Mehmet Ali DEMİR

Savunduğun ilkeler için onurlu bir duruş sergilemek

Mehmet Ali DEMİR
  18-05-2022 23:22:00

Savunduğun ilkeler için onurlu bir duruş sergilemek her şart ve her koşulda doğruları söylemek başı dik yaşamanın olmazsa olmazıdır.

Mücadele içinde kazanmak ve kaybetmek ancak süreçlerin sonunda netleşir ve bu uzun zamanlar sonra toplun üzerinde etkisini gösterir. Bunun temel taşları mücadele içinde sizin sergilediğiniz duruştur yani kazanım ancak savunduğunuz düşüncenin ilkenin tamamen kabul edilmesidir. Siz çıktığınız yolda şartlara ve duruma göre taviz vermiş ve ilklerinizden vaz geçmişseniz içini boşaltmışsanız kazamdım sandığınız şey aslında tam bir kayıp ve fiyaskodur.  

“Değerli yoldaşlar,

Eğer savunduğunuz ilkeler bir gün gerçek hayatta karşılığını bulacaksa çoğunluğa karşı olup olmamasından daha önemli, doğru yerde olabilmektir. Tabii doğru yeri bulmak da hiç kolay değildir bunun için bedel bilinç ve cesaret gerekir… Rousseau, halkın genel iradesini kanunların nihai kaynağı olarak göstermişti. A. Maalouf, zamanımıza damgasını vuran manevi bunalımdan söz ederken, ‘Değerler içi boşaltılmış bir sözcüktür ve değişkendir. Maddi konular ile dinsel konular arasında rahatlıkla gidip gelebilir… Hem ilerlemenin hem de boyun eğmenin eşanlamlısı olabilir’ diyor ve onu hangi anlamda kullandığını açıklaması gerektiğini ifade ediyor. (Gerçi içinde yaşadığımız evrede her şeyin-dayanışmaların, meşruiyetlerin, kimliklerin, değerlerin, ayar noktalarının- yeniden yaratılması gerektiğini eklemesi de bana önemli geldi).

Herhangi bir toplum, sahip olduğu değerlerden türeyen düşüncelerde, duygularda, faaliyetlerde, oluşturduğu kurumsal yapılarda ve bunların yöntemlerinde belli bir tutarlılığa sahip olmak zorundadır. Değerler sabit olmadığı gibi, onlardan türeyen düşünceler ve faaliyetler de sabit değildir.

Öyle ki bir mutlak görüş üzerine gölge düştüğü zaman, insan zihni hemen bir başkasını aramaya başlıyor. Taa ki diğerinin zaafları da ortaya çıkmaya başlayana kadar.

İlkelerine sahip çıkmayan boşta kalan insanların önemli bir bölümü de vicdanlarını rehinciye bırakarak (ya da çöpe atarak) bu yeni mutlakiyet içerisinde yer kapmaya koşarlar, bununla orada kendilerine yeni bir kapı aralarlar. Buna karşılık ortada kalan bazıları da kendilerini, toplumu kalmamış bir inancın son rahipleri gibi, tapınaktan geri kalanları korumaya kendilerini adarlar. Bu iki grup dışında kalan, niteliğini ve niceliğini tam olarak kesinleşmemiş bir kesim ise alternatif üretmeye doğru bildiğini savunmaya devam eder.

Yaşadığımız yüzyılda insan grupları sürekli etkileşim içerisinde kendi hırslarını, inanç ve tutarsızlıklarını yaşıyor. 

Neyin olmayacağını bilmek bazen neyin olabileceğini bilmenin ilk adımıdır. Eleme yöntemi geçerli ve sağlam bir yöntemdir. Hatta gerçeğe ulaşmak için çoğu zaman salt mantık ve düşünceden daha sağlam bir yöntem olduğu da söylenebilir. Gerçek denilen değişkenler yığını ise kendisini bu karmaşıklığın ardında gizler ve çoğu zaman kolay ele vermez, ya da en azından inceleyeni aldatıcı görüntüler verir. Öte yandan dünyanın farklı yönleri (herhangi) bir kültürün ifade araçlarında, yani dilinde ve kavramlarında yok ise, yeni düşünceleri anlaşılır kılmak çok daha zor olacaktır. Yeni anlamlar ancak dil ve kavramlarla gösterilebileceği için o kültür, büyük ölçüde, kendi dilinde ifade edilebilir olan şeyleri gerekli derinliğiyle kavrayabilecektir. Aksi halde ödünç alınmış kavramlara doğru dürüst ilişkilendirilemeyen yüzeysel görüntüler gözlerinin önünden kayıp gider ve dünyanın, kendi diliyle ona anlatılmış olan yönleriyle (sınırlı anlamlarla) koşullanarak hayatını sürdürür. Nitekim ezici çoğunluk için durum budur. Kaldı ki bunu değiştirme arzu ve iradesine sahip olma keyfiyeti de bir başka kısıtlayıcı durumdur; çünkü belirsizliğe doğru atılmak ve düşünmek zorunda kalmak insanların çoğu için acı veren bir tecrübedir.  

Sıradanlaşmanın etkilerine bakınca, belki başlangıçta pek fark edemezsiniz ama zamanla yaptığınız yanlışlar yüzünüze çapmaya başlayacaktır bunu bir yere not edin.

  Bu yazı 11001 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım