MADIMAK’A ÇEYREK KALA; “YAKIN O EVİ, YAKIN
Mehmet Ali DEMİR
Sivas’ı yakanlar dün Anakarada iş basındaydı, senaryo aynı sokakta taşeronlar arkada pasa babaları, “yakın o evi, yakın"
2 Temmuz 1993 günü Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a gelen 33 kişi yakılarak öldürüldü. O günü, yanan kendi bedenimizmiş gibi anımsayalım ve dün Ankara’da yapılmak istenene bakalım.
Bir katliam ve onun yarattığı acılar yok sayıldığında, katiller cezasız kaldığında, üstelik tekrar yaşanmaması için hiçbir önlem alınmazken yenilerinin yaşanma olasılığı her gün arttığı bir ülkede yasıyoruz.
BİZ BUNLARI TANIYORUZ.
Sivas’ta insanları yakanlar bunlar. Maraş’ta alevi canların kapısına kırmızı çarpı işareti koyan bunlar. 6-7 Eylül’de azınlıkların dükkanını yağmalayan bu zihniyet. Köy Enstitüleri’ni fuhuş yapıyorlar diye taşlayan bu kafa. Hırant’a sokak ortasında kursunu sıkan yine bu zihniyet ve aynı el “bir güvercin tedirginliği”nde yaşanıyor hayat…
Birilerinin katil yanını, birilerinin acılarını inkâr ede ede geldiğimiz bugünler, bize yene Ankara’nın göbeğinde yaşatılmak isteniyor. Hatırlayalım, unutmayalım, hatırlatalım, suçlarını unutmasınlar ki “bir daha asla” olmasın.
Kılıçdaroğlu'na saldıran güruhlar dağıtılmıyor: "Yakın o evi yakın" diyorlar bir twit için 50 kişiyi görevlendiren Emniyet, yok ortada. Sokakta bir şiir okusam desen 10 tane toma gelir ama burada hiçbir güvenlik önlemi yok. "Yakın o evi yakın" dediği ev komşusunun evi büyük ihtimalle.. Yaksaydınız Kılıçdaoğlu'nu öldürseydiniz bir daha şehit gelmeyecek miydi Ankara’ya?
Sivas’ta bir Cuma Namazı vaktiydi. Kıldılar namazlarını çıktılar camiden ve başladılar linçe… Gezi’de camiye ayakkabıyla girilmesini sorun edenler camiden hınçla, nefretle, sopalarla, benzin bidonlarıyla çıkılmasını dert etmedi o günlerde. “Bu camilerde neler oluyor?” demedi devlet erkanı… “Yah la yah cehennem ateşi işte bu hey gurban olduğum” diye bağırıyorlardı işte aynı ses dün Ankara’da sahnedeydi ve hak aramada bir kişiye düsen 10 polis ve ya asker yine yoktu! yakın diyor yakın Sivas’taki yanan canların dumanı halen tüterken.
İçişleri Bakanı başta olmak üzere emniyet ve askeri yetkililerin derhal istifa etmeleri ve hareketi yapan ilgililerine bir milim dahi müsamaha gösterilmeden cezalandırılması gerekir... 3-5 zibidi değil, organize bir güruh bunlar, arkalarında güç görmemiş olsalardı, bu saldırıya cesaret edemezlerdi...
Bakın ne diyor milli savunma bakanı akar“Tepkinizi gösterdiniz, mesajınızı verdiniz” ne demek? Böyle vahim bir olayda kullandığınız bu dil, en az olay kadar vahim. Askerlik onurunuzu olsun kurtarırsınız, derhal İSTİFA edin. Ne yaptında bu insanlar sana saldırdı diyor Devlet Baceli.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













