TİMUR İLE YAVUZ TARİHSEL SÜRECİ
Rıza AYDINSevgili Canlar
Tarihte iki ayrı Osmanlı Devleti var. Türkmenlerin durumu iki ayrı Osmanlı devletin de birbirinden farklı bunun için genelleme yapmayıp, süreci anlatmak gerek. Bu süreç kısaca şöyle yaşanıyor.
Birinci Osmanlı Devletini Timur 1402’de yani meşhur Ankara Savaşında yıkıyor.
Timur’un Osmanlı Devletini yıkmasından 11 yıl Sonra İkinci kez Osmanlı Devleti yeniden kuruluyor. Bu ayrımı yapmazsak Tüm Osmalı için genelleme yaparsak yanlış olur.
Timur’un Ankara savaşını kazanıp, birinci Osmanlı Devletini yıkmasının en temel nedeni Türkmenlerin savaş sırasında Osmanlı’nın safından Timur’un safına geçmesi olduğu için Timur’dan 11 yıl Sonra yeniden kurulan ikinci Osmanlı Devletinde Türkmen’e kötü gözle bakılıyor, devlet katında Türkmen’e iş verilmiyor.
Süreç şöyle oluyor.
Osmanlı Padişahı Beyazıd Anadolu Türkmen Beyliklerini ilhak (işgal) ettiği için, ülkeleri Osmanlı Devletince işgal edilen Türkmen Beyleri, Karaman Oğlunun yazdığı bir mektubu alıp, bizi kurtar diye Emir Timur’un Haki payına gidip, yardım diliyorlar.
Bunun üzerine Timur ile Beyazıd arasında elçilerle gönderilen mektuplaşmalar başlıyor; bu mektupları Geoogleye soruşturup bulabilirsin.
Sonuç olarak Timur, Türkmen Beylerinin isteği ile Anadolu’ya sefer düzenliyor; burası çok önemli. Türkmen Beyleri Timur’u kurtarıcı olarak görüp destekliyor; burayı iyi anlamazsak tarihi anlayamayız.
Ankara savaşında Türkmen askerler savaş anında Osmanlı’nın safından Timur’un safına geçtiği için savaşı Timur kazanıyor. Savaşı Kazanan Timur, Osmanlı Devletini yıkıyor, bundan 11 yıl Sonra Osmanlı Devleti bu defa devşirme paşaların etkisi altında yeniden kuruluyor; Timur’dan Sonra yeniden kurulan devlete “İkinci Osmalı Devleti” diyorum ben.
Yani Osmanlı Devletini Timur’un yıkmasının temel nedeni, Türkmenlerin savaş sırasında saf değiştirmesi. Bütün Osmanlı tarihçileri, Ankara savaşını Timur’un kazanmasının en temel nedeni olarak Türkmenlerin saf değiştirmesi olarak görüyor. Bunları “Anadolu Tarihinin Gizlemen yanı” kitabımda yazdım, yakında çıkacak olan “Çelebiler Zamanı” kitabımda bu konu anlatılıyor.
İşte bundan Sonra devşirme paşalar önderliğinde kurulan ikinci Osmanlı Devletinde Türkmenler horlanıyor, Devlette hiçbir yere mesela askerde yetkili bir yere almıyorlar. Bu konuyu Prof Faruk Sümer, “OĞUZLAR” adlı kitabında çok net olarak anlatıyor.
Yani tarihte iki ayrı Osmanlı Devleti var, ikinci Osmanlı Devletinde Türkmen en değersiz en güvenilmeyen unsur.
Bu anlamda Yavuz Sultan Selim’in, Çaldıran savaşı öncesi yaptığı Türkmen katliamı için, hem Timur’un intikamı hem de özeleştirisidir diye biliriz.
*
Devletlerde de bir tecrübe vardır, buna devlet aklı deniyormuş.
Şu gerçeği düşünün, Yavuz Sultan Selim’den yüz yıl önce, dedesi Yıldırım Beyazıd Ankara savaşında niye yenilmişti?
Türkmenler savaş sırasında Osmanlı’nın safından Türk Beylerinin olduğu Timur’un safına geçtiği için yenilmişti.
Bu tarihi tecrübe, hiç unutulur mu?
İşte Yavuz Sultan Selim, Çaldıran savaşı öncesinde, bir Türkmen hükümdarı olan Şah İsmail’e karşı savaş hazırlığı olarak, Şah İsmaili destekleme ihtimali olan Kızılbaş TÜRKMENLERİ defterlere yazdırıp (fişletip), onların defterini dürdürerek onları katlediyor. Yavuz, Şah İsmail’in Safevi devletini destekleme ihtimali olan Türkmenleri fişleyip yani deftere yazdırıp, onların defterini dürüyor.
Timur, Türkmen Beyleri ile anlaşarak Osmanlı’nın Üzerine yürümüştü, bu tecrüben ders alan Yavuz’da Kürt Beyleri İle anlaştıktan Sonra onlarında desteğini alarak Safeviler’in Üzerine yürüyor. Tarihi tecrübe budur işte. Timur’u, bizi kurtar diye Türkmen beyleri davet etmişti, Yavuzu’da, Kürt Beyleri davet ediyor. Ankara savaşını kazanan Timur, Anadolu’daki Türkmen Beyliklerini yeniden kurduruyor, Yavuz Sultan Selim’de Çaldıran savaşından Sonra, Osmanlı Devleti içinde özerk Kürdistan eyaleti kurduruyor; İdris’i Bitlisî Kürdistan Beyler Beyi oluyor.
Yavuz Alevi inancında olanları katledecek olsa önce Yeniçeri ordusunu, Osmanlı ordusundaki diğer halklardan Alevi askerlerini vs vs öldürürdü. Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’in başında bulunduğu Safevilere destek olacak olan Kızılbaşları katlediyor.
Bence konunun doğru analizi böyledir.
*
Arkadaşlar
Daha önce bir iki kez yazdığım için bilindiğini var sayıp burada tekrar etmedim ama kısaca yazayım
Timur Han Şam’ı alınca Diyar-ı Bekir ülkesini Akkoyunluların önderi Kara Yülük Osman Beye veriyor.
Diyarbakır o çağda bir ülke baş kenti Tığran sonra Amed diye anılan bu günkü Diyarbakır
Burada Akkoyunlu Devleti kuruluyor.
Kara Yülük Osman Bey ölünce yerine oğlu Yar Ali sultan oluyor.
Yar Ali ölünce oğulları ile kardeşleri arasında taht kavgası çıkıyor. Sonunda 1453’de Diyarbakır’a hakkım olan Uzun Hasan bu savaşı kazanıyor. Bu yüzden Uzun Hasan’a “küçük Fatih” denir
Şah İsmail Uzun Hasan Beyin torunu; kızının oğlu.
Uzun Hasan Zamanın da Akkoyunlu Devleti Diyarbakır’dan Herat’a kadar uzanan kocaman bir imparatorluk oluyor. Biliyorsunuz Uzun Hasan ile
Fatih Sultan Mehmet 1473’te Otlukbeli savaşında savaşıyorlar, saldırgan Fatih Sultan Mehmet savaşı kaybediyor.
Uzun Hasan ölünce oğulları arasında taht kavgası çıkıyor. Bu savaş uzayınca Akkoyunlu Devletine hakim Olan 24 Kızılbaş Türkmen oymağı Erzincan’ın Sarıyayla bölgesinde bir kurultay düzenleyip başlarına Şah İsmaili geçiriyor böylece Safevi Devleti kuruluyor.
Safevi Devleti Akkoyunlu Devletinin devamıdır.
Marco Polo’nun kitabında haritalar var oraya bakın, o zamanlar Kürdistan Zagrop dağının eteklerinde, Musul’un Güney’inde. Hem Safeviler hemde Akkoyunlular Kürt’lerin kitlesel olarak Güney’den yukarılara gelmesine engel olduğu için Anadolu’da bu günkü manada Kürt nüfus yok.
Yavuz Sultan Selim Kürt Beyleri ile anlaştıktan Sonra, bu bölgedeki Kızılbaş Türkmenleri sürüp yerine Güney’den Kürt’leri getirip yerleştiriyor. Böylece Anadolu’nun Güney Doğusu Yavuz sayesinde Kürt’lerin nüfus alanı oluyor. Tarihi süreç çok kısaca böyle.
İstanbul’daki üçüncü köprüye Yavuz adı verilmesi Devlet Bahçeli gibi Türk Milliyetçilerinin ezelden beri Yavuzu seviyor olmaları boşuna DEĞİL. Yavuz Sultan Selim Kızılbaş Türkmenlere düşmanlık ederken Sünni müslüman Kürt nüfusunu kullanıyor.
Bizim gençliğimizde yani 1977’lerde bizim devrimci genler Atatürk’ün Kocatepe’ye çıkışını gösteren rozetini takardık döşümüze, Ülkücülerde Yavuz Sultan Selin’in rozetini takarlardı. Bu tarihler böyle yaşandı, bunları olduğu gibi anlatmak gerekir.
Bana göre teori doğada yada toplumda olan olaylara ayna tutup gösterir gibi ona hiçbir şey katmadan olduğu gibi
aksettirmektir; ben olanı olduğu gibi, ona hiçbir şey katmadan dost doğru yazarım.
Aşk İle
Rıza Aydın. 15 Ağustos 2019
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- FARKI FARK ETMEK BİLİNÇTİR ..
- Şah İsmail İle Safevi Devleti Hakkın da Muhabbet
- ŞAH İSMAİL İLE SAFEVİ DEVLETİ KONUSU
- FAŞİZM KONUSUNDA KISA BİR ÖZET
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM-2
- FAŞİST DİYE KİME DEDİM
- ÖZELEŞTİRİNİN ÖNEMİ
- ÖZGÜRLÜKLE ZORUNLULUK
- CEM VAKFI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
- HALK İÇİNDE Kİ DOĞAL SAFLAŞMA
- HAK AŞIKLARI
- SÖZCÜKLERİN DİLİ













