Toplama Kamplarının Bulunduğu Bir Kıtada Hitler Özlemi
Mehmet Ali DEMİRAvrupa’nın Karanlık Hafızası Yeniden Uyanırken, Faşizm Kendiliğinden Yükselmiyor.
Avrupa’da aşırı sağın yükselişi artık geçici bir seçim eğilimi olarak görülemez. Almanya’da, Avusturya’da ve kıtanın birçok ülkesinde göçmenleri, mültecileri ve farklı kimlikleri hedef alan siyaset giderek güçleniyor. İnsanları kökenlerine göre ayıran, kendi ulusunu veya “ırkını” diğerlerinden üstün gören bu anlayışın, Hitler döneminin yarattığı büyük yıkımdan sonra yeniden toplumsal karşılık bulması anlaşılır ve kabul edilebilir değildir.
Milyonlarca insanın toplama kamplarında sistematik biçimde katledildiği, şehirlerin yıkıldığı ve bir kıtanın kana bulandığı tarih hala yakın geçmişimizdir. Auschwitz’in, Mauthausen’in ve Dachau’nun gölgesi Avrupa’nın üzerinden kalkmış değildir. Bu nedenle Nazi ideolojisine ilgi duymak, Hitler’e saygı veya özlem beslemek yalnızca siyasi bir tercih olarak değerlendirilemez. Bu tutum, insanlığın yaşadığı en büyük felaketlerden birinin düşünsel kaynaklarını yeniden meşrulaştırmaktır.
Faşizm bir sabah kendiliğinden ortaya çıkmaz. Ekonomik krizlerin, yoksulluğun, işsizliğin, gelecek kaygısının ve siyasal güvensizliğin bulunduğu ortamlarda büyür. Ancak bu sorunların gerçek nedenlerini tartışmak yerine göçmenleri hedef göstermek siyasetçiler açısından daha kolaydır.
Kiralar yükseldiğinde, ücretler düştüğünde, sosyal devlet zayıfladığında ve insanlar geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığında sorumluluk ekonomik sistemi yönetenlerde aranmalıdır. Buna karşın aşırı sağ, sorumluluğu yabancılara, mültecilere ve toplumun en savunmasız kesimlerine yükler.
“İşinizi yabancılar aldı”, “Sosyal sistemi göçmenler tüketiyor” veya “Ülkenin kültürü elden gidiyor” biçimindeki söylemler, karmaşık ekonomik sorunlara sahte ve tehlikeli cevaplar sunuyor. Böylece sermayenin, büyük şirketlerin ve yanlış ekonomi politikalarının sorumluluğu görünmez hale getiriliyor.
Aşırı sağın sunduğu çözüm gerçek bir ekonomik program değil, öfkenin yönünü değiştirmektir.
Almanya veya Avusturya’daki bütün göçmenlerin birkaç aylığına işlerini bırakarak ülkeden ayrıldığını düşünelim. Hastanelerde, yaşlı bakım merkezlerinde, fabrikalarda, inşaatlarda, otellerde, restoranlarda, temizlik şirketlerinde, ulaşım ve lojistik sektöründe nasıl bir tablo ortaya çıkardı?
Birçok hastane ve bakım merkezi personel bulamaz, üretim hatları yavaşlar, inşaatlar durur ve hizmet sektörü ağır bir krizle karşı karşıya kalırdı. Çünkü Avrupa ekonomisinin önemli bir bölümü, göçmenlerin ve farklı ülkelerden gelen emekçilerin çalışmasıyla ayakta duruyor.
Aşırı sağcı siyasetçiler bir taraftan yabancıları toplumsal sorunların kaynağı olarak gösterirken diğer taraftan onların ucuz ve güvencesiz emeğinden yararlanan ekonomik düzeni savunuyor. Göçmenin emeği isteniyor ancak kendisi eşit bir yurttaş olarak kabul edilmiyor.
Sorun tam olarak burada başlıyor: Avrupa, göçmenleri ekonomisi için gerekli bir iş gücü olarak görürken onların kimliklerini, inançlarını, dillerini ve eşit hak taleplerini çoğu zaman bir tehdit olarak değerlendiriyor.
Avrupa Birliği, sınırların kaldırılması ve ortak değerler üzerine kurulu bir proje olarak anlatılıyor. Ancak sınırların kimler için ve hangi amaçla kaldırıldığı sorusu yeterince tartışılmıyor.
Sermaye, para ve ticari mallar sınırları büyük ölçüde serbestçe aşabiliyor. Büyük şirketler üretimlerini emeğin daha ucuz olduğu ülkelere taşıyabiliyor; yeni pazarlara gümrüksüz erişebiliyor ve ekonomik güçlerini kıta genelinde büyütebiliyor.
Fakat savaşlardan, yoksulluktan veya sömürünün yarattığı koşullardan kaçan insanlar aynı özgürlüğe sahip değil. Sermayeye açılan sınırlar, yoksulların ve mültecilerin önünde duvarlara, dikenli tellere ve ölümcül geçiş güzergahlarına dönüşüyor.
Avrupa’nın ekonomik bütünleşmesi, yalnızca halkların kardeşliği üzerinden değerlendirilmemelidir. Bu bütünleşmenin arkasında büyük sermayenin yeni pazarlar oluşturma, ucuz iş gücüne ulaşma ve ekonomik nüfuz alanlarını genişletme isteği de bulunuyor.
Bu nedenle Avrupa’nın göç politikası derin bir çelişki taşıyor: Ekonomi göçmen emeğine ihtiyaç duyuyor ancak siyaset, oy kazanmak için göçmen karşıtlığını kullanıyor.
Avrupa’daki birçok siyasetçi göçmenlerin ekonomiye yaptığı katkının farkındadır. Buna rağmen yabancı karşıtlığını seçim kazanmanın kolay bir aracı olarak kullanıyor.
Toplumdaki korku ve öfkeyi örgütlemek, ekonomik sorunlara gerçek çözümler üretmekten daha kolay görülüyor. Göçmen karşıtı her konuşma, aşırı sağcı düşünceyi biraz daha normalleştiriyor. Önce yalnızca marjinal grupların kullandığı ifadeler, zamanla parlamentolarda ve televizyon programlarında tekrarlanmaya başlanıyor.
Ana akım partiler de aşırı sağdan oy kazanmak amacıyla onların dilini benimsediğinde tehlike daha da büyüyor. Çünkü bu durumda aşırı sağ yalnızca seçimlerde güçlenmiyor; düşünceleri bütün siyasi alanı etkisi altına alıyor.
Siyasetçiler kullandıkları dilin sokakta nasıl karşılık bulacağını da hesaplamak zorundadır. Parlamento kürsüsünden söylenen her ayrımcı söz, bir iş yerinde hakarete, okulda dışlanmaya veya sokakta fiziksel saldırıya dönüşebilir.
Nefret dili yukarıdan aşağıya doğru yayılır.
Almanya ve Avusturya’da yıllardır ortaya çıkarılan neo-Nazi yapılanmaları, aşırı sağ tehdidinin yalnızca sosyal medya paylaşımlarından veya seçim konuşmalarından ibaret olmadığını gösteriyor.
Bu gruplara yönelik operasyonlarda silahlar, mühimmat, Nazi sembolleri, hedef listeleri ve darbe planları ele geçirildiğine ilişkin çok sayıda olay kamuoyuna yansıdı. Almanya’da geçmişte göçmenlerin evlerinin yakılması, ırkçı cinayetler ve ibadethanelere yönelik saldırılar yaşandı.
Bütün bunlar tek tek kişilerin işlediği bağlantısız suçlar olarak değerlendirilemez. Ortada, farklı biçimlerde örgütlenen ve demokratik toplum düzenini hedef alan ideolojik bir tehdit bulunuyor.
Aşırı sağcı düşünce önce insanları “bizden olanlar” ve “yabancılar” diye ayırır. Ardından yabancıları ekonomik yük, kültürel tehdit veya güvenlik sorunu olarak gösterir. Son aşamada ise ayrımcılık ve şiddet meşrulaştırılır.
Tarih, bu yolun nereye çıktığını bütün açıklığıyla göstermiştir.
Avrupa’nın dört bir yanında Nazi döneminin toplama ve imha kampları bulunuyor. Bu kamplarda Yahudiler, Romanlar, engelliler, eşcinseller, komünistler, sendikacılar, savaş esirleri ve rejimin düşman ilan ettiği milyonlarca insan katledildi.
Burada şu soruyu sormak gerekiyor: Avusturya ve Almanya’daki aşırı sağcılar ne istiyor? Avusturya’daki Mauthausen Toplama Kampı’nı; Nazi Almanyası’nın işgal altındaki Polonya topraklarında kurduğu Auschwitz-Birkenau, Treblinka, Belzec, Sobibor, Chelmno ve Majdanek gibi ölüm kamplarını yeniden mi inşa edecekler?
İnsanları kökenlerine, inançlarına ve kimliklerine göre yeniden sınıflandırıp toplama kamplarına mı gönderecekler? Hitler’e duyulan özlem ve Nazi ideolojisine gösterilen hayranlık, geçmişe ilişkin masum bir merak değilse bunun varacağı yerin ne olduğu Avrupa tarihinin en karanlık sayfalarında açıkça yazılıdır.
Bu sorular bir abartı olarak görülmemelidir. Çünkü toplama kampları da bir günde kurulmadı. Önce ayrımcı söylemler normalleştirildi, ardından belirli topluluklar bütün sorunların sorumlusu ilan edildi. Hakları ellerinden alınan insanlar toplumdan dışlandı, insanlıkları inkar edildi ve sonunda sistematik biçimde yok edilmeye gönderildi.
Bugün bu kamplar insanlığın utanç belgeleri olarak korunuyor. Okullar öğrencileri bu merkezlere götürüyor, devlet yöneticileri anma törenlerinde “Bir daha asla” diyor.
Fakat anma törenleri düzenlemek tek başına yeterli değildir. Eğer aynı ülkelerde yabancı düşmanlığı büyüyor, Nazi sembolleri yeniden kullanılıyor ve Hitler’e özlem duyan yapılar güç kazanıyorsa “Bir daha asla” sözü içi boş bir slogana dönüşür.
Geçmişle yüzleşmek, yalnızca hayatını kaybedenlerin önünde çelenk bırakmak değildir. Geçmişle yüzleşmek, aynı düşüncenin bugünkü biçimlerine karşı tavır almaktır.
Avrupa’daki temel çatışma yerli işçilerle göçmen işçiler arasında değildir. Her iki kesim de aynı yüksek kiralardan, düşük ücretlerden, güvencesiz çalışma koşullarından ve sosyal hakların budanmasından etkileniyor.
Aşırı sağın başarısı, aynı sorunları yaşayan insanları birbirine düşman edebilmesinden kaynaklanıyor. Oysa çözüm, bir grubun diğerini dışlaması değil; bütün emekçilerin eşit haklar etrafında dayanışmasıdır.
Göçmen karşıtlığı ekonomik krizi çözmez. Bir mülteciyi sınır dışı etmek kiraları düşürmez, hastanelerdeki personel açığını kapatmaz veya çalışanların ücretlerini yükseltmez. Bunların çözümü adil ücret, güçlü sosyal devlet, nitelikli kamu hizmetleri ve servetin adil paylaşılmasıdır.
Avrupa’nın önünde iki yol bulunuyor. Ya korku, nefret ve üstünlük söylemlerine teslim olunacak ya da eşitlik, dayanışma ve demokratik haklar savunulacak.
Faşizme karşı mücadele yalnızca göçmenlerin, Yahudilerin, Müslümanların, Romanların veya diğer hedef haline getirilen toplulukların görevi değildir. Bu mücadele, demokratik bir toplumda yaşamak isteyen herkesin ortak sorumluluğudur.
Çünkü faşizm önce “yabancı” ilan edilenleri hedef alır; ardından sendikacıları, gazetecileri, sanatçıları, kadınları, demokratları ve kendisine itiraz eden herkesi susturmaya yönelir.
Hitler’e duyulan özlem, geçmişe yönelik masum bir hayranlık değildir. Toplama kamplarında katledilen milyonlarca insanın hatırasına saldırı ve aynı insanlık suçlarının düşünsel zeminini yeniden oluşturma girişimidir.
Avrupa, kendi karanlık tarihinden gerçekten ders çıkardıysa faşizmin yeniden yükselmesini yalnızca izleyemez. Sessizlik, bu düşüncenin büyümesine alan açar. Tarihin yüklediği sorumluluk ise açıktır: Irkçılığa karşı eşitliği, sömürüye karşı emeği, nefrete karşı dayanışmayı ve faşizme karşı insanlığı savunmak.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Toplama Kamplarının Bulunduğu Bir Kıtada Hitler Özlemi
- BİRLİK, FARKLILIKLARLA ORTAK MÜCADELEDİR
- Almanya’da Hitler Özlemi Yeniden mi Canlanıyor?
- Saygı İle Kutsallaştırma Arasında: Kızılbaş Yolunda Eleştirel Aklın Zorunluluğu
- Demirtaş’tan Yeni Sürece Örtülü Eleştiri Mi? Mektuptaki MGK, Adalet ve İrade Mesajları
- Bilimin Işığında Kızılbaşlık Geçmişe Saygı ve Hakikate Bağlılıktır
- Pir Bektaş Veli’yi Anmak Değil, Anlamak
- Cemaatler Zenginleşirken Halk Yoksullaştı
- Mekke Paktı Kimin Projesi?
- HÜDA PAR'ın Gülistan Kılıç Koçyiğit'i Hedef Göstermesi
- AKP ile Devlet Arasında Bir Fay Hattı mı Oluşuyor?
- Trump Sevgisinin Gölgesinde Kaybolan Vicdan: AKP’li İslami Çevrelere Sorular
BİZİ TAKİP EDİN
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR
PUAN DURUMU
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Amed | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 8 | 13 |
| 2 | Galatasaray | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 3 | 13 |
| 3 | Beşiktaş | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 7 | 12 |
| 4 | Kocaelispor | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 3 | 12 |
| 5 | Alanyaspor | 6 | 3 | 2 | 1 | - | - | 2 | 11 |
| 6 | Fenerbahçe | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 10 | 10 |
| 7 | Trabzonspor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 8 | 10 |
| 8 | Kasımpaşa | 6 | 2 | 4 | 0 | - | - | 2 | 10 |
| 9 | Rizespor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 1 | 10 |
| 10 | Gaziantep FK | 6 | 2 | 2 | 2 | - | - | 0 | 8 |
| 11 | Çorum FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | 1 | 7 |
| 12 | Başakşehir | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -1 | 7 |
| 13 | Gençlerbirliği S.K. | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 14 | Erzurumspor FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 15 | Konyaspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -4 | 4 |
| 16 | Samsunspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -6 | 4 |
| 17 | Göztepe | 6 | 0 | 3 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 18 | Eyüpspor | 6 | 1 | 0 | 5 | - | - | -14 | 3 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Galatasaray | 20:00 | Kasımpaşa |
| 10 Ekim, Cumartesi | Gençlerbirliği S.K. | 13:30 | Amed |
| 10 Ekim, Cumartesi | Alanyaspor | 16:00 | Erzurumspor FK |
| 10 Ekim, Cumartesi | Samsunspor | 16:00 | Trabzonspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Rizespor | 19:00 | Fenerbahçe |
| 11 Ekim, Pazar | Konyaspor | 13:30 | Başakşehir |
| 11 Ekim, Pazar | Gaziantep FK | 16:00 | Çorum FK |
| 11 Ekim, Pazar | Beşiktaş | 19:00 | Kocaelispor |
| 12 Ekim, Pazartesi | Eyüpspor | 20:00 | Göztepe |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kayserispor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 12 | 19 |
| 2 | Bursaspor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 9 | 19 |
| 3 | Iğdır FK | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 5 | 16 |
| 4 | Batman Petrolspor | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 2 | 16 |
| 5 | Sarıyer | 8 | 4 | 2 | 2 | - | - | 2 | 14 |
| 6 | Keçiörengücü | 8 | 3 | 4 | 1 | - | - | 7 | 13 |
| 7 | Mardin 1969 | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 4 | 12 |
| 8 | Antalyaspor | 8 | 4 | 0 | 4 | - | - | 1 | 12 |
| 9 | Fatih Karagümrük | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 1 | 12 |
| 10 | Muğlaspor | 8 | 2 | 5 | 1 | - | - | 1 | 11 |
| 11 | Bandırmaspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | 7 | 10 |
| 12 | Pendikspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | -3 | 10 |
| 13 | Manisa F.K. | 8 | 2 | 3 | 3 | - | - | 0 | 9 |
| 14 | Bodrum FK | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | 1 | 8 |
| 15 | Sivasspor | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | -2 | 8 |
| 16 | Ümraniyespor | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -3 | 6 |
| 17 | Esenler Erokspor | 8 | 0 | 5 | 3 | - | - | -6 | 5 |
| 18 | İstanbulspor | 8 | 1 | 2 | 5 | - | - | -12 | 5 |
| 19 | Vanspor FK | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -9 | 4 |
| 20 | Boluspor | 8 | 0 | 1 | 7 | - | - | -17 | 1 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Sivasspor | 17:00 | Pendikspor |
| 9 Ekim, Cuma | Bodrum FK | 17:00 | Keçiörengücü |
| 9 Ekim, Cuma | Ümraniyespor | 20:00 | Sarıyer |
| 9 Ekim, Cuma | Vanspor FK | 20:00 | Bandırmaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Boluspor | 13:30 | Antalyaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Iğdır FK | 16:00 | Batman Petrolspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Kayserispor | 19:00 | Manisa F.K. |
| 10 Ekim, Cumartesi | İstanbulspor | 19:00 | Esenler Erokspor |
| 11 Ekim, Pazar | Fatih Karagümrük | 16:00 | Muğlaspor |
| 11 Ekim, Pazar | Bursaspor | 19:00 | Mardin 1969 |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Elazığspor | 4 | 3 | 1 | 0 | - | - | 9 | 10 |
| 2 | Muş Sport Klübü | 4 | 3 | 1 | 0 | - | - | 7 | 10 |
| 3 | Aliağa FAŞ | 4 | 3 | 0 | 1 | - | - | 1 | 9 |
| 4 | Güzide Gebzespor | 4 | 2 | 2 | 0 | - | - | 3 | 8 |
| 5 | Çorluspor 1947 | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 5 | 7 |
| 6 | Erbaaspor | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 3 | 7 |
| 7 | İnegöl Kafkas Gençlik | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 3 | 7 |
