Molla kılıklı Dedeler Hasan Saltık’ı 2. Kez öldürdü
Mehmet Ali DEMİR![]()
Aleviliğin ve Bektaşiliğin en önemli sorunlarından birisi olan "Asimilasyon" Erkanlarımızı katletmeye devam ediyor.
Biz " İslâmın Özüyüz" diyerek Alevi-Bektaşileri yolundan, öz öğretisinden uzaklaştırıp başka yollara özendiren Molla Kılıklı Dedeler son olarak Hasan Saltık’ın, Hakka yürüme erkanında ortaya çıktı.
Tüm Yaşamını Alevi’ce yaşayıp, Alevi değerlerini ana doluda araştırıp ortaya çıkaran, arşiv oluşturan, Hasan Saltık’ı İslam’i usullerce ruhuna Fatiha okunarak 2. kez öldürdüler.
Ulularımız, Erenlerimiz Alevilikte canın Hakk’a yürümesi bir yok oluş değil demiş, ölenin can değil, tendir demiş, bu bir don değiştirmedir demiş, don değiştiren can aslına, döner demiş, bizde cennet cehenem yok demiş.
Yol cümleden uludur diyen Aleviler, Yavuz Selim, Kanuni, Baltacı Mehmet, Kuyucu Murat tarafından.. , Koçgiri’de, Dersim’de Mustafa Kemal tarafından katledilmiş…
Ama yine de teslim olmamışlar. Dönmemişler yolundan. Dağların doruklarına çıkmışlar. Dağlar ki, yolu, suyu, elektriği, okulu, doktoru olmayan. Ama asla diz çökmemişler, biat etmişler, teslim olmamışlar.
"Yol cümleden uludur" demişler. “Can gider yol kalır” demişler. Direnmişler her daim.
Fakat ne zaman ki, şehirlere, metropollere göç edildi. Yaşamları köy evlerindeki küçük Cem meydanlarından, kentlerdeki devasa Cemevlerine dönüşünce Alevilikleri de, ritüelleri de değişmeye / değiştirilmeye başladı.
Son gördüklerimiz Alevi asimilasyonunda geçmişte kılıç ve silahların başaramadığını günümüzde inancı cüzdanına sığdırmaya çalışan sözde dedelerin ruhuna el Fatiha okunarak öldürdüğüne şahit oluyoruz. Dur diyen yok; yolun yerine kariyer, koltuk, cüzdan almış, Pirin köpeklerinin yemediği sofrada birbirine diş göstererek kemik kapma kavgasına ballamışlar. Alevilerin geldiği son nokta asimilasyonun derinliğini göstermekte. “En-el hak” denmekten vazgeçilmesi, Molla kılıklı sözde dedelerin Erkanlarımızı özden arındırıp şekle büründürmesi, hakka yürüyen canların dejenere edilmesi, Türkçeleştirilmiş kuranla yolcu edilmesi Alevi kimliğinden ne kadar uzaklaştırıldığını çokça görmeye başladık.
Alevilerin imhasını ve inkârını esas alanların başarısının sonucu bugün gelinen nokta Aleviliğin inkarı ve imhasına dönüşmüş bulunmakta. Diyanet merkezli geliştirilen bu saldırılara karşı tabii ki Alevilerde direncini ancak geleneklerine sahip çıkarak, utanmayarak karşı koyabilirler. Alevi inancının ibadet biçimi kimsenin keyfiyeti, bakış açısı ve niyetine uygun hale getirilemez. Değerli olan, asolan Aleviliğin kendisi olarak var olması ve yoluna devam etmesidir. Biz Aleviler bugün, yıllarca maruz kaldığımız inkarcı, aşağılayıcı, baskıcı sistemlerin, yöntemlerin hakim olduğu uğurlamalara şahit oluyoruz. Bu artık biz Alevileri rahatsız edecek boyuta varmıştır.
Kısaca Hasan Saltık’ın Alevi cenaze erkanında da gördük ki; bugün her yerde şahit olmaya başladığımız bu tür cenaze erkanlarının Alevilikle bir bağı yoktur. Bu gidişatın yolumuzu yolsuza, nursuza, pirsize götürdüğünü farkına varıp, Pir sultan gibi günümüz Hızır paşalarına dur dememizin bilincine varmamız lazım.
Biliriz ki; Alevilikte ölüm yoktur, Hakk’a yürüme vardır, "Hakk’a yürüdü, Hakk’a kavuştu" deyimlerine ek olarak "don değiştirdi", “ruhu revan” oldu ve "O Hak dünyasında biz nahak dünyasında kaldık" deyimlerini de kullanırız.
"Ölüm" Hakk’a yürüyen canın son dara durduğu andır. Pir Karşısında Cümle canlar önünde son cemidir, cemi namaza çevirmeyelim, canımızı sazımız nefeslerimiz En El Hak Diyerek devrine yollayalım canlar.
Hasan Saltık’a Saygılarımla
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















