HALEPÇE KATLİAMI
Mehmet Ali DEMİRHalepçe Katliamı, tarihin karanlık sayfalarından biridir. 16 Mart 1988'de Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in emriyle gerçekleşen bu vahşi saldırı, dünya tarihinde Hiroşima ve Nagazaki'den sonra en büyük kimyasal saldırı olarak kaydedilmiştir. Bu trajedinin üzerinden 36 yıl geçmesine rağmen, acı hala ilk günkü kadar tazedir.
Irak Hava Kuvvetleri'ne ait MiG-23 uçakları, Halepçe'ye 40 bin nüfuslu bu masum kente, 5 saat boyunca zehirli gaz bombaları yağdırdı. Saldırının başladığı anda ortaya çıkan keskin koku, halkın sonunu getirecek olan kimyasalların habercisiydi. "Elma kokulu" gazlar, hızla kenti sardı ve binlerce masum insanın yaşamını alırken, bir o kadarını da yaraladı.
Saldırı sonucunda en az 5 bin kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi de yaralandı. Ancak bu sadece bir sayıdır; gerçek yaşanan acı ve korkunun ölçüsünü asla tam olarak yansıtamaz. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre, saldırı sonrasında binlerce insanın ölümüne ve sakat kalmasına sebep oldu.
Saddam Hüseyin'in yönetimi altında, Halepçe Katliamı sadece bir tek olay değildi. Bu, Baas rejiminin Kürdistan'da yürüttüğü acımasız bir soykırımın parçasıydı. Binlerce masum Kürt, vahşi bir şekilde katledildi, köyleri yerle bir edildi ve umutları yok edildi. Bu, insanlığın gördüğü en karanlık anlardan biriydi.
Bugün, Halepçe'nin yaraları hala taze. İnsanlık, bu trajediyi unutmamalı ve tekrar yaşanmasını önlemek için dersler çıkarmalıdır. Saddam Hüseyin'in ve onun zalim yönetiminin sonu, adaletin yerini bulması için bir adım olabilir; ancak acılar hala devam ediyor.
Halepçe, unutulmamalıdır. Çünkü o, insanlığın kaybettiği bir savaşın sembolüdür. Geçmişi hatırlamak ve geleceği inşa etmek için bu acıyı asla unutmamalıyız.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















