam da bu: deliliğe sığınarak, baş edemedikleri koşullara uyum sağlamaya çalışıyorlar. Kimi gardiyanlara yaltaklanıyor, kimi hücre arkadaşını ihbar ediyor, kimi kendini peygamber sanıyor, kimi parmak uçlarından girerek beynini yiyen böceklerle mücadele ediyor, kimi musallat olup kendine tecavüz eden cinlerden kurtulmaya çabalıyor... Çoğunun sığınağı ise tedavi için verilen psikotik haplar: biriktirip topluca içildi mi, yaşamak zorunda bırakıldıkları cehennemi unutturan.

Orada doktorlar yok mu?" dediğinizi duyar gibiyiz; olmaz olur mu, var elbette! Vizitelerde hastanın yüzüne bakmadan önlerinden geçen, bir iki uyduruk sorunun ardından ağır uyuşturuculu reçeteyi dayayan, gardiyanların hastayı tekme tokat zapt etmesine seyirci kalıp enjeksiyonu hastaya saplayan... Resul Kocatürk uzun hasta tutsaklık yaşamında pek çok doktor tanıma olanağını bulmuş. "... gözlemlediğim temel bir husus, hekimlik ile doktorluk arasında keskin bir ayrımın olduğu. Doktorluk sistem içinde ticari bir mesleği ve otoriteden yana tavır alışı, hekimlik ise Hipokrat yeminini sırf etik temelde değil, bir kimlik, kişilik ve bütünsel olarak yaşam biçimi hâline getirmeyi, otoriteye boyun eğmemeyi, hekimlik onurunu ve ilkelerini esas alma çabası içinde olmayı ifade ediyor. Hapishanelerde muayene ya da tedavi için hastaneye götürülen ve bileklerine kelepçe vurulmuş olarak askerler arasında muayenehaneye giren hasta mahpusa yaklaşım, her şeyi ayan beyan gözler önüne seriyor aslında. Doktor kişi, doğrudan hasta ile ilgilenmez, asker ile muhatap olur. Hastanın yüzüne bakmadan, 'Nesi var?' diye askere soranlara bile rastlanır. Hastanın kelepçe çıkarılması talebini çoğunlukla askere sorar, ya da doğrudan reddeder. (...) Hekim kişi ise hasta mahpusu tebessümle karşılar. İlk olarak askerden kelepçelerin çıkarılmasını ister. (...) Hekim-hasta mahremiyetini korumaya özen gösterir. Bu konuda bir dayatma olduğunda muayeneyi reddeder." (ss.103-104)  

Resul Kocatürk'ün kitabı okunmalı. Yalnızca devrimciler, solcular, insan hakları savunucuları değil; hâkimler, savcılar, hekimler, psikiyatristler, anaakım medya kalemşörleri, yapmacık mimikli ekran yorumcuları, politikacılar da okumalı Tımarhanede 22 Gün'ü... Ve Resul'ün yüzlerine tuttuğu utanç aynasındaki suretleriyle yüzleşmeli...

O mahpushane ve tımarhane köşelerinde çürümeye terk edilen, sinek muamelesi gören insancıklar, bu düzenin eseri, çünkü...

 

23 Temmuz 2025 10:48:31, Muğla.

 

N O T L A R

[*] Rojnameya Newroz, Temmuz 2025...

[1] Michel Foucault.

[2] "Hasta Tutsak Kocatürk'ün Durumu Ağırlaşıyor", ANF, 19 Eylül 2023, https://anf-news.com/guncel/hasta-tutsak-kocaturk-un-durumu-agirlasiyor-188328

[3] Ayrıntılı bilgi için bk.: https://gorulmustur.org/yazar/resul-kocaturk.

[4] Bir selam göndermek isteyenler için Resul'ün adresi: Yüksek Güvenlikli Hapishane, E2-15, Kırıklar, Buca/ İzmir.

[5] Resul Kocatürk, Tımarhanede 22 Gün, "Çarmıhta Hasta Mahpuslar", Şey Kitap, 2024, 131 sayfa.

[6] "Buradaki insanların üçte ikisi yirmili yaşlardaki gençler. Çoğunluğu kent yoksulu ailelerin çocukları. Sınıfsal kategori içerisindeki yerleri bakımından lümpen proletarya diyebiliriz. Ülke genelinde yüz binlercesinden, kendilerini açık ederek hapse girmiş olanlar bunlar. (...) Özellikle toplumsal olaylarda faşist odaklar tarafından yönlendirilerek devrimci demokratlara karşı linç saldırılarında kullanılanlardan; mafya, çete gruplarının tabanlarını, tetikçilerini oluşturanlara kadar tüm 'pis işlerin' elemanları bu kütleden devşiriliyor. Buradakilerin ağırlıklı kısmı da biz devrimcilerin ulaşıp dönüştürmeyi başaramadığımız bu kütlenin bireyleri." (ss.67-68)

[7] "Buranın hasta mahpus bileşiminin en azından yarısı, Mezopotamyalı... Belki de fazlasıdır, bilemiyorum; çünkü kendini belli etmeyenler de var. (...) Mezopotamyalı mahpusların hemen hepsi, devletin resmi ve gayrıresmi militarist güçleri tarafından 1990'ların başlarından itibaren infazlara, işkencelere tanık olan, köyleri yakılıp yıkılarak topraklarından sürülen Kürt halkının mağdur çocukları... Yani savaşın dibe çökerttiği çocuklar..." (ss.112-113)

 

  Bu yazı 14031 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35