Türkiye’de Kürt Olmak
Mehmet Ali DEMİROn yıllardır Türkiye’de kanayan bir yara olan Kürt sorunu, Kürtlerin barış, kardeşlik ve özgürlük taleplerini görmezden gelen iktidar.
Türkiye Cumhuriyet'in kurulmasında en az Türkiye'deki diğer halklar kadar önemli rol oynayan Kürtler şimdi yok sayılıyor. Kür halkının iradesine darbe yapılıyor sonra AKP’li Cumhurbaşkanı ben Suriye için Esad’a dedim Kürtlere pasaport ver dedim diyor.
Peki Türkiye’de Kürtlerle verdiğiniz kimlikte ne yazıyor; “Türk” başka Türkiye’deki Kürtlerin ne hakları var söylermişsin sayın Erdoğan? Dillerinin okunup öğrenilmesi için okulda kütçe ders var ‘mı? yok. Köylerine şehirlerine Kürtçe işim koyabiliyor ‘mu? yok. mahkemede Kürtçe konuşabiliyor ‘mu? yok. Vekilleri parti başkanları belediye başbakanları içerde belediyelere darbeyle kayyum atadınız, Türkiye’de Kürt olmanın adı peki?
Bu Kürtler Türklerle birlikte bu Cumhuriyet'i kurmadı ‘mı? birlikte kurduğumuz bu vatanda sonra tek dil, tek milliyet ve tek kültür anlayışı şekillendi ve bu daha sonra bir tarafı yok saymaya kadar gitti. Özellikle Kürtçe üzerindeki baskılar, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yıllardır sürüyor. Neler yaptınız söyleyeyim Evlerin bacaları dinlendiniz Kimin Kürtçe konuştuğu tespit ettiniz.Kütçe konuşanlara cezalar verdiniz. Biz Türçeyi ilk okulda öğrendik sonra bize ana dilimzi yaşakladınız, okulda çıkışta kürtçe konusuyoruz diye ikinci gün okulda dayak yedik. Bu mu Türkiye’de Kürtlere verdiğiniz hak, ne yaptınız? özgür ve demokratik birlikteliğin sağlanması için, insanların kendi kimliği ve kültürünü yaşaması ve geliştirmesi önündeki engelleri ‘mi kaldırıldınız sayın Erdoğan ne yaptınız?
Jitemi kurup kürt vekileri iş adamlarını öldürtünüz,toroslara atıp götürdüğünüz onlarca kürde işkence yapıp öldürtünüz, halen bir mezarları bile yok. Berfo ananın çığlığı halen kulağımda çınlıyor Sayın Erdoğan, sonra Esada seslenip biz kürtlere haklarını verdik sizde verin diyorsunuz, Türkiye'de Kürtlere Cumhuriyet boyunca zülümden başka bir şey vermediniz.
Kürtlerin Türkiye’deki tarihi acı ve yıkım dolu bir tarih yıllar boyunca en büyük özlem demokratik ve bağımsız bir Cumhuriyet'te ortak eşit bir yaşam istemekti. Ama Cumhuriyet tarihi, Kürtler açısına acılar ve yıkımlar dolu bir dönem yaşattı. Bu yıkımın ve tahribatın giderilmesini ancak kalıcı ve toplumsal bir barış sağlar. Eğer Erdoğan ve hükümet halka hizmet etmek istiyorlarsa, tekçiliği bırakıp Önce Kürtlerin iradesine saygı duymalı, sonra Kürt politikacılar derhal serbest bırakılmalı, Kürt belediyelerdeki kayyum ve halkın iradesinin yok sayılmasından vaz geçmeli, okullarda Kürtçe seçmeli dil olarak okutulup yazılmalı, o zaman ülkede barış sağlanır bunun başka çözülür görünme imkanı yok.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası















