Popülizm ve bencilik hastalığı
Mehmet Ali DEMİRÜzülerek görüyoruz ki son dönemde popülizm mücadele ettiğimiz alanlarda baskın bir unsur hâline geldi.
Unutmayalım popülizm; kurumlar içinde mücadele eden kazanımlardan kendilerine pay verilmeyen kişileri üzer ve bu da mücadele motivasyonunu düşürür vede bir virüs olarak yayılır ve mücadeleye büyük zarar verir.
En fazla dert ettiğim konu da, “Her geçen gün daha çok popülist davranan yöneticiler karşısında, onları uyaracak ve yanlış yapmalarını engelleyecek onları uyaracak hiç kimse çıkmayacak mı?” sorusunun cevabını bulamamamdır.
Popülizmin niteliksel boyutu üzerine konuşabilmek ve değerlendirme yapabilmek için ne olduğundan başlamak gerektiği düşünüyorum. Popülizmden bazen bir siyasi tarz, bazen bir toplumsal hareket türü, bazen de çeşitli ideolojik konularda ortaya çıkar.
Sevgili dostlar unutmayın bu önlem alınmazsa tedavisi zor bir hastalık haline döner.
Bu konuda bizlere çok büyük görevler düşüyor. Herhangi bir konuda ortaya koyacağımız anlayışımız açık ve net olmalıdır. Soyut teorik formülasyonların ötesinde, mücadele içinde karşılaşılan sorunların çözümüne de yönelik olmalıdır. Mücadele gerçeği ile bağlantısı kurulamayan yanlış söylem yada sözde, yenilikci, sözde özgür, denilerek bizlere dayatılan yanlışlara karşı ses çıkamak vaz geçilmez bir erdemdir. Bu bizim gelecek nesillere borcumuzdur.
Konuyu bu bağlamda ele alacağımız her alanın sahip olduğu sorunları, somut tahlilleri gündeme getirmek, farklı kesimlerden gelen, farklı yaşam alışkanlıklarına sahip olan toplumsal formasyondaki, yol ve yöntemlerini, kültürel alışkanlıklarını, sahip oldukları inançsal değerleri, kendi ilişki ve gelişimleri içinde ele alarak doğru analizler ile yeni çözümlemer yaratmalıyız. Ve her şart altında sorumlu olduğumuz topluma gerçekleri anlatmalıyız. Bedeli ne olursa olsun.
Hayatı bir yarış olarak görmek ve tüm yaşamı kazanmak için mücadele ederek geçirmek çok sağlıklı bir tutum olmasa da hayat gerçekte bir yarıştır ve sürekli mücadele gerektirir.
Kazanmak ve kaybetmek çoğu zaman bir sarmal şeklinde ortaya çıkar ve bencillik sarmalı bazen kazanımları günden güne kamirerek yok eder.
Mücadele içinde öğrendiğimiz tek şey ben değil biz demek olduğudur.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















