Osman AKYOL
  01-04-2021 08:50:00

İŞKENCE DERS NOTLARIM

Tarih 28 Eylül 1996… Yer Van Otogarı… Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nü bitirdim eve, İstanbul’a dönüyorum. Polislerin yaptığı rutin bagaj aramasında çantamdan, Osmanbey’de bir işportacıdan aldığım, “Devrimci Marşlar ve Ağıtlar” isimli kitap çıktı. Yolcuların şaşkın bakışları altında hemen oracıkta gözaltına alındım. Oysa güne ne güzel başlamıştım…

Bütünleme sınavlarını verip dört gün önce mezun olmuştum. Van’daki dostlarla falan vedalaşalım derken kurdeleye sarılı diplomayı (geçici mezuniyet belgesini) daha henüz açmamıştım, daha doğrusu bu sevinci beni bekleyen İstanbul’daki karımla birlikte yaşayacaktım…

Dile kolay, dört yıl bu diploma için Van’ın karını, soğuğunu ayazını çekmiş, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin tozlu yollarını arşınlamıştım. Zeve kampüsündeki Melikşah Öğrenci Yurdu’nun dili olsa da konuşsa! Vize ve finaller öncesi kaç geceyi uykusuz geçirmiş kaç kez çalışma masasında sabahladıktan sonra yorgunluktan sızıp sınavı kaçırmıştım. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü dedin mi, duracaksın… Oradan öyle artis pozlarında elini kolunu sallayarak mezun olamazsın. En sıkı öğretim üyesi kadrosu orda: Prof. Dr. İsmail Tok, Prof. Dr. Abdurrahim Yılmaz, Prof. Dr. Bülent Karakaş, Yrd. Doç. Dr. Yılmaz Altun (nam-ı diğer mübarek!), Yrd. Doç. Dr. Necdet Batır, Yrd. Doç. Dr. Muammer Yıldız (sonradan İstanbul Milli Eğitim Müdürü oldu)…

Diplomayı elime aldığımda yaşadığım sevinci hiç unutamam; onca zahmete değmişti doğrusu, vücudumun ödül olarak salgıladığı mutluluk hormonu endorfinin etkisiyle sarhoş gibiydim. Elbette bir o kadar da tedbirsiz…

Gözümün önünden yaşadıklarım bir film şeridi gibi akıp gidiyordu ta ki bir telsiz anonsu hayallerimi bölen kadar...

Beni gözaltına alan resmi polis, “…anlaşıldı, tamam” la telsiz konuşmasını tamamladı. Anlaşılan işimiz tamamdı!

Evet, yaşadıklarım bir hayal değildi ve beni gözaltına alan polisler, belli ki, her daim “dinlemede” malum bir “merkez”le konuşmuşlar ve o “malum” merkezin yolladığı adamlar da gelmek üzereydi. Çok geçmeden de sivil plakalı bir otoyla Terörle Mücadele Şubesi’nden beklenen sarkık bıyıklı “amcalar” geldiler. Beni aldıkları gibi, o zamanlar milli tuvalet edebiyatına da sıkça konu olan, malum “merkez”e doğru direksiyonu kırdılar. Sorgu hemen oracıkta sivil otonun içinde başladı. Polisler, önce alaycı bir tonda hal hatır sorup ardından benden yirmi tane arkadaşımın ismini vermemi istediler. Ben başlarda salağa yatmak istedim, oda arkadaşlarımın isimlerini falan verdim: Orhan Altun, Levent yardımcı, Timur Aslan, Şehabettin Fırat (Şeyh Sait’in torunu), Tuncay Aydemir… “Yemediler”… Israrla başka başka isimler istiyorlardı benden, kendilerince malum olan…

Tamam, üniversitelerde Kadıköy’de 1 Mayıs 1996’da yaşanan olaylarla doruğa çıkan bir kıpırdanış vardı. Elbette sol, 1980 Askeri Darbesi’yle yok olmamış, şekil değiştirerek 90’larda yeniden üniversite gençliğinin vicdanında yerini almıştı. 92’de üniversiteye adım attığımda, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde sol çevreler daha yeni yeni kıpırdanıyordu. Kimse ne yapacağını, nerden başlayacağını bilmiyordu. Çünkü Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılı olan1981’de kurulan üniversiteye, kendi geleneğini unutmayarak, “yüzüncü yıl” adını veren askeri cunta, solcu öğrencilerin 80 öncesi oluşan sol gelenekle bağını koparmıştı.

Türk öğrenciler arasında daha çok DHKP/C ve TKP/ML adlı sol örgütlerin isimleri geçiyordu. Tabi ki, hiç birimizin bu örgütlerle militan düzeyinde bir organik bağı yoktu ve belli bir örgüt disiplini içinde de hareket etmiyorduk. Nurculuk, Süleymancılık benzeri kimi İslami cemaatlerde olduğu gibi, daha çok bir “dergi çevresi” yapılanması söz konusuydu.

Örneğin biz yurdun C Blok 48 numaralı odasında kalıyorduk ve bizimle aynı odada kalan Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi sempatizanı “parti/cepheli” Bülent Köse adındaki Sivaslı bir arkadaşımız, Kurtuluş dergisi alıyor, o okuduktan sonra elden ele biz de okuyorduk. Yine B Blok’tan Erol Seven adında Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist sempatizanı bir arkadaş, Özgür Gelecek dergisi alıyor, o okuduktan sonra ondan da başkaları alıp okuyordu. Ve böylece lümpen proletarya zincirine her gün zayıf birer halka olarak biz de ekleniyorduk.

O güne kadar yaptığımız eylemler de; zaman zaman, hatta kimi zaman ülkücülerle beraber, yemekhane boykotu yapmak; yazılama yapmak; 20 Mart 1996’da Nevruz kutlamalarına katılıp halay çekmek; 24 Mart 1996’da “faşist” tabir ettiğimiz ülkücülerin bir kız arkadaşımıza laf atması sonucu çıkan gerginliğin ardından Melikşah Yurt Müdürlüğü’nde; “Faşizme Karşı Omuz Omuza!”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği!”, “Burası Faşizme Mezar Olacak!” sloganları atarak yürümekten ibaretti.

Arada bir yurttaki odalarda toplanıp Grup Yorum türküleri dinliyor; pis yedili, poker eşliğinde sohbetler ediyor, “komiteler” kurmaktan falan söz ediyorduk. Fakat bizim sözünü ettiğimiz bu komiteler örgüt terminolojisindeki “halk komiteleri” değildi elbette.

Kürt solu diye adlandırdığımız öğrenciler, dağınık haldeki Türk soluna nazaran daha disiplinli ve daha derli toplu bir yapı içindeydiler. PKK’ya sempatiyle bakıyorlar, bir örnek Özgür Gündem gazetesi ve Özgür Ülke dergileri okuyorlar, Med TV izliyorlardı. Konuşmalarından ve coşkularından anlaşıldığı kadarıyla PKK’ya sempatiyle baktığını söyleyenlerin bu gençlerin çoğu da, sempatizanı oldukları Kürdistan İşçi Partisi’nin, “işçi” yönüne değil de, daha çok “etnik” yönüne sempati duyuyor gibiydiler. Kritik günlerde okul askerler tarafından tanklarla kuşatılıyor ve bu haliyle bir yarı açık cezaevini andırıyordu.

Üniversitenin genel atmosferi böyleydi. Ülke atmosferi de bundan farklı değildi: PKK’nın yükselişine paralel olarak güvenlik güçleri de sertleşmiş işkence vakaları, gözaltında kayıplar, yargısız infazlar türünden antidemokratik uygulamalar artık sıradan olaylar haline gelmişti. Her yerden pis kokular yükseliyor, ülkede “kirli” savaş olanca hızıyla sürüyordu. Savaş baronları istediği ve ölenler de yoksul çocukları olduğu sürece, daha uzun yıllar süreceği gibi… 

Emniyet Müdürlüğü binasının arkasına geldiğimizde polisler, birden sertleştiler. Kapıda gözümü göz bağıyla bağlayıp ite kaka içeri sokarken bir taraftan da ana-avrat küfür etmeye başladılar. Bir süre böyle gözüm kapalı sürüklendim. Bir yere gelince durdurup gözbağımı hafifçe araladılar ve bir masada sonu “haklarım okundu” şeklinde biten bir kâğıt imzalattılar. Ardından beni çırılçıplak soyup işkence etmeye başladılar. İşkenceye başlarken de, “Osman, dağda etek tıraşına vakit bulamadın galiba?” diye “sözde” espri yapmaktan geri durmadılar… Vücudumun her yerine nerden geldiğini bilmediğim yumruklar tekmeler iniyor; sorular peş peşe geliyordu… “Gözaltına alınırken gören oldu mu?”, “Kürt müsün?”, “Hangi örgüttensin?”, “Devrimci ne demek?”,  “Lideriniz kim?”,  “Komite kurdunuz mu?”, “Kırsala adam yolluyor musunuz?”, “Fen Edebiyat Fakültesine bombayı kim koydu?”… Ben, “Abi, valla bilmiyorum!” gibisinden insani tepkiler verdikçe, daha sert vuruyorlar ve arada elektrik vermekle de tehdit ediyorlardı. Arada bir göz bağımı hafifçe aralayıp kalın bir klasörden bazı arkadaşların resimlerini gösteriyorlar, “Lideriniz bu mu?” diye soruyorlardı. Anlaşılan hepimizi fişlemişlerdi.

            Bana reva görülen “insanlık ayıbı”, dört saat boyunca sürdü. En sonunda çözüldüm, bildiklerimi anlattım… Gerçi bildiklerim polisin işine yarayacak türden teknik bilgiler değildi. O arada polisler arasında “kitap yasak değilmiş” şeklinde bir diyalog geçtiğini duydum. Sonunda bana bir ifade tutanağı imzalattılar ve serbest bıraktılar.

Bırakırken de, “Kusura bakma, seni biraz hırpaladık ama ne yapalım elimizde yalan makinesi yok ki” şeklinde yaptıkları işkenceyi kendilerince “mazur” gösteren sözde özürden sonra bir dizi öğütte bulunmayı da ihmal etmediler. Yani ortada bozulmamı gerektirecek bir durum yoktu. Bu olağan bir uygulamaydı, memur ağabeyler her şeyi “vatan-millet” için yapmışlardı ve benim de, üstelik Adanalı bir Türk olarak, bu duruma anlayış göstermem gerekiyordu. Belki de amirleri böyle emretmişti ve nihayetinde onlar da birer emir kuluydular. Üstelik ülkenin içinden geçtiği böyle kritik bir dönemde “Hiçbir devlet görevlisi, kendisine emredilen etik dışı bir görevi yerine getirmek zorunda değildir” kuralı da henüz geçerli değildi. Kitabıma ve bazı notlarıma el konduktan sonra çantamı elime tutuşturup ardıma bakmadan emniyetten uzaklaşmamı istediler.

Dışarı çıktığımda karmakarışık duygular içindeydim… Hemen kısa bir muhasebe yaptım: Ya dağa çıkıp polisin anladığı dilden konuşacaktım, ya da birkaç gün sonra başvuracağım öğretmenlik mesleğinde dayağa karşı çıkıp bu işkence illetinin kökünü kurutacaktım…

Zor olanı seçtim…

Elbette bu kararı vermemde İstanbul’da beni bekleyen karımın ve bana büyük umutlar bağlamış Adana’daki yoksul ailemin katkısı büyüktü.

Tekrar otogara geldiğimde otobüsü kaçırmıştım, cebimde bir kuruş param da yoktu, üstelik sigarasızdım… Van Gölü Turizm otobüs firmasının yazıhanedeki yetkililerine durumumu anlattım; yardımcı oldular. Yeniden bilet parası istemediler.

Otobüsteki koltuğuma oturduğumda, artık kendimde değildim… Yaşadığım travmanın etkisiyle uzun yıllar kâbus dolu günler geçirecek polis-telsiz fobisini uzun süre üzerimden atamayacaktım.

Şimdi bulunduğum noktadan geçmişe dönüp baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bana işkence yapanlara hiçbir zaman hakkımı helal etmedim, etmeyeceğim de. İnsan doğanın bir parçasıdır ve işkence yapıldığında “öter”, buna işkence yapan polisler ve büyük devrimci önderler de dâhil.

Hesap, çoğu kere olduğu gibi, yine öteki dünyaya kalmıştı ve İstanbul’a, bir bilinmeze doğru yol alan otobüsün muavininin belli belirsiz yaptığı kalkış anonsu, ruhundan derin yaralar almış bir hastayı uzak bir hastaneye yetiştiren canhıraş bir ambulansın siren sesi gibiydi…

 

Osman Akyol

28 Mart 2021, İstanbul                           

  Bu yazı 3817 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 21 16 2 3 45 16 51 +29
2 Fenerbahçe 21 14 4 3 52 24 45 +28
3 Başakşehir FK 21 12 5 4 32 21 40 +11
4 Beşiktaş 20 11 3 6 38 22 39 +16
5 Adana Demirspor 21 10 3 8 40 22 38 +18
6 Trabzonspor 21 11 5 5 33 27 38 +6
7 Kayserispor 21 10 9 2 33 29 32 +4
8 Konyaspor 21 6 6 9 24 22 27 +2
9 Gaziantep FK 21 6 8 7 31 29 25 +2
10 Alanyaspor 21 6 8 7 32 39 25 -7
11 Fatih Karagümrük 20 5 7 8 41 40 23 +1
12 MKE Ankaragücü 20 6 10 4 24 31 22 -7
13 Kasımpaşa 21 6 11 4 27 40 22 -13
14 Sivasspor 21 5 10 6 25 31 21 -6
15 Antalyaspor 20 6 11 3 26 35 21 -9
16 Giresunspor 21 5 10 6 20 38 21 -18
17 Hatayspor 20 5 10 5 18 38 20 -20
18 İstanbulspor 21 5 13 3 21 44 18 -23
19 Ümraniyespor 21 3 13 5 26 40 14 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 21 11 2 8 36 18 41 +18
2 Eyüpspor 21 12 4 5 28 17 41 +11
3 Bodrumspor 21 11 5 5 34 21 38 +13
4 Keçiörengücü 21 10 4 7 33 24 37 +9
5 Pendikspor 21 9 5 7 29 15 34 +14
6 Çaykur Rizespor 20 8 2 10 27 15 34 +12
7 Bandırmaspor 20 9 4 7 32 27 34 +5
8 Sakaryaspor 21 11 9 1 34 32 34 +2
9 Boluspor 21 9 5 7 25 23 34 +2
10 Göztepe 21 9 8 3 21 17 30 +4
11 Manisa FK 20 7 5 8 25 25 29 0
12 Adanaspor 22 6 9 7 32 34 25 -2
13 Altay 22 5 9 7 23 28 19 -5
14 Tuzlaspor 21 5 12 4 24 33 19 -9
15 Erzurumspor FK 21 5 10 6 22 32 18 -10
16 Altınordu 21 4 12 5 19 35 17 -16
17 Yeni Malatyaspor 21 4 10 7 21 34 16 -13
18 Gençlerbirliği 21 3 14 4 25 41 13 -16
19 Denizlispor 21 4 13 4 20 39 13 -19
Takım O G M B A Y P AV
1 Kocaelispor 22 14 2 6 43 21 48 +22
2 Bucaspor 1928 22 13 3 6 36 12 45 +24
3 1461 Trabzon FK 22 12 3 7 27 13 43 +14
4 İskenderunspor A.Ş. 22 11 4 7 31 19 40 +12
5 Van Spor FK 22 11 4 7 30 18 40 +12
6 Karacabey Belediye Spor 22 10 3 9 28 17 39 +11
7 Ankara Demirspor 22 10 5 7 33 16 37 +17
8 Zonguldak Kömürspor 22 10 8 4 25 26 34 -1
9 Serik Belediyespor 22 9 6 7 31 25 31 +6
10 Kırklarelispor 22 7 6 9 22 19 30 +3
11 Etimesgut Belediyespor 22 6 9 7 23 30 25 -7
12 Kırşehir FSK 22 5 8 9 19 25 24 -6
13 Sarıyer 22 5 8 9 24 32 24 -8
14 Adıyaman FK 22 5 9 8 22 27 23 -5
15 Kastamonuspor 22 6 11 5 20 29 23 -9
16 Fethiyespor 22 6 11 5 22 33 23 -11
17 Uşak Spor 22 4 13 5 17 34 17 -17
18 Balıkesirspor 22 4 13 5 15 32 14 -17
19 Diyarbekir Spor 22 2 12 8 18 37 14 -19
20 Pazarspor 22 1 13 8 13 34 11 -21
Takım O G M B A Y P AV
1 Yeni Mersin İY 20 13 3 4 26 11 43 +15
2 52 Orduspor FK 20 12 3 5 32 17 41 +15
3 Karaköprü Belediyespor 20 11 4 5 26 14 38 +12
4 Karşıyaka 20 10 4 6 25 12 36 +13
5 Belediye Derincespor 20 9 4 7 25 21 34 +4
6 Belediye Kütahyaspor 20 8 3 9 27 19 33 +8
7 Nevşehir Belediyespor 20 9 5 6 28 23 33 +5
8 Hacettepe 1945 20 8 7 5 30 24 29 +6
9 Ağrı 1970 Spor 20 7 5 8 19 15 29 +4
10 Çatalcaspor 20 7 8 5 25 22 26 +3
11 Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü 20 5 9 6 19 26 21 -7
12 1922 Konyaspor 20 6 11 3 22 31 21 -9
13 Elazığspor 20 5 9 6 21 31 21 -10
14 1954 Kelkit Bld.Spor 20 3 6 11 14 18 20 -4
15 Şile Yıldızspor 20 2 8 10 16 27 16 -11
16 Edirnespor 20 5 14 1 15 31 16 -16
17 Yomraspor 20 3 11 6 13 23 15 -10
18 Eskişehirspor 20 3 12 5 22 40 14 -18
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/02/2023 MKE Ankaragücü vs Fatih Karagümrük
 04/02/2023 Sivasspor vs Beşiktaş
 04/02/2023 Antalyaspor vs Gaziantep FK
 05/02/2023 İstanbulspor vs Alanyaspor
 05/02/2023 Hatayspor vs Kasımpaşa
 05/02/2023 Galatasaray vs Trabzonspor
 06/02/2023 Ümraniyespor vs Adana Demirspor
 06/02/2023 Fenerbahçe vs Konyaspor
 06/02/2023 Giresunspor vs Kayserispor
 10/02/2023 Beşiktaş - MKE Ankaragücü Beşiktaş ligdeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Beşiktaş yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/02/2023 Bandırmaspor vs Denizlispor
 04/02/2023 Erzurumspor FK vs Tuzlaspor
 04/02/2023 Boluspor vs Pendikspor
 04/02/2023 Çaykur Rizespor vs Yeni Malatyaspor
 05/02/2023 Manisa FK vs Samsunspor
 05/02/2023 Gençlerbirliği vs Göztepe
 05/02/2023 Sakaryaspor vs Keçiörengücü
 06/02/2023 Eyüpspor vs Bodrumspor
 10/02/2023 Göztepe vs Boluspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/02/2023 Ankara Demirspor vs Bucaspor 1928
 04/02/2023 Diyarbekir Spor vs Fethiyespor
 04/02/2023 Etimesgut Belediyespor vs Balıkesirspor
 04/02/2023 İskenderunspor A.Ş. vs 1461 Trabzon FK
 04/02/2023 Karacabey Belediye Spor vs Pazarspor (H:1)
 04/02/2023 Kastamonuspor vs Uşak Spor
 04/02/2023 Kırşehir Futbol Spor Kulübü vs Serik Belediyespor
 04/02/2023 Kocaelispor vs Sarıyer (H:1)
 04/02/2023 Van Spor FK vs Adıyaman FK
 04/02/2023 Zonguldak Kömürspor vs Kırklarelispor
 08/02/2023 Kırklarelispor - Serik Belediyespor Serik Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçında hiç kazanamadı  Kırklarelispor yenilmez
 08/02/2023 Bucaspor 1928 - Kocaelispor Kocaelispor ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Kocaelispor yenilmez
 08/02/2023 Balıkesirspor - Kastamonuspor Balıkesirspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Kastamonuspor yenilmez
 08/02/2023 1461 Trabzon FK - Diyarbekir Spor 1461 Trabzon FK ligdeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  1461 Trabzon FK yenilmez
 08/02/2023 Zonguldak Kömürspor - Van Spor FK Van Spor FK ligdeki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Van Spor FK yenilmez
 08/02/2023 Fethiyespor - Karacabey Belediye Spor Fethiyespor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Karacabey Belediye Spor yenilmez
 08/02/2023 1461 Trabzon FK - Diyarbekir Spor Diyarbekir Spor ligde deplasmandaki son 12 maçında hiç kazanamadı  1461 Trabzon FK yenilmez
 08/02/2023 Pazarspor - Etimesgut Belediyespor Pazarspor ligde evindeki son 12 maçında hiç kazanamadı  Etimesgut Belediyespor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/02/2023 Şile Yıldızspor vs Karşıyaka
 05/02/2023 Edirnespor vs Karaköprü Belediyespor
 05/02/2023 Belediye Derincespor vs Yomraspor
 05/02/2023 Belediye Kütahyaspor vs Çatalcaspor
 05/02/2023 Elazığspor vs Ağrı 1970 Spor
 05/02/2023 Hacettepe 1945 vs Eskişehirspor
 05/02/2023 Nevşehir Belediyespor vs Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü
 05/02/2023 Yeni Mersin İdman Yurdu vs 52 Orduspor FK
 05/02/2023 1922 Konyaspor vs 1954 Kelkit Bld.Spor
 05/02/2023 Yeni Mersin İdman Yurdu - 52 Orduspor FK 52 Orduspor FK ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  52 Orduspor FK yenilmez
 05/02/2023 Elazığspor - Ağrı 1970 Spor Elazığspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Ağrı 1970 Spor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI