"Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu"
Mehmet Ali DEMİR
Şu yaşam çok garip bir şey! Tarifi bile zor.
Aynı zamanda çok rekli bir kilim gibidir yaşam.
Önüne gelen bir iplikle bir desenle rek katmaya çalışmış, yaşama…
Bana göre herkesin kendi yaşamına kattığı anlam, kendi hayat tarifidir. Duruşuyla karşı çıkışıyla düsüncesiyle yalpalamadan onurluca dik durarak net olmasıdır.
Dille yapılan tariften söz etmiyorum ben? Dille herkes birçok tarif yapabilir.
Önemli olan yaşam içindeki yeri, kafasındakini yalpalamadan pratiğe dökmesi ve idaalerinin peşine gitmesi .
Fiili davranış…
Kişinin özünde olan anlamlı yaşama… Kişiliğine yansımış, artık o olmuş olan yaşama…
Hayatın ta kendisi yani!
Anlamlı yaşamanın zenginlik ya da fakirlikle bir ilgisi yok. Dağda veya da kentte yaşamakla da bir ilgisi yok.
Hayatını anlamlandırmak, insanın kendi elinde! Aynı zamanda anlamsızlaştırmakta… İnsan istediği şekilde hayatına anlam katabilir. Yön verebilir.
Peki! Hayat’ı anlamlı kılan şey nedir?
Kişinin hayat kıstası ne olmalıdır?
Bence yaşadığın toplum içerisinde yapılan bir haksızlığa karşı, çağa uygun bir şekilde, dürüst ve tarafını belirliyerek mücadele edip, onurluca tepki gösterip, bana neci olmamak, mücadele aracı neyse onurluca haksızlığın karşı dim dik durmaktır teredütsüz; amman bana ne olaçak diyip sirin görünenler sadece yalakalardır.
Çünkü; insanın, halkına evladına ve insanlığa bırakacağı en büyük mirası onurlu ve dürüst yaşamındaki duruşu ve yeridir.
Şunu bilmek gerekir; Hayatımız, onurumuzdan daha değerli değildir.
Ancak onurlu bir hayat, hayat sayılır.
Hayata anlam katan insanın adaletli ve mücadeleci bir şekilde haksızlığı görüp ona göre strateji belirleyip hareket etmesi, itiraz etmesi ve haksızlığa karşı dik bir duruş sergilemesidir.
Teredütsüz mücadele etmek, hem de ölene kadar… Bıkmadan…
Bu bakımdan süreci doğru okumamız ve sağlıklı güçlü sonuçlar çıkarmamız oldukça önemlidir.
Tüm yaşamını özgürlük ve onur mücadelesine adayan insan, direnişi, mücadeleyi, durmaksızın çalışmayı, yüksek yaşam coşkusunu bir yaşam felsefesi ve tarzı haline getirmelidir. Pes etmenin ve yılgınlığa düşmenin sözünün dahi edilemeyeceği bu kişilik özellikleriyle her zaman ve her koşulda uçurumun başında kanatlanma cesaretini ve gücünü göstermektir teredüt etmeden.
İşte bu Özgürlük ve onurlu yaşam çizgisi budur.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













