Diplomalı cahiller
Mehmet Ali DEMİREğitim, bir kişinin bilgi ve becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir, ancak aynı zamanda kişinin tutumunu ve dünya görüşünü de etkileyebilir.
Önemli olan, eğitimli veya diplomalı olmanın, kişinin insanları ve dünyayı anlama, empati yapma ve bilimsel düşünme yeteneklerini nasıl geliştirdiğidir. Eğitim, bilim, ve bilimsel düşünme, toplumsal sorunların çözümüne ve bilinçli bir şekilde kararlar almaya yardımcı olabilir. Ancak diploma, bu yetenekleri otomatik olarak garanti etmez.
Diplomanın bir kişinin genel düşünme yeteneklerini ve eleştirel düşünme kapasitesini geliştirmemesi durumunda yetersiz kalabilir.
Son süreçte sosyal medya ortamındaki tartışmalarda "benim diplomam" diye ortaya çıkan diplomalı cahillerin sayısında büyük artışlar yaşanmaya başlandı. Elbetteki, okumuş konusunda uzman olmuş bilim insanlarına saygımız sonsuzdur. Okumak alanında uzmanlaşmak çok önemlidir. Bizim için bilim insanları büyük bir değerdir, ama bu bilim insanları öğrendiklerini halkın ve dünya için güzel bir gelecek hazırlamakta kullanıyorsa. Bugün dünyada çok değerli buluşların bilim insanlarımızın sayesinde olduğunu biliyoruz, ama dünyanın başına gelen kötülüklerin birçoğunun da bilim insanları sayesinde yaşandığını kabul etmek gerekiyor. Ama bizim konumuz bu değil tabii ki. Sevgili okurlar, her şeyi ben bilirim diyen, halka tepeden bakan, diplomalarını sallayıp üstenci davranış sergileyen cahiller o kadar çok ki. Sadece kendi dalında okumuş uzmanmış gibi davranırken, kendi mesleği dışında dünyadan haberi olmayan diplomalı cahiller. Bunlar okumuş, kendi alanlarında uzmanlaşmış, ama bunun dışında kuru bir cahil. Bununla ilgili o kadar çok örnek var ki, işte birkaç örnek:
Bugün, okumuş, diplomalı, belki de kendi mesleğinde çok başarılı, ama çıkıp şeyinin ağzında tükürükle ıslattığı hurmayı yemek için kuyruğa giren deve sidiğinin çok kutsal ve sağlıklı olduğunu söyleyen bilim adamı var. Cennette gitmek için şeyin ipini tutup tövbe çeken bilim insanı, hangisini anlatayım ki? Diğer yanda söze geldiğinde bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlık deyip mitolojik anlatımları, yani hikayeleri doğruymuş gibi topluma aktaranlar. Bir bilim insanı benim ceddim beş gün boyunca yanan fırından çıktığında sakalarının hâlâ buzlu olduğunu anlatana sen ne diyorsun, bu olacak şey değil, olsa olsa mitolojik bir anlatımdır demiyor. Ya da benim ecdadım duvara binip yürüttü, aslana binip yılanı kamçı yaptı diyenlere, bunlar hikâye, gerçeğe ve bilime aykırı diyemiyor. Yada birçoğuna kendisi de inanıyor çünkü okuyup diploma almak, yani kendi dalında uzmanlaşmak, sadece o dalda bilgi sahibi olmaktan öte gitmez.
Atom bombasını yapanlar insanlığı, doğayı yok eden bu tür silahları üreten bilim insanları değil mi? İşkencecileri eğiten bilim insanları değil mi? Başta dediğim gibi, okumak bilime hizmet etmek çok önemli ve saygındır. Bizler, mesleki eğitim dışında felsefeyi de okumalıyız. Spinoza'yı okumamış bir bilim adamı bence eksiktir.
Bir de bizim eski solcular çıktı meydana. Bir zamanlar sadece modaya uymak için devrimci olmuş, halk gerçeğinde bir haber cahiller türedi.
Bunlar yaşamları boyunca belki bir kitabı tam olarak okumamış türden insanlar. Ezberlediği dört süslü kelimeyle ukalalık yapanlar. Bu insanların içinde siyasi bilince sahip ama menfaati için doksan takla atanlar var. Sözde materyalist, ama yaptıklarıyla sağlam bir idealist, yani tam bir dönek. İnanın ki, en tehlikelileri bunlar.
Yani, sevgili okurlar, kiminle nasıl mücadele edeceğimizi şaşırdık.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