| 8 | Somaspor | 4 | 2 | 1 | 1 | - | - | 1 | 7 |
| 9 | Menemen FK | 4 | 2 | 0 | 2 | - | - | -2 | 6 |
| 10 | 68 Aksaray Belediyespor | 4 | 1 | 2 | 1 | - | - | 2 | 5 |
| 11 | Şanlıurfaspor | 4 | 1 | 2 | 1 | - | - | 0 | 5 |
| 12 | Isparta 32 Spor | 4 | 1 | 1 | 2 | - | - | -1 | 4 |
| 13 | Ankaraspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 14 | Sebat Gençlikspor | 4 | 0 | 1 | 3 | - | - | -4 | 1 |
| 15 | Arnavutköy Belediyespor | 4 | 0 | 0 | 4 | - | - | -8 | 0 |
| 16 | Kastamonuspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -10 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 3 Ekim, Cumartesi | Erbaaspor | 15:00 | Aliağa FAŞ |
| 3 Ekim, Cumartesi | İnegöl Kafkas Gençlik | 15:30 | Muş Sport Klübü |
| 3 Ekim, Cumartesi | Menemen FK | 19:00 | Adana Demirspor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Isparta 32 Spor | 19:00 | Hatayspor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Somaspor | 19:00 | Sebat Gençlikspor |
| 4 Ekim, Pazar | Kastamonuspor | 15:00 | Arnavutköy Belediyespor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Elazığspor | 19:00 | Çorluspor 1947 |
| 5 Ekim, Pazartesi | Şanlıurfaspor | 19:00 | Güzide Gebzespor |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yeşilyurt Belediyespor | 4 | 4 | 0 | 0 | - | - | 12 | 12 |
| 2 | Niğde Belediyesispor | 4 | 4 | 0 | 0 | - | - | 8 | 12 |
| 3 | Karaköprü Belediyespor | 4 | 4 | 0 | 0 | - | - | 7 | 12 |
| 4 | Mazıdağı Fosfatspor | 4 | 3 | 1 | 0 | - | - | 8 | 10 |
| 5 | Talasgücü Belediyespor | 4 | 3 | 1 | 0 | - | - | 3 | 10 |
| 6 | Kırşehir Belediyespor | 4 | 3 | 0 | 1 | - | - | 9 | 9 |
| 7 | Bitlis Özgüzelderespor | 4 | 3 | 0 | 1 | - | - | 6 | 9 |
| 8 | Yeni Mersin Idmanyurdu | 4 | 2 | 0 | 2 | - | - | -1 | 6 |
| 9 | Adana Adaletgucu | 4 | 1 | 1 | 2 | - | - | 2 | 4 |
| 10 | Ağrı 1970 | 4 | 1 | 1 | 2 | - | - | -1 | 4 |
| 11 | Silifke Belediyespor | 4 | 1 | 1 | 2 | - | - | -3 | 4 |
| 12 | Osmaniyespor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 13 | Karaman FK | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 14 | Yozgat Bld Bozokspor | 4 | 1 | 0 | 3 | - | - | -7 | 3 |
| 15 | Kırıkkale Büyük Anadolu | 4 | 0 | 1 | 3 | - | - | -5 | 1 |
| 16 | Diyarbekirspor | 4 | 0 | 1 | 3 | - | - | -5 | 1 |
| 17 | Yeni Malatyaspor | 4 | 0 | 1 | 3 | - | - | -9 | 1 |
| 18 | Adanaspor | 4 | 0 | 0 | 4 | - | - | -16 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 3 Ekim, Cumartesi | Yeni Malatyaspor | 14:30 | Karaköprü Belediyespor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Ağrı 1970 | 14:30 | Diyarbekirspor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Bitlis Özgüzelderespor | 14:30 | Adana Adaletgucu |
| 3 Ekim, Cumartesi | Adanaspor | 15:00 | Mazıdağı Fosfatspor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Karaman FK | 15:00 | Kırşehir Belediyespor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Kırıkkale Büyük Anadolu | 15:00 | Yeni Mersin Idmanyurdu |
| 3 Ekim, Cumartesi | Osmaniyespor | 15:00 | Talasgücü Belediyespor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Silifke Belediyespor | 15:00 | Niğde Belediyesispor |
| 3 Ekim, Cumartesi | Yozgat Bld Bozokspor | 19:00 | Yeşilyurt Belediyespor |






