Dedeler Nasıl bir Alevi Gençliği Yetiştirmeli
Mehmet Ali DEMİRNe yazık ’ki birçok alevi dedesi halen gençlere 21 yüz yılın gerçekleri yerine batıl inanç ve safsataları, kendi referans kaynaklarından örnekler vererek, birçoğu mitolojik olan veya hikaye, rivayete dayalı ifadelerdeki mugalata ve mantık dışı söylemlerle hurafeleri anlatıyor.
Alevi dedeleri cem erkanlarında, çocukların beyinlerini bilimsel verilerle doldurmalı, tümü bilimsel gerçekliğe dayanan konuşmalarla onlara geleceğin yolunu göstermeli "yobazlık, bağnazlık, şovmenlik" hurafe bizin inancımızda yoktur.
Yoksa dinsel inançların kültürel özü dogmalara dayanır. Bilinmeyen bir dünyanın bilinmeyen nimetleriyle gençlerin beyni tutsak edilir Tutsak beyin araştırmaz, sorgulamaz, değerlendirmez, zamanı üretime dönüştürmez; yönetimleri emir söylemleri, talimat olduğu gibi kabul eder ’ki bu çok tehlikeli bir durum.
Bizler Aleviliğin inançtan çok özgürce ve insanca yaşama felsefesini içerdiğini, dogmaları reddettiğini cemlerde gençlerimize anlatmalıyız. Bugün Alevilik saldırı altındaysa asimile edilmek isteniyorsa iste bizim bu gerçeklerden bazı kaygılar yüzünden uzak durmamızdan kaynaklanıyor.
Yüzyıllar boyu Aleviler ve Alevilik saldırıların hedefi oldu. Sayısız katliamlara uğradı, Yüz binlerce Alevi öldürüldü, yüz binlerce Alevi evinden, yurdundan edildi. Osmanlı Devleti’nin Sosyal Mücadele Tarihinde Alevilere yönelik katliamlar, padişah fermanları, Şeyhülislam fetvalarıyla doludur. Aleviler, bunca saldırı ve katliamlara direnerek inançlarını, kültürlerini ve ritüellerini bugüne taşımışlardır.
Bugün alevi örgütlülüğü halen eşit yurttaşlık mücadelesi veresede en azında kendi örgütlülüğünü yaratma sansı elde etmiştir, Osmanlıdan bu yana asimile olarak geldiği bu durumdan kurtulmalı baskılarla inançlarına zorla sokulmuş ya da ayakta kalabilmek için kabul etiği kimi ritüel ve hurafelerden kurtulmalı. Buda ancak ilim ve bilimin yolunu benimsemiş gençlerle ve dedelerle olur, bunun için konfederasyon, federasyon ve derneklerin bütçelerinin çoğunluğu eğitime ayırmak zorundadır. Aksi taktirde yola en büyük zararı kendileri verir.
Bizim dedelerimiz kalu beladan beri var olmuş, Kerbela''dan ''acıyı direnişi almış harmanlamış, Pir Sultanı, Nesimi’yi yol ışığı yapmış Yavuz Sultan Selim''den ''sonra'' hemen ayağa kalkmış, Dersim''den ''sonra'' dünyada göreceği her şeyi görmüş, Çorum-Maraş-Sivas -gezi -gazi-roboski- Ankara gar katliamlarından ''sonra'' saçına sakalına aklar düşmüş, gözyaşına kan karışmış, ''dede'' olmuştur ve bugün bunun bilinciyle hareket etme zorundadır dede. Pir Hace Bektaş veli "İlimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır." demiş gelin bu Düşünce Karanlığına Işık Tutalım.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















