Osman AKYOL
  Güncelleme: 22-02-2021 21:18:00   22-02-2021 12:22:00

‘İLAHİ ADALET’ YENİ BİR İNANÇ SİSTEMİ Mİ?

‘İlahi Adalet Komünizm’ kitabının yazarı Osman Akyol, davalık olduğu kitabında İslami literatür içerisinde sıkça kullanılan “ilahi adalet” kavramına farklı bir yorum getiriyor.

Kitabında “Din gibi yüce bir kavramı, ‘ben peygamberim’ diyen bir insanın güvenilirliğine indirgeyemeyiz” diyerek peygamberlik makamını dolayısıyla din kavramını reddeden Akyol, yine kitabında “Nasıl ki, akıl hastaları yaptıklarından sorumlu değilse insanın peygamberi de kendi aklından başkası değildir” diyerek ‘peygamber’ yerine koyduğu aklıyla yarattığını söylediği ve “yeni bir inanç sistemi” olduğunun özellikle altını çizdiği “İlahi Adalet” felsefesini, 2012 yılında Kurgu Kültür Merkezi Yayınları’ndan çıkan ve halen Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden İlahi Adalet Komünizm adlı kitabında şöyle özetliyor.

Kitapta söylediklerinin bir kısmına katılmamakla birlikte, yazdıklarını, tartışılması ve hepsinden de öte ifade özgürlüğüne olan saygımızın bir gereği olarak, noktasına virgülüne dokunmadan yayımlıyoruz. İşte Osman Akyol’un yeni inanç sistemi “İlahi Adalet”:

“Doğadaki akıllı tasarımlar, bizi Tanrı’ya götüren ipuçlarıdır. Gördüğümüz canlı ve cansız bütün varlıklar; tıpkı bir ressamın, bir kimyagerin, bir heykeltıraşın, bir fizik mühendisinin ya da var olan bütün sanatlardan ve disiplinlerden anlayan insanüstü bir zekânın elinden çıkmış gibidir.

Özellikle canlılardaki göz, kulak gibi kompleks organların; kan dolaşımı, sinir sistemi gibi sistemlerin mükemmellikleri dolayısıyla tesadüfler sonucu oluşması mğmkün değildir. Bunlar ancak sonsuz bir güç ve akıl sahibi varlık tarafından yaratılabilirler.

Tanrı, sonsuz şefkatinin bir gereği olarak, portakal, mandalina ve üzüm gibi meyveleri bizlere ikram ederken, onları kendi içinde küçük paketçiklere bölerek aynı zamanda “paylaşımcı” politik mesajlar vermeyi de ihmal etmemiştir.

Sosyalist Tanrı…

Sırada “sosyal adaletsizliğin kaynağı Tanrı’dır” yanlış algısı var. Bu yanlış algının temelinde İslam’ı temsil ettiğini söyleyen kimi insanların çarpık Tanrı anlayışı yatmaktadır maalesef.

Oysa doğada gözlemlediğimiz bazı hadiseler bize, Tanrı’nın “sosyal adaletsiz” değil “sosyalist” olabileceğini işaret ediyor.

Portakalı düşünün… Adil bir paylaşım için dilimlenmiş halde biz insanları beklemiyor mu?

Üzüm salkımına ne demeli? Sanki daha adil paylaşımlar için küçük paketçikler halinde hazırlanmış, kendisini paylaşacak insanlar aramıyor mu?

Her iki örnekte de sırf “eşitlik-adalet” mesajları verilmiyor, başka mesajlar da gizli: Doğada israfa yer olmadığı gibi: Doyacak kadar ye, dua et, kalanını sakla…

Atmosferdeki oksijeni herkes ihtiyacı kadar kardeşçe solur.

Zengin-fakir herkes, dokuz ay annesinin karnında kalır, kimseye bu konuda torpil yapılmaz.

Hepsinden de öte öldüğümüzde sahip olduğıumuzu zannettiğimiz bütün malı mülkü geride bırakıp gitmiyor muyuz? Yanımızda götüremediğimize göre, demek ki sahip olduğumuzu zannettiğimiz şeylerin asıl sahipleri değilmişiz, biz sadece birer kiracıymışız. Madem kiracıyız o halde özel mülkyetten söz edemeyiz.

İlahi Adalet

Sosyalist Tanrı, elbette mutlak adaletinin gereği olarak, öteki dünyada bir ödül-ceza mekanizması olan cennet ve cehennem tesis etmiş olabilir.

Ancak mizan terazisinde asıl tartılacak olan en büyük günah, sömürüdür. Ardından belki de yalan söylemek, ikiyüzlülük, çevreyi kirletmek, ilkesizlik, haksız yere adam öldürmek, şiddet ve terörü çözüm yöntemi olarak görmek, rüşvet alıp/vermek, dolandırıcılık, sahtekârlık, hırsızlık, adam kayırmak, iftira atmak, tecavüz etmek, haksızlığa boyun eğmek, nankörlük, tembellik, savurganlık, bencillik, saygısızlık, duyarsızlık, dedikodu yapmak ve arabozuculuk sayılabilir.

Elbette kötü huylar bunlarla sınırlı değildir, burada aslolan evrensel ahlak yasalarıdır.

Nankörlük dediğimiz, “iyiliğe kötülükle karşılık vermek”, evrensel ahlaka göre günah sayılmasının yanında matematiksel olarak da günah teşkil eder.

 

MANTIKSAL İŞLEM

YORUM

İyiliğe iyilikle karşılık vermek doğrudur…

1

İyiliğe kötülükle karşılık vermek (nankörlük) yanlıştır…

0

Kötülüğe iyilikle karşılık vermek (affetmek) doğrudur…

0

Kötülüğe kötülükle karşılık vermek (cezalandırmak) doğrudur…

Matematik ve Evrensel Ahlak

 

Sosyalist Tanrı’nın olası cennetine sahtekâr hacı-hocalar değil, eşitlik ve adalet mücadelesi veren sosyalistler girecektir.

Namaz ve oruç gibi şekli ibadetleri reddediyoruz. Temel ibadetler; “çalışmak”, “dua etmek” ve “erdemli olmak” tır.

Dua etmek, Tanrı’dan yardım istemeyi ve O’na şükretmeyi içerir, ancak hiç çaba göstermeden sırf tevekkül içinde O’ndan bir şey istemeyi içermez.

Dua herhangi bir şekle bağlı değildir, Tanrı’yla iletişim halinde olunduğunun ciddiyeti ve bilincinde olmak yeterlidir. 

Yorucu bir günün ardından evinizde ailenizle birlikte aynı sofrada oturuyor olmak, Tanrı’ya şükretmeniz için yeterli bir nedendir. 

“Gerçek tapınmanın hiçbir koşulu, sınırı ve biçimi yoktur.” (Şeyh Bedrettin, Varidat, 1407)

Ruh; maddeden bağımsız, belli bir hacmi olmayan ve bölünemeyen bir varlıktır. Dolayısıyla, insanın fiziki ölümünden etkilenmez, ruh ölümsüzdür. 

Öldüğümüz zaman, muhtemel yeni maceralar bizi bekliyor olacak. Bu yeni maceralarda bize eski ve yeni pekçok boyut eşlik edecek. Daha önce de sözünü ettiğimiz bu boyutlardan “sonsuzluğun” nüvesi daha dünyadayken bilinçaltımıza atılmış durumda.

Bilindiği gibi “sonsuzluğu” bir “kavram” olarak alıp inceleyen bilim dallarının başında matematik gelmektedir.

Matematiğin sonsuzlukla ilgili elde sunduğu verilere bakılırsa, sonsuzluklar ülkesinde “kıskançlık” yok ya da herkes payına düşenden memnun.

Sonsuz elemanlı yukarıdaki kümeler arasında bire bir eşleme yapılırsa, denk kümeler oldukları görülür. Oysaki alttaki tek sayılar kümesi, üstteki doğal sayılar kümesinin alt kümesidir! Herkesin anlayacağı şekilde söylersek; doğal sayılarla tek sayılar karşılıklı iskambil oynasalar, bu oyun sonsuza dek sürer. Her iki kümenin de ellerinde birbirlerine atacak kâğıtları daima bulunur.

Öteki dünyada zihnimizin tasavvur ettiği her şeyin en ideal olanı mevcuttur.

Orada haksızlık yapanlar ve haksızlığa boyun eğenler hariç, herkes hakkını tam olarak alacak. Çünkü haksızlığa karşı başkaldırmayan insanlar, hem kendilerine hem yaşadıkları topluma hem de kendilerine haksızlık yapan zalimlere karşı sorumludurlar. Eşitlik ve adalet savaşı verselerdi, belki de cehennemi andıran dünyayı cennete çevirecek, kendilerine haksızlık yapan zalimleri de dönüştürmüş, onlara da iyilik etmiş olacaklardı.

Öteki dünyada “cinler, periler, zebaniler, melekler, şeytanlar var mı?” sorusuna verilecek en güzel yanıt, “bilmiyoruz” şeklindeki yanıt olsa gerek. Ancak şu tahminde bulunabiliriz: Tanrı’nın bilgisayara benzeyen tarafsız, renksiz ve ruhsuz makineleri olabilir.

İnsan, kul hakkı dışında, eksileri ve artılarıyla bir bütün olarak değerlendirilip ona göre ödüllendirilecek diye tahmin ediyorum.

Tanrı, kutsal kitaplarda sözü edildiği gibi insanlara sırat köprüsü türünden, komik tuzaklar kurmaz. Amelleri tartıldıktan sonra günahları ağır basan birine cehenneme gitmesinin bir işareti olarak amel defterini sol elinden verip sonra da alay eder gibi ona sırat köprüsü mizanseni kurmak, Tanrı’ya yakışan şey değildir; bir zayıflık ve acizlik ifadesi olan “tuzak kurma” olsa olsa insana özgüdür.

Bir araştırmaya göre; sesler kaybolmuyor, atmosferde katmanlar halinde birikiyor. Olabilir, biz fani insanlar olayları ses ve görüntü olarak kaydedebiliyorsak Tanrı neden kaydetmesin.

Bu kaydedilen ses ve görüntüler, öteki dünyada karşımıza “amel defterimiz” denen suç dosyamız olarak karşımıza çıkabilir.

Cezaların “eğitici ve insan onuruna yakışan türden” olmaları gerektiği ilkesini hesaba katarsak; ahirette Kuran’da bahsi geçen “işkence”ye benzer cezaların olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

O zaman akla şu soru geliyor: Öteki dünyada bir günahkâr cezasını çekip yaptığı hatayı anlayıp da ne yapacak? Elbette bu sorunun cevabı çok önemli: Bir defa öteki dünyada yan gelip yatacağımıza dair bir işaret yok. Bu, çalışmayı ve üretmeyi sevmeyen, başkalarına avuç açmayı marifet sanan Müslümanların çürümüş beyinlerinin kokuşmuşmuş bir ürünü.

Varlık âlemindeki yolculuğumuza yeni boyutlar kazanarak devam edeceğiz kanımca. Belki de dünya ve ahret hayatı bu uzun yolculuğun belli evreleri.

Öteki dünyada günahkâr insanlara “insan onuruna yakışan” cezalar verilecekse, bu nasıl olacak? Kanımca, sonsuzluklar ülkesindeki cezalar; sömürdüğümüz, zarar verdiğimiz ve katlettiğimiz insanlara kazancımızdan pay verilmesi şeklinde olacak.

Elbette kaybettiklerimizi küçümseyenler olabilir, ama şunu söylemekle yetinelim: Kaybettiklerimiz, herkesin kazandığına denk büyüklükte olacak.

Sonsuzluklar ülkesinde küçük bir parça bütüne denktir. Bu yüzden bu dünyada birilerini sömürürken, öteki dünyadaki kredimizi sömürdüğümüzü unutmayalım.

İnsanlarımızı sonsuzluklar ülkesine eşitlik ve adalete yakışır sade bir törenle uğurlamalıyız. Ölülerimizi en son giydikleri kıyafetle yıkamadan gömmek tarafımdan tavsiye edilmekle birlikte arzu eden ölü yakınları, kefene sarma geleneğini de sürdürebilir. Ancak bu iş, cenaze törenini geçim kapısı yapan imamlara bırakılmamalıdır.

Mezarda ölünün başının ne tarafa geldiğinin bir önemi yok, ancak isteyen ölü yakınları estetik bir düzenlemeye gidebilir.

Ölüm yıldönümlerinde ölüler, mezarlarına karanfil bırakarak, saygı duruşunda bulunarak veya mezarları başında alkol alınarak hatırlanabilir.

Ancak bunları katı kurallar haline getirmemek gerekir. Aslolan özgürlüktür; kurallar ve yasaklar eskilerin tabiriyle kerhen (tiksinerek) konulmalıdır. Gereksiz yasaklarla ve kurallarla çepeçevre kuşattığımız ve sürekli bir baskıladığımız insan ölür, canlılık/hareket için boşluğa gereksinim vardır. 

Asıl gerçek; bedenimizin doğadan geldiği gibi mezarda çürüyerek tekrar doğaya karışmasıdır. Hatta ölülerimizi mezarlık gibi belli bir yere değil, doğaya karışacak şekilde, rasgele yerlere gömmeliyiz. Ölülerimizi mezara dik koymuşuz, üst üste koymuşuz… Şekli şeylerin cenaze açısından bir önemi yoktur. Ancak kendini savunamayacak durumdaki cenazeye hiçbir şart altında saygısızlık yapılamaz.

Tanrı, emekçilerle beraberdir; onların her ihtiyacını gözetir. Akşamları relaks olup rahatlamaları için uyuşturucu bile verir. Evet, yanlış duymadınız uyuşturucu! Stresli ve yorucu bir iş günün ardından vücutta bir rahatlama hissedersiniz. Bu vücudun salgıladığı mutluluk hormonu endorfinin bir sonucudur. Endorfin, laboratuar ortamında üretilemeyen ve yan etkisi olmayan bir tür doğal uyuşturucudur: Yan masadan Tanrı’nın ikramı, buyurun, çekinmeden kullanın!

Esrar, eroin, kokain, ekstazi gibi uyuşturuculara kirli paralarıyla sahip olan kan emici vampirler, istiyorlarsa bu doğal uyuşturucuya ancak yoksullar gibi “çalışarak” sahip olabilirler. 

En büyük ibadet çalışmaktır. Tembellik sanılanın aksine insan doğasına aykırıdır. Üretmeyip sadece tüketmek için yaratılmış olsaydık, herhalde bir bitki gibi olurduk. Zannımca bitkinin üretmediğini söylemek, tüketim toplumunun asalaklarıyla fotosentez yaparak havayı temizleyen bitkileri karşılaştırmak bir hata! Bu yüzden sözümüzü geri alıyoruz.

Bacaklarımız yürümek ve ellerimiz, kazma-küreği kavramak için özel olarak tasarlanmıştır. Dikkat ettiyseniz ellerimiz, iş aletlerini rahat kavramak için, araba lastiklerindeki yolu iyi kavramaya yarayan tırtıllı kısımlara benzer yapılarla donatılmıştır.

Gözlerimiz, sanatsal faaliyetleri izlemenin yanında yaptığımız işi görebilmek için de yaratılmıştır.

Çalışan insan; kendini gerçekleştirip toplumda saygın bir statü kazanmanın yanında bir işe yaramanın getirdiği psikolojik hazzı ve mutluluğu da yaşar. Bu haz ve mutluluk, diğer insanlarla olan ilişkilerimize de yansır, toplumda bir sinerji oluşur.

Tanrısal hoşnutluk ve psikolojik-fiziksel sağlığımız için ekmeğimizi alın terimizle, bileğimizin hakkıyla kazanmalıyız. Kapitalizm, sömürenler dahil, hiç kimseye mutluluk getirmez. Nerede psikolojisi bozuk, mutsuz, tatminsiz ve ahlakı dejenere olmuş birini görürseniz bilin ki, o bir sömürgendir. Doğasındaki vicdan mahkemesi, onu “işe yaramaz bok solucanı” olarak etiketlemiş ve “mutsuzluk” cehennemine atmıştır.”

 

  Bu yazı 618 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 18 5 3 52 19 57 +33
2 Beşiktaş 25 17 5 3 56 26 54 +30
3 Fenerbahçe 25 16 6 3 47 27 51 +20
4 Trabzonspor 25 14 5 6 32 24 48 +8
5 Hatayspor 26 13 7 6 46 31 45 +15
6 Alanyaspor 26 12 8 6 40 26 42 +14
7 Gaziantep FK 26 10 6 10 37 29 40 +8
8 Fatih Karagümrük 26 11 8 7 41 34 40 +7
9 Antalyaspor 26 7 6 13 24 29 34 -5
10 Göztepe 25 8 9 8 35 31 32 +4
11 Sivasspor 25 7 7 11 28 29 32 -1
12 Konyaspor 25 8 10 7 32 30 31 +2
13 Yeni Malatyaspor 26 7 9 10 33 35 31 -2
14 Kasımpaşa 25 8 12 5 29 40 29 -11
15 Çaykur Rizespor 26 6 10 10 30 42 28 -12
16 Kayserispor 25 6 12 7 17 30 25 -13
17 Başakşehir FK 26 6 13 7 28 44 25 -16
18 BB Erzurumspor 26 6 13 7 24 41 25 -17
19 Denizlispor 26 5 15 6 23 46 21 -23
20 Gençlerbirliği 25 5 14 6 21 46 21 -25
21 MKE Ankaragücü 25 5 15 5 28 44 20 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 23 16 2 5 38 14 53 +24
2 Samsunspor 23 14 2 7 41 21 49 +20
3 Altınordu 24 13 6 5 36 30 44 +6
4 İstanbulspor 23 13 6 4 45 26 43 +19
5 Adana Demirspor 24 12 6 6 40 23 42 +17
6 Ankara Keçiörengücü 23 11 7 5 30 16 38 +14
7 Altay 23 12 9 2 39 28 38 +11
8 Tuzlaspor 23 11 7 5 31 28 38 +3
9 Bursaspor 23 9 10 4 35 36 31 -1
10 Bandırmaspor 24 9 11 4 28 29 31 -1
11 Ümraniyespor 24 8 9 7 27 32 31 -5
12 Adanaspor 23 7 11 5 32 33 26 -1
13 Menemenspor 23 6 9 8 28 37 26 -9
14 Balıkesirspor 23 6 11 6 23 32 24 -9
15 Boluspor 23 6 12 5 21 27 23 -6
16 Akhisarspor 23 5 14 4 20 39 19 -19
17 Ankaraspor 23 3 15 5 13 37 14 -24
18 Eskişehirspor 23 1 15 7 15 54 7 -39
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 25 18 2 5 57 18 59 +39
2 Van Spor 25 14 6 5 40 23 47 +17
3 Bodrumspor 25 13 6 6 56 34 45 +22
4 Sakaryaspor 25 12 4 9 41 26 45 +15
5 Kırşehir Belediyespor 25 12 6 7 33 19 43 +14
6 Turgutluspor 25 14 10 1 34 38 43 -4
7 Serik Belediyespor 25 10 6 9 40 32 39 +8
8 Kırklarelispor 25 9 5 11 29 21 38 +8
9 Etimesgut Belediyespor 25 10 8 7 33 25 37 +8
10 Tarsus İdman Yurdu 25 10 9 6 36 32 36 +4
11 Pendikspor 25 11 12 2 44 31 35 +13
12 Pazarspor 25 10 11 4 37 39 34 -2
13 Sivas Belediyespor 25 8 8 9 39 32 33 +7
14 Karacabey Belediyespor 25 9 10 6 31 30 33 +1
15 1922 Konyaspor 25 7 13 5 31 33 26 -2
16 Bayburt Özel İdare Spor 25 8 15 2 29 43 26 -14
17 Kastamonuspor 25 6 13 6 22 37 24 -15
18 Mamak FK 25 6 14 5 24 63 23 -39
19 Elazığspor 25 7 15 3 32 51 21 -19
20 Kardemir Karabükspor 25 1 22 2 10 71 2 -61
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 20 13 2 5 26 12 44 +14
2 1928 Bucaspor 20 12 2 6 38 14 42 +24
3 Yeşilyurt Belediyespor 20 13 5 2 32 13 41 +19
4 Arnavutköy Belediye 20 10 5 5 30 19 35 +11
5 Ofspor 20 9 5 6 27 24 33 +3
6 Belediye Derincespor 19 7 4 8 29 17 29 +12
7 Artvin Hopaspor 20 7 8 5 26 33 26 -7
8 Edirnespor 20 6 7 7 23 24 25 -1
9 Fatsa Belediyespor 19 6 7 6 15 19 24 -4
10 Kızılcabölükspor 20 5 8 7 19 24 22 -5
11 Payasspor 20 5 9 6 23 28 21 -5
12 Nevşehir Belediyespor 20 5 10 5 19 20 20 -1
13 Antalya Kemerspor 20 5 10 5 18 33 20 -15
14 1877 Alemdağspor 19 5 10 4 23 34 19 -11
15 Çankaya FK 19 5 11 3 13 29 18 -16
16 Manisaspor 20 1 11 8 14 32 11 -18
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Göztepe vs Kasımpaşa
 28/02/2021 Trabzonspor vs Fenerbahçe
 02/03/2021 Gaziantep FK vs Gençlerbirliği
 02/03/2021 Yeni Malatyaspor vs Beşiktaş
 03/03/2021 BB Erzurumspor vs Fatih Karagümrük
 03/03/2021 Başakşehir FK vs Konyaspor
 03/03/2021 Sivasspor vs Hatayspor
 03/03/2021 Kayserispor vs Çaykur Rizespor
 03/03/2021 MKE Ankaragücü vs Galatasaray
 04/03/2021 Alanyaspor vs Göztepe
 03/03/2021 MKE Ankaragücü - Galatasaray Galatasaray ligdeki son 8 maçını kazandı  Galatasaray kazanır
 04/03/2021 Kasımpaşa - Trabzonspor Trabzonspor ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 04/03/2021 Fenerbahçe - Antalyaspor Antalyaspor ligdeki son 11 maçında hiç kaybetmedi  Antalyaspor yenilmez
 06/03/2021 Denizlispor - Yeni Malatyaspor Yeni Malatyaspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Denizlispor yenilmez
 06/03/2021 Beşiktaş - Gaziantep FK Gaziantep FK ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Ankara Keçiörengücü vs Samsunspor
 28/02/2021 Bursaspor vs Akhisarspor
 28/02/2021 Eskişehirspor vs İstanbulspor
 28/02/2021 Giresunspor vs Altay
 01/03/2021 Tuzlaspor vs Adanaspor
 01/03/2021 Menemenspor vs Boluspor
 01/03/2021 Balıkesirspor vs Ankaraspor
 05/03/2021 İstanbulspor vs Ankara Keçiörengücü
 06/03/2021 Bandırmaspor vs Altınordu
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Kastamonuspor
 04/03/2021 Bodrumspor vs Van Spor
 04/03/2021 Elazığspor vs 1922 Konyaspor
 04/03/2021 Karacabey Belediyespor vs Pazarspor
 04/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Turgutluspor
 04/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Kırklarelispor
 04/03/2021 Mamak FK vs Tarsus İdman Yurdu
 04/03/2021 Pendikspor vs Eyüpspor
 04/03/2021 Serik Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 04/03/2021 Sivas Belediyespor vs Sakaryaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/03/2021 Artvin Hopaspor vs Arnavutköy Belediye
 03/03/2021 Çankaya FK vs Antalya Kemerspor
 03/03/2021 Fatsa Belediyespor vs Edirnespor
 03/03/2021 Kızılcabölükspor vs Diyarbekirspor
 03/03/2021 Nevşehir Belediyespor vs Belediye Derincespor
 03/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor vs Ofspor
 03/03/2021 1877 Alemdağspor vs Manisaspor
 03/03/2021 1928 Bucaspor vs Payasspor
 03/03/2021 Artvin Hopaspor - Arnavutköy Belediye Artvin Hopaspor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 03/03/2021 Çankaya FK - Antalya Kemerspor Çankaya FK ligde evindeki son 6 maçını kaybetti  Antalya Kemerspor kazanır
 03/03/2021 1877 Alemdağspor - Manisaspor 1877 Alemdağspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 03/03/2021 Kızılcabölükspor - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI