İŞÇİ DEĞİL HÜKÜMETİN HAVUZUNA SU TAŞIYAN SENDİKA AĞALARI MAAŞLARINI AÇIKLASIN
Mehmet Ali DEMİRHükümet ile kol kola girip işçinin kursağında kuru ekmeği çalan tüm sarı sendika ağaları maaş ve yıllık harcırahlarınızı kamuoyuna açıklayın.
Siz işçi temsilcileri değil, işçilerin sırtına yapışmış birer sülüksünüz. Gelirlerinin büyük bir kısmının işçilerden kesilen aidatlardan oluşan sendika ağalarının ne kadar maaş aldığına bir bilen var mı?
Özellikle son süreçte bazı sendika yöneticileri tarafından kimi rakamlar dile getirilse de tüm sendikalar düşünüldüğünde yöneticilerin büyük bir bölümünün ne kadar maaş aldıklarına dair kimsenin bir şey bildiği yok. Bu sendika ağalarının maaşlarının nasıl belirlendiği, yılda ne kadar harcırah aldıkları beli değil.
Bu ülkenin işçileri giderek ağırlaşan çalışma ve yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Alım gücü düşüyor, ücretler eriyor, her türlü yaşamsal ihtiyaca zamlar sağanak halinde geliyor. Sosyal haklar ortadan kaldırılıyor, kuru maaşa talim eden bir kitle yaratılmaya çalışılıyor. Yetmiyor, çalışma koşulları kölelik uygulamalarını aratmıyor. Maaş daha ellerine geçmeden vergiler kesiliyor, dolaylı-dolaysız bir çok vergi ile işçinin maaşı tıraşlanıyor. Bu ülkede en çok vergiyi çalışan emekçiler öderken, onların sırtlarından kâr rekorları kıran şirketlere vergi afları geliyor, peşi sıra teşvikler yağıyor, ödenekler ayrılıyor, işsizlik fonu gibi yağmalanacak alanlar açılıyor. Kriz var denilerek işçilerden fedakarlık beklediklerini söylüyorlar, buna karşın patronlar kârlarını koruyor hatta kimisi artırıyor bile. Krizi fırsata çeviriyorlar. Daha az işçiyle daha fazla iş yaptırıyor, daha çok kazanıyorlar. İşçilere ise sefalet ve kölece çalışma dayatılıyor.
Peki sendika ağaları ne yapıyor?
Sendikalar işçilerin mücadeleleri ile kurulmuş örgütlerdir. Ekonomik, sosyal haklarını savunmak, çıkarlarının temsilcisi olmak, işçileri yan yana getirip kaynaştırmak, dayanışmayı yükseltmek sendikaların esas işi. Ortaya çıkış amacı bu. Fakat bugünün mevcut birçok sendikasına baktığımızda bunların zerresini bile göremiyoruz. İşçiden kopmuş, işçi aidatları üzerine saltanat kurmuş bir ağalık düzeni sendikaları teslim almış durumda. Aldıkları maaşlar dudak uçuklatan sendika yöneticileri ve onlara biat etmiş, bu ağalık düzeninin kırıntılarından nemalanan temsilciler gerçeği ortada. İşçilerle hiçbir sosyal ve kültürel bağı kalmamış, yaşam standartları bile farklı olan ağaların ve yandaşlarının işçilerin çıkarlarını savunmasını elbette bekleyemeyiz.
Buradan haykırıyorum:
Sendika ağalarının maaşları açıklansın.
Sendika ağaları ve birinci derecedeki yakınlarının sendika başkanı olduğu sürede mal varlıkları açıklansın.
Sizler saltanat içinde yaşarken emekçiler pazar atıklarını topluyor.
Kahrolsun sarı sendikacılık!
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















