Mehmet Ali DEMİR

DEM Parti'nin Demirtaş Sessizliği

Mehmet Ali DEMİR
  05-01-2025 22:24:00

Son haftalarda Abdullah Öcalan'ın cezaevi durumu ve üzerinde yapılan spekülasyonlar, Türkiye'nin siyasi atmosferinde yeni tartışmaları tetikledi. Özellikle MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, Öcalan'ın “umut hakkı” çerçevesinde yeniden gündeme getirilmesi çağrısı ve bu sürecin AK Parti ile nasıl bir denge arayışına girdiği, tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.

Bahçeli’nin Öcalan konusundaki açıklamaları, bir yandan milliyetçi tabanda tepki toplarken, bir yandan da İktidar-MHP ittifakı içinde çatlaklara işaret etti. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ın, Bahçeli’nin Çözüm Süreci’ne benzer bir hamleye mi yönelmek istediğini sorgulayan açıklamaları, Öcalan'ın güncel siyasetteki rolünü bir kez daha tartışma konusu yaptı. İktidarın bu konuda stratejik sessizliği ise dikkat çekiyor.

Bu gündem içerisinde dikkat çeken bir diğer mesele, DEM Parti’nin Selahattin Demirtaş'ın adının neredeyse hiç anılmaması. DEM Parti liderlerinin, Öcalan ve genel anlamda HDP tabanıyla ilişkili olan meselelerde söz alırken, Demirtaş'ın adını telaffuz etmekten özenle kaçınmaları, şu anki siyasi strateji mi yoksa Demirtaş’ın hem Öcalan hem de dağ tarafından istenmiyor söylemleri doğru mu sorgulamasına yol açıyor.

Son olarak, kulislere yansıyan bilgiler arasında DEM Parti liderlerinin İmralı ile gerçekleştirdiği görüşme ve bu görüşmenin sonuçları tartışılıyor. İmralı’nın ve Kandil'in, Selahattin Demirtaş’ı bir anlamda gözden çıkardığına dair yorumlar, siyasi denklemi daha da karmaşık hale getiriyor. Bu durum, DEM Parti’nin hem HDP/Yeşil Sol tabanıyla arasındaki duygusal bağları koparma riski taşırken, hem de Demirtaş’ın mücadele mirasının gölgelenmesine neden olabilir.

Demirtaş’ın cezaevi koşulları ve siyasi mücadeledeki yeri, DEM Parti için önemli bir referans noktası olması gerekirken, bu sessizlik, partinin özerklik arayışı veya yeni bir taban stratejisi mi izlediği sorusunu gündeme getiriyor. Ancak bu tutum, özellikle HDP/Yeşil Sol tabanında şüpheyle karşılanıyor.

Siyasette Öcalan merkezli pazarlıkların kamuoyunda yoğun tepki çektiği bir dönemde, DEM Parti'nin bu tutumu, tabanıyla daha da derin bir kopuşa yol açabilir. Özellikle tabandaki Alevi ve sol kesimlerin, Demirtaş'ı sembolik bir figür olarak gördüğü düşünüldüğünde, DEM Parti'nin bu stratejisi desteklerini riske atabilir.

DEM Parti ve HDP arasındaki çizginin giderek belirginleştiği bir dönemde, Abdullah Öcalan'ın siyasi pazarlıklarda merkezde yer alıyor olması, Demirtaş'ın ise sessizlikle karşılanması, Türkiye siyasetinde yeni bir ayrışma hattını işaret ediyor. Bu sessizlik, DEM Parti'nin uzun vadeli stratejik kazançlarına mı hizmet edecek, yoksa Demirtaş'ın mirası üzerinden bir siyasi kayıp mı yaratacak? Bu sorunun yanıtı ilerleyen dönemde netleşecek.

Mehmet Ali Demir

  Bu yazı 5682 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR