Mehmet Ali DEMİR

Işık Tayfası’ndan Kızılbaşlığa, Kızılbaşlıktan Aleviliğe

Mehmet Ali DEMİR
  07-10-2025 09:43:00

Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasında binlerce yıldır yaşayan kadim bir yol vardır: insanı, doğayı ve evreni bir bütün olarak gören; adaleti, rızalığı ve bilgeliği merkeze alan bir yol. Bu yol, tarih boyunca farklı adlarla anılsa da özünde değişmemiştir. En eski dönemde “Işık Tayfası”, sonraki çağlarda “Kızılbaşlık”, Osmanlı zulmü sonrası ise “Alevilik” adını almıştır. Bu üç ad, bir inançtan çok, bir yaşam biçiminin, bir bilgelik yolunun ardışık dönemleridir. Yol değişmemiştir  yalnızca baskılara, çağlara ve toplumsal koşullara göre ad değiştirmiştir.

“Işık Tayfası”, Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın erken topluluklarında ortaya çıkan ışık merkezli kadim bir öğretidir. Burada “ışık” ne gökteki bir güneş ne de sembolik bir tanrıdır; varoluşun özü, insanın içindeki nurdur. Bu yol, evrendeki her şeyin aynı özden –ışıktan– doğduğunu söyler. Doğa, su, insan ve hayvan aynı kutsal bütünün parçalarıdır. Dolayısıyla “kutsal” olan dışarıda değil, insanın ve doğanın özündedir. Bu yol, insanın doğanın bir parçası olduğunu, kadınla erkeğin eşit ve tamamlayıcı olduğunu, bilgelik ve olgunluğun öğrenmekle değil içsel arınmayla kazanıldığını, adaletin doğanın dengesini korumak olduğunu söyler. Bu öğretinin izleri, daha sonra Zerdüşti, Mazdeki, Hurüfi ve Kalenderi damarlar üzerinden süzülerek Kızılbaşlığın felsefi temelini oluşturmuştur.

Tarih ilerledikçe, merkezi otoriteler tek inanç ve tek yönetim fikrini dayatmaya başladılar. Kadim inancın özgür ruhu bu otoritelerle çatıştı. Işık öğretisinin yol erenleri, kendi varlıklarını korumak için direnişe geçti ve böylece “Kızılbaşlık” doğdu. Kızılbaşlık yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda zulme karşı bir onur duruşuydu. “Kızıl” sözcüğü burada kanı değil, yaşamın ışığını, direnişin rengini temsil ederdi. Kızılbaşlar için yolun özü, rızasız lokma yememek, eline beline diline sahip olmak, her canı Tanrısal nurun yansıması bilmek ve doğaya zarar vermemekti. Çünkü doğaya ve insana zarar vermek, Hak’ka zarar vermekti. Anadolu’nun dağlarında, köylerinde ve ocaklarında Kızılbaşlık, Işık Tayfası’nın direniş hafızası olarak yaşadı. Devletin ve dogmatik düzenin dışında, özgür bir inanç toplumu kurdu.

Osmanlı döneminde Kızılbaşlara yönelik büyük katliamlar ve sürgünler yaşandı. Bu ağır baskı ortamında inancın açık biçimde yaşatılması neredeyse imkansız hale geldi. Bu yüzden yol erenleri, özlerini korumak için “Alevilik” adını benimsedi. “Alevi” sözcüğü “alev”, yani ışık, nur, parlayan öz anlamına gelir. Yani isim değişmiş olsa da kök aynıdır: Işık Tayfası’nın ve Kızılbaşlığın devamı. Alevilik, Kızılbaşlığın daha kapalı, içe dönük bir biçimidir. Sözlü kültür, nefesler, deyişler, cemler ve ocak sistemiyle bilgiyi ve yolu koruma biçimi haline gelmiştir. “Yol bir, sürek binbir” sözü, bu çoğulcu anlayışın ifadesidir herkes aynı ışığın farklı yansımalarını yaşar.

16. Yüzyılda İran’da ortaya çıkan Safevi Devleti, Şiiliği devletin resmi ideolojisi haline getirdi. Bu süreçte Anadolu’daki Kızılbaş topluluklarla İran’daki Safevi hareketi arasında kültürel bir etkileşim yaşandı. Bazı tarihçiler, bu dönemde Alevi-Batıni toplulukların “Ali”, “Ehlibeyt” ve “12 İmam” sembollerini ilk kez daha sistemli şekilde kullanmaya başladığını aktarır. Ancak bu unsurlar, özde Aleviliğin temeli değil, dış baskılara karşı koruma sembolleri haline gelmiştir. Yolun özündeki “ışık”, “doğa” ve “insan birliği” öğretisi değişmemiştir yalnızca üzeri Şii sembollerle örtülmüştür.

17. Yüzyılda Osmanlı Devleti, II. Mahmud (1808–1839) döneminde merkezileşme ve modernleşme hamlelerine girişti. Bu dönemde devlet, toplumsal birliği sağlamak adına farklı inançları tek çatı altında toplama politikaları izledi. Kızılbaş/Alevi topluluklar, bu dönemde özellikle şu baskılara maruz kaldı: devlet memurlarına Sünni esaslara uygunluk şartı getirildi, Alevi köylerine cami ve imam gönderilerek inançsal dönüşüm teşvik edildi, ocak sisteminin dağıtılması ve dedelik bağlarının zayıflatılması yönünde adımlar atıldı. Bazı bölgelerde, özellikle Doğu ve Orta Anadolu’da “Ali ve 12 İmam” vurguları öne çıkarılarak Aleviliğin Şiileştirilmiş bir versiyona dönüştürülmesi hedeflendi.

Bu dönemde İran’dan getirilen bazı Şii ulema ve Ali,12 İmam kültünü yayma girişimleri, Aleviliğin özsel yapısına dışsal bir biçim kazandırma çabası olarak görülmüştür. Amaç, hem Kızılbaş toplulukları devlete daha bağlı hale getirmek hem de “sapkın” görülen öğretileri İslami forma sokarak kontrol altına almaktı. Bu asimilasyon politikaları uzun vadede Alevilik içindeki kavramsal karmaşayı büyüttü: bir yanda kadim, doğa merkezli Işık öğretisi; diğer yanda devletin zoruyla eklemlenen Şii semboller. Fakat bu baskılar, yolun özünü yok edemedi. Aleviler, sembolleri kendi anlam dünyalarına uyarlayarak, özdeki inancı yaşatmayı başardılar.

Bütün bu tarihsel kırılmalara rağmen, Işık Tayfası’nın bilgeliği, Kızılbaşlığın direnci ve Aleviliğin belleği aynı zincirin halkalarıdır. Kökleri doğaya, bilgelik arayışına ve insanda saklı kutsala dayanır. Yolun özü değişmemiştir. Bu üç dönem birbirinin devamıdır: Işık Tayfası evrensel bilgelik dönemidir; Kızılbaşlık direniş çağıdır; Alevilik ise kadim yolun belleğidir.

Işık Tayfası’ndan Kızılbaşlığa, Kızılbaşlıktan Aleviliğe uzanan bu çizgi, insanlık tarihinin en köklü inanç zincirlerinden biridir. Safevi etkisiyle gelen Şii semboller ve II. Mahmud dönemi asimilasyon politikaları, bu yolu biçimsel olarak değiştirmeye çalışsa da özüne dokunamamıştır. Bugün Alevilik olarak bilinen inanç, aslında binlerce yıl öncesinin ışık öğretisinin yaşayan halidir. Adlar değişmiş, çağlar geçmiş, ama öz aynı kalmıştır: “Hak insandadır, doğadadır, ışıktadır.” Ve o ışık, tüm baskılara rağmen hala sönmemiştir.

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 4694 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım