Mehmet Ali DEMİR

Mekke Paktı Kimin Projesi?

Mehmet Ali DEMİR
  09-08-2026 11:15:00

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”, sadece üç ülkenin güvenlik kaygıları üzerinden okunabilecek teknik bir askeri iş birliği değildir. Anlaşmanın zamanlaması, tarafların ABD ile kurduğu ilişkiler ve İran savaşının ortaya çıkardığı yeni dengeler dikkate alındığında çok daha kapsamlı bir jeopolitik düzenleme ile karşı karşıya olduğumuz görülmektedir.

Temel soru şudur: Bu anlaşma üç ülkenin bağımsız girişimi midir, yoksa ABD’nin İran’ı kuşatma ve savaşın yükünü bölgesel müttefiklerine devretme politikasının yeni bir aracı mıdır?

Bu soruya kesin bir “evet” veya “hayır” cevabı vermek için anlaşmanın kamuoyuna açıklanmayan maddelerini bilmek gerekir. Bugün elde bulunan bilgiler, paktın doğrudan Washington tarafından hazırlanıp taraflara imzalatıldığını kanıtlamıyor. Ancak anlaşmanın sonuçlarının ABD’nin bölgesel hedefleriyle önemli ölçüde örtüştüğü de inkar edilemez.

NATO’nun bölgesel bir kopyası mı?

Anlaşmanın en önemli maddesi, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye karşı yapılmış sayılmasıdır. Bu hüküm, NATO’nun 5. maddesini hatırlatan bir kolektif savunma mekanizması kurmaktadır.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da bu benzerliği reddetmedi. Fidan’a göre anlaşma kapsamında verilecek destek istihbarat paylaşımından doğrudan askeri yardıma kadar uzanabilir. Ayrıca dışişleri ve savunma yetkililerinin düzenli toplantılar yapması ve Suudi Arabistan’da kalıcı bir sekretarya kurulması planlanmaktadır. Mısır gibi başka ülkelerin ileride pakta katılabileceğinin açıklanması, bunun geçici bir iş birliğinden çok genişlemeye açık bir güvenlik örgütü olarak tasarlandığını göstermektedir. Anlaşmanın açıklanan çerçevesi Associated Press’in haberinde de yer alıyor.

Burada dikkat çekici olan, üç ülkenin askeri kapasitelerinin birbirini tamamlamasıdır. Türkiye NATO’nun ikinci büyük ordusuna, gelişen bir savunma sanayisine ve Doğu Akdeniz’den Kızıldeniz’e uzanan operasyon deneyimine sahiptir. Pakistan nükleer silahlara ve büyük bir profesyonel orduya sahiptir. Suudi Arabistan ise enerji kaynakları, mali gücü ve Batı silah sistemleriyle bu yapının finansal merkezidir.

Bu üçlü yapı, bir bakıma ABD’nin doğrudan ve sürekli askeri müdahalesine ihtiyaç duymadan bölgesel düzeni koruyabilecek bir güvenlik ağı oluşturabilir.

ABD’nin savaş yükünü paylaşma stratejisi

ABD’nin son yıllardaki temel stratejik sorunlarından biri, küresel askeri yükümlülüklerinin büyümesidir. Washington aynı anda Çin’i çevrelemek, Rusya’yı sınırlamak, İsrail’in güvenliğini korumak ve İran’ın bölgesel etkisini geriletmek istemektedir. Fakat bütün bu cepheleri doğrudan Amerikan askerleriyle yönetmenin ekonomik ve siyasal maliyeti giderek yükselmektedir.

Bu nedenle ABD açısından en uygun yöntem, bölgesel müttefiklerin daha fazla askerî sorumluluk üstlenmesidir. Washington silah, istihbarat, hedef belirleme ve diplomatik koruma sağlarken savaşın insan gücü ve siyasi maliyeti yerel ortaklara bırakılabilir.

Mekke Paktı tam olarak böyle bir ihtiyaca cevap verebilir. Türkiye’nin askeri kapasitesi, Pakistan’ın insan gücü ve nükleer caydırıcılığı, Suudi Arabistan’ın mali olanakları aynı güvenlik mimarisi içinde birleştirilmektedir. Böylece ABD, doğrudan kurucusu olarak görünmeden kendi bölgesel çıkarlarıyla uyumlu bir askeri blok elde edebilir.

Bu noktada “ABD projesi” ifadesini, Washington’da hazırlanmış ve üç ülkeye dayatılmış gizli bir plan anlamında kullanmak zorunlu değildir. Uluslararası ilişkilerde bir yapılanmanın ABD’nin projesi olması için bütün ayrıntılarının Beyaz Saray tarafından yazılması gerekmez. Bölgesel iktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederken ortaya çıkan yapı ABD’nin stratejik hedeflerine hizmet edebilir.

Dolayısıyla daha doğru soru, “Anlaşmayı ABD mi yazdı?” değil, “Bu anlaşma kimin stratejik çıkarlarını güçlendiriyor?” olmalıdır.

İran neden merkezde?

Taraflar anlaşmanın İran’a karşı olmadığını söylüyor. Ancak güvenlik anlaşmaları yalnızca resmi açıklamalarla değil, oluşturdukları tehdit algısı ve askerî sonuçlarla değerlendirilir.

Paktın imzalandığı sırada İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş sürmektedir. İran, saldırılarda kullanılan bölgesel üsleri ve askerî tesisleri hedef alabileceğini açıklamaktadır. Suudi Arabistan ise hem Amerikan askeri varlığıyla ilişkileri hem de Yemen’deki çatışmalar nedeniyle İran ve İran’la bağlantılı güçlerle karşı karşıya gelmektedir.

Bu koşullarda Suudi Arabistan’a yapılacak bir saldırının Türkiye ve Pakistan’a karşı gerçekleştirilmiş sayılması, İran’ın karşısına tek bir devlet yerine üçlü bir askerî yapı çıkarabilir. Pakistan’ın daha önce Suudi Arabistan’a asker ve savaş uçakları göndermesi, ortak savunma hükümlerinin yalnızca kağıt üzerinde kalmayabileceğini göstermektedir.

Anlaşma doğrudan İran’ın adını anmasa bile nesnel olarak İran’ın hareket alanını sınırlandırmaktadır. Tahran bundan sonra Suudi Arabistan’a karşı atacağı her adımda Türkiye ve Pakistan’ın olası müdahalesini de hesaba katmak zorunda kalacaktır. Bu da paktın fiilen İran’a karşı bir caydırıcılık ve kuşatma mekanizması oluşturduğu anlamına gelir.

Türkiye otomatik olarak savaşa girer mi?

Ortak savunma maddesi, Türkiye’nin her saldırının ardından otomatik olarak savaşa gireceği anlamına gelmeyebilir. NATO’nun 5. maddesi de üyelere mutlaka aynı tür askeri karşılığı verme zorunluluğu getirmez. Ülkeler istihbarat paylaşımı, hava savunması, lojistik destek, üslerin kullanılması veya doğrudan askeri müdahale gibi farklı seçeneklere başvurabilir.

Ancak asıl tehlike de buradadır. Anlaşmanın esnek yapısı, siyasi iktidara geniş bir yorum alanı bırakabilir. Ankara, Suudi Arabistan’a yönelik bir saldırıyı Türkiye’nin güvenliğine yönelik tehdit olarak tanımlayarak üsleri açabilir, hava savunma sistemleri gönderebilir, istihbarat sağlayabilir veya askeri birlik konuşlandırabilir.

Böylece Türkiye resmen savaş ilan etmeden İran’a karşı yürütülen operasyonların fiili bir parçasına dönüşebilir. Modern savaşlarda taraf olmak yalnızca cepheye asker göndermekle gerçekleşmez. Radar bilgisi sağlamak, hava sahasını açmak, yakıt ikmali yapmak ve askeri üsleri kullandırmak da savaşın parçası olmaktır.

Üç ülkenin kendi hesapları

Paktı yalnızca ABD’nin ihtiyaçlarıyla açıklamak da eksik kalır. Üç ülkenin yönetimleri bu anlaşmadan kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmak istemektedir.

Suudi Arabistan, İran ve Yemen kaynaklı saldırılara karşı dış güvenlik desteğini artırmayı amaçlamaktadır. Pakistan ekonomik desteğe, enerji kaynaklarına ve Körfez sermayesine ihtiyaç duymaktadır. Türkiye ise savunma sanayisi için yeni pazarlar kazanmak, bölgesel askeri etkisini genişletmek ve Sünni dünyada liderlik iddiasını güçlendirmek istemektedir.

Bu nedenle anlaşma tek yönlü bir bağımlılık ilişkisi değildir. Ortada ABD’nin genel stratejisiyle uyumlu olmakla birlikte bölgesel iktidarların kendi rejim güvenliği ve güç arayışları tarafından da şekillendirilen çok katmanlı bir yapı bulunmaktadır.

Siyaset bilimi açısından bu durum “bağımlı özerklik” kavramıyla açıklanabilir. Devletler tamamen bağımsız değildir; fakat yalnızca dışarıdan verilen emirleri uygulayan araçlardan da ibaret değildir. Kendi hedeflerini takip ederken daha büyük bir güç sisteminin sınırları içinde hareket ederler.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın durumu da büyük ölçüde budur. Üç ülke kendi bölgesel hesaplarını yaparken ABD merkezli askeri ve ekonomik düzenin dışına çıkmamaktadır.

Washington açısından kontrollü özerklik

Mekke Paktı ilk bakışta ABD’den bağımsız bir bölgesel güvenlik arayışı gibi de yorumlanabilir. Nitekim Körfez ülkelerinde Amerikan güvenlik garantilerine duyulan güvensizlik artmaktadır. Bazı değerlendirmeler anlaşmayı bu nedenle bölgesel “stratejik özerklik” girişimi olarak görmektedir. Financial Times da bu boyuta dikkat çekiyor.

Ancak ABD’den duyulan güvensizlik, mutlaka ABD karşıtı bir çizgiye geçildiği anlamına gelmez. Türkiye NATO üyesidir. Suudi Arabistan’ın ordusu büyük ölçüde Amerikan silahlarına, bakım sistemlerine ve istihbaratına bağlıdır. Pakistan ordusu ise Batı, Çin ve Körfez ülkeleri arasında denge kurmaya çalışmaktadır.

Bu nedenle paktın ABD’den kopuşu temsil ettiğini söylemek için henüz yeterli veri yoktur. Daha olası olan, Washington’ın doğrudan yükünü azaltan fakat ABD merkezli güvenlik düzeniyle çatışmayan bir “kontrollü özerklik” modelidir.

Doğrudan kanıt yok, güçlü bir uyum var

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın doğrudan ABD tarafından hazırlanmış bir proje olduğunu kanıtlayan açık bir belge bulunmuyor. Bu nedenle meseleyi kesinlik içeren bir komplo anlatısına dönüştürmek doğru olmaz.

Bununla birlikte paktın üç stratejik sonucu ABD’nin çıkarlarıyla örtüşmektedir:

Birincisi, İran’ın bölgesel hareket alanını daraltmaktadır. İkincisi, Suudi Arabistan’ın güvenlik yükünü Türkiye ve Pakistan’la paylaşmaktadır. Üçüncüsü, ABD’nin doğrudan askeri maliyetini azaltabilecek yeni bir bölgesel iş bölümü yaratmaktadır.

Bu nedenle anlaşmayı ABD’den tamamen bağımsız bir barış ve dayanışma girişimi olarak sunmak da gerçekçi değildir. Mekke Paktı, bölgesel iktidarların çıkarlarıyla ABD’nin İran’ı sınırlama stratejisinin kesiştiği bir güvenlik düzenlemesi görünümündedir.

Türkiye açısından temel mesele, bu anlaşmanın kimin tarafından hazırlandığından çok ülkeyi hangi sonuçlara sürükleyebileceğidir. Anlaşmanın gizli hükümleri açıklanmalı, askeri yükümlülükler Meclis’te tartışılmalı ve iktidarın tek başına alacağı kararlarla Türkiye’nin İran’a karşı bir savaşın parçası haline gelmesinin önüne geçilmelidir.

Çünkü kapalı kapılar ardında kurulan askerî ittifakların bedelini anlaşmalara imza atan yöneticiler değil, cepheye gönderilen halk çocukları öder.

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 840 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Amed6411--813
    2Galatasaray6411--313
    3Beşiktaş6402--712
    4Kocaelispor6402--312
    5Alanyaspor6321--211
    6Fenerbahçe6312--1010
    7Trabzonspor6312--810
    8Kasımpaşa6240--210
    9Rizespor6312--110
    10Gaziantep FK6222--08
    11Çorum FK6213--17
    12Başakşehir6213---17
    13Gençlerbirliği S.K.6213---87
    14Erzurumspor FK6213---87
    15Konyaspor6114---44
    16Samsunspor6114---64
    17Göztepe6033---43
    18Eyüpspor6105---143
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaGalatasaray20:00Kasımpaşa
    10 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.13:30Amed
    10 Ekim, CumartesiAlanyaspor16:00Erzurumspor FK
    10 Ekim, CumartesiSamsunspor16:00Trabzonspor
    10 Ekim, CumartesiRizespor19:00Fenerbahçe
    11 Ekim, PazarKonyaspor13:30Başakşehir
    11 Ekim, PazarGaziantep FK16:00Çorum FK
    11 Ekim, PazarBeşiktaş19:00Kocaelispor
    12 Ekim, PazartesiEyüpspor20:00Göztepe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor8611--1219
    2Bursaspor8611--919
    3Iğdır FK8512--516
    4Batman Petrolspor8512--216
    5Sarıyer8422--214
    6Keçiörengücü8341--713
    7Mardin 19698332--412
    8Antalyaspor8404--112
    9Fatih Karagümrük8332--112
    10Muğlaspor8251--111
    11Bandırmaspor8242--710
    12Pendikspor8242---310
    13Manisa F.K.8233--09
    14Bodrum FK8152--18
    15Sivasspor8152---28
    16Ümraniyespor8134---36
    17Esenler Erokspor8053---65
    18İstanbulspor8125---125
    19Vanspor FK8134---94
    20Boluspor8017---171
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaSivasspor17:00Pendikspor
    9 Ekim, CumaBodrum FK17:00Keçiörengücü
    9 Ekim, CumaÜmraniyespor20:00Sarıyer
    9 Ekim, CumaVanspor FK20:00Bandırmaspor
    10 Ekim, CumartesiBoluspor13:30Antalyaspor
    10 Ekim, CumartesiIğdır FK16:00Batman Petrolspor
    10 Ekim, CumartesiKayserispor19:00Manisa F.K.
    10 Ekim, Cumartesiİstanbulspor19:00Esenler Erokspor
    11 Ekim, PazarFatih Karagümrük16:00Muğlaspor
    11 Ekim, PazarBursaspor19:00Mardin 1969
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Elazığspor3300--99
    2Çorluspor 19473210--77
    3Muş Sport Klübü3210--67
    4İnegöl Kafkas Gençlik4211--37
    5Güzide Gebzespor3210--37
    6Somaspor4211--17
    7Aliağa FAŞ3201--06
    868 Aksaray Belediyespor3120--35
    9Şanlıurfaspor3120--15
    10Erbaaspor3111--04
    11Menemen FK3102---33
    12Ankaraspor4103---43
    13Sebat Gençlikspor3012---31
    14Isparta 32 Spor3012---31
    15Arnavutköy Belediyespor3003---60
    16Kastamonuspor4103---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    DünAnkaraspor0-1Somaspor
    Dünİnegöl Kafkas Gençlik4-1Kastamonuspor
    BugünSebat Gençlikspor15:00Menemen FK
    BugünHatayspor15:30Arnavutköy Belediyespor
    BugünGüzide Gebzespor16:00Elazığspor
    BugünÇorluspor 194716:00Isparta 32 Spor
    BugünAdana Demirspor19:00Erbaaspor
    68 Aksaray BelediyesporAliağa FAŞ19:00Şanlıurfaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Karaköprü Belediyespor4400--712
    2Mazıdağı Fosfatspor4310--810
    3Bitlis Özgüzelderespor3300--79
    4Niğde Belediyesispor3300--79
    5Yeşilyurt Belediyespor3300--49
    6Talasgücü Belediyespor3210--27
    7Kırşehir Belediyespor3201--56
    8Silifke Belediyespor3111--14
    9Adana Adaletgucu3102--23
    10Yeni Mersin Idmanyurdu3102---23
    11Karaman FK3102---33
    12Osmaniyespor4103---43
    13Yozgat Bld Bozokspor4103---73
    14Ağrı 19703012---21
    15Kırıkkale Büyük Anadolu3012---41
    16Diyarbekirspor3012---41
    17Adanaspor3003---80
    18Yeni Malatyaspor3003---90
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    BugünKaraköprü Belediyespor2-0Yozgat Bld Bozokspor
    BugünMazıdağı Fosfatspor4-1Osmaniyespor
    27 Eylül, PazarKırşehir Belediyespor15:30Silifke Belediyespor
    27 Eylül, PazarKaraman FK15:30Ağrı 1970
    27 Eylül, PazarTalasgücü Belediyespor15:30Kırıkkale Büyük Anadolu
    27 Eylül, PazarAdana Adaletgucu15:30Yeni Malatyaspor
    27 Eylül, PazarYeşilyurt Belediyespor19:00Adanaspor
    27 Eylül, PazarYeni Mersin Idmanyurdu19:00Diyarbekirspor
    27 Eylül, PazarNiğde Belediyesispor19:00Bitlis Özgüzelderespor
    Son güncelleme: 27.09.2026 02:00:23