Rıza AYDIN

Kısa Anadolu Tarihi

Rıza AYDIN
  02-02-2020 00:40:00

Bence Anadolu’nun tarihi süreci öz olarak şöyledir:
Baba İsak ile Baba İlyas önderliğinde baş gösteren huruç hareketi ile 1243 yaşanılan Kösedağ Savaşında Moğollara yenilip, Moğol istilasına uğrayarak zayıflayan Anadolu Selçuklu devletinin coğrafyasında 22 civarında beylik denilen devlet kurulup, kendi aralarında mücadele etmeye başlıyorlar. Bu beylikler hakim oldukları yerlerde hutbe okutup, sikke bastırdıkları için bunlara devletler demenin uygun olacağını düşüyorum.

Beylik denilen bu devletlerin tümünde Babailerin hem katkısı hemde etkisi var; Osmanlı beyliğinin oluşmasında da bu etkinin olması normal; burada abartılacak hiç bir şey yok.
Vilayet Namede Hacı Bektaş'ın "Rum ülkesine Türkmen içinde Zülkadirli ilinde Bozok'tan girdi" diye ifade edilir (Hacı Bektaş -İbrahim'i Hacı bölümüne bakınız)

O zaman Dulkadirli ülkesi Memluklu devletinin himayesi altında ya da şöyle diyelim onların himayesinde oluşuyor.
Hacı Bektaş, Serçeme olarak bilinen Dergâhını Dulkadiroğlu oymağının etkin olduğu coğrafya içine oluşturuyor.
Hacı Bektaş'a, Dergâhın yerinin değiştirilmesi üç defa öneriliyor üçünü de reddediyor (bakınız Velayet name Hırka dağı bölümü). Hacı Bektaş’ın bu tavrının sadece coğrafi değil bu beylikle ilişkisinin de rolü olduğunu düşünüyorum.
On dördüncü Yüzyılın ortalarından itibaren, Osmanlı Beyliği, Bizans kralı ile Sırp kralı başta olmak üzere Avrupa güçleri ile ittifaklar kurarak Rum diyarındaki bu Türkmen beyliklerini işgal edip ilhak etmeye başlıyor.

Bunun üzerine, ülkeleri Osmanlılar' tarafından ilhak edilen Türkmen devletlerinin Beyleri (önderleri), kurtarıcı olarak Timur'a başvuruyorlar. Karaman oğlu Mehmet Bey’in yazdığı mektup ile Timur'un haki payına gidiyorlar; bütün Osmanlı tarihçileri bunu böyle yazıyor.

Sonuç olarak Timur, Osmanlılar tarafından ülkeleri işgal edilen Türkmen Beyliklerinin önderlerinin daveti üzerine, Yıldırım Beyazıt’tan bu beylikleri kurtarmak için Osmanlı'ya savaş açıp Rum diyarına yürüyüş eyliyor. Timur Ankara Savaşından bir yıl önce Şam’ı işgal edince Diyarbakır ülkesini Karakoyunlulardan alıp, Akkoyunlulara veriyor; böylece bu bölgede Akkoyunlu Devleti kuruluyor.

1402'deki Ankara savaşında Beyazıt’ın etrafında Sırp kıralı, Bizans Prensinden oluşan bir Balkan federasyonu oluşurken, Timur'un etrafında Türkmen Cephesi oluşuyor.
Savaş anında da Osmanlı ordusunda bulunan Türkmen askerlerinin, Timur'un safına geçmesi sonucu Ankara savaşını Timur kazanıyor; bu halin anlaşılması için Machiavelli’yi okumak gerekiyor.

Timur'un Urum diyarı denilen Anadolu'ya gelişinde ona en büyük yardımı, öncülüğü Akkoyunlu federasyonun temsilcisi olan, Uzun Hasan'ın dedesi Kara Yülük Osman yaptığı için, Tımur Diyarbekir ülkesini Akkoyunlulara veriyor( bakınız Walter Hınz, Şeyh Cüneyd ve Uzun Hasan kitabı). Diyar’ı Bekr o zaman bir ülke, başşehri Tiğran, bu günkü Diyarbakır’ın adı o zaman Kara Amid.

Ankara savaşını kazanan Timur, Türkmen beylerine verdiği sözü tutup, bu devletleri kendi yurtları olan bölgelerde tekrar kurdurup, Anadolu’dan gidiyor. Dukas, Şikari, Aşıkpaşa, Hadidi, Peçevi, Solakzade Vb bütün tarihçiler bu tarihi süreci aynen böyle anlatıyorlar, isteyen oralara bakabilir. (Anadolu tarihinin gizlenen yanı ile Çelebiler Zamanı adlı kitaplarımda bu alıntılar var, konu orada genişçe anlatılıyor)
Timur, Ankara savaşından sonra Anadolu’dan giderken, Erdebil’de Safevi Dergâhının Şeyhi, Şeyh Ali Baba ile görüşüyor. Şeyh Ali babadan çok etkilenen Timur, Şeyh Ali’nin isteği üzere Osmanlı’dan aldığı kimi kaynaklarda 30 bin, kimi kaynaklarda da 40 bin diye geçen savaş esirini Safevi Dergahına bağışlıyor.

Timur’un bağışladığı bu esirleri, Safevi dervişleri eğitip, herkesi eski yurtlarına yani Anadolu’ya gönderiyorlar. Safevi Dergâhında eğitilip, yurtlarına gelen bu insanlar, kendi çocuklarını da Safevi Dergâhına eğitim için gönderiyorlar. Böylece bunlar Safevi Dergâhının Anadolu’daki taraftarları olup, Safeviler’in çalışmalarını yürütüyorlar.

Şah İsmail önderliğinde Safevi Devleti kurulunca, onun Anadolu’daki destekleyicilerinin bir kısmı, Timur’un Safevi Dergâhına bağışladığı bu savaş esirlerinin çocuklarıdır; bunlar “Şaha gidelim” şiarı altında bulundukları yerlerden göçüp, Safevi Devletine gitmeye başlıyorlar.

Safeviler’in yani Şah İsmail’in Anadolu’daki etkisini anlamak için burada şu ayrıntıyı da söylemem gerekiyor.
Akkoyunlu sultanı Uzun Hasan, Safevi Şeyhi, Şah İsmail’in dedesi Şeyh Cüneyd’i Akkoyunlu devletinin başşehri olan Diyarbakır’a davet edip, onu bacısı ile evlendiriyor.

Şeyh Cüneyd ile Uzun Hasan’ın bacısının evliliğinden Şeyh Haydar dünyaya geliyor. Şeyh Haydar Safevi Tarikatının taraftarlarını 12 dilimli, “Tacı Haydar” denilen Kırmızı börk giydirdiği için, bundan sonra bunlara “Kızılbaşlar” deniyor; Kızılbaş tabiri buradan çıkıyor. Walter Hınz, Şeyh Cünet ve Uzun Hasan adlı kitabında, Uzun Hasan'ın, Safevi tarikatına 4 bin tane tekke yaptırdığını yazıyor.

Uzun Hasan, bacısının da oğlu olan Şeyh Haydar'ı kızı ile evlendiriyor. Bu evlilikten, üç şehzade Şeyh Yar Ali, Şah İsmail ile Şeyh İbrahim dünyaya geliyor.

Uzun Hasan zamanında Akkoyunlu devleti sınırları Diyarbakır’dan Herat’a kadar uzanan Kocaman bir imparatorluğa dönüşüyor.

Uzun Hasan ölünce, Uzun Hasan’ın oğulları arasında taht kavgası çıkıyor, işte bu süreçte Uzun Hasan’ın oğulları ölünce, Erzincan’ın Sarı Yayla bölgesinde bir kurultay düzenleyen Akkoyunlu Devletinde ileri gelen Türkmen oymakları, Uzun Hasan’ın kızının da oğlu olan Şah İsmail’in etrafında birleşip, Kızılbaş Safevi Devletini kuruyorlar. Bundan dolayı Safevi Devletini, Akkoyun Devletinin devamı olarak görmek gerekir. (Konuyu merak eden arkadaşlar Oruç Beyin yazdığı “Persli Don Juan diye tanınan kitaba bakmalılar.) Bu tarihi süreci bir bütün olarak görmezsek, tarih anlaşılamaz deyip başka bir baba geçiyorum.

Ankara Savaşında Türkmenlerin Timur'u desteklemesi sonucu yıkılan Osmanlı devleti, bundan on ya da on bir yıl sonra “Devlet’i Âli’ya (Büyük Devlet) adıyla tekrar oluşuyor. Timur’un yıkmasından 11 yıl sonra tekrar kurulan, asıl adı “Devlet’i Âli’ya” olan devleti kuruyorlar buna ikinci Osmanlı Devletin demek gerekir. Dikkat edin bu ikinci Osmanlı Devletinin resmî adı Büyük Devlet anlamında Devlet’i Âli’ya.

Osmanlı Devletinin bu ikinci kuruluşu, devşirmelerin etkisi altında kuruluyor. Bunlar, yani bu devşirmeler, Ankara Savaşında saf değiştirerek yenilmelerine yol açan Türkmenlere bundan sonra iyi gözle bakmıyor; bu konuyu Faruk Sümer, “Safevi Devletinin kuruluşu” ile “Oğuzlar” adlı kitabında çok güzel yazmış; konuyu merak eden oradan okumalıdır.

Osmanlı Devletinin ikinci kuruluşundan sonra genel olarak Türkmenler, özel olarak ta “Işık tayfesi” denen Kızılbaşlar övey evlat muamelesi görüyor; birini aşağılamak için ona "Terk" demek yetiyor, “Terk” Arap aksanına göre “Türk” demek, Terk'in çoğulu Etrâk; "etrâk-ı bi idrak" tabiri buradan geliyor; bu tabir 1600 yıllarında kullanılmaya başlanıyor. (Konu için Yusuf Akçura'nın, "Yeni Türk Devletinin öncüleri" kitabına bakın)
Osmanlı Devleti ikinci kez kuruluşundan sonra, tekrar güçlenip, Anadolu'daki bu Beylikleri (devletleri) tekrar işgal etmeye başlıyorlar. Bu işgallerden dört ya da beş yıl sonrada ülkesi işgal edilen Beyza'da ailelerin Önderliğinde, Osmanlı'nın işgaline karşı bir başkaldırı oluyor; bu başkaldırılara o zaman "huruç etmek" deniyor. Bu başkaldırılara isyan demek doğru değil bunlar işgalciye karşı direniş.

Bu isyanların tümü, ülkeleri işgal edilen yerel halkın başkaldırısıdır; bu din - iman savaşı değildir, öncelikle bunun iyi anlaşılması gerekir.

Osmanlı Devletinin en son işgal edip, ilhak ettiği ülke Dulkadirli ülkesidir (tarih 1522).

Dulkadiroğlu devleti, resmi olarak 185 yıl yaşıyor. Dulkadiroğlu Devleti 1522'yılında Osmanlı Devletince ilhak ediliyor.

Dulkadiroğlu Devletinin ilhakından dört - beş yıl sonra, Önce Dulkadiroğlu beyzadelerinden Baba Zünnün önderliğinde bir başkaldırı (isyan) başlıyor, bu bir yıl sonra yani 1527’de Deli Dündar ile Kalender Çelebi önderliğindeki Huruç hareketiyle birleşerek büyüyor. Kalender Çelebi isyanı diye anılan bu isyanı aslında Dulkadiroğlu Beyi Deli Dündar’ın önderliğinde başlıyor, Kalender Çeleni bu isyana, isyan başladıktan sonra katılıyor.

Bence Kalender Çelebi, ne kadar manevi lider olsa da, Dulkadiroğlu beyzadelerinden Deli Dündar önderliğindeki harekete destek oluyor. Kalender Çelebi’nin buraya katılımı da bu hareketin başlamasından sonradır. Yani bu bir din - iman savaşı değil, Osmanlı'nın işgaline karşı Dulkadiroğlu ülkesinin hanedan ailelerinin önderliğinde başlatılan bir savaştır; o zamanlar buna "huruç etmek" deniyor.

Yukarda cep telefonumla kısaca yazdığım gibi isyan denilen bu başkaldırılar, ülkeleri işgal edilen halkın doğal, haklı başkaldırışıdır. Konu bu perspektifle yeniden konuşulup yazılmalıdır. Kalender Çelebi'nin 1527 yılındaki huruç hareketi bastırıldıktan sonra, bu çapta bir hareket daha yapılamıyor. Bundan sonra Osmanlı zulmüne tepkiler sosyal eşkıyalık şeklini alıyor.

Osmanlı padişahı Kalender ÇELEBİ isyanından 23 yıl sonra yani 1550’de Alevilerin Serçeşmesi olan Hacı Bektaş Dergâhına kaynı Sersem Ali babayı atıyor; Çelebiler ile Pir Sultan gibi Alevi önderleri, “Bozuk düzende düzgün çark olmaz” diye bu atamaya karşı geliyorlar. Böylece Alevilikteki yol ayrımı; Babagan Bektaşiler ile ÇELEBİ ayrımı tarih sahnesine çıkıp, yaşanmaya başlıyor. Bu ayrılık sürecinde Çelebilerin safına karşı çıkıp, Osmanlı Devletinin taraftarlarını destekleyen Alevi zümrelerde oluyor; Osmanlı Devleti kendi safına geçen kesimlere bir kayırma belgesi olarak Şecere denilen belgeler veriyor; işte bu süreç içinde Hacı Bektaşın evladı yoktur diye tezler oluşturuluyor. İşte bu mücadele sürecinde bir ihbarla yakalanan Pir Sultan mahlasını kullanan Koca Haydar, 1563’lü yıllarda asılıyor. Bu tarihi “Çelebiler Zamanı” adlı kitabımda ayrıntılı olarak yazdım. Bundan sonrada yazacağım.

Aşk ile

Rıza Aydın


 

  Bu yazı 12048 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım