Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi!
Mehmet Ali DEMİRAKP rejiminin ülkemizde estirdiği baskı ve zulmüne karşı direnen, 288 gündür ölüm orucunda olan, Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşamını yitirdi.
Direnme hakkı; bir insanın tıpkı “yaşam hakkı” gibi temel, vazgeçilemez ve devredilemez haklarından biridir.
Ölüm orucunda olan Direnişçinin bedeni o an, bir savaş alanına dönüşür. İnanmak, inanç, yaşam bedeninin üzerinde her türden kuvvet, birbiriyle mücadele etmektedir. Günbegün erir ağrılar acılar, kramplar ve bir halka adanmış hiç tanımadığı, adını bile bilmediği halka adanmış bir ömür, onlar için ateş olur yakar bedeni, feda eder o halkın yarınlarına!
Ne diyordu nazım:
"Dünyadan, memleketinden, insandan
umudun kesik değil diye
Ya ipe çekilirsin ya atılırsın içeriye
Yatarsın on yıl, on beş yıl
Daha da yatacağından başka
Sallansaydım bir bayrak gibi ipin ucunda keşke demeyeceksin
Yaşamakta ayak direteceksin
Belki bahtiyarlık değildir artık
Boynunun borcudur fakat, düşmana inat bir gün fazla yaşamak"
Biz, yaşatamadık Helin’i. Faşizme karşı direnişinin son aşaması olan, ölüm orucunun 288. gününde, karanlığın ortasına kocaman bir güneş oldu. Doğdu bırakarak yer yüzünü, göklere çıktı korkmayın, boyun eğmeyin diye, direnin diye.
Ne diyordu Helin; Grup Yorum'un cezaevindeki üyeleri tahliye edilsin, İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında çıkarılan yakalama kararları kaldırılsın, konser yasakları ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskılar son bulsun.
Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in açlık grevi ise sürüyor. Bölek ve Gökçek, 11 Mart’ta polis zoru ile Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmışlardı. Ancak tıbbi müdahaleye izin vermemeleri üzerine, eylemlerini sürdürdükleri ‘Direniş Evi’ne geri getirilmişlerdi.
Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi, gece uyku uyuyamıyor. Çünkü sinir uçları iltihaplandı ve çok acı çektiği için uyku diye bir şey yok. "Kızımın yeniden türkü söylemesini çok istiyorum. Çocuğumun ölmesini istemiyorum. O pırıl pırıl insanları sahnede görmek istemez misiniz? O yüzden rica ediyorum, konuşmamı duyan herkes bir şeyler yapsın ama hızlı yapsın.” ifadelerini kullanmıştı.
Daha fazla kayıp olmaması için iktidarı hızla adım atmaya, Grup Yorum'un talepleri karşılayarak bu sorunu çözmeye davet ediyoruz; Bir yaşam hakkı ihlali daha yaşanmaması için, güvenlikçi anlayışın bir an önce terk edilerek; tek yolun önceliği yaşama ve insan haklarına gereken saygıyı göstermekten yana kullanmak olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.
Grup Yorum üzerindeki baskıların bir an önce sona erdirilmesi, hak, hukuk ve adeletin gerektiği gibi ve herkes için eşit koşullarda, hayat bulmasını talep etmek, insani bir görevdir.
Bu anlamda, kimse kimseye lütufda bulunmuş olmayacaktır. Bir an önce faşizanca olan idare yöntemininin terk edilerek, gerekli olan insani adımların atılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor ve ilgili olan herkesi göreve davet ediyoruz.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















