Rıza Şehrini Kurmak Mümkündür
Nurcan BAYBARSYıllardır Alevilik üzerine araştırmalar yapıyor, yolun bize vermiş olduğu bilgileri talip gereği pratiğe geçirip yaşam şeklimiz haline getirmeye çalışıyoruz.
Yalnız biz talip olarak şunu gördük ki; yıllardır kendine Pîr-Dede yazıp çizer, aydın misyonu yükleyip birçok farklı örgütlenmelerde bulunduklarına üzülerek şahit olduk. Esas üzücü olan taraf, bir örgütlenme adı altında birçok Dede’nin-Pîr’in tekrar yola çıktıkları örgütlerden farklı bir örgütlenme biçimine gittiklerini de gördük. Yol ortada dururken dört-beş tane Dede-Pîr’in bir araya gelip (bu sıfatı da kendilerine kendileri veriyorlar, talipler vermiyor) sanki yeni bir yol keşfetmiş gibi, ya da kendileri olmasa bu yol sürmeyecekmiş gibi izlenim verdiklerini görüyoruz. Bu durumdan dolayı kendilerine kişisel bir pay çıkartma izlenimi verdiklerini de gözlemliyoruz. Bir taraftan eşitlikten söz ederken diğer taraftan erkek egemenliğiyle Anaları geri plana ittiklerini, tekrar belirtiyorum; evinde faşist, sokakta devrimci, hakikatçi geçinenleri içlerinde Alevi Dedesi-Pîri olarak sorgulamadıklarını ve bu kişilere hakikatçi misyonu yüklediklerini görüyoruz.
Bin yıllardır süren asimilasyonun (İslam içi Aleviler hariç) kendine “Hakikatçi” veya “Rea Haq Aleviyim” diyen her canın bunun farkında olduğunu da gözlemledik. Özellikle bazı bölgelerde yaşayan canların bu asimilasyona daha çok maruz kaldıklarını, evinden, yurdundan, yaşadığı topraklardan uzaklaştırıldıklarını, sindirilip pasifize edildiklerini üzülerek görüyoruz.
Dünyada bütün Alevilerin ortaklaşabileceği tek düşünce sistemi; Aleviliğin kurumlar, dernekler, siyaset ve ırklar üstü olduğunu bilince çıkartmak ve Aleviliğin insan yaşamı kadar eski, evrensel bir yaşam biçimi olduğunun artık anlaşılır olması gerektiğidir. Ancak bu şekilde içte süren tartışma ve bölünme, ayrışma, gruplaşmaların son bulacağını düşünüyor, bu doğrultuda “bilinç bulaşıcıdır” cümlesinin aktif hale gelmesini temenni edebiliyoruz. Mademki “Yol bir, sürek bin bir” diyorsak; bütün bu parçalanma ve dağılmalara bir son verip, tek bir çatı altında toplanıp süreklerini herkesin güzel bir şekilde ifade edebildiği bir Rıza Şehri oluşturalım.
Yolumuzda samimiysek, eğer talip olarak bu çağrımızı değerlendirmenizi dikkate almanızı diliyoruz. Artık bölünüp parçalanmak ve bu parçalanmışlık içinde savrulmak değil, hangi sürekten gelirse gelsin birlikte olmaktan, birlikte sorunların üstesinden gelebileceğimizden yanayız.
Örneğin “Türkiye’de yeni bir ekolojik köy kuruluyor” başlığıyla bir paylaşıma tanık olduk. Bizse buna “Rıza Şehri” diyoruz. Biz bu oluşumu gidip kendi gözlerimizle tanık olduk. Bu bağlamda artık Hakikatçilerin söylemlerin dışına geçip bunu yaşam pratiği haline getirmeye davet ediyor, “Buyurun, samimiyetimizi Rıza Şehri’nde buluşarak gösterelim” diyoruz.
Nurcan Baybars ve Enver Uğur
26 Temmuz 2025
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Anlatmak Değil, Yaşatmak Gerek
- Rıza Şehrini Kurmak Mümkündür
- “Kendimiz Olmak Çok mu Zor?”
- SEVGİ NEYDİ?
- Sevgi Neydi?
- Kurumlar İçinde Yozlaşma ve Sömürü Düzeni
- Köyde Kadın Olmak ve Ekolojik Yaşam - 2
- XİZİR (HIZIR) – Doğanın, İnsanın ve Yaşamın Kendisi
- Bazı Kadınlar Yaşama Sadece Mücadele Etmek İçin Gelir
- Köyde Kadın Olmak ve Ekolojik Yaşam
- EBEMDEN ALDIĞIM BİR GÜNLÜK DERS
- Kadının Adı Her Yerde Aynı: Kadın Bilincinin Metropol ve Kırsal Arasındaki Farklılıkları

















