Mehmet Ali DEMİR

Pir Bektaş Veli’yi Anmak Değil, Anlamak

Mehmet Ali DEMİR
  18-08-2026 13:02:00

Her yıl Pir Bektaş Veli’yi anıyoruz.

Meydanlara çıkıyoruz. Dergaha gidiyoruz. Semah dönüyor, deyiş söylüyor, lokmalarımızı paylaşıyor, Pir’in adını yaşatıyoruz.

Bunların hepsi önemlidir.

Bir toplum kendi Pirini, yolunu, sözünü ve tarihsel belleğini unutursa zamanla kendisini de unutmaya başlar.

Fakat bugün bundan daha önemli bir soruyu sormak zorundayız:

Biz Pir Bektaş Veli’yi gerçekten anlıyor muyuz, yoksa yalnızca anıyor muyuz?

Çünkü bir Piri anmakla bir Piri anlamak aynı şey değildir.

Pir’in resmini duvara asabilirsiniz.

Adını bir meydana verebilirsiniz.

Her yıl binlerce insanı bir araya getirebilirsiniz.

Saatlerce konuşabilirsiniz.

Ama eğer onun işaret ettiği hakikat anlayışının tersine yaşıyorsanız bütün bunlar biçimde kalır.

Alevi yolu biçimin değil özün yoludur.

Gösterinin değil yaşamın yoludur.

İtaatin değil sorgulamanın yoludur.

Korkunun değil bilincin yoludur.

Dogmanın değil hakikatin yoludur.

Ve bu yolun merkezinde insanı kendisinin dışına gönderen bir anlayış değil, insanı yeniden kendisine, doğaya ve evrene döndüren büyük bir söz vardır:

“Ne arar isen kendinde ara.”

İşte Pir Bektaş Veli’yi anlamaya buradan başlamalıyız.

Hak Uzakta Değildir

Alevi yolunda Hak, gökyüzünde oturan, insanı dışarıdan yöneten tek bir tanrı değildir.

Hak bir kişi değildir.

Hak bir hükümdar değildir.

Hak bir yaratıcı figürü değildir.

Hak insanın dışında değildir.

Hak varlığın bütünüdür.

Hak doğadır.

Hak insandır.

Hak yaşamdır.

Hak evrendir.

Hak maddedir.

Hak enerjidir.

Hak oluştur.

Hak dönüşümdür.

Hak, bütün varlığın birbirine bağlı büyük birliğidir.

Bu nedenle insan Hakk’ın dışında değildir.

Ağaç Hakk’ın dışında değildir.

Hayvan Hakk’ın dışında değildir.

Su Hakk’ın dışında değildir.

Toprak Hakk’ın dışında değildir.

Yıldız Hakk’ın dışında değildir.

Evrenin herhangi bir parçasını Hakk’ın dışında bırakırsan zaten bütünü parçalamış olursun.

Alevice düşüncenin özü burada başlar:

Hak başka yerde değildir.
Hak varlığın kendisidir.

 

“Ne Arar İsen Kendinde Ara” Sözünün Yol Dilinde Anlamı

Pir Bektaş Veli’nin en büyük sözlerinden biri:

“Ne arar isen kendinde ara.”

Bu söz yalnız “kendini tanı” demek değildir.

Bundan çok daha derindir.

Pir sana kendine bak diyorsa bunun nedeni, senin varlığın bütününden ayrı olmamandır.

Sen doğadan ayrı değilsin.

Sen dünyadan ayrı değilsin.

Sen evrenden ayrı değilsin.

Senin bedenindeki madde sana ait olarak başlamadı.

Senden önce vardı.

Senden sonra da var olacak.

İçtiğin su senden milyonlarca, milyarlarca yıl önce dünyanın döngüsündeydi.

Aldığın hava senden önce sayısız canlının nefesine karıştı.

Bedenindeki maddeler yıldızların, dünyanın, toprağın büyük tarihinin parçalarıdır.

Sen kendine baktığında yalnız bir insan yüzüne bakmıyorsun.

Evrenin milyarlarca yıllık dönüşümünün bugünkü biçimlerinden birine bakıyorsun.

İşte bunun için:

Ne arar isen kendinde ara.

Çünkü sende yalnız “sen” yok.

Sende toprak var.

Sende su var.

Sende hava var.

Sende ateş var.

Sende doğa var.

Sende dünya var.

Sende evren var.

Sen bütün değilsin; fakat bütünden ayrı da değilsin.

Bir damla denizin tamamı değildir.

Ama denizden ayrı da değildir.

İnsan da böyledir.

Aynaya Bak: Aradığın Hakikat Oradadır

Alevi yolunun en güçlü anlatımlarından biri aynadır.

Aynaya bak.

Ama yalnız yüzüne bakma.

Görünenin arkasındaki hakikate bak.

Aynada gözünü gör.

O gözün oluşabilmesi için milyarlarca yıllık yaşamın geçirdiği dönüşümü düşün.

Nefesine bak.

Havayı gör.

Bedenine bak.

Suyu gör.

Kemiğine bak.

Toprağı gör.

Sıcaklığına bak.

Ateşi gör.

Sonra biraz daha derine bak.

Ananı gör.

Atanı gör.

Senden önceki canları gör.

Toprağı gör.

Ağacı gör.

Hayvanı gör.

Güneşi gör.

Yıldızları gör.

Evreni gör.

Çünkü aynada gördüğün yalnız bireysel “ben” değildir.

Varlığın kendisini fark edebilen bir parçasıdır.

İnsan evrene bakmaktadır.

Ama insan da evrenin içinden çıkmıştır.

Öyleyse bir anlamda evren, insanın gözünden kendi kendisine bakmaktadır.

Yolda aynanın sırrı budur.

Aynaya baktığında yalnız kendini görüyorsan daha yolun başındasın.

İnsanı görmeye başladığında kapı açılır.

Doğayı gördüğünde yol genişler.

Evreni gördüğünde ise “Ne arar isen kendinde ara” sözünün neden söylendiğini anlamaya başlarsın.

Bu Yol Tek Tanrılı Dinlerin Yolu Değildir

Alevi yolunu kendi diliyle anlatmak istiyorsak onu başka inanç sistemlerinin kavramlarının içine yerleştirmemeliyiz.

Bu yolun temelinde gökte bulunan tek bir tanrı anlayışı yoktur.

Bu yolun kutsal kitabı yoktur.

Bu yolun merkezinde peygamber yoktur.

Vahiy yoktur.

İnsanın doğuştan günahlı olduğu düşüncesi yoktur.

Ölümden sonra hesap vereceği bir öte dünya düzeni yoktur.

Cennet ve cehennem üzerine kurulmuş bir korku düzeni yoktur.

Çünkü  yol insanı yaşamdan koparıp başka bir dünyaya hazırlamaz.

İnsanı yaşadığı dünyaya karşı sorumlu kılar.

Hakikat burada yaşanır.

Can burada incinir.

İnsan burada aç kalır.

Emek burada sömürülür.

Kadın burada eşitsizliğe uğrar.

Doğa burada talan edilir.

Su burada kirletilir.

Ağaç burada kesilir.

Sevgi burada yaşanır.

Rızalık burada alınır.

Adalet burada kurulur.

Öyleyse insanın sorumluluğu da buradadır.

Bizim meydanımız bu dünyadır.

Öte Dünya Yoktur, Döngü Vardır

Alevi düşüncesinde yaşamı ölümden sonra başka bir dünyada devam edecek bireysel bir varoluş üzerinden açıklamaya gerek yoktur.

Çünkü doğaya baktığımızda gördüğümüz şey döngüdür.

Doğum vardır.

Yaşam vardır.

Dönüşüm vardır.

Ölüm vardır.

Ve yeniden dönüşüm vardır.

Bir yaprak ağaçtan düşer.

Toprağa karışır.

Çürür.

Toprağı besler.

O topraktan başka bir bitki çıkar.

Bitkiyi başka bir canlı yer.

O canlı yeniden doğaya karışır.

Hiçbir şey doğanın dışına çıkmaz.

İnsan da bu büyük döngünün içindedir.

Öldüğümüzde başka bir evrene taşınmayız.

Bedenimiz doğaya döner.

Toprak toprağa.
Su suya.
Hava havaya.
Ateş ateşe.

Madde biçim değiştirir.

Enerji dönüşür.

Döngü devam eder.

Bizden önce başka biçimlerde bulunan madde bizde bir süre “insan” olmuştur.

Bizden sonra başka biçimlere dönüşecektir.

İşte Alevinin ölüme bakışı burada anlam kazanır:

Yoktan gelip yokluğa gitmiyoruz.
Büyük dönüşümün içinden geçiyoruz.

 

Dört Element: Toprak, Su, Hava, Ateş

Alevi yolunda dört element, insanın doğadan ayrı olmadığını anlatan büyük bir varlık dilidir:

Toprak.
Su.
Hava.
Ateş.

Toprak bedendir.

Su yaşamdır.

Hava nefestir.

Ateş enerjidir, harekettir, dönüşümdür.

Bunların hiçbirinden bağımsız yaşayamazsın.

Toprağı yok edersen kendini yok edersin.

Suyu zehirlersen kendini zehirlersin.

Havayı kirletirsen kendi nefesini kirletirsin.

Ateşin, enerjinin ve doğanın dengesini bozarsan yaşamın dengesini bozarsın.

Bunun için yol açısından doğayı korumak sonradan eklenmiş bir çevrecilik değildir.

Yolun kendisidir.

Çünkü insan doğanın efendisi değildir.

İnsan doğanın bir parçasıdır.

Doğaya karşı işlenen suç, insana karşı işlenmiş suçtur.

Bir ağacı yalnız odun olarak gören göz henüz hakikati görmemiştir.

Bir nehri yalnız kullanılacak su olarak gören göz hakikati görmemiştir.

Bir hayvanı yalnız insana hizmet eden canlı olarak gören göz hakikati görmemiştir.

Yolda göz bütünü görür.

Yüce ve Ulu Olan Evrenin Tamamıdır

Alevi dilinde yüce olanı yukarıda aramaya gerek yoktur.

Yüce olan varlığın bütünüdür.

Ulu olan evrendir.

Doğadır.

Yaşamdır.

Sonsuz oluş ve dönüşümdür.

Bir yıldız doğar.

Yaşar.

Söner.

Maddesi başka oluşumlara karışır.

Bir insan doğar.

Yaşar.

Ölür.

Bedeni doğaya döner.

Bir ağaç büyür.

Yaprağı düşer.

Toprağa karışır.

Topraktan yeniden yaşam çıkar.

Yolda göz burada yok oluş değil dönüşüm görür.

Ulu olan budur.

Milyarlarca yıldır devam eden bu büyük varoluş.

Bir yere sığmaz.

Bir binaya sığmaz.

Bir kişiye sığmaz.

Bir halka sığmaz.

Bir millete sığmaz.

Bir dine sığmaz.

Çünkü evrenin tamamını kapsayan hakikati herhangi bir insan topluluğunun mülkü haline getiremezsin.

Hakikat kimsenin tapulu malı değildir.

Bu Yolun Kutsal Kitabı Yoktur; Okunacak Olan Evrendir

Alevi yolunda değişmez bir kutsal kitap yoktur.

Çünkü hakikat bir kitabın sayfaları arasına kapatılamaz.

Okunacak olan doğadır.

Okunacak olan insandır.

Okunacak olan yaşamdır.

Okunacak olan evrendir.

Okunacak olan tarihtir.

Okunacak olan bilimdir.

Ve insanın okuyacağı en zor varlıklardan biri yine kendisidir.

Bu nedenle:

“Ne arar isen kendinde ara.”

Kendini okumak demek yalnız iç dünyana kapanmak değildir.

Kendini meydana getiren doğayı anlamaktır.

Bedenini anlamaktır.

Toplumu anlamaktır.

Tarihini anlamaktır.

Evreni anlamaktır.

İnsan okudukça değişir.

Bilim ilerledikçe bilgimiz değişir.

Yeni kanıt ortaya çıktığında eski bilgimizi değiştirebiliriz.

Yol bundan korkmaz.

Çünkü hakikat donmuş değildir.

Bilimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır

Pir Bektaş Veli’ye atfedilen:

“Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” sözünü söylemek kolaydır.

Asıl mesele bu sözün gereğini yerine getirmektir.

Bugün kendimize sormalıyız:

Biz gerçekten bilimden mi gidiyoruz?

Yoksa bir taraftan bilim diyor, diğer taraftan yüzlerce yıllık hurafeleri sorgulanamaz hakikatler olarak mı taşıyoruz?

Bilim soru sormaktır.

Araştırmaktır.

Kanıt aramaktır.

Yanılabileceğini kabul etmektir.

Bilmediğin yerde:

“Bilmiyorum” diyebilmektir.

Bilim yalnız başkasının inancını sorgulamak değildir.

Önce kendi bildiğini sorgulamaktır.

Alevi olmak kendi hurafeni kutsayıp başkasının hurafesiyle alay etmek değildir.

Eğer bilim diyorsak Aleviliğin kendi tarihini de bilimsel olarak araştıracağız.

Hangi söz ne zaman ortaya çıkmış?

Hangi ritüel hangi dönemde oluşmuş?

Hangi anlatı tarihsel, hangisi söylence?

Hangi sembol hangi kültürlerden geçmiş?

Bunları araştıracağız.

Ve araştırmanın sonucu hoşumuza gitmediğinde bile hakikatten kaçmayacağız.

Çünkü:

Hakikatçı için gelenekten daha üstün olan hakikattir.

Pir Bektaş Veli’yi de Putlaştırmayacağız

Yolun önemli ölçülerinden biri de budur.

Pir Bektaş Veli’yi gökyüzüne kaldırıp insanüstü bir mucize kişisine dönüştürmek, onu anlamak değildir.

Bu da başka bir dogma yaratmaktır.

Pir bizim yerimize düşünmek için yoktur.

Pir düşünmenin kapısını açar.

Pir sana:

“Bana inan, soru sorma” demez.

Hakikatçı Pir:

Ara.
Sor.
Düşün.
Gözlemle.
Bil.
Doğaya bak.
İnsana bak.
Kendine bak.
Bulduğunu yeniden sorgula der.

Hatta Pir Bektaş Veli’ye atfedilen bir sözü bile araştırmaktan korkmayacaksın.

Gerçekten ona mı ait?

Hangi kaynakta geçiyor?

Hangi dönemde ortaya çıkmış?

Çünkü bir Piri gerçekten yüceltmek, onun adına uydurulan her sözü kabul etmek değildir.

Onun gösterdiği hakikat arayışını sürdürmektir.

Cem: Göğe Seslenmek Değil, Canla Yüzleşmektir

Hakikatçı Alevi yolunda cem de bu anlayışın dışında düşünülemez.

Cem başka bir dinin ibadetinin farklı biçimde yapılması değildir.

Cem bir rızalık meydanıdır.

Canların yüz yüze geldiği meydandır.

Dara duran insan kendi yaşamıyla yüzleşir.

Kendisine sorar:

Bir canın hakkını yedim mi?

Bir insanı incittim mi?

Bir kadına eşitsizlik yaptım mı?

Bir çocuğun hakkını görmezden geldim mi?

Emeği sömürdüm mü?

Yalan söyledim mi?

Doğaya zarar verdim mi?

Toplumun rızalığını bozdum mu?

İşte dar budur.

Çünkü Hakikatçı yolun hesabı yaşamın içindedir.

Rızalık burada alınır.

İncittiğin insan burada karşındadır.

Hakkını yediğin can burada yaşar.

Kirlettiğin su buradadır.

Kestiğin ağaç buradadır.

Sömürdüğün emek buradadır.

Bu nedenle cem yalnız ritüel değildir.

Cem toplumsal vicdandır.

Öte Dünya Olmadan da Ahlak Vardır

İnsanların sık sorduğu sorulardan biri şudur:

Öte dünya yoksa insan neden iyi olsun?

Cevap çok açıktır.

İnsan olduğu için.

Bir canı incitmemek için ölümden sonra ceza göreceğine inanmak zorunda değilsin.

Canı incitmezsin çünkü onun acısı gerçektir.

Çalmazsın çünkü karşıdaki insanın emeği gerçektir.

Sömürmezsin çünkü onun yaşamı seninki kadar değerlidir.

Kadını aşağılamazsın çünkü kadın da candır.

Doğayı yok etmezsin çünkü sen de doğasın.

Çocuğu aç bırakmazsın çünkü çocuğun açlığı başka bir dünyada değil, şu anda gerçektir.

Hakikatçı ahlak ödül ve ceza ticareti değildir.

İyilik yapıp karşılığında ödül beklemek bir alışveriştir.

Hakikatçı insan iyiliği insan olduğu için yapar.

Vicdanın özü budur.

Kadın ve Erkek Candır

Alevi yolunda insan anlayışı cinsiyet üzerinden üstünlük kuramaz.

Kadın da candır.

Erkek de candır.

Hiçbiri diğerinin üstünde değildir.

Kadın erkek eşitliği bir erkeğin kadına verdiği hak değildir.

Yaşamın doğal sonucudur.

Bu nedenle meydanda:

“Kadın erkek birdir” deyip kurumlarımızı yalnız erkeklerle yönetiyorsak kendi sözümüzle çelişiyoruz demektir.

Hakikatçı yolun ölçüsü söz değil yaşamdır.

Söylediğin ile yaptığın bir olacak.

Yetmiş İki Millete Bir Nazar

Varlığın birliğini gerçekten anladığında insanlar arasındaki yapay üstünlükler de anlamını kaybeder.

Türk Kürtten üstün değildir.

Kürt Türkten üstün değildir.

Erkek kadından üstün değildir.

Kadın erkekten üstün değildir.

İnanan inanmayandan üstün değildir.

İnanmayan inanandan üstün değildir.

Bir halk başka bir halktan üstün değildir.

Çünkü bütün bu kimliklerin altında can vardır.

Aynı toprak.

Aynı su.

Aynı hava.

Aynı yaşam.

Aynı doğa.

Aynı evren.

İşte “yetmiş iki millete bir nazarla bakmak” yalnızca hoşgörü değildir.

Varlığın birliğinin toplumsal sonucudur.

Karşımdaki benden ayrı görünür.

Ama aynı bütünün içindedir.

Onun acısı bu nedenle bana yabancı değildir.

Devlet de Bu Yolu Tanımlayamaz

Aynı nedenle devlet de Aleviliğin ne olduğuna karar veremez.

Bir bakanlık karar veremez.

Bir başkanlık karar veremez.

Bir siyasi iktidar karar veremez.

Devletin kurduğu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden Aleviliğin sınırlarının belirlenmesine, inanç alanlarımızın devlet bürokrasisinin yönetimine bırakılmasına karşı kendi meydanımıza sahip çıkmak zorundayız.

Pir Bektaş Veli anmalarına bunun için de sahip çıkmalıyız.

Dergahımıza sahip çıkmalıyız.

Cemevlerimize sahip çıkmalıyız.

Meydanımıza sahip çıkmalıyız.

Yolumuza sahip çıkmalıyız.

Ama burada kendimize de bir soru sormalıyız:

Devlete:

“Benim yolumu sen tanımlayamazsın” derken biz kendi yolumuzu başka inanç sistemlerinin kavramlarıyla tanımlıyorsak ne kadar özgürüz?

Devletin kalıbına karşı çıkarken başka dogmaların kalıbına giremeyiz.

Hakikatçı yol özgür olacaksa aklı da özgür olacaktır.

Gençlerin Sorularından Korkmayın

Gençler soru soruyor.

Bu kötü bir şey değildir.

Tam tersine yolun yaşaması için gereklidir.

Genç:

“Bu nereden geliyor?” diye soruyorsa cevap verelim.

“Bunun tarihsel kanıtı nedir?” diyorsa araştıralım.

“Bu neden böyle?” diyorsa:

“Sus, büyüklerimiz böyle söyledi” demeyelim.

Çünkü Pir Bektaş Veli’ye “bilim” sözünü yakıştırıp soru soran genci susturmak en büyük çelişkilerden biridir.

Bir yol gençlerinin sorularından korkmaya başladığında kendi geleceğinden korkmaya başlamış demektir.

Hakikat sorudan korkmaz.

Hurafe sorudan korkar.
Dogma sorudan korkar.
Yalan sorudan korkar.
Hakikat korkmaz.

Pir Bektaş Veli’yi Anmak Yetmez

İşte bunun için her yıl yapılan Pir Bektaş Veli anmaları değerlidir.

Yapılmalıdır.

Meydanlarımızı terk etmemeliyiz.

Devletin veya başka güçlerin bu tarihsel belleği kendi istediği biçimde şekillendirmesine izin vermemeliyiz.

Ama yalnız anmak yetmez.

Pir Bektaş Veli’yi gerçekten anlayacaksak anmalarımız aynı zamanda hakikat meydanlarına dönüşmelidir.

Bilim konuşulmalıdır.

Doğa konuşulmalıdır.

Dört element konuşulmalıdır.

Döngü konuşulmalıdır.

Kadın erkek eşitliği konuşulmalıdır.

Rızalık konuşulmalıdır.

Aleviliğin tarihsel kökleri konuşulmalıdır.

Gençlerin soruları konuşulmalıdır.

Hurafelerimiz konuşulmalıdır.

Devletin müdahalesi konuşulmalıdır.

Ve en önemlisi kendi çelişkilerimiz konuşulmalıdır.

Çünkü meydan yalnız başkasını eleştirdiğimiz yer değildir.

Kendimizi dara çektiğimiz yerdir.

Pir’in Resmini Asmak Değil, Yolunu Yaşamak

Pir Bektaş Veli’nin resmini duvara asmak kolaydır.

Pir’in söylediğini yaşamak zordur.

Bilim demek kolaydır.

Hurafeyi terk etmek zordur.

Kadın erkek birdir demek kolaydır.

Gerçek eşitliği kurmak zordur.

Doğa kutsaldır demek kolaydır.

Doğayı savunmak zordur.

Yetmiş iki millete bir nazarla bakmak demek kolaydır.

Kendinden farklı olana gerçekten eşit bakmak zordur.

Rızalık demek kolaydır.

Bir canı incittiğinde karşısına geçip özür dilemek zordur.

İşte Hakikatçı yol insanı burada sınar.

Ölçü söz değildir.
Ölçü yaşamdır.

Ne arar isen kendinde ara.

Çünkü sende yalnız sen yok.

Sende doğa var.

Sende dünya var.

Sende evren var.

 

Ne arar isen kendinde ara.

Çünkü insan doğadan ayrı değildir.

Doğa evrenden ayrı değildir.

Can bütünden ayrı değildir.

Yol burada.
Meydan burada.
Hakikat burada.
Hak sende.
Hak bende.
Hak cümle varlığın bütününde.

Gerçeğe Hü.

Mehmet Ali Demir

 

  Bu yazı 531 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Amed6411--813
    3Beşiktaş6402--712
    4Kocaelispor6402--312
    5Alanyaspor6321--211
    6Fenerbahçe6312--1010
    7Trabzonspor6312--810
    8Rizespor6312--110
    9Kasımpaşa7241--010
    10Gaziantep FK6222--08
    11Çorum FK6213--17
    12Başakşehir6213---17
    13Gençlerbirliği S.K.6213---87
    14Erzurumspor FK6213---87
    15Konyaspor6114---44
    16Samsunspor6114---64
    17Göztepe6033---43
    18Eyüpspor6105---143
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    DünGalatasaray3-1Kasımpaşa
    BugünGençlerbirliği S.K.13:30Amed
    BugünAlanyaspor16:00Erzurumspor FK
    BugünSamsunspor16:00Trabzonspor
    BugünRizespor19:00Fenerbahçe
    11 Ekim, PazarKonyaspor13:30Başakşehir
    11 Ekim, PazarGaziantep FK16:00Çorum FK
    11 Ekim, PazarBeşiktaş19:00Kocaelispor
    12 Ekim, PazartesiEyüpspor20:00Göztepe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor8611--1219
    2Bursaspor8611--919
    3Keçiörengücü9441--916
    4Iğdır FK8512--516
    5Batman Petrolspor8512--216
    6Sarıyer9432--215
    7Bandırmaspor9342--913
    8Mardin 19698332--412
    9Antalyaspor8404--112
    10Fatih Karagümrük8332--112
    11Sivasspor9252--111
    12Muğlaspor8251--111
    13Pendikspor9243---610
    14Manisa F.K.8233--09
    15Bodrum FK9153---18
    16Ümraniyespor9144---37
    17Esenler Erokspor8053---65
    18İstanbulspor8125---125
    19Vanspor FK9135---114
    20Boluspor8017---171
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    DünSivasspor4-1Pendikspor
    DünBodrum FK0-2Keçiörengücü
    DünÜmraniyespor1-1Sarıyer
    DünVanspor FK0-2Bandırmaspor
    BugünBoluspor13:30Antalyaspor
    BugünIğdır FK16:00Batman Petrolspor
    BugünKayserispor19:00Manisa F.K.
    Bugünİstanbulspor19:00Esenler Erokspor
    11 Ekim, PazarFatih Karagümrük16:00Muğlaspor
    11 Ekim, PazarBursaspor19:00Mardin 1969
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü5410--813
    2Aliağa FAŞ5401--312
    3Elazığspor5311--810
    4Çorluspor 19475311--610
    5Güzide Gebzespor5230--39
    6Menemen FK5302--09
    7İnegöl Kafkas Gençlik5212--27
    8Erbaaspor5212--17
    9Somaspor4211--17
    10Isparta 32 Spor5212--07
    11Şanlıurfaspor5131--06
    12Ankaraspor5203---36
    1368 Aksaray Belediyespor5122--15
    14Kastamonuspor5203---93
    15Sebat Gençlikspor4013---41
    16Arnavutköy Belediyespor5005---90
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    68 Aksaray BelediyesporAnkaraspor15:00İnegöl Kafkas Gençlik
    68 Aksaray BelediyesporArnavutköy Belediyespor15:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporÇorluspor 194715:30Şanlıurfaspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Kastamonuspor
    68 Aksaray BelediyesporAliağa FAŞ19:00Menemen FK
    11 Ekim, PazarHatayspor15:00Elazığspor
    11 Ekim, PazarGüzide Gebzespor15:30Erbaaspor
    11 Ekim, PazarAdana Demirspor19:00Somaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor5500--2015
    2Niğde Belediyesispor5500--1115
    3Karaköprü Belediyespor5500--1015
    4Mazıdağı Fosfatspor5410--913
    5Talasgücü Belediyespor5410--513
    6Kırşehir Belediyespor5401--1512
    7Bitlis Özgüzelderespor5401--1112
    8Ağrı 19705212--07
    9Adana Adaletgucu5203--06
    10Yeni Mersin Idmanyurdu5203---46
    11Kırıkkale Büyük Anadolu5113---24
    12Silifke Belediyespor5113---64
    13Osmaniyespor5104---63
    14Karaman FK5104---103
    15Yozgat Bld Bozokspor5104---153
    16Diyarbekirspor5014---61
    17Yeni Malatyaspor5005---150
    18Adanaspor5005---170
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    11 Ekim, PazarDiyarbekirspor14:30Kırıkkale Büyük Anadolu
    11 Ekim, PazarKaraköprü Belediyespor14:30Bitlis Özgüzelderespor
    11 Ekim, PazarMazıdağı Fosfatspor14:30Yozgat Bld Bozokspor
    11 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor15:00Ağrı 1970
    11 Ekim, PazarTalasgücü Belediyespor15:00Adanaspor
    11 Ekim, PazarYeşilyurt Belediyespor19:00Yeni Malatyaspor
    11 Ekim, PazarYeni Mersin Idmanyurdu19:00Osmaniyespor
    11 Ekim, PazarNiğde Belediyesispor19:00Karaman FK
    12 Ekim, PazartesiAdana Adaletgucu15:00Silifke Belediyespor
    Son güncelleme: 10.10.2026 11:49:14