Mehmet Ali DEMİR

Genetiği Bozulmuş Bazı Eski Solcular

Mehmet Ali DEMİR
  04-12-2020 20:10:00

Lenin’in Proleter Devrimi ve “Dönek Kautsky” diye Türkçeye çevrilen eseri günümüzdeki çeşitli kişilerin tavırlarını bir kez daha doğru bir perspektif ve bakış açısına sahip olmamız için çok değerli. Bu kitap içeriğinden çokça bahsetmek istiyorum. Çünkü anlamakta zorlandığım bazı konuları sizlerle paylaşmak isterim.

Sözde ‘kimi eski solcular’ sözünü kullanmamın sebebi, bu sözkonusu olan kimilerinin bugün söyledikleri ve yaptıklarına baktığımız, kendilerine ‘sol, sosyalist, devrimci’ dedikleri dönemde de çeşitli konularda bakış açıları ve düşüncelerinin berrak olmadığının anlaşılmasıdır. Bunların içinde bir şekilde sol içinde olmuş, ya da sol’a bulaşmış öyle kişiler var ki, hatta bunların bir kısmı bulundukları ortam ve zamanda çeşitli bedeller ödemiş olsalar da gerçek anlamda sol, sosyalist ve devrimci olmadıkları çok açıktır.

İşin özcesi, içlerinden kimi eski materyalist geçinenlerin, şimdilerin sıkı idealistleri olduklarını gözlemliyoruz.

Şunu anlarım, insanlar zamanla okuyup araştırdıkça değişir, gelişir. Bu gayet normal ve olması gerekendir.  Bu değişme, gelişme doğanın, tarihin akışına denk düşer. İnsan okudukça, yeni şeyler öğrendikçe, somut durumların somut tahlillerini yaptıkça, geçmişte savunduğu kimi düşüncelerinin hatalı, yanlış veya sürece uygun olarak geliştirilmesi gerektiğini anlar ve kendine yeni bir yol seçer. Bu bahsettiğim kimilerinde böyle bir şey de yok.  Konuştukları zaman, mangalda kül bırakmayan, büyük, cafcaflı sözler söyleyen ve sosyalist olduğunu söyleyen,  kelli felli kimilerinin şimdilerde tarihin devinimine ters düşen bir özellikle geriye gittikleri görülüyor. Hatta bu sözde kimi devrimci geçinenlerin sıkı anlamda İslamcı olduklarını da görüyoruz.

Bunlar şimdilerde sol omuzlarında “materyalist fikirleri”, buna karşın sağ omuzlarında da “idealist” fikirleri taşıyor ve söylüyorlar.

Bunlara kısaca 21.yüzyılın dönekleri diyebiliriz.

Şimdi konunun özüne baktığımızda sadedegelirsek ortalıkta dönen birisi var ki, Lenin’in  “dönek” deyip siyasal olarak mahkum ettiği, lanetlenen Kautsky’den daha dönek ve orta yolcu oportünizminin günümüz temsilciliğine soyunduğunu görüyoruz. 

Bu kişi de önceleri çok devrimci bir adamdı, bir Marksistti, sonra ne olduysa oldu birdenbire dönüverdi.

Tıpkı dönek Kautsky gibi…

Tam da bizim bu döneklerin de yaptığı da aynı iş..

Siz geçmişte sözde Sosyalistiniz.

Ama şimdi Alevi İslam olmuşsunuz.

Siz, geçmişte de devrimci harekete çok zarar verdiniz. Şimdi de Aleviliği İslama yamamaya peşindesiniz.

Yahu bir kişi, hem idealist, hem materyalist olur mu? 

Bu sizin yaptığınızın dönek Kautsky’den ne farkı var?

Bu kişinin söylemlerine, yazılarına bakıp “bu kişi eskiden devrimciydi, ne güzel yazardı” diye düşünüp onun eski yazılarına bakanlar, bugün neler söylediğine de dikkatle bakmalıdır. Objektif bir değerlendirme yapanlar, bu kişinin devrimcilik, hatta Leninizm adına savunduğu düşüncelerin, dönek Kautsky’nin görüşleri olduğunu hemen fark edeceklerdir.

O bakımdan biz daha çok burada döndükten sonra Lenin’in gecikerek durumu kavraması üzerine konuşalım ve bizim şimdiki bu döneklerin toplumu bu yolla daha çok zarar vermeden teşhir edelim. Şunu da söylemeliyiz ki, eskide yaptıklarınız verdiğiniz bedeller şimdi dönekliklerinin üstünü örtemez.

Biz devrimci hareketleri yönetmiş, merkez komite üyeliğine kadar yükselmiş, onlarca hain dönek tanırız, tarih buna şahittir.

12 Eylül 1980'de Kenan Evren ve günümüzde Erdoğan

12 Eylül 1980'de Kenan Evren tarafından yapılan Amerikancı askeri faşist darbecilerin, cuntacıların hedefe koydukları ilk toplumsal gruplar, devrimci örgütler, Aleviler ve Kürtler’di. Cunta, namluların gölgesinde Alevi köylerine cami inşa edip imam atadı. Dersim’e vali olarak atanan Kenan Güven, 5 bin Alevi gencini Türkiye’nin çeşitli ilerine gönderip İmam Hatip okullarında asimile ettirdi. Çünkü, Alevi köylerinde cami yoktu ve Aleviler İslam olmadıklarını biliyor, İslamı tanımıyor ve kabul etmiyordu.

12 Eylülcüler, tıpkı 1940’lı yıllarda yapıldığı gibi, başta Dersim olmak üzere, Maraş, Tokat, Çorum ve Hatay’dan toplanan okuma yazması olmayan Alevi gençlerinin Suriye üzerinden İran’a gönderilmesi, orada 5 yıl boyunca Türkçe ve Arapça öğretilmesi yöntemini seçtiler. O dönemde de Şii mezhebine göre yetiştirilen bu çocuklar asimilasyon için kimi bölgelere Dede / Pir olarak görevlendirildi.   

Günümüzde sizlerin Alevi aydınları olarak, Alevilere uygulanan asimilasyona karşı çıkmayıp, bu sistematik asimilasyona bilinçli olarak hizmet etmeniz, üstelik Aleviliğin Türk ırkı üzerinden geldiğini iddia edip, ırkçılık yapmanız anlaşılır değil.

Aleviliğin tarihsel arka planına bakıldığında, hiçbir bir mezheple alakası olmadığının bu kadar apaçık meydan da olduğu biliniyorken Hz.Ali ve 10 Günlük Kerbela vakası üzerinden merkezi otoriteye ve egemen sınıflarla aynı çizgiye gelmiş olmanızı görmek üzüntü vericidir.  Bu tavrınız ve düşünce yapınızın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Alevilik Hz.Ali’yi sevmekse, ben sizden daha iyi Aleviyim” çizgisine geleceğinden korkuyorum. 

Lütfen ya Müslüman olun, ya da Alevi.

Mehmet Ali Demir

 

 

  Bu yazı 15975 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım