Nevin SEVÜK

KADIN HAREKETİ MÜCADELESİ SINIFSAL MÜCADELENİN ÜSTÜNDE BİR MÜCADELEDİR

Nevin SEVÜK
  20-01-2022 13:54:00

Şiddet sözlük anlamıyla kaba kuvvet kullanmaktır. Başkalarını incitmeyi amaçlayan her tür davranış veya eylem şiddettir. Hastalık, ruhsal bozukluk, hata, kıskançlık, zaman zaman aşk ve sevgi kavramları ayrımının tam anlamıyla yapılamadığı durumda ortaya çıkar. 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'ya göre şiddet, "fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda, şiddete uğrayan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açma veya açma olasılığının bulunması durumu"dur. WHO'ya göre aile içi şiddet ise, "yeni veya eski erkek partnerleri tarafından erişkin ve genç kadınlara karşı zorla uygulanan cinsel, ruhsal ve fiziksel davranışlar"dır.

Bu tanımla şiddetin temelinde hastalık, rahatsızlık, ruhsal bozukluk, kusur, kıskançlık, aşk-sevgi kavramlarının açıklığa kavuşmamış halleri gibi bireysel davranış şekli vurgulansa da durum, hiç bu kadar masum değildir. Şiddet, insan yaşamının her alanında bir cinsin bir başka cins üzerinden tahakküm kurma aracı haline gelmişse, bireysel bir sağlık sorunu olmaktan çıkar toplum sağlığı sorununa dönüşür.

Coğrafi bakımından yeryüzündeki yaygınlığına baktığımızda bu sorun toplumsal olmaktan da çıkıp küresel bir hal alır. Kadına uygulanan şiddet her toplumda, her kültürde, her eğitim düzeyinde, her gelir seviyesinde mevcuttur. "Demokrasinin beşiği" diye bildiğimiz gelişmiş ülkelerde dahi, her iki kadından birine eşi, partneri, aile bireyleri tarafından şiddetin uygulanmaktadır. 

Ayrıca şiddetin sadece fiziksel değil; aynı zamanda duygusal, sözel, cinsel, psikolojik, ekonomik, siyasal şekilleri ve farklı farklı grupları vardır. Kadının maruz kaldığı tüm bu şiddet türlerini dikkate alıp her gün yeryüzü üzerinde şiddete uğrayan kadınları düşündüğümüzde, cam kırıkları boğaza takılır, bu oranı telaffuza ne kalem ne kalemi tutan elin gücü yeter. 

O halde kadına karşı şiddetin tanımı yapılırken ilk ifade, "insan hakları ihlalidir" olmalıdır. Bu ihlal, eril gücün kadın bedenine zarar vermesiyle de sınırlı kalmıyor. Kadın emeğinin sömürülmesi, kadın bilincinin yok edilmesi, kadın bedeninin cinsel obje niyetine ticari kazanç kapısı olarak güdülmesi, savaşlarda ganimet, insan pazarlarında meta olarak alınıp satılmasına kadar varmaktadır. 

Erkeğin doğal-biyolojik-nesnel üstünlüğü fikri arkaik bir düşünce olup, ataerkil dönemlerden kalmadır. Bugün hiçbir mantıki, hiçbir biyolojik temelinin olmadığı aşikardır. Bu durum gerek kadın tarafından gerek erkek tarafından bilinmektedir fakat bu kabullenilmemektedir. Peki "Erkek üstün ırk, üstün cins değildir" gerçeğinin kabulü neden bu kadar sancılıdır? Buna neden bu denli büyük karşı çıkışlar mevcuttur?

Sistemlerin devlet yoluyla erkek bedeninde, erkek biyolojisinde üstünlük ısrarı, bireye bunu ısrarla öğretme, kadını ikincil tutma çabalarının altında devlet, hukuk, din, aile ve toplumsal bir birliktelik; örgütlü, sistematik, organize bir yapı bulunmaktadır.

Erkek egemen sistemin zemin sağlamlığı ancak kadının kimliğinden dolayı cezalandırılması ile ve aynı zamanda kadının "aile ve makbul anneliğe" hapsedilip her alanda, her koşulda itaata zorlanması ile mümkündür. Bunun için için sistem bilakis kademeli çalışır. Öncelikle şiddetin koşullarını yaratır. Diğer taraftan eril yasalarca şiddetin özneleri olan erkekleri korur. Ve son raddede ise medya, din, inanç, gelenek-görenek yoluyla şiddeti normalleştirir. Böylelikle kadına şiddeti 'kaderi', erkeğe ise 'hakkı' olarak kanıksatır. Kadının kaç çocuk doğuracağına karar verir. Hatta kadının çocuk doğurup doğurmama izni sistemin tekelindedir. Kadının nereye, ne zaman ve kiminle gideceğini, nasıl giyineceğini, kiminle evleneceğini belirler. 

Zaman zaman dinamikler değişmeye yüz tutup ibre kadından yana döndüğünde, otoritesini kaybetmekle karşı karşıya kalan erkek; bunun telaşı ile talepleri artan, mevcut yapıyı reddedip baş kaldıran kadına karşı daha bir saldırganlaşır. Kadını itaata zorlar, toplum dışına iter, olmadı katleder.

Kadına karşı toplumsal ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlanan İstanbul Sözleşmesi, 2014'te 10 ülkede yürürlüğe girdi. 2019 yılı itibarıyla 34 ülkede farklı zamanlarda onaylandı. Toplamda 45 imzacısı bulunan sözleşmenin hemen hemen bu ülkelerin hiçbirinde bütün maddeleri ile uygulanmamaktadır, uygulanamamaktadır.

Oysaki İstanbul Sözleşmesi kadına verilmesi gereken herhangi bir üstünlüğü, erkeği ezici uygulamaları içermiyor.

 

Peki, kadına yönelik aile içi şiddet ile her türlü ayrımcılığın önlenmesi ve ortadan kaldırılmasını, şiddet gören bireylerin korunmasını, şiddet uygulayanların adalet önüne çıkarılmasını hedefleyen; toplumun her bireyini, özellikle erkekleri cinsiyetçi tutumlarını değiştirmeye davet eden; bireylerin vicdani sorumluluklarını değiştirmeyi ön gören; şiddete karşı sıfır tolerans gösterilmesini gerekli kılan bu anlaşmanın uygulanmasını alıkoyan nedir? Buna engel olan gücün adı nedir?

O halde bu, başka parametrelerin varlığına işarettir. Dolayısıyla kadına şiddeti sadece güçlünün güçsüze zulmü olarak görüp arkasında örtülü bireysel bir cehaleti aramak, kadın cinsine uygulanan yüzyıllık kırımı inkar etmek demektir.

Bu yönüyle değerlendirmeye aldığımızda kabulü zor ve ifadesi çok tartışılacak bir gerçek gözler önüne seriliyor. Günümüzde hız kazanan bu sistematik, terminolojik şiddet, bu kırım, bir cinsin başka bir cins üzerindeki bu tehakkümü sınıfların ortaya çıkmasından daha eskidir. Bu bağlamda kadın mücadelesinin gerek tanımı, gerek tarihi hakkettiği şekilde açıklanmalıdır. Tanısı konmalıdır ki gereği yapılabilsin.

Öncelikle sınıf mücadelesinde, kadın hareketi mücadelesi alt-başlık olmaktan çıkarılmalıdır. Kadın hareketi esas mücadelenin öznesi, mücadelenin temeli olarak kabul edilmelidir. Zira kadının eril üstünlüğe karşı var olma mücadelesi, sınıf hareketinden evvelidir. 

Kadın hareketini sınıf mücadelesinin alt başlığı olarak kabul edip buna göre tavır almak, her alanda verilecek mücadelenin önüne set çeker. Yeryüzünde kapitalizmin sebep olduğu yıkıcı, ayrıştırıcı, zalim ve işgalci gidişata "dur" demek istiyorsak kadından, kadın mücadelesinden başlamak gerekir. Tarihte dinlerin olduğu gibi, günümüz kapitalist sistemin de en korktuğu kadın mücadelesidir. İnsanlık için hak, hukuk, eşitlik, özgürlük; kadının zapt edilmiş haklarını teslim etmekle, yönetimde ve iktidarda kadına yer açmakla, kadının asırlık yalnız sürdürdüğü mücadelesinde ona yoldaşlık etmekle yani ez cümle diri, dirayetli, özgür kadın cinsiyle mümkündür. 

Evde, sokakta, fabrikada okulda velhasıl yaşamın her alanında hakkı, hukuku, emeği, iradesi gasp edilen kadın varken, dışarıda kadınsız verilen mücadelenin başarıya ulaşmadığı asırlık tecrübe ile sabittir. Kapitalizm ile derdi olanın ilk çözmesi gereken evindeki eşinin, kızının, anasının özgürlük mücadelesidir. Hele ki demokratik kitle örgütlenmelerinde zaten sayıca az olan kadını, buraların mutfaklarına ve 'ikincil odalar' olan kadın kollarına hapsetmek, 'emekçiyim-devrimciyim' diyen erkeğin, erkek egemen toplumun belirleyici ve ötekileştirici politikasına hizmettir. Kadının ezilmişliği, kadının sömürülmesi sınıf mücadelesinin üstündedir. Kadın bir tarafta erkekle sınıf mücadelesi verirken, aynı zamanda bu erkeğin ataerkil zihniyetine karşı bir mücadele içindedir. Kadının, yükü ağırdır. Bir taraftan 'Emekçi-devrimci-aydın' erkeğin toplumsal, kültürel yargılarına karşı var olma savaşı vermektedir. Diğer taraftan ataerkil toplum tarafından hamuru yoğrulmuş, yozlaştırılmış işbirlikçi hemcinsine karşı da bir savaşım içindedir. Zira kadının maruz kaldığı zulüm ne sistemle ne erkekle sınırlıdır. 

Yeryüzündeki en temel sorun, bir cinsin diğer bir cinsi yok sayma sorunudur. Buna karşı genel nüfusun yarısı, diğer yarısına karşı var olma mücadelesi içindedir. Dolaysıyla ana zeminde insanlığın kurtuluşu, bu yarı dünya nüfusunun özgürleşmesinden, var olmasından geçer. Hayatın dengesini oluşturmak için baskın olan eril erkin kısıtlanıp dişil enerjinin önünü açmak gerekir. Kadın, yaşamı doğal bir akış içinde olduğu şekliyle kabul eder, öteleştirmeye, ezmeye, baskı altına almaya kalkmaz. Kin, nefret, yıkmak, yok etmek, baskılamak amacıyla yola çıkmış güç odaklı erkek erki ancak dişil denge, sevgi, şefkat bazlı kadın tutumuyla dengelenir.

Kadın toplumun bilge, his, sevgi tarafidır. Bu insan cinsini, yani kadını baskılarsanız hayat dengesini kaybeder, savaş, terör ve kaos olur. Alın size kapitalizmin beslendiği damarlar! Erkeğin kadın üzerindeki hegomanyası yani kapitalizmle dansı, erkeğin hanesine zarardır. Bir an önce kadının iktidara, yönetime geçmesi zaruridir. Bu zeminin hazırlanması için de kadın ve erkeğin birlikte örgütlenmesi gerekir. Halkların da insanın da hayvanın da cümle nebatın da kurtuluşu bununla mümkündür. 

 

 Nevin Sevük

 

 

 

 

 

  Bu yazı 3051 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 11:51:43