Yolla ‘mı Koltuğa ‘mı Hizmetin?
Mehmet Ali DEMİRBireysel çıkar ile toplumsal çıkar arasında meşru ve anlamlı bir karşılaştırma yaparsak burada kendin değil toplumunu örgütünün çıkarını düşünmek zorunluluğu var.
Zaten geldiğimiz son süreçte Alevilik-Bektaşilik yasaklı kültür olarak, Türkiye’nin eğemen gücü-erki tarafından ve hemde İran mol-laları tarafından büyük bir potansiyel tehlike olarak görülüyor. İran kaynaklı, destekli Şii-Şia, 1980 fa-şist darbesinden beri Alevilerin asimile edilmelerine yönelik yoğun bir çalışma yürütüyor. Alevi-Bektaşi-liğin Dış Asimilasyonu, bir yandan Sünni İslâmın, diğer yandan Şii İslâmın kuşatması altındadır. Alevilik bir de bu Dış Asimilasyonun Alevi Kurumları (Alevi Kültür Merkezleri, Cemevleri, Alevi Vakıfları) içinde ki uzantıları ve işbirlikçileri hainler tarafından İç Asimilasyona uğratılmaktadır bununla ilgili devletle birlikte çalışmaktadır.
İşte tam burada yöneticilerin duruş ve tutumları büyük önem taşımaktadır, kimi yöneticilerde ne yazık ’ki koltuğu için bu ayırımı kimi zaman görmezden geldiğini, hatta onlarla iş birliğine girip kendi yerini sığlaştırma peşinde olduklarını görüyoruz.
Burada bireysel ‘mi toplumsal ‘mı dediğimiz konu Alevi kurum Yöneticileri içindir en üsteki konfederasyon sorumlusundan ülkelerdeki federasyon ve dernek başkaları dedeler dahildir.
Bireysel menfaat ile toplumsal menfaat arasında bir çelişki olduğunda hangisinin tercih edilmesi gerektiği sorulsa, yöneticilerin hemen hemen hepsi toplumsal menfaat der. Bu soruya muhatap olanlar, asıl düşüncesi öyle olmasa bile karşılaşacağı tepkilerden korkarak toplumun menfaatini daima bireysel menfaatinin önüne koyduğunu söyler.
Ama bir de pratikte bakmak lazım; kendine çalışan, koltuğuna çalışan çevresindekilerin aptal sanan veya rakibini alt etmek için düşmanla iş birliği yapacak kadar kör olmuşlar yöneticiler var, bilmelidirler ’ki onlar eninde sonunda kaybeder; kaybederken kendi yanlışları kurumlara büyük zarar verir, bu yüzdede toplum tarafından asla affedilmezler.
İnsan kendi mevkiini, dostlarının gösterdikleri nokta ile düşmanlarının gösterdikleri nokta arasında aramalıdır.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















