Emperyalizmin Kuklaları: Suriye’deki Barbar Şeriatçı Örgütlerin Kanlı Oyunu
Mehmet Ali DEMİRSuriye, sadece emperyalist güçlerin çıkar çatışmalarının değil, aynı zamanda onların maşası haline gelen barbar şeriatçı örgütlerin vahşet sahnesine dönüştü. Bu örgütler, masum insanların yaşamını hiçe sayan ideolojileri ve kanlı eylemleriyle, emperyalizmin bölgedeki hedeflerine ulaşmasında birer kukla rolü oynuyor.
Barbarlıkta Zirve: Şeriatçı Terör Örgütleri
Suriye’deki iç savaş, yalnızca devletler arasında bir güç mücadelesi değil; aynı zamanda radikal şeriatçı örgütlerin, emperyalizmin bölgedeki emellerine hizmet ettiği bir platform haline geldi. IŞİD, El Nusra ve benzeri örgütler, vahşetin ve barbarlığın sınırlarını zorlayan eylemleriyle tanındı. Kafa kesmeler, toplu infazlar, kadın ve çocukların köleleştirilmesi gibi insanlık dışı uygulamalarla bir halkın yaşamını cehenneme çevirdiler.
Bu örgütler, yalnızca kendi ideolojilerini yaymakla kalmadı; aynı zamanda emperyalist güçlerin bölgedeki çıkarlarını korumalarına zemin hazırladı. Sözde cihat adı altında yürüttükleri kanlı eylemler, Suriye halkını parçalamak ve bölgedeki toplumsal yapıyı yok etmek için birer araç haline getirildi.
Emperyalizmin Kuklası Katiller Sürüsü
Bu radikal örgütler, bölgedeki istikrarsızlığı artırarak emperyalist güçlerin müdahalelerini meşrulaştırmak için kullanıldı. ABD ve Batılı ülkeler, bu örgütleri bahane ederek Suriye’ye askeri operasyonlar düzenledi. Ancak gerçekte, bu örgütlerin birçoğunun finansmanında, silahlandırılmasında ve lojistik destek sağlanmasında emperyalist güçlerin doğrudan ya da dolaylı rolleri olduğu defalarca ortaya çıktı.
Örneğin, IŞİD’in yükselişi sırasında petrol ticaretinden sağlanan gelirlerin kimler tarafından yönlendirildiği veya bu örgütlerin Batı destekli silahlarla nasıl donatıldığı, emperyalizmin bölgedeki çifte standartlarını gözler önüne serdi. Şeriatçı örgütler, bir yandan halklara zulmederken, diğer yandan emperyalist güçlerin bölgeyi dizayn etme planlarının piyonu oldular.
Komşu Ülkelerin Rolü
Bu örgütlerin ortaya çıkmasında ve güçlenmesinde bölgedeki bazı komşu ülkelerin de önemli katkıları oldu. Türkiye’nin sınırlarını radikal unsurlara açık bırakması, lojistik destek ve geçiş noktası sağlaması gibi politikalar, bu örgütlerin Suriye’de kök salmasına olanak tanıdı. Körfez ülkelerinin finansman desteği, bu örgütlerin genişlemesini hızlandırdı.
Komşu ülkeler, kısa vadeli çıkarları uğruna bu örgütlere zemin hazırlayarak hem Suriye halkını hem de kendi halklarını tehlikeye attılar. Bölgedeki şeriatçı terörün yarattığı yıkımın sonuçları, sadece Suriye ile sınırlı kalmayarak tüm Ortadoğu’ya yayıldı.
Suriye Halkının Çifte Yıkımı
Suriye halkı, hem emperyalizmin bombardımanları hem de radikal şeriatçı örgütlerin vahşetiyle iki kez mağdur edildi. Bir yanda emperyalist güçlerin bombaları evleri yıkarken, diğer yanda bu örgütler korku, ölüm ve esaret getirdi. Halk, hangi taraftan gelirse gelsin, her türlü vahşetin hedefi oldu.
Bu örgütler, bir halkın kültürel ve sosyal yapısını da hedef aldı. Kadim inançların, kültürlerin ve dillerin yok edilmesi, kadınların köleleştirilmesi ve çocukların savaşçı olarak kullanılması, bu barbarlığın insani olmayan yüzünü ortaya koydu.
Emperyalizme ve Onun Kuklalarına Karşı Dayanışma
Suriye’de yaşananlar, emperyalizmin çıkar hesaplarının, masum bir halkın yaşamını nasıl cehenneme çevirdiğini gösteriyor. Ancak bu tabloyu değiştirmek mümkün. Emperyalizmin bölgedeki planlarına ve onun kuklası olan örgütlere karşı halkların dayanışması, barışın ve adaletin ilk adımı olacaktır.
Bu barbar örgütlerin arkasındaki güçlerin deşifre edilmesi ve bu oyunlara çanak tutan tüm aktörlerin teşhir edilmesi, yalnızca Suriye halkının değil, tüm insanlığın sorumluluğudur.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Avrupa Alevi Hareketinde Yüzleşme, Samimiyet ve Öze Dönüş
- Vitrinle Hakikat Arasında Hüseyin Mat’ın Sözleri Üzerine
- Alevi Yolu Hakikat Manifestosu
- Sosyal Medyanın Ahlak Krizi
- Öcalan ve Demokratik İslam Tartışması
- Kamer Genç’in Mezarı Başında Dem Almak Neyi Tartıştırdı?
- Hesap Sormak Suç Değil, Kamusal Sorumluluktur
- Erdal Eren: Bir Çocuğun İdamıyla Yazılan Utanç Tarihi
- Güç Zehirlenmesi ve Eleştirdiğine Benzemek
- Kürt Sorunu Çözülecekse Demokratik Türkiye’de Çözülmelidir
- Komünizme Adanmış Bir Yaşam: Erebê Şemo
- Semahın Mekanı Hak’tır: Kadıncık Ana Aşkına Dönülen Hakikat




















