Sibel ÖZBUDUN

ALEVÎLİĞİ DÜŞÜNÜP, DEĞERLENDİRMEK[*]

Sibel ÖZBUDUN
  05-05-2023 08:16:00

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

"Anlamak, bendeki seni

yeniden keşfetmektir."[1]

 

"Eline, beline, diline sahip ol."

"Hararet nârdadır, sacda değîldîr/ Kerâmet baştadır, tâcda değîldîr/ Her ne ararsan kendînde ara/ Kudüs'te, Mekke'de, Hâc'da değildir."

"Bizim nazarımızda kadın, erkek farkı yok, eksiklik noksanlık senin görüşlerinde." "Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir." "Yetmiş iki milleti bir bilmeyen bizden değildir." Vd'leriyle "olağan" denilen geleneksel iktidar ilişkilerini, varsayımları, alışkanlığını yapı söküme uğratan bu (ve benzeri) ifadeler sanki geçmişten değil de, henüz gelmemiş bir gelecekten söz etmektedir.

Bundan etkilenmemek de mümkün değilken; sözünü ettiğimiz Alevîlik'tir.

Yüzlerce yıllık bakı, inkâr, asimilasyon ardından Alevîlik meselesi yeniden gündem maddesi oldu. Tartışıldıkça da meselenin aslına vakıf olmayanların, bilmeyenlerin, araştırmayanların kafalarını karıştırdı. Ayrıca meseleyi istedikleri yöne çekmek isteyenler ve yönetenler için çok cazip bir spekülatif ortam oluş(turul)masının önü açıldı.

Tam da bu kesitte yayınlan 'Sosyal Bilimler Perspektifinden Alevîler ve Alevîlik-1'[2] başlıklı sürece bilimsel bir müdahale olarak yayınlandı.

Konuya ilişkin olarak GADEV Alevî Akademisi Adına Vakıf Başkanı Celal Fırat, "İnsanlığın var olduğu günden beri bin bir emekle büyük bir yol kat ederek kendisini taşıdığı yüzyılımız, daha da büyük gelişmelerin eşiğindedir. XXI. yüzyılda sosyal, bilimsel, teknolojik, ekonomik ve politik gelişmeler o kadar hızlı akıyor ki bunları takip etmek bile zorlaşmaktadır. Bu gelişmelerle birlikte, önemli toplumsal olay ve değişimler yaşanmaktadır. Alevî toplumunun da tarihin bu önemli dönemecinde yaşananlardan etkilenmemesi düşünülemez," (s.8) vurgusuyla ekliyor:

"GADEV Alevî Akademisi, Alevîlik ve Alevîlere dair konu ve sorunları tüm boyutlarıyla ve hakikât anlayışıyla, bilimsel perspektiften anlama ve açıklama çabasının bir ürünüdür." (s.9.)

Bir "Sosyal Bilimler" çalışması niteliği taşıyan çalışma, "Gerçekte bu bilimlerin inşa biçimlerini de tartışan bir 'eleştirel sosyal bilim geleneği' olarak işlemiştir," (s.13.) notuyla tanımlıyor kendisini.

* * * * *

Alevîliği "eleştirel sosyal bilim" meselesi olarak ele almak çok önemli.

Neil de Grasse Tyson'ın, "Bilimin güzel tarafı, ona inansanız da inanmasanız da gerçek olmasıdır"; Charles Darwin'in, "Bilgisizliğin verdiği güveni, bilgi hiçbir zaman verememiştir"; Loukianos'un, "Tarihçi özellikle her şeyden önce düşüncelerinde özgür olmalı! Ne korkmalı ne de kimseden bir beklentisi, çıkarı olmalı,"[3] uyarılarını "es" geçmeden elbette...

Bir de modern düşüncenin izlediği yolu "dünyanın büyüsünün yok edilmesi" olarak özetleyen Max Weber'in altını çizdiği üzere her teorik yorum gayretinin, hakikâti değerlendirmeye çalışırken, onu "farklılaştır"dığı ve her kavramsallaştırma faaliyetinin temelinde felsefi inançlar yattığı ve sosyal bilimlerin bazen unutturup, silerek, bastırarak var olduğu gibi...

"Sosyal bilimcilerin yaptığı tamamen bağımsız nesneleri gözlemlemek değildir; onlar üzerinde çalıştıkları insanları bizzat şekillendiriyorlar."[4]

"Sosyal bilimler ortak-iyiyi tanımlar ve meşrulaştırır. Rıza ve itaati üretme rolünü üstlenir. İtaakâr birey bu şekilde üretilir."[5]

O hâlde "Toplumsal ilişkilerin ve bu ilişkilerin tarihsel dönüşümlerinin incelenmesi için bu ilişkilerin her çağda nasıl deneyimlendiğini, yaşandığını da anlamak gerekir"ken;[6] bu da sosyal bilimlerin politik bir bakış açısına mecbur olduğunu görmemizi gerektirir...

* * * * *

Alevîlik kavramı, özellikle XX'nci yüzyılda Kızılbaşlık sözcüğüyle (küçümseyici bir tonlaması vardı) yer değiştirdikten sonra yaygınlık kazanmaya başladı.

Alevîlik, İslâmî gruplar açısından heterodoks ya da senkretik olarak görülürken; Osmanlı ulemasına göre Alevîlik (diğer adıyla Kızılbaşlık) Osmanlı siyasal-dini düzenine başkaldırının adıydı. O yüzden politik olarak isyancı, dini olarak sapkın/ rafizî idi.

Alevîliği düşünürken Babaileri, Kalender Şahı, Börklüce'yi, Koçgiri'yi ve daha nice pratiklerin, siyasi ve felsefe boyutunu görmek gerekir; tabii Hallac-ı Mansur'u, Hace Bektaş'ı, Kaygusuz Abdal'ı, Şeyh Bedreddin'i de...

Tarihinde süreğen bir baskıya maruz bırakılan Alevî inancının ritüellerine baktığımızda, İslâm'daki ritüeller ile uzaktan yakından alâkâsı olmadığı görülür: "Kabir Azabı", "Cennet-Cehennem", "Mahşer İnancı", vb. söylemler Alevîler için geçerli değildir.

"Enel hak" deyip, "namaz, oruç, kurban" gibi İslâmın kurallarına uymayan, "kul olma"yı kabul etmeyen Alevîlerin "Hakk" dedikleri "Evren"dir.

İnsana "Can" derler; üstün tutukları tek şey insandır.

Şükrü Aslan'ın, "Alevî geleneği; dinlemeye-anlamaya yatkın; yargılama, suçlama gibi edimlere de uzaktır. Kusuru yüzüne vurmaktansa, kendini ifade etmek için alan açmaya eğilimlidir. Klasik manada 'düşman' saydığı bir toplumsal grup ve cana kıymak gibi 'kutsal' hedefleri de yoktur. Irkçılığa karşıdır elbette, faşizme, insanın, canlılara zulmüne karşıdır,"[7] notunu düştüğü duruş açısından: Kanaat ve sabır ehli olmak... Hak ve adalet sahibi olmak, şerrin diliyle, yoluyla olmamak... Hâl dilini elden ve dilden bırakmamak... Paylaşıcı olmak, başa kakıcı olmamak... Gözünün gördüğüne görmedim, kulağın duymadığını duydum dememek... Rızasız ve habersiz iş yapmamak... Haksız kapısına varmamak, zalim kapısından adalet dilenmemek... Düşmanıyla dil sahibi ve yol sahibi olmamak... Yalan söylememek... Hünerle üretmek, hürmetle tüketmek... Bildiğine bilmiyorum dememek, bildiğini, öğrendiğini öğretmeyi zahmet saymamak... Yol dışından yola karşı yönelme olursa canı başı hak yoluna koymakta tereddüt etmemek... aslî özellikleridir.

* * * * *

GADEV Alevî Akademisi öncülüğünde yayımlanan 'Sosyal Bilimler Perspektifinden Alevîler ve Alevîlik-1' başlıklı yapıt meseleyi geniş bir spektrumda ele alırken Ufuk Erol'un, "Osmanlılar, Kızılbaş-Alevîler ve Safeviler" (s.21-30); Zeynep Oktay'ın, "Bir Bilim Sahasının Doğuşu: Alevîlik Çalışmaları'nın Metodolojisi Ne Olmalı?" (s.31-49); Çiğdem Boz'un, "Heterodoks İktisat ve Heterodoks Topluluklar: Alevîliğin Ekonomi Politiği" (s.237-261); Ercan Geçgin'in, "Toplumsal Değişim Dinamikleri Çerçevesinde Alevîliğin Değişen ve Dönüşen Sınırları" (s.62-86); Filiz Çelik'in, "Alevîliğe Psikososyal Perspektiften Yaklaşmak: Kerbela'dan Bugüne Toplumsal Travmalarda İnancı Yaşamak ve Yaşatmak" (s.225-236) başlıklı çalışmaları dikkat çekiyor.

Bir de "Alevîliğin ne olduğu üzerine bir değerlendirme bu yazının konusu değildir. Yine de Alevîliğin 'ne olduğuna' dair bir şey söylemek gerekirse belki de sadece pek çok farklı inançları kesen, kendine özgü bir inanç olduğunu söylemek uygun olur." (s.56)

"Alevîlik ve etnisite ilişkisine baktığımızda Alevî kimliğinin... bir şemsiye işlev gördüğünü söyleyebiliriz. Bugün de somut olarak gördüğümüz gibi Alevî kimliği içinde farklı diller konuşan, aynı zamanda teritoryal birlikleri olan çeşitli kimlikler bulunmaktadır," (s.60) saptamalarıyla Şükrü Aslan'ın, "Kimlikler, İnançlar, Alevîlik ve Etnisite" (s.50-61) başlıklı çalışmasında altını çizdikleri...

* * * * *

Osmanlı Padişahı Yavuz Selim döneminin dini otoritesi şeyhülislâm Ebu Suud Efendi'nin, "Bu Kızılbaş taifesinin katli vaciptir. Bunların malı, kadınları Müslümanlara helaldir, Kızılbaş öldüren Müslüman cennete gidecektir, ölen Kızılbaşın yeri cehennemin ta dibidir," fetvasındaki Alevîler tarihte egemenlerin çıplak şiddet maruz kalırken; yakın tarihte ise Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da, Gazi Mahallesi'nde katledilip, Madımak'ta yakılmışlardır; nefretin dilinin hor gördüğü, aşağıladığı kimlik ve en önemlisi de "badem bıyıklılar"ın boy hedefi; özetle de coğrafyamızın "Homo Sacer"leridir.

"Homo sacer", Roma İmparatorluğu hukukunda, "dışlanmış ve herhangi biri tarafından öldürülebilen adam" anlamına gelirken; Sivas'ta o karanlık "dünya görüşü"yle ayaklandırılan güruh açısından, kendi dünyalarının dışında olduğuna inandıkları "laikler", Alevîler, Madımak Oteli'nde toplanmışlardı. Dahası, o gün dağıtılan bildiride vurgulandığı gibi bu "dışlanmışlar", "şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmekteydiler". Öyleyse bunlar öldürülebilirdi.

Pir Sultan Şenlikleri'ne katılmak için gelmiş sanatçıların, entelektüellerin kalmakta olduğu otel bu arzuyla ateşe verildi. Modern Türkiye'nin bu aydınlık insanlarından 33'ü o karanlığın içinde can verdi. Karanlığın "doğasında var"! Liberal geçinen ana akım siyasetçilerin ve basının (Çiller, Hürriyet) yangını çıkaran ve alkışlayanları değil de Aziz Nesin'i suçlaması da bugüne kadar gelen biat çizgisinin ilk örnekleriydi.

Bundan da önemlisi Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te gerçekleştirilen ve aralarında aydınlarla sanatçıların da bulunduğu 33 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın üstünden yıllar geçse de, adaleti sağlamaya dönük güçlü bir yargılama yapılmadı.

Katliamın ardından 35 kişi gözaltına alındı, sonrasında gözaltı sayısı 190'a kadar çıktı ancak 66 kişi serbest bırakıldı. Geri kalanlar Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 1 yıl boyunca yargılandı. Dava sonucunda 22 sanık 15'er yıl, 3 sanık 10'ar yıl, 54 sanık 3'er yıl, 6 sanık 2'şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37'si ise beraat etti. 1997'de Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 8 sanık, 1997'deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı.

1998'de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Son olarak Sivas Davası 2014 yılında zaman aşımına uğradı ve tüm dava kapatıldı.[8]

Tüm bunlar Alevîliğin bir sosyal bilim meselesi olduğu kadar ve hatta ötesinde politik mesele olduğunu hepimize muştuluyor!

Kolay mı? Düzenle barışık olmayan unsurlar barındıran Alevî inanç/kültürü, aynı zamanda "açılımcı" düzeneklerle iktidara bağlanıyor/ bağlanmaya çalışılıyor.

Alevîliğin üzerinde yürütülen politik bir mücadele var; bunun görülmesi gerekiyor. Bu mücadelede pasif tavır almak ya da tavırsızlık, siyasette bir hatayı temsil ediyor.

Alevîlilerin düzen siyasetine yamanması için, Alevîliğin enine boyuna tartışılması ve hakikâti hurafelerden ayırmak şart oluyor.

* * * * *

Bu da Alevîliğin İslâm ve Hz. Ali ile ilişkisini tartışmaya açmayı "olmazsa olmaz" kılıyor. Soru(n) sadece teolojik ve akademik bir araştırma konusu değil, aynı zamanda politik bir sorundur.

Alevîlerin günümüzde en çok tartışılan sorunu, Alevîliğin İslâmiyet karşısındaki konumunun, İslâmiyet'le olan ilişkisinin ne olduğudur.

Yaygın inanış ve sözlük anlamına göre, "Alevî, Hz. Ali'ye bağlı ve ondan yana olan kimse" demektir. Cem Vakfı'na göre, "Alevîlik - Bir Anadolu İslâm sentezi"yken; kimilerine göre de, "Alevîlik; Allah'ın birliğine Hz. Muhammed'in peygamberliğine ve Hz. Ali'nin veliliğine inanan İslâm'ın özgün bir yorumu" ya da "Alevîlik reel İslâm'ın muhalif bir söylemidir" veya "Alevîlik-Şiîliğin daha ılımlı Anadolu yorumu"dur.

Lakin Alevîlik Hz. Ali ve Hz. Muhammed birer mitik şahsiyetken; hakikât pek de onlarla alâkâlı gözükmemektedir.

Yani Alevîlikte en tartışma götürmez gerçek, "Ali"nin başat rolüdür. Gerçekten de Alevîlikte başat bir anlam taşıyan "Ali" kavramı, tüm Alevîlik tanımlamalarında ortak paydayı oluşturmakta, ancak yine tüm ayrılıklar da bu "Ali"nin ne, kim ve nasıl olduğu meselesinde düğümlenmektedir.

Alevîliğin Ali imgesi, Ali'de olmayan, Onu niteliksel olarak aşan özellikler taşır.

Özetle başat soru(n), Ali'nin anlamıyken; sormadan geçilemez: "Alevîliği nezdindeki Ali, gerçekte Muhammed'in kuzeni ve damadı Ali midir? Bu mümkün müdür?"

Buna verilecek olumlu bir yanıt da; "Alevîlik Ali'yi sevmekse, ben de Alevîyim" diyen Recep Tayip Erdoğan'ın Alevîliği kadardır!

Alevî teolojisi, yaratıcı (Hakk) ile yaratılan (Halk) arasındaki mutlak ayrım üzerinde şekillenen İslâmcı teolojinin tam aksine, tanrı, insan ve doğa birliği temelinde şekillenmiştir. Bu anlamda o yaratan ile yaratılan ayrımını ortadan kaldırmaktadır.

Ayrıca şunu da not etmeden geçmeyelim: Şiîlik, Alevîlik denen yolun içinde değil, tamamen dışındaki bir yoldur.

Alevîlik, Şiîlik gibi Ali'den, onun kimlik ve mücadelelerinden türemiş bir Alicilik değildir. Kendilerini zorla değiştiren Müslümanlığın içinden Ali'yi kendine yakın bulup, egemene karşı bir savunma mekanizması olarak sahiplenmiş özgün bir sentezdir.

Ancak bu sahiplenmede Ali'yi olduğu gibi kabullenmemiş, onu kendi otantik değerlerine göre ortaklaşmacı ve barışçıl olarak yeniden yaratmış ve işte bu yeni niteliğiyledir ki onu kendi tanrısal anlayışına isim yapmıştır.

Görülmesi gerek! Alevîliğin İslâm içinde heteredoks anlamı da, sonradan gerçekleşen, tarihsel toplumsal koşulların gereği bir farklılaşma değil, ayrı bir inanç olarak kendini yaşaması olanağı elinden alınan bir inancın, mecburen İslâmiyet'in içine girip onun heteredoks bir kolu hâline gelmesi şeklinde gerçekleşmiştir.

İslâm coğrafyasından Hindistan ve Çine kadar uzanan bütün inançların bir karışım ve sentezidir. Alevîlikte tarih içinde etkilendiği Hint, Arap, doğu dinleri, Anadolu'nun eski dinleri, Hıristiyanlık ve göçebe aşiretlerinin bazı dini öğelerini kabullenmiş, bunları kendi içinde ve özüne bağlı kalarak eritmiştir. Bu özellik Sünnî çoğunluk tarafından sapkınlık olarak görülmüş ve beraberinde bazen çok kanlı olan çatışmaları beraberinde getirmiştir.

O, pek çok dinin, inanışın sentezi olan, kendine özgü evrensel bir yaşam felsefesidir.

  

N O T L A R

[*] Kaldıraç Dergi, No:261, Nisan 2023...

[1] Zygmunt Bauman, Hermenötik ve Sosyal Bilimler-Anlama'ya Dair Yaklaşımlar, çev: Hüseyin Oruç: Ayrıntı Yay., 2017, s.46.

[2] Sosyal Bilimler Perspektifinden Alevîler ve Alevîlik-1, Editörler: Şükrü Aslan-Çiğdem Boz-Cemal Salman, Ütopya Yayınevi, Ocak 2023.

[3] Loukianos, Tarih Nasıl Yazılmalı?-Yalansever, çev: Emre Poyraz, Pinhan Yay., 2021.

[4] Brian Fay, Çağdaş Sosyal Bilimler Felsefesi, çev: İsmail Türkmen, Ayrıntı Yay., 2017, s.315.

[5] Philip Smith-Alexander Riley, Kültürel Kurama Giriş, çev: İbrahim Gündoğdu -Selime Güzelsarı: Dipnot Yay., 2016.

[6] Maurice Godelier, Toplumsal Yaşamın Temelleri, çev: Ayris Taban, Heretik Yay., 2022.

[7] Şükrü Aslan,  "Alevîler ve Akademileri", Birgün, 25 Ocak 2023, s.6.

[8] Hüseyin Şimşek, "Madımak'ta Cezasızlık Yarayı 28 Yıldır Kanatıyor", Birgün, 2 Temmuz 2021, s.14.

 

 

  Bu yazı 6405 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35