İçimizdeki yol düşkünleri
Mehmet Ali DEMİR"Benim bütün canlara tavsiyem sakın ola ki para için makam için dostlarınızı canlarınızı ihbar etmeyin. İspiyonculuk onursuzluktur. Yol için mücadele başka bir şeydir. İhbarcılık, onursuzluğa teşvik etmek başka bir şeydir. 'Size para makam getireçek diye, aynı yolda mücadele eden canları ispiyon etmek' onursuzluk alçaklıklıktır.
Alevikte en büyük ceza düskünlüktür. Düşkünlük kurumu geçmişte çeşitli nedenlerle ortaya çıkan suçların değerlendirmesini yaparak toplumsal düzenin sağlanmasında önemli bir rolü üstlenmesidir. Alevi toplumsal yaşamında “razılık” konusu büyük önem taşımaktadır,
Alevilikte ispiyon yoktur her şey Pirlerin huzurunda mutlaka barışla olur, barışmayanlara çeşitli yaptırımlar uygulanır Düşkün olan kişiler toplum tarafından dışlanır, hatta sürgün bile edilirler.
Halk Mahkemesi olarak da nitelendirilen Düşkünlük Meydanı başka bir deyişle yargılama sürecidir.
Haksızlığa uğrayan veya buna şahit olanlar ve hatta vicdan azabı duyan suçlu kişi Dedeye bu konuyu iletir. Bu konunun Dede intikali, Cem sırasında olabileceği gibi Cem dışındaki bir ortamda da olabilir.
Düşkün kişi Talip veya Dede olabilir. Tek farkla ki Dede’yi onun bağlı olduğu Dede yani Piri veya Pir’inin de bulunduğu Dedelerden oluşan bir grup Dede yargılar.
Alevilikte sorunlar Pirin huzunrda çözülür devlete kuruma sikayet düskünlüktür ve cezası çok ağırdır.
Düşkün ilan edilen Dede posta oturamaz, başka bir deyişle Dedelikten men edilir,o suca istirak edenler o kurumlarda kalamaz.
“sakın ola ki para için, pul için, makam için diğer canları ihbar etmeyin. ispiyonculuk onursuzluktur. Bu yolda emek vermek yol için mücadele başka bir şeydir. ihbarcılığa, onursuzluğa teşvik etmek başka bir şeydir. 'para makam için, aynı yolla hizmet edeni ispiyon etmek' demek düskünlüktür onursuzluktur.
Alevilikte sorunun çözümü belidir cem esnasında gündeme getirilir veya konu yine olayın tarafları veya şahitlerince Cem meydanına çözülür.
Meselenin Cem’e getirilmeksizin karşılıklı razılıkla çözüldüğü durumlar da mevcuttur. Ancak karsıdaki insanların çok ağır suç işlememesi lazım o ceme o topluma laik olması lazım.
Alevilikte mecburiyet yoktur yol ve kural belidir, ya bu yola uyar ona göre davranır ve yaşarsın yada yoldan ayrılırsın.
Cezanın ağırlığına göre düşkünlük cezası toplumdan dışlanmaya kadar varabilir. Toplumdan dışlanan kişiyle ailesi dahil herkes ilişkiyi keser, Cem ve cemaatlere alınmaz. Kurban kesemez, kurban lokması yiyemez. Bazı bölgelerde bu toplumdan dışlanmışlık yıllar sürer. Ancak Dede’nin huzurunda toplanan cemaat affedilmeyi sağlayabilir.
Düşkünlük bir Alevi için çok büyük bir küçümsenme ve dışlanmayı beraberinde getirir. Düşkün’e ailesi dahi sahip çıkamaz; düşkünün musahibi de manevi açıdan topluluk önünde sıkıntılı durumdadır, çünkü onun yol kardeşi artık içinde yaşadığı toplumun dışladığı bir kişi olmuştur.
Kişinin işlediği “Yol”a aykırı her fiilin ayrı cezası veya karşılığı vardır. Düşkünlerin aldıkları bu cezalara Aleviler’de “sitem” de denilir.
Bu konuda yol düskünleriyle ilgili yeni yazılarım olaçak bu düskünleri yani bedenimizde olam bu irini patlatıp temizleme zamanı gelmiştir.
Aşk ile canlar
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası













