Mehmet Ali DEMİR

YOL’A YOLDAŞ OLMAK

Mehmet Ali DEMİR
  20-07-2023 12:38:00

Yol’a yoldaş olmak için önce Yol’un özünü, içeriğini anlayıp kavramak, ona uygun düşünüp yaşamak, yani kısacası Yol’u içselleştirmekten geçer. 

Bu Yol’a sahip çıkmak için de öncelikle Yol’dan kimin neyi, nasıl anladığına veya ne beklediğinden geçer. Beklentiler var ki, birçok kişi yıllardır Alevi inancını yok etmek, başkalaştırmak, özünden, nesnel gerçeğinden uzaklaştırılmak istenen projeler içine hapsolmuş, ya da işin özcesi asimile olmuş. 

Bir kesim de var ki, Hak Yol’una uygun düşünmek, konuşmak ve yaşamak isterken yaratılan olumsuz ekonomik, sosyal, siyasal koşullarında dayatmaları, engellemeleri ve zorlukları nedeniyle düşürüldüğü bu olumsuz ortamdan dışarı adım atamaz olmuş. Bu kesim tüm iyi niyetine ve yürekten Yol’a olan bağlılığına rağmen bu koşullar yüzünden istemeden, bilmeden de olsa gerçekleri öğrenmeye de zaman bulamamış bir durumdadır. Bu yürekleri temiz halkın önemli bir kesimi ne yazık ki, asimilasyondan olumsuz olarak etkilenmiş, kendisine anlatılan – öğretilen yanlışları ‘gerçek ve doğru’ olarak kabul etmektedir. Bu canlara söyleyecek bir sözümüz olmaz..

Ama öte yandan bir de Yol’un ritüellerini, kurallarını, gerçeği bildikleri halde makam, mevki, bireysel çıkar ve önemli oranda da egoları için gerçekleri halktan, daha doğrusu samimi Alevilerden saklayan bir kesim var. Bunlar kitle kuyrukçuluğu, popülizmden sıyrılamadıkları, ya da sahip oldukları makamları yitirmekten korktukları için her gün takiyye yapmaya devam etmekteler. Ben bunlara zübükzadeler demeyi uygun görüyorum.  Bunlar genellikle ‘el öptüren’, ‘istemem ama yan cebime koy’ diyen, Hakk’a yürüme erkânlarından, cem töreninden, nikâhtan, ya da ‘kimden ne koparırsam kârdır’ diyen, saça göre tarak atan sahtekarlardır. Yağmur nereden yağarsa yağsın, bunlar tarlasını oraya taşır. Yaptıkları, her şey yüzeyseldir, söyledikleri süslüdür, ama içeriği boş ve gerçekdışıdır. İnanmadığı şeylere bile inanıyormuş gibi yapıp halkın önünde rollerini çok iyi oynar.

Bunlar canlarını çok sever, bedel ödemekten kaçar ve en acısı da korkaktırlar. Can alıcı konularda asla suya sabuna dokunmazlar. Toplumsal süreçlerde, mücadele anlarında, mutlaka bir yolunu bulup sıvışırlar. Kurumlarda, olaylarda güçlü olana asla söz söylemez, söyletmez, güçlüye, yönetene şirin görünmek için şirin görünmeye çalışır ve bunun için de her türlü soytarılığı yaparlar. Pir Sultan’dan sözleri bolca söyler, ama ne yazık ki Hızır Paşa sofrasından pay kapmak için kavga ederler.

Bir başka kesim de var ki, bunlar için ‘ego’ tatminsizleri diyebiliriz. Bu kesim Aleviliği kendi çıkarları için kullanırken, egoları da her zaman tavan yapmış durumdadır. Canlara hitap ederken kendisi için “ben Başkanım” dediğinde adeta bir ‘Hindi’ gibi kabarır ve ne söylediği de pek fazla anlaşılmaz. Hatta çıkardıkları sesler de hindi sesine çok benzer.  Bunlar ‘koltuğu kaptırmamak’ için eleştirdiği düzenden önemli ve belirgin şekilde rol de kaparlar. Onların yanlışlarını görüp eleştirenleri hemen susturur, ya da disipline sevk eder.  Çalıştığı kurumda, federasyonda, bölgede, şubede, kongrelerde Yol’a hizmet edenleri değil, kendisine hizmet edenleri seçer. Eğer muhalif biri, birileri seçilirse de onu bir şekilden dışlayıp, oradan indirmek için her yolu ve yöntemi deneler. Gözleri hep yukarılardadır. Artık ulaşmak istedikleri yere varmak için Yol’u kullanırlar. Yol’a değil, çıkarlarına hizmet ederler.

Bir de bunların etrafında pervane olan, eteğine sürünen, kemiğin üzerinde kalan et için soytarılık yapanlar vardır ki, bunlar da çok tehlikeli ve zararlıdır. Bunlar ‘ağalarına, paşalarına, dedelerine ve başkanlarına’ asla laf söyletmezler. Bu kişilere şirin görünmek için kılıktan kılığa girerler.

Tabi ki, ‘Gerçeğe Hü’ deyip Yol’a hizmet etmek için gününü gecesini birleyen Ana Pirler, Erkek Pirler ve Başkanlarımız, kurum yöneticilerimiz de var. Bugün Hak Yol’un gereklerine yerine getiren, Yol’u ışıklarıyla aydınlatanlar bu Pirler ve Başkanlardır. Bunların ışıkları, bilime ve Yol’a inançları, bilgelikleri geleceğimize de ışık tutuyor. Yolun karşılaştığı tüm engelleri, zorlukları, Yol’un asimilasyon ve karanlığa teslim olmamasını sağlayan, sağlayacak olan bu Yol önderlerimize ancak mihnet duyarız. Onlara söyleyecek sözümüz sadece “Bilinçlerine Aşk olsun” olabilir. 

Evet, sevgili canlar, her dönem olduğu gibi, bu gün de değerlere, inanca, topluma ihanet içinde olanlar var. Bundan sonra da var olacaklardır. Ama öncelikle bu ihanet içinde olanlar ve herkes iyi bilsin ki, bu toplum ve bu ihanetçileri her dönem hain ilan edip mahkûm etmiştir, gelecekte de edecektir. Bu bugün olmasa yarın mutlaka olacaktır. Onurlarını, kişiliklerini satıp değerlerine ihanet edenler, ya da aslını inkâr eden haramzadeler, Hınzır paşalar tarihin her döneminde toplum tarafında mahkûm edilmişlerdir. Bundan sonra da  hak ettiklerinin karşılığını göreceklerdir. 

Aşk ile

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 7518 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım