İYİ DE HAKK VAR İKEN ALİ NİYE!
Nadir SAYINEsasında o kadar yalın ki; KAİNATIN VARLIĞINDA dönüyor devran.
-Ki Kainatın doğumu IŞIK. Ve devam ediyor değişim dönüşüm “Evrim” canlılar soyunu doğuruyor.
Bunu diyen bilim! Doğuran Doğa Ana, Toprak Ana ve birde insanı doğuran Kadın Ana.
Bilim derseniz bunların doğruluğunu insanlığa sunmuş.
Bizler Anadolu esenli Evrenselleşen Aleviler, Bektaşiler: “Varlığın Birliği” demişiz. Eskiden, Vahdet-i Mevcut demişiz. Bunlara odaklı “Ritüellerimizi” oluşturmuşuz. Değerlerimiz, ERKANLARIMIZ insandan insana, insandan toplumsallaşmaya, birlikte Aşk ve sevgi, eşit bölüşüm ile yaşama normalarına kavuşmuşuz.
SEMAH ve BAĞLAMA RİTMLERİ ile buluşmuşuz. NEFESLER üretmişiz! Doğumumuzdan HAKK’a yürümemize kadar yaşam ve tekrar HAKK’a göçene kadar bu MUHABBETİMİZ; nişandan, evlenmeye, Yol kardeşliğine ve daha nice dair İKRAR demişiz, İKRAR vermişiz.
Pirimiz. Mürşidimiz, Rehberimiz, Talibimiz birleşmiş, bütünleşmişiz!
Kısaca hepimiz o “kaninatın Varlığına”, HAKK demişiz. Haktan gelmişiz, can bedenden ayrılınca, tekrar aslımıza HAKK’a dönmüşüz.
Şimdi şu yukarda yakarma ya da yaratma nerede daha doğrusu “ALİ” nerede!
Demek ki şöyle Ali ya da böyle Ali, bir bit yeniği var bu Ali’de! Örneğin, Hallacı’da Ali nerede?
EN - EL HAK’ta Ali nerede?
2500 yılıından bu yana kafamız, YARATANLA, YARATICILARLA, YARATILMIŞLARLA; YALVARAMA ya da TAPMALARLA yoğulmuş, yunulmuş. Beslenmiş, bezelenmiş, ticaretlenmiş.
Din adamları ruhumumuzu, tüccarlar ile koca koca holding efendileri devletleşen aparatlarıyla ve abdestli kapitalist, emperyalistler tavandan bedenimizi sömürmüş.
Milyarlara varan dünya halkları ekmek, barınma, ısınma, sağlık, iş peşinde koşarken o tapma ve yalvarma, sömürme “Din İşleri” ile “ Tüccarlar Komiteleri” kan, et ve bir de kendi dünyalık cennetlerinde bal yalamışlar.
Doymak bilmezlikleri neredeyse “Kainatın Ahengini” sarsacak yörüngeye girmiş, -ki sadece “çevre kirliliğine” ve “atmosfer tabakasının” delinmesine bakın yeter!
İlleki bir üstün güç, ille ki birisi birini yaratmış olacak. Ve işin içinden çıkılmaz kısır döngü: Tanrı mı İnsanı yarattı? İnsanı mı TANRIYI ya da ALİ’yi yaratı. Yoksa o HZ. Ali olmasın, yok canım Muhammed Ay, Ali Güneşti. Olur mu zahir-i, batın-i… vur patlasın, çal oynasın!
İyi de hani bizim dediğimiz mini “GERÇEKLER” ve onlar yukarda iken bu Ali’li zorlamaları?
Kendimizi paralayıp birimizi diğerimize ispatlamalar, o gerçekler nazarında” niye!
Artık temellerimiz:
Kainatın ahengini varlığına AŞK İLE.
DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM ile “ DEVRİYE KAVRAMIMIZA” Aşk ile…
GERÇEKLER DEMİNE HÜ
Aşk ile
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- YOL, "TERÖR" Söylemini RED EDER!
- YOL: HIZIR'IN SEVDASI VAR DA DEĞİL Mİ?
- YOL: HIZIR'IN SEVDASI VAR DA DEĞİL Mİ?
- YOL’umuz Berrak ve Işıktır!
- Hollanda Federasyonu Nasıl “HURAFECİLERE” TESLİM oldu ve Evrensel Anadolu Alevi/Bektaşiliğinin içine düştüğü DURUM!
- YOL zaten kendi YOLUNDADIR!
- H. BEKTAŞ VELİ: HȂCE Mİ? HACI MI?
- GERÇEKLER DEMİNE HÜ..
- Aleviliği içerden Eriten gizli Cemaat gibi olmuş örgütler!
- AĞICIN İÇİNDEKİ KURTLAR, ALEVİLİĜİN KURUMSALLIĜINI, İÇİNDEN KEMİRİRLER.
- İYİ DE HAKK VAR İKEN ALİ NİYE!
- Özgün Aleviliğin kazanılmasında iç hesaplar













