Sibel ÖZBUDUN

GÖÇ(MENLİK) AİDİYETİ[*]

Sibel ÖZBUDUN
  10-07-2021 14:42:00
 

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

"Bilgisini arttıran,

tasasını da arttırır."[1]

 

Sürdürülemez kapitalizmin "neo-liberal küreselleşme" yalanının karaya oturmasıyla ortaya çıkan göç(men) trajedisi; "küresel/ sınırsız köy olma" söylencelerini yıkıpp; "homo fugitivus/ kaçan insan"ı ya da "kavimler göçü" sorunsalını "Aidiyet, Göçmen ve Toplumsal Çeşitlilik" bağlamında gündem maddesi kıldı!

Konuyla ilgili yapıtta da[2] ifade edildiği üzere "Toplumsal dönüşümün görülmedik derecede ivme kazandığı bir dönemde, göç hareketleri çok daha hızlanmakta ve farklı ülkelerden insanları çok değişik nedenlerle yeni mekânlar aramaya ve geleceklerini yeni yerleştikleri yerlerde kurmaya istekli kılmakta ya da mecbur bırakmaktadır." (s.267)

Sınır kapılarında çocukların "Bizi öldürme, insanız" ve "Bize yardım edin" pankartları taşıdığı;[3] "umuda yolculuk"un "ölüme yolculuk"a dönüştü(rüldü)ğü tabloda "Kapitalizm, 'piyasa ekonomisi' artistik ismiyle ışıldıyor; emperyalizme 'küreselleşme' diyorlar; emperyalizmin kurbanlarına 'gelişmekte olan ülkeler' diyorlar ki cücelere çocuk demek gibi bir şey bu; oportünizm 'pragmatizm' oldu; ihanetin adı 'realizm'; yoksullara 'yoksun, yoksun kalmış ya da kıt kanaat geçinen insanlar' deniyor"![4]

* * * * *

Hissettiğin yerdeki aidiyet; "ait olma durumu", "ilişkilendirilme", "mensubiyet", "merbutiyet", "taalluk"tur. İnsana bazen güven duygusu, bazen de sıkışmışlık yaşatan hissiyat, mensubiyettir (benzerlik, özdeşlik, vb'i).

Büyük sarsıntıların, savaşların nihayetinde, derin krizlerde insanların kendilerini boşlukta hissetmeleri neticesi doğan ruhsal bitkinliğe cevap veren hâldir. Yani "tutunma", "sığınılan liman" benzeri, "kimlik"tir bazen...

"Asıl kalıcı olan şey inançlardan ziyade aidiyetlerdir, ama inançlar, aidiyet kaidesinin üstünde yeniden yapılanır,"[5] tanımındaki üzere Amin Maalouf'un...

Yani güven ile karışık bir duygudur. İçinde, güvenmek ve güvenilmek hisleri taşırken; örgütlenmelerin, gruplaşmaların, ayrışmaların özünde yattığı kavram; yalnızlıktan kaçma duygusu, yani ait olma gereksinimidir...

Birey olmayı öğrenememiş insanlar için çok daha tehlikeli bir içgüdü de olması muhtemel aidiyetin ürettiği bağlanma, bir yerde dışlanmışlıkla bağıntılıyken; aidiyetin kökeninde -nihai kertede- sahiplik vardır. Çünkü kişinin kendisini herhangi bir gruba, topluma, topluluğa, kuruma ait hissetmesi durumu olarak aidiyet; ait olunanın üstünlüğünü kabullenmek vardır. Bazen "sürü zihniyeti"nin temel gıdası da olabilen aidiyet bir süreçtir; ekledikleriniz, çıkardıklarınız, yaşandıklarınızla...

Aidiyetinizi ifade etiğiniz şey toplumsal konumunuzla (okul, şehir, futbol takımı, arkadaş çevresi, ülke, aile, din, göç vd'leriyle) ilintiliyken; birinin/ birilerinin sahip çıkması ihtiyacı ya da "modern hayat"ın gizli öznesidir.

"Toplumsal Çeşitlilik ve Yalnızlaşan Bireyin Aidiyet Sorunu"na (s.19) değinilen yapıtta göç(menlik)le ilgili "aidiyet" meselesi etraflıca irdelenirken; "Dünya görüşünün oluşturulmasında, sınıf farklılıklarının bir biçimde göz ardı edilerek, etnik ve dinsel faktörlerin öne çıkarıldığı bir dönemde, başka bir topluma yerleşme mücadelesi veren göçmenin kendine bir yer edinmesi, kendini inkâr etmeden yeni bir aidiyet oluşturması oldukça karmaşık bir süreçtir," (s.268) gerçeğinin de altı çiziliyor.

* * * * *

"Göçmenlik durumundan kaynaklanan var olma hâlinin sadece göçmenin özgül durumuyla açıklanmayacağı, göçmenin sınıfsal pozisyonunun da dikkate alınması gerektiği" (s.272) iddiasındaki yapıtta "Göçü ve göçe ilişkin olguları içinde bulundukları toplumu anlama sürecinin bir parçası olarak görmek ve bu çerçevede anlamak ya da analiz etmeye çalışmak" (s.277) gerekliliği özenle vurgulanıyor.

Loic Gandais'ın, "Küreselleşme Sürecinde Yeni Yasadışılık Biçimleri"ne (s.69) değindiği mesele kaçınılmaz olarak "Yeni Dünya Düzen(sizliğ)i" ve "ulusal sınırlar"la bağıntılıdır.

Sınır, ilk anlamıyla iki yeri (ülkeler, kentler vb) birbirinden ayıran çizgilerdir. Yine bu tanımı gereği sınır, bir bitişi, diğer bir deyişle, bir limiti/sonu belirler. Aynı zamanda yalnızca bir bitişi değil, bir başlangıcı da belirtir.

Sınırlarla kuşatılmış bir dünyada, sınırları konuşmak, sınırların çizdiklerini takip etmek ve sınırları sorgulamak farklı düşünmenin yollarını da açabilirken; politik, ekonomik, sosyal ve kültürel teşekkülün çeperleri ve toplumsal hiyerarşilerin karşılaşma alanları olarak pek çok olgu için bir laboratuvar işlevi görmeye devam ediyor.

Özellikle on yıldır, sınırlarda hayatını kaybeden binlerce insan, kıyılara vuran ölü bedenler, kamplarda kapatılarak insanlık dışı yaşama mahkûm edilen yüz binlerce göçmen her gün gazete haberlerini doldururken, sınırlar ile göç arasındaki ilişki büyük önem kazandı.

Böylelikle konu göç hareketleri olunca; Benedict Anderson'ın deyişiyle "Hayali Cemaatler"i çevreleyen sınırları ve bu sınırların sığınmacı, mülteci, göçmen, vb. gruplara olan etkisini düşünmek bir zorunluluk hâline gelir.

Dolayısıyla güvenlikleştirme (securitisation) eksenli ulus-devlet politikalarının sinir uçları hâline gelmiş sınırlardan bahsederken göç(men)leri düşünmek kaçınılmaz oluyor.

Neo-liberal süreçlerin beslediği ve yükselişe geçen ırkçı, milliyetçi popülist siyasi hareketler ile ana akım medya ve kuruluşların, "göçmen/mülteci krizi" olarak nitelendirdiği mevzu, aslında, ana akım politika ve uygulamaların yeniden ürettiği ve muğlaklaştırmaya çalıştığı bir sistem krizi; daha fazla insanın ayrımcı ve baskıcı sınır rejimleriyle karşı karşıya bırakılmasıdır.

Arthur Schopenhauer'ın, "En ucuz gurur milli gururdur. Bu, kişinin gurur duyacağı ve başkalarıyla paylaşacağı hiçbir kişisel karakterinin olmadığını gösterir. Kendi yetenekleriyle gurur duyabilen bir kişi ulusunun hatalarını açıkça görebilir. İnsanlara sunacağı hiçbir önemli yanı olmayan kişi ise milli gurura sığınır, sadece bir ulusa ait olmanın onu iyi, yetenekli, başarılı ve diğer uluslardan üstün yaptığı duygusuyla hareket eder," diye tariflediği ırkçılığı da bu tabloya eklemek "olmazsa olmaz"dır.

Özellikle söz konusu yapıtta Ayhan Kaya'nın, "Türkiye'de Suriyeli Diasporik Alanların Oluşumu" (s.185); Julie Alev Dilmaç'ın, "Türk Basınında Suriyeli Mültecilerin Temsili: Kültürlerarasılık Üzerine Çelişen Söylemler" (s.214) başlıklı metinleri değinilen tabloyu derinliğine çözümlüyor.

"Tablo" dedik! Hatırlatmadan geçilebilir mi?[6]

• "Avrupa hayaliyle bekleyenlerden biri 24 yaşındaki Pakistanlı Seyit Ali. İki yıl önce iki arkadaşıyla uzun ve maceralı bir yolculuk sonunda gelmişler Türkiye'ye. İstanbul'da inşaatlarda hafriyat temizleme işinde çalışmışlar. 60 lira yevmiyeyle. İnşaatlarda ve naylon barakalarda kalmışlar. Bir arkadaşları aracılığıyla fırında iş bulunca 'Ekmek bedava' diye sevinmişler. Çünkü onun öncesinde kazançları neredeyse karınlarını doyurmaya yetmiş. Sınırların açıldığını duyunca sırt çantalarını alıp düşmüşler yola. Pazarkule bölgesinden tarlalardan Yunanistan'a geçmeye çalışmışlar. 'Tamam oldu' dedikleri anda Yunanistan'ın güvenlik görevlileri çıkmış karşılarına. Önce kimliklerini, paralarını, sırt çantalarını almışlar. Kıyafetlerini çıkarmalarını istenince karşı çıkan Seyit Ali ve arkadaşlarını coplar ve tüfek dipçikleriyle darp etmişler. Seyit Ali, montunu çıkararak göğsünü gösteriyor, kocaman bir çürük. Kıyafetleri alınan üç göçmen zorla tellerin altından sınırın Türkiye tarafına itilmişler."[7]

• "... 'Avrupa'ya gitmek isteyen mültecileri engellemeyeceğiz' haberleri sonrası, Zeytinburnu'da da yüzlerce mülteci otobüslere binip yollara düştü. Kimisi çalıştığı işyerinden apar topar çıktı, kimisi haftalık maaşını almayı dahi beklemedi, Kazlıçeşme'de otobüslere koştular, Avrupa'nın kapıları açıp açmayacağını ise hiçbiri bilmiyor. Özellikle Afgan mültecilerin yoğun olarak yaşadığı Zeytinburnu'da yüzlerce mülteci tek tarafı açılmış kapılardan geçme umuduyla Kazlıçeşme, 58'inci Bulvar gibi belli noktalarda otobüslere binip yola çıktı. İşyerlerinden apar topar çıkıp gelen, haftalıklarını patronlara bırakıp buralara koşan ve saatlerce otobüsleri bekleyen mülteci ve göçmenlere tüm bunları yaptıran tek bir şey var, umut!"[8]

• "Türkiye'nin her yerinden Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenler, Edirne'ye akın etmeye devam ediyor. Soğuk ve yağmurlu havaya karşın geceyi sınırda geçiren göçmenler, tarlalarda yaktıkları ateşin önünde sabahladı. Sabah sınır kapısını tel örgüyle kapatan Yunan askerleri, sınırı geçmek için harekete geçen göçmenleri gaz bombaları atarak durdurmaya çalıştı. Sınır kapısındaki gerginlik sürerken bazı göçmenler de Meriç Nehri'nden botlarla karşı tarafa geçmeye çalışıyor. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu göçmenler, havanın aydınlanmasıyla sınır kapısına doğru yeniden yola çıkarken, Yunan askerleri ise otobüslerle çekerek kapattıkları alana sabah tel örgüler çekti. Tel örgüleri keserek karşı tarafa geçmeye çalışan göçmenler zaman zaman Yunan askerleriyle karşı karşıya geldi."[9]

• "Yunanistan sınırına akın eden göçmenler, sınırın bir tarafında ayrımcılık, diğer tarafında ise şiddetle karşı karşıya kalıyor."[10]

• "Sığınmacıların Türkiye-Yunanistan sınırındaki bekleyişi sürüyor. Coronavirüsün yanı sıra enfeksiyon hastalıkları da kapıda. Bulaşıcı hastalıkların göçmenler arasında yayılabileceği, özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ile hamilelerin risk altında olduğuna dikkat çeken TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, 'Sıkılan biber gazları özellikle bebek, yaşlılar ve astım hastalarını olumsuz etkilemektedir. Süreç çok dikkatli yürütülmeli, ayrıştırıcı, ötekileştirici dil kullanılmamalı, kaygı artırılmamalıdır,' dedi."[11]

• "25-30 yaşlarında bir çift. Annenin kucağındaki bebek 1 aylık, babanın kucağındaki iki yaşında. Gaz atıldığında ambulansta saklamışlar. Küçük bebek hasta."[12]

• "Günlerdir gündemde olan mültecilerin, sıkışmışlığı yalnızca sınır kapılarında kalmıyor. Edirne Pazarkule Sınır kapısına giden, çocukları hasta olunca geri dönen aileler Zeytinburnu meydanında bir bankanın önünde bekliyorlar. Mülteciler günlerdir, soğuk ve yağmurlu havaya rağmen buz gibi betonun üzerinde, Avrupa'ya gidebilme umuduyla sınırların açıldığı haberini bekliyorlar. Konuştuğumuz mülteciler, yaşadığı bunca problem yetmezmiş gibi bir de dolandırılmışlar.

• Mülteciler, 'Bizi, top gibi bir o tarafa bir bu tarafa gönderiyorlar. Türkiye şimdi mültecileri kullanarak, kendi gücünü gösteriyor, 'gücümüz bunlar' diyor. Bizi feda etti. Biz oyuncak mıyız? Bizim canımız önemli değil mi?' diye soruyor."[13]

• "Afgan zeytin gözlü 2 yaşındaki Zahra, 11 yaşındaki ablası Remziye ve etrafındaki çok sayıda çocuk gibi tüm yaşananlardan habersiz Midilli Adası'na bakıyor. Sahil kenarında oyun oynuyor. Mülteciler insan kaçakçılarının büyükler için 800 dolar, küçükler için 400 dolar istediğini anlatıyor. Korkmuyor musunuz diye sorunca 'Çaresiziz be abla, ne yapalım' diye yanıt veriyor. Bot temin eden mülteciler de bu zorlu yolculukta yalnız. Botlara kalabalık binmek zorunda kalan mülteciler botlarını da kendilerinin kullandığını söylüyor.

Afgan göçmen Kasım Zahoç da göç yolculuğunu şöyle anlatıyor: '2 yıl önce Afganistan'da savaş var, iş yok diye geldim. İstanbul'da bir fabrikada çalışıyordum. Yunanistan'a geçince devam edeceğim. Kardeşim Belçika'da oraya gideceğim. Burda hayat zor. Kimlik yok. Hastaneler kabul etmiyor.' Botla karşıya geçmenin tehlikeli olduğunu söyleyerek korkup korkmadığını sorulduğunda 'Çaresiziz be abla. Ne yapacağız başka' diyor."[14]

• "Avrupa'nın kendilerine sınır kapılarını açacağı umuduyla Edirne'yi dolduran mültecilerin bekleyişi hayal kırıklığına dönüşürken hükümetin, mültecileri Avrupa sınırlarına yönlendirme politikası beklenen sonucu vermedi. Sınırı geçmekten umudunu kesen yüzlerce göçmen, başta İstanbul olmak üzere geldikleri kentlere dönmeye başladı."[15]

Bu kadarı yeter değil mi?

* * * * *

Yetmez! Bunun bir de Jan Spurk'un, "Göçmenlerin Karşısında: Önyargıların Gücü ve Muhtemel Gelecekler" (s.21), İbrahim Soysüren'in, "Çok Kültürlülüğün Ölümüne"ne Yabancıların Sınırdışı Edilmesi Üzerinden Bir Bakış Denemesi" (s.125) başlıklarında açığa çıkardıkları ırkçılık ayağı var...

Eduardo Galeano'nun, "Derimiz ne renk olursa olsun, hangi dili konuşursak konuşalım hepimiz aynı katmerli toprağın farklı çamurlarından değil miyiz?"[16] sorusu sonuna kadar haklı olsa da; mevcut hâl Amin Maalouf'un, "Azınlıkların ayrımcılığa ve baskıya maruz kaldıkları bir toplumda her şey çürür ve bozulur. Kavramların içi boşalır, anlamlarını yitirirler," deyişindeki üzeredir hâlâ...

Bir örnekle noktalıyoruz: Fransa'da genellikle suç, güvenlik, göç üzerine tartışma programlarının yapıldığı, eleştirmenlerin ABD'deki Fox News kanalına benzettiği CNews kanalı, izlenme rekoru kırdı. Fransa'da 2022'de gerçekleşecek seçim öncesi ulusal kimlik, kanun ve düzen konularına odaklanan kanalın reytingindeki artış, "Aşırı sağcı aday Marine Le Pen'in öne çıkacağına ilişkin öngörüleri destekliyor," biçiminde yorumlandı.

'The Guardian'daki habere göre, "Fransa'nın Fox News'u" olarak nitelendirilen kanal CNews, izleyicilerinin sayısını ikiye katladı. Sağ kanattan yorumcuların sık sık yer aldığı tartışma programlarıyla popüler kanal, Fransa'da göç, kanun, düzen, terör, güvenlik konularına odaklanıyor. 

Kanalın en popüler ismi, tartışma programı Face à L'Info'da çıkan Eric Zemmour, 2010'da "Uyuşturucu satıcılarının çoğu siyah ya da Arap" dediği, 2019'da da Fransa'daki Müslümanları "sömürgecilere" benzettiği için yargılanmıştı.[17]

Bu ve benzeri soru(n)lar için "Aidiyet, Göçmen ve Toplumsal Çeşitlilik"i altını çize, çize okumakta yarar var!

 

18 Haziran 2021 12:32:41, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Newroz, Temmuz 2021...

[1] Andrey Tarkovski.

[2] Aidiyet, Göçmen ve Toplumsal Çeşitlilik, Derleyen: Mustafa Poyraz, Ütopya Yay., 2021.

[3] A. Cihan Soylu, "Mülteciler; Hem Kurban, Hem Silah", Evrensel, 12 Mart 2020, s.7.

[4] Eduardo Galeano, Tepetaklak-Tersine Dünya Okulu, çev: Bülent Kale, Sel Yay., 2018, s.47.

[5] Amin Maalouf, Çivisi Çıkmış Dünya, Yapı Kredi Yay., s.150.

[6] "Edirne'den Avrupa'ya açılmak isteyen göçmenlerin umut yolculuğu devam ederken; göçmenler arasında Almanya'daki ağabeyinin attığı konumu izleyerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışan bir Türk vatandaşı da var." (Kayhan Ayhan, "Mardinli Emir Konumun Peşinde", Cumhuriyet, 4 Mart 2020, s.3.)

[7] İsmail Demiray, "Edirne'de Kesişen Dünyalar", Birgün, 6 Mart 2020, s.4.

[8] Eylem Nazlıer, "Son Fotoğrafımızı Al, Ne Olur Ne Olmaz", Evrensel, 29 Şubat 2020, s.12.

[9] Zehra Özdilek, "Ey Özgürlük!", Cumhuriyet, 1 Mart 2020, s.16.

[10] "Bir Yanda Şiddet Öte Yanda Ayrımcılık", Birgün, 4 Mart 2020, s.4.

[11] Sibel Bahçetepe, "Yaşamla Ölümün Sınırındalar", Cumhuriyet, 18 Mart 2020, s.3.

[12] İlhan Cihaner, "Hoş Geldiniz, Güle Güle!", Birgün, 4 Mart 2020, s.4.

[13] Eylem Nazlıer, "Mülteci Kadın: Evimizden Dışarı Çıkardılar, 'Gidin' Dediler", 9 Mart 2020... https://www.evrensel.net/haber/399014/multeci-kadin-evimizden-disari-cikardilar-gidin-dediler

[14] Hazal Ocak, "İnsan Tacirleri, Ayvacık'tan Midilli'ye Geçişi 'Ege Tarifesi' Olarak Sunuyor!", Cumhuriyet, 1 Mart 2020, s.16.

[15] Mustafa K Erdemol, "Arada Sıkıştılar", Cumhuriyet, 2 Mart 2020, s.4.

[16] Eduardo Galeano, Biz Hayır Diyoruz, çev: Bülent Kale, Metis Yay., 2008, s.48.

[17]  "Fransa'da Aşırı Sağa Platform Sağlayan Televizyon Kanalı Reyting Rekorları Kırıyor", 28 Mayıs 2021... https://www.avrupademokrat.com/fransada-asiri-saga-platform-saglayan-televizyon-kanali-reyting-rekorlari-kiriyor/

 

  Bu yazı 8303 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35